Çevrim İçi Makaleler

TÜRKİYE’DE KADIN
İSTİHDAMININ DURUMU
Gülay Toksöz
Uluslararas› Çal›flma Ofisi – Ankara
Copyright © Uluslararas› Çal›flma Örgütü 2007
Birinci bask› 2007
Uluslararas› Çal›flma Ofisi yay›nlar›, Uluslararas› Yay›n Hakk› Sözleflmesi’nin 2 numaral› Protokolü
alt›nda yay›n hakk›ndan yararlan›r. Bununla birlikte, kaynak belirtme kofluluyla, izin al›nmaks›
z›n k›sa al›nt›lar yap›labilir. Ço¤altma veya çeviri haklar› için baflvurular, “ILO Publications
(Rights and Permissions), International Labour Office, CH-1211 Geneva 22, Switzerland” veya
pubdroit@ilo.org adresine yap›lmal›d›r. Uluslararas› Çal›flma Ofisi, bu tür baflvurular› memnuniyetle
karfl›lar.
Toksöz, Gülay
Türkiye’de kad›n istihdam›n›n durumu
Ankara, Uluslararas› Çal›flma Örgütü, 2007
kad›n iflçi / istihdam / istihdam politikas› / istihdam›n art›r›lmas› / Türkiye
14.04.2
ISBN 978-92-2-820551-0
ISBN 978-92-2-820552-7 (web pdf)
Ayn› zamanda, ‹ngilizce Women’s Employment in Turkey (ISBN 978-92-2-120551-7),
Ankara, 2007 olarak da yay›mlanm›flt›r.
ILO Cataloguing in Publication Data
Birleflmifl Milletler uygulamas›na uygun olarak ILO yay›nlar›nda kullan›lan isimlendirmeler ve bu
yay›nlardaki bilgilerin sunuluflu, Uluslararas› Çal›flma Ofisi’nin hiçbir flekilde, herhangi bir ülke,
saha ya da toprak veya bunlar›n yetkililerinin yasal statülerine veya onun s›n›rlar›n› tahdide iliflkin
görüfl bildirmesini ima etmez.
‹mzal› makaleler, çal›flmalar ve di¤er katk›larda belirtilen görüfllerin sorumlulu¤u, münhas›ran
bunlar›n yazarlar›na aittir ve yay›nlama, bunlar› ifade edilen görüfllerin Uluslararas› Çal›flma Ofisi’nce
onaylanmas› anlam›na gelmez.
Firma, ticari ürünler ve iflleme süreçlerine ismen at›f yap›lmas›, bunlar›n Uluslararas› Çal›flma Ofisi’nce
onaylanmas› anlam›na gelmeyece¤i gibi, belirli bir firma, ticari ürün veya iflleme sürecinden
söz etmede ihmal, bir desteklememe iflareti de¤ildir.
ILO yay›nlar›, bafll›ca kitapç›lar›ndan ya da birçok ülkedeki ILO yerel ofislerinden veya do¤rudan
do¤ruya “ILO Publications, International Labour Office, CH-1211 Geneva 22, Switzerland”dan temin
edilebilir. Yeni yay›nlar›n katalog veya listesi ücretsiz olarak yukar›daki adresten veya elektronik-
posta adresi pubvente@ilo.org yoluyla gönderilecektir.
Web sitemizi ziyaret ediniz: www.ilo.org/publns.
Türkiye’de bas›lm›flt›r.
Meter Matbaas› Anafartalar Cad. 15-19 Ulus – ANKARA • Tel: 0.312 311 41 36 – 310 02 45
III
‹Ç‹NDEK‹LER
Özet ……………………………………………………………………………………………………..2
Girifl ……………………………………………………………………………………………………..7
1. Ekonomik ve Sosyal Durumun De¤erlendirilmesi…………………………………12
2. ‹flgücü Piyasas›n›n Toplumsal Cinsiyet Perspektifinden Analizi……………..18
2.1. Demografik Yap›……………………………………………………………………….18
2.2. Nüfusun E¤itim Düzeyi ………………………………………………………………21
2.3. Nüfusun Ekonomik Nitelikleri ………………………………………………………25
2.3.1. ‹flgücüne Kat›lma Oran›…………………………………………………….25
2.3.2. ‹stihdam›n Geliflimi ve Ekonomik Faaliyet Alanlar›na
Göre Da¤›l›m …………………………………………………………………..34
2.3.3. ‹stihdam›n ‹flteki Duruma ve Kay›tl›l›k Durumuna Göre
Da¤›l›m› ………………………………………………………………………….41
2.3.4. Aç›k ve Gizli ‹flsizlik ………………………………………………………….46
2.4. Ücretler ve Çal›flma Koflullar› ……………………………………………………..49
3. Kad›n ‹stihdam›n› Etkileyen Politika ve Programlar›n De¤erlendirilmesi ….57
3.1. Avrupa ‹stihdam Stratejisi ve Kad›n ‹stihdam›……………………………….59
3.2. Kamu Kurum ve Kurulufllar›n›n Kad›n ‹stihdam›na
Yönelik Politikalar› …………………………………………………………………….61
3.2.1. Dokuzuncu Kalk›nma Plan› (2007-2013) …………………………….61
3.2.2. Orta Vadeli Program ve Y›ll›k Programlar ……………………………65
3.2.3. Orta Vadeli Mali Plan………………………………………………………..68
3.3. Giriflimcili¤in Desteklenmesi……………………………………………………….69
3.4. K›z Çocuklara ve Kad›nlara Yönelik E¤itim…………………………………..71
3.4.1. Örgün E¤itim……………………………………………………………………71
3.4.2. Yayg›n E¤itim ………………………………………………………………….78
3.5. Aktif ‹flgücü Piyasas› Önlemleri …………………………………………………..79
3.5.1. ‹fle Yerlefltirme Faaliyetleri ………………………………………………..84
3.6. Pasif ‹flgücü Piyasas› Önlemleri………………………………………………….85
3.7. ‹fl Yasas› ve ‹lgili Mevzuat ………………………………………………………….87
4. Kad›n ‹stihdam›na ‹liflkin Kurumsal Çerçeve ve Koordinasyon ………………92
4.1. Kamu Kurum ve Kurulufllar›………………………………………………………..92
4.1.1. Çal›flma Sosyal Güvenlik Bakanl›¤› ……………………………………92
4.1.2. Kad›n›n Statüsü Genel Müdürlü¤ü ……………………………………..94
4.1.3. Kad›n ‹stihdam›na Yönelik Çal›flma Yapan Di¤er
Kamu Kurulufllar›……………………………………………………………..95
IV
4.2. Meslek Örgütleri ………………………………………………………………………..98
4.2.1. Odalar…………………………………………………………………………….98
4.2.2. Sendikalar ve Dernekler ……………………………………………………99
4.2.2.1. ‹flçi Sendikalar› ve Konfederasyonlar›……………………101
4.2.2.2. Memur Sendikalar› ve Konfederasyonlar› ………………103
4.3. Kad›n Örgütleri ………………………………………………………………………..104
4.3.1. Dernekler, Kooperatifler vb………………………………………………104
4.3.2. Vak›flar………………………………………………………………………….107
4.4. Sivil Toplum Kurulufllar›……………………………………………………………108
4.5. Uluslararas› Kurulufllar …………………………………………………………….109
Sonuç ……………………………………………………………………………………………….111
Kaynakça…………………………………………………………………………………………..116
V
ÖZET
Küreselleflmeyle birlikte tüm dünyada kad›nlar›n iflgücüne kat›l›m ve istihdam
oranlar› artarken Türkiye’de dünyadakine benzer bir art›fl söz konusu olmam›flt›r. Özellikle
Türkiye’nin üyelik müzakerelerinin sürdü¤ü AB üyesi ülkelerle k›yasland›¤›nda
Türkiye’de kad›nlar›n istihdam oranlar› son derece düflüktür. Bunun kad›n iflgücüne talebin
düflüklü¤ü kadar kad›n iflgücü arz›n› k›s›tlayan sosyokültürel engellerle de ilgisi
vard›r.
Günümüzde dünya çap›nda gözlenen istihdam yaratmayan büyüme olgusu Türkiye
için de geçerlidir. Son y›llarda h›zl› bir ekonomik büyüme yaflanmas›na ra¤men yeni iflyerleri
ayn› ölçüde yarat›lmamakta, dolay›s›yla istihdam oranlar› düflmektedir. Nüfus art›
fl h›z› yavafllam›fl olmas›na ra¤men çal›flma ça¤›ndaki nüfusun hala göreli h›zl› bir art›
fl e¤ilimi içinde olmas› iflgücü piyasalar› üzerinde yo¤un bir bask› yaratmaktad›r. 2000-
2005 aras›ndaki dönemde Türkiye’de çal›flma ça¤› nüfusu y›ll›k ortalama %1.9 ve iflgücü
%1.3 oran›nda artarken, GSY‹H y›ll›k ortalama %4.4 büyümüfl ancak istihdam art›fl›
sadece %0.4’de kalm›flt›r. ‹stihdams›z büyümenin iflsizlikte büyük art›fllara yol açmamas›
özellikle çal›flma ça¤›ndaki kad›nlar›n iflgücü d›fl›nda kalmas›na ba¤l›d›r.
Türkiye’deki sosyokültürel faktörler yani toplumsal cinsiyete dayal› iflbölümü ve
bu iflbölümü üzerinde flekillenen toplumsal cinsiyet rolleri çerçevesinde kad›nlar ev iflleri
ve çocuk bak›m›ndan sorumlu görülmektedir. Ev ifllerine harcanan emek karfl›l›¤› olmayan
emektir, bu tarz çal›flma toplum taraf›ndan takdir edilmeyen bir çal›flma biçimidir.
Kad›n›n ev içi sorumluluklar› iflgücü piyasas›na ç›kmas›n›, ifl aramas›n› büyük ölçüde
engellemektedir. Özellikle düflük e¤itimli ve vas›fl› kad›nlar›n ev d›fl›nda gelir getirici
ifller yapmas›, erke¤in aileyi geçindiren aile reisi konumuna ve aile içindeki egemenli¤
ine karfl› bir tehdit olarak alg›land›¤›nda, kad›na veya genç k›za çal›flma izni verilmemektedir.
Ancak kad›nlara sunulan ifllerin s›n›rl›l›¤› ve koflullar›n›n a¤›rl›¤›, ücretlerinin
azl›¤› çal›flmay› kad›nlar aç›s›ndan da cazip olmaktan ç›karmaktad›r.
Türkiye’de kad›nlar›n iflgücüne kat›lma oranlar› sürekli düflmekte olup, 2006’da
her dört kad›ndan biri iflgücündedir ve iflgücündeki her dört kifliden biri kad›nd›r. Geçmiflte
k›rda kad›nlar›n kente göre yüksek olan iflgücüne kat›l›m oran› k›rda tar›msal istihdam›
n h›zla azalmas›na koflut olarak düflmektedir. Kentlerde her befl kad›ndan biri iflgücündeyken,
k›rda her üç kad›ndan biri iflgücündedir. ‹flgücüne dahil olmayanlar›n ise
yaklafl›k dörtte üçü kad›nd›r. Kad›n istihdam› mutlak olarak gerilemekte ve iflgücüne daVI
hil olmayan kad›nlar›n say›s› h›zla artmaktad›r. 1995-2006 aras›ndaki dönemde toplam
kad›n istihdam› 166 bin kifli gerilemifltir. ‹stihdam tar›mda bu dönemde 1.439 bin kifli
azal›rken sanayide 300 bin ve hizmetlerde 974 bin kifli artm›fl, bu art›fl tar›mdaki azalmay›
telafi etmemifltir. Erkekler için de tar›mdaki istihdam azalm›flt›r ama tar›m d›fl› ifllerde
istihdam h›zla artt›¤›ndan toplam istihdam art›fl› 1.585 bin kifli olmufltur. Bu say›-
lar Türkiye’de istihdam yetersizli¤i sorununun esas olarak kad›n istihdam›n›n yetersizli-
¤i sorunu oldu¤unu göstermektedir.
Türkiye’de iflgücünün e¤itim düzeyi genel olarak düflüktür. Ancak her ne kadar
k›zlar›n okullaflma oranlar› erkeklerinkinin gerisinde olsa da, kentli kad›n iflgücünün e¤itim
düzeyi erkeklerinkinden yüksektir. K›rsal kesimde yayg›n olan küçük aile iflletmelerinde
kad›nlar e¤itim düzeyinden ba¤›ms›z olarak üretime kat›lmakta, gerek hane içindeki
gerekse tar›msal üretimdeki yükümlülükleri, maddi imkans›zl›klar, e¤itim-ö¤retim
kurumlar›n›n yetersizlikleri ve aile içindeki ataerkil iliflkiler ile zihniyet yap›lar› onlar›
ilkokul/ilkö¤retim sonras› e¤itim kurumlar›na devam etmekten al›koyan bafll›ca engeller
olmaktad›r. Kentlerde ise kad›nlar›n iflgücü piyasas›n›n ihtiyaçlar›n› karfl›layabilecek düzeyde
e¤itim sahibi olmas› onlar›n iflgücüne kat›l›m›n› kolaylaflt›rmakta, böylece lise ve
üstü e¤itim alan kad›nlar›n say›s› ve toplam içindeki pay› sürekli artmaktad›r. E¤itim durumu
itibariyle iflgücüne kat›lma oranlar›na bak›ld›¤›nda bilinen ve s›k tekrarlanan bir
gerçek bir kez daha a盤a ç›kmaktad›r: kad›nlar›n e¤itim durumu ile iflgücüne kat›l›m
oranlar› aras›nda paralel bir iliflki vard›r. Bu durum k›rda daha az belirgin olsa da, kentte
e¤itim düzeyi artt›kça kad›nlar›n iflgücüne kat›l›m oranlar›n›n art›fl› çok belirgin görünmektedir.
E¤itim sadece iflgücünün üretkenli¤ini art›rarak ücret düzeylerinin yükselmesine
imkan tan›mamakta, ataerkil zihniyet yap›lar›n› zay›flatarak kad›nlar›n iflgücüne
kat›lmas›na toplum nezdinde meflruiyet sa¤lamaktad›r. Yine de lise ve dengi okul mezunu
kad›nlar›n iflgücüne kat›lma oranlar›n›n sadece %30’lar civar›nda olmas› gerek genel
gerekse mesleki liselerde verilen e¤itimin istihdama haz›rlama potansiyelinin yetersizli-
¤ini ifade etmektedir.
Türkiye’de 1980 sonras›nda uygulanan ihracata yönelik büyüme stratejileri, düflen
reel ücretlere ve sanayinin emek yo¤un yap›s›na ra¤men önemli bir istihdam art›fl› sa¤-
lamam›flt›r. Bu durum tar›mdaki istihdam›n azalmas›na ba¤l› olarak tar›m d›fl›na ç›kan
iflgücünün kendi hesab›na çal›flan veya küçük aile iflletmesi olarak enformel sektöre ve
enformel istihdam biçimlerine kaymas›na neden olmaktad›r. 1995-2006 aras› dönemde
tar›m sektöründeki istihdam h›zla azal›rken sanayi istihdam› art›fl› s›n›rl› kalm›fl, art›fl daha
ziyade hizmet sektöründe ortaya ç›km›fl, enformel istihdam biçimleri yayg›nlaflm›flt›
r. Nitekim 2006’da herhangi bir sosyal güvenlik kurulufluna üye olmadan çal›flan kifli
say›s› 10 827 bin kiflidir ve kay›td›fl› çal›flma oran› %48.5’dir. Bu oran kad›nlarda %66
VII
ve erkeklerde %42’dir. Kad›nlarda oran›n yüksekli¤i kad›nlar›n halen yar›s›n›n tar›mda
çal›fl›yor olmas›na ba¤l›d›r. Ancak tar›m d›fl› ifllerde de as›l art›fl kay›td›fl› ifllerde olmaktad›
r. Son alt› y›ll›k dönemde tar›m d›fl›ndaki kay›td›fl› ifllerin art›fl h›z› tar›m d›fl› istihdam›
n art›fl h›z›n›n iki kat›d›r. Erkekler için tar›m d›fl›nda yarat›lan yeni ifllerin %61’i ve
kad›nlar için %59’u enformel ifllerdir. Bu durum genelde istihdam› özelde kad›n istihdam›
n› art›rmaya yönelik çabalar›n, ILO’nun “‹nsana Yak›flan ‹fl” program›nda belirtti¤i
gibi temel emek standartlar›yla uyumlu, sosyal güvenlik kapsam›ndaki ifllerin yarat›lmas›
na yönelik olmas› gere¤inin alt›n› çizmektedir.
2006’da genel iflsizlik oran› %9.9’dur, kad›n ve erkek iflsizli¤i aras›nda önemli bir
fark yoktur. Tar›m d›fl› iflsizli¤e bak›ld›¤›nda bu oran›n kad›nlarda %17.9’la erkeklerin
%11.3 olan oran›n›n oldukça üzerinde oldu¤u görülür. ‹flsiz kad›nlar›n önemli bir k›sm›
bir süre sonra cesareti k›r›lm›fl iflçi olarak iflgücü d›fl›na ç›kmaktad›r. Dolay›s›yla iflsizli-
¤in gerçek boyutlar›n› kavrayabilmek için çal›flmaya haz›r olan ancak ifl aramayanlar ile
bir iflte çal›flsa bile ifl aramaya devam eden eksik istihdamdakileri de hesaba katmak gerekir.
2006’da eksik istihdamda olan kad›n say›s› 119 bin, ifl aramay›p çal›flmaya haz›r
olanlar 1 105 bin kiflidir. Bu gruplar da dahil edilerek yap›lacak yeni bir hesaplama kad›
nlar için iflgücü fazlas› (gizli iflsizlik) oran›n›n %24.5 gibi yüksek bir oran oldu¤unu
ortaya koymaktad›r. Ayn› hesap erkekler için yap›ld›¤›nda, eksik istihdamdaki 770 bin
kifli, ifl aramay›p çal›flmaya haz›r olan 984 bin kifli aç›k iflsizlere kat›ld›¤›nda bulunan
oran %17.6’d›r. ‹flsizlik sorunun boyutlar› ilan edilenden çok daha yüksektir.
Türkiye genelinde e¤itim durumuna göre iflsizlik oranlar› de¤erlendirildi¤inde, kad›
nlar aç›s›ndan en yüksek iflsizlik lise ve dengi okul mezunlar›ndad›r. Bunun nedeni genel
lise e¤itiminin kifliye bir vas›f kazand›rmamas›, meslek liselerinde verilen e¤itimin
de iflyerlerinin ihtiyaçlar›na karfl›l›k vermemesinden ötürü lise mezunu erkeklerin bulabildikleri
her türlü ifli yapmas›, buna karfl›l›k genç k›z ve kad›nlar›n ifl seçiminde s›n›rlanmas›,
kad›nlara “uygun” görülen ifllerin say›ca azl›¤›n›n onlar›n ifl bulma imkanlar›n›
iyice daraltmas›d›r. Aileleri ve sosyal çevreleri genç k›zlar›n onay vermedikleri bir iflte
çal›flmas› yerine evde oturup “k›smet” beklemesini önerirken, genç erke¤in ne pahas›na
olursa olun bir ifle girmesi gerekmektedir.
Özetlenecek olursa kad›n istihdam› k›rda h›zla gerilemekte, kentteki art›fl bu gerilemeyi
telafi etmemekte, özellikle genç kad›n nüfus iflsizlikten olumsuz etkilenmekte, ifl
bulma umudunu yitirdi¤inde iflgücü d›fl›na ç›kmaktad›r. Özellikle genç ve e¤itimli kad›n
kitlesine istihdam f›rsatlar›n›n yarat›lmas› için somut ad›mlar atmak aciliyet tafl›maktad›
r.
Türkiye gerek Birleflmifl Milletler gerekse Avrupa Birli¤inin kad›n erkek eflitli¤ini
hedefleyen sözleflme ve düzenlemelerine taraf olmufl, toplumsal cinsiyet eflitli¤ini ana
VIII
ak›m politikalara dahil etmeyi ve cinsiyete dayal› bak›fl aç›s›n› bütün politika ve programlara
yans›tmay› kabul ve taahhüt etmifltir. Bütün bunlar›n ›fl›¤›nda Türkiye’de toplumsal
cinsiyet eflitli¤inin tüm kamusal politikalar›n oda¤›nda yer almas›; hem anaak›mlaflt›
rma hem de kad›nlar için özel önlem politikalar› uluslararas› taahhütlerinin ve de demokratik,
sosyal bir hukuk devleti olmas›n›n gere¤idir. Bu nedenle gelifltirilen makro
ekonomik ve sosyal politikalar›n toplumsal cinsiyet eflitli¤ini gözetebilmesi için ilgili
kad›n örgütlerinin tam ve eflit kat›l›m›yla düzenlenmesi, kad›n istihdam›n› art›rmak ve
istihdamdakilerin durumunu iyilefltirmenin istihdam politikalar›n›n ana bilefleni haline
gelmesi, kad›nlar›n üzerindeki çocuk, hasta, yafll› bak›m› gibi hizmetlerin, erkeklerin de
eflit flekilde üstlenmeleri gereken toplumsal bir sorumluluk olarak kabul edilmesi gerekir.
Ancak Türkiye’de ilgili yasalarda kad›n erkek eflitli¤i sa¤lanm›fl olsa da, kad›n istihdam›
na yönelik belirgin bir kamu politikas› gündeminden söz etmek mümkün de¤ildir.
Genelde kamu kurumlar› ve uluslararas› kurulufllar taraf›ndan haz›rlanan veya haz›rlat›
lan raporlara damgas›n› vuran yaklafl›m flöylece özetlenebilir: kad›n istihdam›n›n düflük
düzeyinin çok ciddi bir sorun oldu¤unun alt› çizilmekte ancak sorunun çözümü istihdamla
ilgili ana bafll›klar yerine sosyal içerme ve yoksullukla mücadele bafll›klar› alt›
nda ele al›narak esas olarak iki önlem paketi üzerinde odaklan›lmaktad›r. Bunlar›n ilki
esnek çal›flma biçimlerinin yayg›nlaflt›r›lmas› ve kad›nlar›n bu tarz çal›flmaya teflvik
edilmesi, di¤eri kad›n giriflimcili¤inin desteklenmesidir.
Esnek çal›flman›n kad›n istihdam›yla özdefl hale sokulmas›, Türkiye’de iflgücü piyasas›
na zaten çok s›n›rl› kat›lan kad›nlara erkeklerle eflit f›rsatlar›n sunulmas› de¤il, kad›
nlardan yetersiz kat›l›m biçimlerine raz› olmalar›n› istemek demektir. Kald› ki esnek
çal›flma biçimleri ço¤u zaman ‹fl Kanununun öngördü¤ü hükümler kapsam›nda de¤il,
sosyal korumadan yoksun enformel nitelikte ifller olarak tezahür etmektedir. ‹flgücü piyasas›
nda tam zamanl›, sosyal güvenlik ve örgütlenme haklar›na sahip olan düzgün ifllerin
yayg›nlaflmas› ve kad›nlar›n erkekler gibi bu tarz istihdama eflit koflullarda kat›lmas›
toplumsal hedefinin benimsenmemesi, kad›nlar›n önümüzdeki dönemde belli tür ifllerde
yo¤unlaflmas›na yol açarak iflgücü piyasas›nda zaten mevcut eflitsizli¤in pekiflmesi tehlikesini
tafl›maktad›r.
Ayn› durum kad›n giriflimcili¤ini teflvik için de söz konusudur. Gerek kamuda gerek
özel sektörde ücretli istihdam yaratma ve bu istihdam›n kad›nlar ve erkekler aras›nda
eflit da¤›l›m›n› sa¤lama toplumsal görevinden kaç›nman›n yolu, kad›nlar›n kendi hesab›
na çal›flmas›n›n teflvikinde görülmektedir. Kendi hesab›na çal›flma istihdam biçimlerinden
sadece birisidir ve günümüz Türkiye’sinde sosyal korumadan en yoksun, gelir
düzeyi en düflük ve istikrars›z çal›flma biçimlerindendir. Kuflkusuz sanayi ve hizmetlerIX
de yeni iflyerlerinin yarat›lamad›¤› koflullarda kad›nlara tavsiye edilebilir ama kad›n istihdam›
n› art›rmak görevi bununla s›n›rl› tutulamaz.
Kamu kurum ve kurulufllar›n›n belgelerinde kad›n istihdam›n› art›rmak görevi genel
biçimde formüle edildi¤i, zamana ba¤l› somut hedefler belirlenmedi¤i, bu hedeflerin
gerçeklefltirilmesinden sorumlu kurum ve kurulufllar tarif edilse bile hedeflerin gerçeklefltirilmesi
sürecinin ne flekilde izlenece¤i a盤a kavuflturulmad›¤› sürece kad›n istihdam›
n› art›rmak çabalar› bir niyet beyan›ndan öteye gitmeyecektir. Bu nedenle hükümet
e¤er gerçekten kad›nlar›n temel insan haklar›ndan biri olan çal›flma hakk›n› kullanabilmelerini
istiyorsa Ulusal Kad›n ‹stihdam› Stratejisi ÇSGB’nin öncülü¤ünde kad›n örgütlerini
de içerecek flekilde sosyal taraflar›n kat›l›m›yla en k›sa zamanda haz›rlanmal› ve
2008’den bafllamak üzere y›ll›k eylem planlar›yla yap›lacak ifller somut hedefler çerçevesinde
tan›mlanarak, izlenmeli ve de¤erlendirilmelidir. Bu Strateji, Avrupa ‹stihdam
Stratejisinde oldu¤u gibi cinsiyetler aras›nda f›rsat eflitli¤i yaratmak için erkeklerin yo-
¤un olarak istihdam edildikleri meslek ve ifl alanlar›na kad›nlar›n daha kolay girmelerini
sa¤lamak, çocuk ve yafll› bak›m› gibi sosyal yükümlülükleri hafifletmek için kamusal
hizmetleri yayg›nlaflt›rmak, ücret ve vas›f düzeyi aç›s›ndan süre giden eflitsizlikleri gideren
uygulamalar gelifltirmek hedeflerini gözetmelidir. Kad›n istihdam›n› art›rmak ve çal›
flma hayat›nda kad›n erkek aras›nda dengeli bir yap› oluflturmak için kad›nlara yönelik
pozitif ayr›mc›l›k uygulanmal›d›r. Bu do¤rultuda aktif iflgücü piyasas› politikalar›ndan
olan istihdam sübvansiyonlar› iflverenlerin yeni kad›n iflçileri ifle almas›n› teflvik için
kullan›lmal›d›r.
X BOfi OLACAK
1
G‹R‹fi
Tüm dünyada kad›nlar›n iflgücüne kat›l›m oranlar› ve istihdamlar› artmaktad›r. Bu
niceliksel art›fl›n niteliksel bir art›fl haline gelmesi, kad›nlar›n çal›flt›klar› ifllerin insan
onuruna yak›flan düzgün ifller olmas› için çaba gösterilmesi gerekmektedir. Uluslararas›
Çal›flma Örgütü (ILO), Birleflmifl Milletlerin Dördüncü Dünya Kad›n Konferans› ve izleyen
toplant›lar›nda al›nan kararlar çerçevesinde kad›nlar›n iflgücü piyasalar›nda ve çal›
flma yaflam›nda durumlar›n› iyilefltirmek için çal›flmalar yürütmektedir.
1980’lerde küreselleflme sürecinde uygulanan yap›sal uyum programlar› ve ihracata
dayal› büyüme stratejileri kad›n eme¤i aç›s›ndan çeflitli f›rsatlar›n yan› s›ra çeflitli sorunlar
getirmifltir. Hizmet sektöründe gerçekleflen büyüme nitelikli kad›n iflgücü için yeni
f›rsatlar yarat›rken, genifl ve niteliksiz kad›n iflgücünün istihdam›nda gözlenen art›fl
geliflmifl ve geliflmekte olan ülkelerin büyük k›sm›nda yayg›nlaflan enformel ekonomi ve
sanayi ve hizmetlerdeki enformel istihdama ba¤l› olmufltur. Dünya pazarlar›na yönelik
üretim ve fiyat rekabetinde baflar›l› olabilmek için hükümetler giderek daha fazla kurals›
zlaflmaya yönelmifl, iflgücünü koruyucu yasal düzenlemeler kat›l›k yaratt›klar› gerekçesiyle
kald›r›lm›fl veya gevfletilmifltir. Esneklik geliflmekte olan ülkelerde genellikle her
türlü yasal ve kurumsal düzenlemenin d›fl›nda kalan istihdam biçimlerinin yayg›nlaflmas›
fleklinde tezahür etmifltir. Bu durum özellikle ihracat yönelimli sektörlerde kad›n istihdam›
n›n elveriflsiz flartlar alt›nda büyümesi anlam›n› tafl›maktad›r.
Kad›nlar›n enformel çal›flma biçimlerinde yo¤unlaflmas› ve formel istihdama dahil
olsalar bile çeflitli ayr›mc›l›klarla karfl›laflmas› kad›n iflgücü arz› üzerinde belirleyici olan
toplumsal ve kültürel faktörlere ba¤l›d›r. Bunlar›n bafl›nda tüm dünyada egemen olan
cinsiyete dayal› iflbölümü ve bu iflbölümünün kad›nlar› çocuk ve yafll› bak›m›ndan, gündelik
ev ifllerinden sorumlu tutmas› gelmektedir. Erkekler ise aileyi geçindirmek için gelir
getirici ifllerde çal›flmakla yükümlüdür. Kad›nlar›n toplumsal olarak karfl›l›ks›z ve görünmez
olan hane içi emekleri kad›nlar› çocukluktan bafllayarak e¤itim-ö¤retim f›rsatlar›
ndan yararlanmada, üretken kaynaklara ulaflmada, gelir getirici çal›flma biçimlerine kat›
lmada, meslek ve kariyer edinmede erkeklere k›yasla dezavantajl› konuma sokmakta
ve eflitsizliklerin kayna¤›nda yatmaktad›r.
Ülkelerin geliflmifllik düzeylerine ve sahip olduklar› sosyal refah devleti modeline
ba¤l› olarak kad›nlar›n üzerindeki bak›m sorumlulu¤unun toplumsal olarak paylafl›lma2
s›n› sa¤layan destek hizmetlerinin düzeyi farkl›laflmaktad›r. Bu hizmetlerin yetersizli¤i
ölçüsünde kad›nlar ya evde kal›p, günlük ev iflleri ve bak›m ifllerine emek harcamakta,
ya da ifl ve aile sorumluluklar›n› ba¤daflt›rabilecekleri esnek çal›flma biçimlerini seçmek
zorunda kalmaktad›r. Esnek çal›flma biçimleri kad›nlar için geliflmekte olan ülkelerde
genellikle kay›td›fl›, sosyal korumadan yoksun ifllerde, enformel istihdam›n s›n›rl› oldu-
¤u geliflmifl ülkelerde ise sosyal güvenlik düzenlemelerinin yetersiz, ücretlerin düflük oldu¤
u k›smi zamanl› ifllerde yo¤unlaflmalar› anlam›na gelmektedir. Belirli tarz ifllerde ve
mesleklerde yo¤unlaflma, kad›nlar›n ücretlerinin genelde erkeklerin ücretlerinden düflük
olmas›, iflte ilerleme ve yükselme f›rsatlar›n›n s›n›rl›l›¤›, iflsiz kalma olas›l›klar›n›n yüksekli¤
i kad›nlar›n yüz yüze kald›klar› ayr›mc›l›k türleridir. Yaflanan ayr›mc›l›klarla mücadele
dünya kad›n hareketinin etkisiyle Birleflmifl Milletler, Uluslararas› Çal›flma Örgütü
gibi uluslararas› örgütlerin ve Avrupa Birli¤inin gündeminde yerini alm›flt›r.
Türkiye’de ve içinde yer ald›¤› Ortado¤u co¤rafyas›ndaki di¤er ülkelerde kad›n istihdam›
dünyadakine benzer flekilde artmam›flt›r. 2006’da dünya çap›nda kad›nlar›n iflgücüne
kat›l›m oranlar› %52.4 iken, Ortado¤u ve Kuzey Afrika bölgesinde bu oran
%29.5’dir. Bölgedeki kad›nlar için iflsizlik oran› %17’yle dünya ortalamas›ndan yüksektir.
1 Bu durumun çeflitli ekonomik, sosyal ve kültürel nedenleri vard›r. Türkiye’de ihracata
dayal› sanayileflme modelinin beklenen ölçüde yeni yat›r›ma ve dolay›s›yla iflgücü
talebine yol açmamas› ve yabanc› sermaye yat›r›mlar›n›n yak›n zamana kadar çok küçük
miktarlarda olmas› kad›n iflgücü talebinin s›n›rl› kalmas›nda etkili olmufltur. Kad›n iflgücünün
en fazla istihdam edildi¤i konfeksiyon iflkolunda ise küçük atölyelerde ve evlerde
kay›td›fl› çal›flma çok yayg›nd›r. Türkiye’de tar›mda istihdam azal›rken tar›m d›fl› istihdam
bu azal›fl› telafi edecek boyutlarda artmamakta, tar›m d›fl› ifller esas olarak hizmetler
sektöründe yarat›lmakta ve kad›n istihdam›n›n art›fl› bu alanda gerçekleflmektedir.
Ancak ülkemiz aç›s›ndan kad›n istihdam oranlar›n›n çok düflük olmas› yaln›zca ücretli
ifl imkanlar›n›n s›n›rl›l›¤›na ba¤l› de¤ildir. Toplumda egemen olan ataerkil kültürel
de¤erler ve onlar›n biçimlendirdi¤i toplumsal cinsiyet rolleri kad›nlar›n iflgücü piyasas›-
na kat›lma biçimlerinde ve hangi iflleri yapabilecekleri, hangi meslekleri seçebilecekleri
hususlar›nda belirleyicidir. Kad›ndan öncelikle ev kad›n› ve anne olmas› beklenmekte,
bu yüzden e¤itim-ö¤retim imkanlar›ndan yoksun b›rak›lmakta ve çal›flma hayat›na girmekten
al›konmaktad›r. K›rda kad›nlar gündelik ifllerin bir uzant›s› olarak tar›msal üretime
ücretsiz aile iflçisi olarak kat›l›rken, kentlerde düflük e¤itimli kad›nlar ekonomik zorunluluklar
sonucu gelir getirici ifllerde çal›flmak zorunda kal›rlarsa düflük vas›fl›, düflük
––––––––––––––––––––
1. ILO (2007) Global Employment Trends, www.ilo.org
3
ücretli ifllerde yo¤unlaflmaktad›r. Kentlerde e¤itimli ve vas›fl› olarak iflgücüne kat›lan,
uzman ve yar› uzman mesleklerde çal›flan kad›nlar da çeflitli ayr›mc›l›k uygulamalar›yla
yüz yüze kalmaktad›r. Ekonomik krizler sonucu artan yoksulluk 2000’li y›llarda kentlerde
daha çok kad›n› iflgücü piyasas›na çekerken, istihdams›z büyümenin olumsuz etkileri
kendini özellikle kad›nlar aç›s›ndan, yüksek iflsizlik oranlar› veya umudunu yitirdi¤i
için ifl aramayan ama ifl oldu¤u zaman çal›flmaya haz›r yüz binlerce kad›n›n varl›¤›yla
ortaya koymaktad›r.
Türkiye’deki istihdam oranlar› müzakere sürecinde bulundu¤u AB’ne üye ülkelerin
istihdam oranlar›n›n çok gerisindedir. 2005’de AB-25’de genel istihdam oran›
%63.8’ken Türkiye’nin istihdam oran› %46’d›r. Bu düflüklük tümüyle kad›nlar›n %23.8
olan istihdam oran›ndan kaynaklanmaktad›r. AB’nde kad›nlar›n istihdam oranlar›
%56.3’dür. Türkiye’de erkeklerin %68.2 olan istihdam oran› AB’ndeki erkeklerin
%71.3 olan istihdam oran›n›n biraz gerisindedir.2 Bu say›lar aç›kça istihdam› art›rmaya
yönelik faaliyetlerin kad›nlar üzerinde yo¤unlaflmas› gerekti¤ini göstermektedir.
Piyasa ekonomilerinde eflitlik genelde “yasa önünde eflitlik” anlam›na gelir ancak
bu eflitlik anlay›fl› toplumda mevcut s›n›fsal, ›rksal, cinsiyete dayal› eflitsizlikleri göz
önüne almad›¤› için bireylerin kaynaklara ve imkanlara eriflimde eflit konumda olmamalar›
n›n yaratt›¤› eflitsizli¤i görmez. Kad›nlar ve erkekler aras›ndaki eflitsizlik toplumdaki
tüm s›n›f ve tabakalar›, farkl› etnik gruplar› kesen bir özellik tafl›r. Özellikle düflük gelir
gruplar›ndan kad›nlar için yasalar önünde tan›nan eflitlik gerçek eflitli¤in sa¤lanmas›-
na yetmez, önlemlerin al›nmas›na ihtiyaç vard›r. Kad›nlar›n toplumsal yaflam›n her alan›
nda ve bu arada çal›flma yaflam›nda erkeklerle eflitli¤ini sa¤lamak için BM ve ILO’nun
çeflitli uluslararas› sözleflmeleri olsa da, uluslararas› sözleflmelerin ve ulusal yasal düzenlemelerin
tek bafl›na yeterli olmad›¤›n›n kavranmas›yla Pekin Eylem Platformundan bu
yana çeflitli eylem biçimleri gelifltirilmifltir. Bunlar: ana ak›mlaflt›rma faaliyetleri temelinde
politika gelifltirilmesi, do¤rudan kad›nlar› hedefleyen program ve proje müdahaleleri
veya eylemler ile f›rsat ve muamele eflitli¤ini destekleyen veya kad›nlar› savunmas›
z gruplar olarak koruyan eylemler olarak s›n›fland›r›labilir.
Kad›nlar›n yüz yüze kald›¤› sorunlar çok yönlü oldu¤undan ve tekil, izole eylemlerle
üstesinden gelinemeyece¤inden bunlar›n bütünleflik ve kapsay›c› bir yaklafl›mla uygulanmas›
gerekir. Toplumsal cinsiyeti anaak›mlaflt›rma (gender mainstreaming) günümüzde
bir çok ülkenin resmi politikas›d›r. Bu yaklafl›m kad›nlar› ilgilendiren fleylerin
kalk›nma planlar›n›n her alan›na, kad›nlar›n ekonominin tüm sektörlerindeki mevcut ve
––––––––––––––––––––
2. Europe in figures, Eurostat Yearbook 2006-07
4
potansiyel rolünü ve bütün politika, plan ve programlar›n kad›nlar ve erkekler üzerindeki
etkilerini göz önünde tutarak katmak demektir. Sektörel de¤il sektörler aras› olan bu
yaklafl›mda kad›nlar›n ihtiyaçlar› tek bir bakanl›¤›n sorumlu¤u alt›nda marjinallefltirilmez.
Ancak bu yaklafl›m›n benimsenmesi kad›nlara özgü veya kad›nlar› hedefleyen eylemlere
gerek olmad›¤› anlam›na gelmez. Kad›nlar›n e¤itim-ö¤retim imkanlar›ndan yoksun
oldu¤u, kaynaklara eriflemedi¤i veya hareketlili¤inin s›n›rland›¤› koflullarda, özellikle
k›rsal veya enformel sektörde yo¤unlafl›p, formel politikalar›n kapsam› d›fl›nda kald›klar›
durumlarda anaak›m politika ve programlardan yararlanmalar› zordur. Onlara yönelik
özel önlemler gereklidir. Bu önlemler anaak›m programlar›n kaynaklar›n›n bir k›sm›-
n›n do¤rudan kad›nlara tahsis edilmesi fleklinde olabilece¤i gibi kad›nlar›n bafllang›çtaki
engellerin üstesinden gelebilmeleri ve erkeklerle eflit ortak olduklar› bir düzeye eriflmeleri
için pozitif eylem fleklinde olabilir.
Pozitif eylem, ayr›mc›l›¤a karfl› yasalar›n kad›n çal›flanlar için f›rsat ve muamele
eflitli¤i sa¤lamada yetersiz kald›¤› koflullarda gündeme gelmifltir. Çünkü yasalar güncel
durumla ilgilenirken geçmiflte yaflanan ayr›mc›l›¤›n etkilerini göz önüne almazlar. Geçmifl
ayr›mc›l›¤›n bugünkü olumsuz etkilerini bertaraf etmek ve günümüz toplumu ve çal›
flma yaflam›nda de facto f›rsat ve muamele eflitli¤ini sa¤lamak için hükümetlerin olumlu
eylemleri benimsemesi gerekir. Bu eylemler kad›nlar ve erkekler aras›ndaki aç›klar›
kapatmay› amaçlarlar. Bunun yan› s›ra hükümetlerin uygulayabilece¤i eflit istihdam f›rsatlar›
politikas› farkl› gruplardan ve cinsiyetlerden bireyler için ayr›mc›l›k gütmeyen istihdam
uygulamalar› ve süreçlerinin benimsenmesidir. Bu politikalar yetersiz temsil edilen
gruplar için aç›k istihdam hedeflerinin belirlenmesini, uygulanmas›n›, uygulaman›n
izlenme ve de¤erlendirilmesini içerir. Sadece hükümetler de¤il sendikalar ve kamu ile
özel sektör iflletmelerinin üst düzey yetkilileri bu süreçte sorumluluk tafl›r.3
Türkiye’de 1980’li y›llardan itibaren kad›n hareketi yükselmeye bafllam›fl ve yürüttü¤
ü kad›n haklar› mücadelesinde kad›nlara yönelik ayr›mc›l›k ve eflitsizliklere dikkat
çekmifltir. Hükümetler, ba¤l› kamu kurum ve kurulufllar› özellikle AB’ne üyelik görüflmelerinin
bafllad›¤› süreçte kad›nlar›n dezavantajl› ve eflitsiz konumlar›n› gidermeye yönelik
yasal düzenlemeler ve uygulamalar bafllatm›flt›r. Sosyal taraflar›n kad›n istihdam›
konular›yla ilgilenmesi bu sürecin bir ürünüdür. Bugün Türkiye’de kad›n istihdam›n›n
düflük düzeyi ve bunun üstesinden gelinmesi gere¤i her çevrede kabul görmektedir. Ancak
bunun nas›l ve ne flekilde olaca¤› aç›k de¤ildir, üzerinde tart›fl›lmas› ve at›lacak
ad›mlar›n bir an önce a盤a kavuflturulmas› gerekmektedir.
––––––––––––––––––––
3. Lim L.L. (1998) “More & Beter Jobs for Women”, ILO, Geneva, s.37-41
5
Bu çal›flma önce Türkiye’nin mevcut sosyoekonomik yap›s› içinde iflgücü piyasas›
n› toplumsal cinsiyet perspektifinden analiz etmektedir. Ard›ndan kad›n istihdam›n› etkileyen
politika ve programlar elefltirel bir bak›fl aç›s›yla gözden geçirilmektedir. Sonra
kad›n istihdam›yla ilgili kurumsal çerçeve ve koordinasyon de¤erlendirilmektedir. Bütün
bunlar›n ›fl›¤›nda son bölümde kad›n istihdam›n› nicelik ve nitelik olarak art›rmaya
yönelik öneriler gelifltirilmektedir. Kad›nlar›n çal›flma koflullar›n›n iyilefltirilmesinin genelde
çal›flma yaflam› koflullar›n›n iyilefltirilmesi anlam›na gelece¤i ve erkek çal›flanlar›n
da yarar›na olaca¤› gerçe¤ini göz önünde tutarak bu raporun tart›flma sürecine katk›da
bulunmas› dileriz.
6
1. EKONOM‹K VE SOSYAL DURUMUN
DE⁄ERLEND‹R‹LMES‹
Türkiye’nin 2006’da GSY‹H tutar› 390.4 milyar $’d›r ve 2007’de bu tutar›n 410.7
milyar $ olmas› beklenmektedir. Sat›n alma gücü paritesine göre kifli bafl›na gelir
2006’da 8 959 $’d›r, 2007 tahmini 9 662 bin $’d›r. Türkiye milli gelirinin büyüklü¤üyle
dünyan›n ilk yirmi ekonomisi aras›ndad›r. Türkiye yüksek büyüme oranlar›na sahip
olmakla birlikte s›k yaflanan krizlerle büyüme süreci kesintiye u¤ramakta ve krizlerin
a¤›r iktisadi ve sosyal sonuçlar› olmaktad›r.
Türkiye 1980’lerden itibaren di¤er geliflmekte olan ülkeler gibi serbest piyasa ekonomisini
öne ç›karan ihracata dayal› büyüme stratejisini seçmifltir. Piyasaya uyum sürecinde
kamu ekonomisinin faaliyet alan› daralt›lm›fl, özellefltirmeler yoluyla kamu iflletmelerinin
büyük k›sm› özel sektöre devredilmifltir. Türkiye’nin özel sektör eliyle gerçeklefltirilen
ve ihracat odakl› bir ekonomik büyüme modelini kendine esas ald›¤› resmi belgelerde
dile getirilmektedir. Bu do¤rultuda devlet geleneksel ihracat sektörlerinde katma
de¤eri yüksek üretimin sa¤lanmas›na yönelik teflvik ve destek uygulamalar› yapmaktad›
r. ‹hracat için yap›lan üretimde ithal girdilerin pay›n›n yüksekli¤i nedeniyle yurt içi
üretimin ithalat ba¤›ml›l›¤›n› azaltmak üzere sanayide kullan›lan ithal ara girdilerin orta
vadede yurt içinde üretilmesini sa¤layacak mekanizmalar gelifltirilmesi öngörülmektedir.
2006’da Türkiye’nin toplam ihracat tutar› 85.5 milyar $, ithalat tutar› 139.6 milyar
$’d›r. Türkiye’nin toplam ihracat›n›n dünyada gerçekleflen ihracat içindeki pay› binde
7.1’dir. Cari ifllem a盤› A¤ustos 2006’da son on iki ay itibariyle 30.1 milyar $ olup, cari
aç›kta yaflanan art›flta enerji ve emtia fiyatlar›ndaki art›flla, ithalatta gözlenen art›fl etkili
olmufltur.4
GSY‹H 2005’de %7.4 oran›nda büyümüfl, katma de¤er art›fl› tar›m sektöründe
%5.6, sanayide %6.5, hizmetlerde %8.2 ve inflaatta %21.5 olmufltur. Büyüme 2006 y›l›
içinde %6.1 olarak devam etmifltir. 2007’nin ilk dokuz ay›nda büyüme h›z› %3.9 olmufltur.
5 Ekonomi son on y›ll›k dönem içinde de¤erlendirildi¤inde sabit sermaye yat›r›mlar›
n›n büyümedeki pay› %25.9 olup, bunun %24’ü özel sektör, %1.9’u kamu yat›r›mlar›
ndan gelmektedir. Büyümede tüketimin %58.9’luk pay› vard›r. Bunun da %53’ü özel,
%5.9’u kamudan gelmektedir. 1980’den günümüze kadar kamu sektörü üretim faaliyet-
––––––––––––––––––––
4. DPT 2007 Y›l› Program›, www.dpt.org
5. DPT Ekonomik Geliflmeler, Aral›k 2007
7
lerinden aflamal› olarak çekildi¤inden ve toplam sabit sermaye yat›r›mlar› içindeki kamu
pay› geriledi¤inden sabit yat›r›mlar›n sektörel pay› özel sabit sermaye yat›r›m paylar› ile
belirlenmektedir. Buna göre 2006’da özel sektör sabit sermaye yat›r›mlar› içinde imalat
sanayiinin pay› %41.9, tar›m ve madencili¤in pay› %5.2 ve hizmetlerin pay› %52.9’dur.
Hizmetler içinde ilk s›rada %16.6’yla ulaflt›rma gelmekte onu %15.7’yle konut izlemektedir.
Turizm yat›r›mlar›n›n pay› %7.3’dür. GSY‹H içindeki pay› %4 dolay›na çekilmifl
olan kamu yat›r›mlar›nda yerel yönetimlerin pay› yükselmifl ve %42.6’ya ulaflm›flt›r.6
Kamunun sabit sermaye yat›r›mlar› gerilerken özel sektör yat›r›mlar›n›n ayn› ölçüde artmamas›
Türkiye’de artan iflgücü arz›n› karfl›layacak iflgücü talebinin yarat›lamamas›nda
etkilidir.
Merkez Bankas› 2006’dan itibaren aç›k enflasyon hedeflemesi rejimi uygulamas›-
na geçmifl ve TÜFE art›fl› 2006’da %9.1 olmufltur. Faiz oranlar› Merkez Bankas› taraf›ndan
uluslararas› piyasalardaki hareketliliklere ba¤l› olarak düzenlenmektedir. Fiyat istikrar›
n› sa¤lamak için Merkez Bankas› k›sa vadeli faiz oranlar›n› temel alan para politikas›
arac›n› kullanmakta, dalgal› kur rejiminde afl›r› dalgalanmalar›n önüne geçebilmek
için döviz piyasas›na müdahale etmektedir. Para ve kur politikalar›n›n belirlenmesinde
uluslararas› mali piyasalar yönlendirici konumdad›r.
Türkiye para ve maliye politikalar›n› belirlerken IMF, DB ve AB’yle uyumlu hareket
etmektedir. Maliye politikas›n›n amaçlar› kamu borç stokunun milli gelire oran›n› ve
kamu aç›klar›n› azaltmak, faiz d›fl› fazla verme politikas›n› sürdürmek ve enflasyonla
mücadeleyi desteklemek olarak belirlenmifltir. 2006’n›n birinci yar›s›nda Türkiye’nin
d›fl borç stoku 193,6 milyar $ ve bunun GSMH’ya oran› %50.6’d›r. D›fl borçlar›n içinde
kamunun pay› %42.7’dir. Kamunun pay› azal›rken özel sektörün pay› art›fl e¤ilimindedir.
2006 Eylül sonunda merkezi yönetim bütçesi borç stoku, 167.6 milyar› iç borç, 65.9
milyar› d›fl borç olmak üzere toplam 233.5 milyar $ olarak gerçekleflmifltir. Türkiye’nin
yüksek d›fl borç miktarlar› uluslararas› finans piyasalar›ndaki dalgalanmalar karfl›s›nda
ekonomisini k›r›lgan hale sokmaktad›r.
Kamu kesimi faiz d›fl› fazlas›n›n GSMH’n›n %6.5’i olarak hedeflenmesi sonucu kamu
harcamalar› s›n›rl› tutulmaktad›r. Türkiye uygulad›¤› vergi politikalar›yla (dolays›z
vergilerde oran indirimleri, sermaye kazançlar›nda genifl istisna ve muafiyetler, vergi aflar›
vb.) kamu gelirlerinin kaynaklar›n› daraltm›fl, azalan kamu gelirlerinin yaratt›¤› finansman
a盤›n› borçlanma yoluyla kapatmaya çal›flm›flt›r. Artan iç ve d›fl borçlar bütçenin faiz
ödemelerinin ipote¤i alt›na girmesine yol açm›flt›r. Bu ipotek devleti faiz d›fl› fazla hedefine
kilitlemifltir. Bunun sonucu kamu hizmetlerinin daralmas› ve ticarilefltirilmesidir.
––––––––––––––––––––
6. BSB (2007) 2007 ‹lk Yaz›nda Dünya ve Türkiye Ekonomisine Bak›fl, TMMOB, Ankara, s.37
8
Kamunun s›n›rl› yat›r›mlar› içinde e¤itim, sa¤l›k, teknolojik araflt›rma, ulaflt›rma,
içme suyu ve e-devlet alanlar›na öncelik verilmekte, kamu yat›r›mlar›n›n bölgesel kalk›
nma ve bölgeler aras› geliflmifllik farklar›n›n azalt›lmas›nda etkili bir araç olmas› hedeflenmektedir.
Ancak kamu sabit sermaye yat›r›mlar›n›n GSY‹H içindeki pay›n›n
2006’da sadece %3.9 olmas›, Türkiye’nin nüfus ve co¤rafi büyüklü¤ü göz önüne al›nd›-
¤›nda yat›r›mlar›n yetersiz olmas› demektir. 2006 kamu yat›r›mlar›nda ilk s›ray› %31’le
ulaflt›rma-haberleflme almakta, onu %14.2’yle enerji, %14’le e¤itim, %7.6’yla tar›m ve
%7.1’le sa¤l›k izlemektedir. K›s›tl› kaynaklar›n etkin kullan›lamad›¤› belirtilmektedir.
Özellikle genç nüfusun büyüklü¤ü e¤itim alan›na çok daha fazla kaynak ayr›lmas›n› gerektirmektedir.
‹lave kaynaklar›n AB fonlar›ndan ve uluslararas› kaynaklardan temin
edilecek d›fl proje kredileriyle sa¤lanmas› öngörülmektedir.7 Bu da d›fl borçlanman›n daha
da artmas› anlam›na gelmektedir.
ILO’nun 2007 “Küresel ‹stihdam E¤ilimleri” raporuna göre dünya ekonomilerinde
istikrarl› bir büyüme yaflanmakta ancak iflsizlik oranlar›nda ciddi bir düflüfl ortaya ç›kmamakta
ve çal›flanlar›n yoksullu¤u oransal olarak azalsa da, mutlak yoksul say›s› artmaktad›
r. 1996-2006 aras›ndaki on y›ll›k dönemde y›ll›k ortalama reel büyüme h›z›
%4.1 olurken, istihdam art›fl› sadece %1.6’d›r. Ekonomik büyüme istihdamdaki art›fltan
ziyade üretkenlikteki art›flla ba¤lant›l›d›r ve söz konusu dönemde iflgücü üretkenli¤i
%26 oran›nda artarken, istihdam art›fl› ancak %16.6 oran›nda olmufltur. ‹stihdam yaratmayan
bir büyümenin egemen oldu¤u koflullarda ekonomik büyüme ve istihdam yaratma
aras›ndaki iliflkinin yeniden kurulmas› gere¤inin alt› çizilmektedir. Raporda dikkat
çekici olan Türkiye’nin içinde yer ald›¤› Ortado¤u ve Kuzey Afrika bölgesindeki iflsizlik
oranlar›n›n %12.2’yle dünyadaki en yüksek iflsizlik oranlar› olmas›d›r. Bölge ayn› zamanda
en düflük iflgücüne kat›l›m ve istihdam oranlar›na sahiptir. Bunun gerisinde kad›
nlar›n düflük iflgücüne kat›l›m ve istihdam oranlar› ile yüksek iflsizlik oranlar› bulunmaktad›
r.8
Türkiye’de 2001 krizi ertesindeki dönemde gözlenen ekonomik büyüme benzer bir
geliflme seyri izlemektedir. 2002-2006 aras› dönemde GSY‹H art›fl ortalamas› %7.1 iken
istihdam art›fl ortalamas› %1.1’dir. Büyüme istihdam yaratmamaktad›r. ‹hracata dayal›
büyüme stratejileri geliflmekte olan ülkeleri belli alanlarda uzmanlaflmaya itmifl, sermaye
yat›r›mlar›n›n esas olarak özel sektör taraf›ndan yap›lmas›, yat›r›mlar›n ucuza üretilebilen
ve rekabet edilebilen mallarda yo¤unlaflmas›na yol açm›flt›r. Benzer üretimde bulunan
çevre ülkelerle rekabet edebilmek birim emek maliyetlerinin afla¤› çekilmesine
––––––––––––––––––––
7. DPT 2007 Y›l› Program›
8. ILO (2007) Global Employment Trends, www.ilo.org
9
ba¤l›d›r.9 Türkiye’de 2001 ekonomik krizi ertesindeki dönemde imalat sanayiinde çal›-
flan bafl›na üretkenlik artarken, çal›flan say›lar›nda fazla de¤iflme yaflanmam›fl, üretkenlik
art›fl› esas olarak üretimde çal›fl›lan saatteki art›fla ba¤l› olmufltur. Ayn› dönemde üretimde
çal›fl›lan saat bafl›na reel ücretler düflmüfltür. DB’n›n Türkiye ‹flgücü Piyasas› raporuna
göre üretkenli¤e göre iflgücü maliyetleri düflük, ücretler esnek ve rekabete elverifllidir.
Reel ücretlerin düflmesine ra¤men istihdam›n artmamas›, istihdam› koruyucu düzenlemelerin
kat›l›¤›na ba¤lanmaktad›r.10 ‹flgücü piyasas›na iliflkin kimi araflt›rmalar da
istihdam›n iflgücü maliyeti esnekli¤inin oldukça düflük oldu¤unu ortaya koymaktad›r.11
Yani istihdam›n ücretlerdeki de¤iflikli¤e duyarl›l›¤› zay›ft›r, ücretlerdeki azalman›n istihdam›
art›r›c› etkisi zay›f kalmaktad›r.
Türkiye’de ekonomi politikalar›n› belirleyenler yak›n zamana kadar enflasyonu düflürme
gayreti içinde istihdam art›fl›n› öncelikli bir hedef olarak görmemifltir. Enflasyonunun
tek haneli rakamlara indirilmesiyle birlikte istihdam sorununun ciddiyeti daha
fazla dile getirilmeye bafllanm›fl olsa da, serbest piyasa ekonomisi içinde istihdam art›fl›-
n›n özel sektör yat›r›mlar›yla gerçekleflmesi beklenmektedir. Hükümetler yerli ve yabanc›
sermaye için yat›r›mlar›n kolaylaflt›r›lmas›, kurulufl ve iflletme dönemlerindeki idari
engellerin kald›r›lmas› için çok say›da hukuki düzenleme yapm›fl, vergi yükünü azaltmak
için çeflitli indirimlere gitmifltir. Burada ücretlerden yap›lan vergi ve sigorta primleri
kesintilerinin yüksek oran›n›n kay›td›fl›l›¤› teflvik etti¤i noktas›nda sosyal taraflar
aras›nda bir konsensüs bulundu¤unu ve hükümetin bu oran› düflürmek için çal›flmalar
yürüttü¤ünü belirtmek gerekir. Halen sosyal taraflar›n kat›l›m›yla bir ulusal istihdam
stratejisinin belirlenmesi için çal›flmalar sürdürülmektedir.
Türkiye’de istihdam art›fllar›n›n çok s›n›rl› olmas›, özellikle tar›mdaki istihdam›n
azalmas› karfl›s›nda tar›m d›fl› istihdam›n yetersiz art›fl› kendini gelir da¤›l›m›ndaki dengesizlikler
ve yoksulluk oranlar›yla ortaya koymaktad›r. Gelir da¤›l›m›ndaki eflitsizlik
ölçütü olan Gini katsay›s› y›llar itibariyle azalma e¤ilimine girmifl, 1994’de 0.49 iken,
2004’de 0.40, 2005’de 0.38 olmufltur.12 2001 ekonomik krizi sonras›ndaki dönemde en
yüksek %20’lik grubun ald›¤› pay oransal olarak azal›rken, bu durum en alt %20’lik
gruptan ziyade, aradaki gruplar›n pay›n›n artmas›yla sonuçlanm›flt›r.
––––––––––––––––––––
9. BSB (2007) a.g.y, s.44
10. WB (2006) “Turkey Labor Market Study, s.15
11. BSB a.g.y., s.46
10
2005’de Türkiye yaflayan bireylerin 623 bini (%0.9) sadece g›da harcamalar›n› içeren
açl›k s›n›r›n›n alt›nda, 14 681 bini (%20.5) g›da ve g›da d›fl› harcamalar› içeren yoksulluk
s›n›r›n›n alt›nda yaflamaktad›r. Bu grubun kabaca beflinci %20’lik gruba denk düfltü¤
ü söylenebilir. Yoksulluk oran›n›n k›rsal yerleflim bölgelerinde %32.6’ya ç›kmas›,
kentsel yerleflim bölgelerinde %12.8 olmas›, yoksullu¤un k›rda çok daha yo¤un yafland›¤›
n› göstermektedir. Çal›flanlar içinde yoksullar›n oran› %32.1’le yevmiyelilerde ve
%26.2’yle kendi hesab›na çal›flanlarda en yüksektir. Her iki çal›flma statüsü de düzensiz
ve güvencesiz ifllere denk düflmektedir. Harcama esasl› göreli yoksulluk oranlar› ise Türkiye
genelinde %16.2, kentsel yerleflim yerlerinde %9.9 ve k›rsal yerleflim yerlerinde
%26.4’dür, toplam 11 574 bin kifli göreli yoksuldur.13 Bütün bu say›lar Türkiye’de açl›
k s›n›r›nda yaflayan yoksul oran› çok düflük olsa da, yoksulluk s›n›r› alt›nda yaflayan
çok büyük bir kitlenin varl›¤›na dikkat çekmektedir.
Türkiye’deki yoksulluk olgusu, çal›flma ça¤›ndaki nüfusun h›zl› art›fl›n›n, tar›mdaki
istihdam›n çözülmesinin iflgücü piyasalar›nda yaratt›¤› bask›lar ve istihdam aç›s›ndan
bölgeler aras›ndaki dengesizlikler, istihdam sorununun ciddiyetini ve sosyal koruma
kapsam›nda, düzgün ifller yarat›lmas›n›n gere¤ini ortaya koymaktad›r. ‹stihdam sorunu
sadece özel sektör yat›r›mlar›yla ve yat›r›mlar›n teflvikiyle çözülemeyecek boyutlardad›
r. Sosyal taraflar›n kat›l›m›yla kamusal politikalar bu sorunu çözmeye odaklanmal›,
kaynak tahsisinde öncelik bu alana verilmeli ve istihdam› teflvik eden kamusal yat›r›mlar
ve programlar art›r›lmal›d›r.
Tablo 1.1 Yüzde 20’lik gruplar›n gelirden ald›¤› paylar, 2004-2005
(1) Toplam gelirden en az pay alan grup (2) Toplam gelirden en fazla pay alan grup
Kaynak: TÜ‹K Haber Bülteni say› 207, 25.12.2006
Yüzde 20’lik gruplar
Toplam
Birinci yüzde 20(1)
‹kinci yüzde 20
Üçüncü yüzde 20
Dördüncü yüzde 20
Beflinci yüzde 20(2)
Gini Katsay›s›
2004
100.0
6.0
10.7
15.2
21.9
46.2
0.40
Türkiye Kent K›r
2005
100.0
6.1
11.1
15.8
22.6
44.4
0.38
2004
100.0
6.4
10.8
15.2
21.4
46.1
0.39
2005
100.0
6.4
11.5
16.0
22.6
43.5
0.37
2004
100.0
6.3
11.2
15.8
22.7
43.9
0.37
2005
100.0
6.1
11.3
15.9
22.6
44.2
0.38
––––––––––––––––––––
12. Gini katsay›s› s›f›ra yaklaflt›kça gelir da¤›l›m›nda eflitli¤i, 1’e yaklaflt›kça bozuk bir gelir da¤›l›m›n› ifade
eder.
13. TÜ‹K Haber Bülteni, say› 208, 26.12.2006
11
2. ‹fiGÜCÜ P‹YASASININ TOPLUMSAL C‹NS‹YET
PERSPEKT‹F‹NDEN ANAL‹Z‹
2.1. Demografik Yap›
2007 y›l›nda TÜ‹K taraf›ndan yap›lan Adrese Dayal› Nüfus Kay›t Sistemi Nüfus
Say›m› sonuçlar›na göre Türkiye’de toplam nüfus 70.586.256 kifli olup nüfusun
35.209.723’ü kad›n, 35.376.533’ü erkektir. Nüfusun %70.5’i kentlerde yaflamaktad›r.
2000’de %1.83 olan y›ll›k nüfus art›fl h›z› 2006’da %1.24’e düflmüfltür.14
Nüfus art›fl h›z›n›n düflmesinin gerisindeki temel neden do¤urganl›k h›z›ndaki düflüfltür.
Türkiye’de do¤urganl›k h›z› 1960’lardan itibaren azalma e¤ilimi içinde olup
2003’de yap›lan Türkiye Nüfus ve Sa¤l›k Araflt›rmas›’n›n bulgular›na göre 2001-2003
dönemi için ülke genelinde 2.23 olarak bulunmufl olan toplam do¤urganl›k h›z› k›rsal kesimde
2.65 ve kentlerde 2.06’d›r. Kentlerdeki oran›n 2.1’lik yenilenme oran›n›n alt›nda
oldu¤u görülmektedir.15 K›r ve kent aras›ndaki ayr›m giderek azal›rken, bölgeler aras›
farkl›l›klar devam etmekte, toplam do¤urganl›k h›z› orta Anadolu’da 1.86 ile en düflük
düzeyde iken, güneydo¤u Anadolu’da 4.19’la en yüksek düzeye ç›kmaktad›r. E¤itim düzeyi
ve do¤urganl›k aras›nda belirgin bir iliflki vard›r. E¤itimi olmayan veya ilkokulu bitirmemifl
kad›nlarda bu oran 3.65 iken, ilkö¤retim birinci kademe mezunlar›nda 2.39, ilkö¤
retim ikinci kademe mezunlar›nda 1.77 ve lise ve üzeri e¤itimli kad›nlarda
1.39’dur.16 ‹lkö¤retim kapsam›ndaki k›z çocuk say›s›n›n yükselmesinin önümüzdeki
dönemde Türkiye genelinde do¤urganl›k h›z›n›n düflmesine büyük katk›da bulunaca¤›
aç›kt›r. TÜ‹K’in söz konusu araflt›rma bulgular›na dayanarak yapt›¤› hesaplamaya göre
toplam do¤urganl›k h›z› 2006’da 2.18’e düflmüfltür.17 Türkiye’de do¤urganl›¤›n düflmesinde
gebeli¤i önleyici önlem kullanan evli kad›nlar›n say›s›n›n ve oran›n›n artmas› belirleyicidir.
Nitekim 1988’de %63.4 olan bu oran 2003’de %71’e ç›km›flt›r. Genel olarak
evli kad›nlar›n %43’ü modern ve %29’u da geleneksel yöntem kullanmakta ve zaman
içinde modern yöntem kullananlar›n oran› artmaktad›r.18
––––––––––––––––––––
14. TÜ‹K Haber Bülteni, say› 9, 21.1.2008
TÜ‹K Türkiye ‹statistik Y›ll›¤›, 2006, s.41
15. Yenilenme düzeyi do¤urganl›k oran› uzun dönemde nüfusun kendini yenilemesi için gerekli düzey olup, bu
genel olarak kad›n bafl›na canl› 2.1 do¤umla sa¤lan›r.
16. HÜNEE (2004) Türkiye Nüfus ve Sa¤l›k Araflt›rmas› 2003, s.46-48
17. TÜ‹K a.g.y. s.74
18. HÜNEE a.g.y. s.65-67
12
Birleflmifl Milletlerin 2001’deki “Dünya Nüfusunun Gelece¤i” raporunda yer alan
2000-2050 aras›ndaki döneme iliflkin orta varyant projeksiyona göre Türkiye’nin nüfusu
2050’ye kadar artmaya kadar devam edecek ve 98 818 000 kifliye ulaflacakt›r. Nüfusun
bu tarihten sonra 99 milyonla sabitleflmesi beklenmektedir. TÜ‹K’in nüfus geliflimine
iliflkin güncel verileri kullanarak yapt›¤› projeksiyona göre 2050’de ulafl›lacak toplam
nüfus 96 498 000 kifliyle bunun alt›nda kalmaktad›r.19
Türkiye’de sa¤l›k hizmetlerindeki iyileflmeye, afl›lama kampanyalar›na, annelerin
e¤itim düzeylerindeki ilerlemeye ve do¤urganl›k oranlar›n›n düflmesine ba¤l› olarak bebeklik
ve erken çocukluk dönemlerindeki ölümler büyük ölçüde azalmaktad›r. Bebeklik
ve erken çocukluk dönemindeki yaflam imkanlar›n›n artmas› do¤uflta yaflam beklentisinin
yükselmesine büyük ölçüde katk›da bulunmufl ve 2006’da kad›nlarda 74, erkeklerde
69,1 yafl olmufltur. Bu süreçte dikkat çekici olan düflen do¤um oranlar›na ba¤l› olarak 15
yafl›n alt›ndaki nüfusun toplam nüfus içindeki pay›n›n 2005’den itibaren azalmaya bafllamas›,
buna karfl›l›k 65 yafl üzerindeki nüfusun pay›n›n giderek artmas›d›r.
1990-2000 aras›nda do¤urganl›k h›z›ndaki azalmaya ba¤l› olarak genç nüfusun art›
fl h›z› s›f›ra yaklaflm›fl, üretken nüfusun (15-64 yafl) art›fl h›z› ayn› düzeyde kalm›fl, yafll›
nüfus ise en fazla art›fl h›z›na ulaflm›flt›r. Y›ll›k nüfus art›fl› 2000’de genelde binde 18.3
iken, yafll› nüfusta binde 46.8, üretken nüfusta binde 24.3 ve genç nüfusta binde 2.4 olmufltur.
Bu dönemde 20 milyona ulaflan genç nüfusun büyüklü¤ü hemen hemen sabitleflirken,
üretken nüfusun büyüklü¤ü 44 milyona ve yafll› nüfusun büyüklü¤ü 4 milyona
yükselmifltir. Yafll› nüfusun büyüklü¤ündeki bu art›fl›n gelecek y›llarda da devam etmesi
beklenmektedir.20 Avrupa ülkelerinde gözlenen nüfusun yafllanmas› olgusu uzun dö-
Tablo 2.1: Türkiye’de Demografik Yap›da Geliflmeler
Kaynak: TÜ‹K Türkiye ‹statistik Y›ll›¤› 2006, s.74-75
Toplam do¤urganl›k h›z›
Do¤umda beklenen
yaflam süresi
Nüfus art›fl h›z› (%)
Y›l ortas› nüfus (bin)
2005
2.19
Erkek: 68.9
Kad›n: 73.8
1.26
72 065
2006
2.18
Erkek:69.1
Kad›n: 74
1.24
72 974
2025
1.97
Erkek: 71.8
Kad›n: 77.1
0.74
87 756
2050
1.79
Erkek: 74.3
Kad›n: 80.4
0.30
96 498
––––––––––––––––––––
19. TÜ‹K a.g.y. s.75
20. D‹E (2003) Genel Nüfus Say›m› 2000, Ankara, s.32-33
13
nemde Türkiye için de söz konusudur. “Demografik geçifl dönemi” olarak adland›r›lan
bu dönem Türkiye’nin nüfusunun afla¤› yukar› dura¤anlaflt›¤› ve nüfusun yafl bilefliminin
sabitleflmeye yüz tuttu¤u 2050’lerden sonra tamamlanm›fl olacakt›r.
Yetiflkin nüfusun hacmi nüfus projeksiyonlar›na göre 2025’e kadar sürekli artacakt›
r çünkü bu nüfus grubundakiler do¤urganl›¤›n henüz h›zla düflmedi¤i bir dönemde
do¤mufl bulunmaktad›r. Bu, giderek yükselen bir potansiyel iflgücü arz› demektir. “F›rsat
penceresi” ad› verilen bu durumda, üretken yafltaki nüfusun hala h›zla artt›¤›, do¤urganl›¤›
n düfltü¤ü ve nüfusun henüz çok yafllanmad›¤› bir ülkede e¤er iflgücünün e¤itim
ve vas›fl›k düzeyi yükseltilir ve üretken bir istihdam olana¤› sa¤lan›rsa büyük bir ekonomik
s›çrama yapmak mümkündür.21 Ancak üretken istihdam›n sa¤lanamamas› durumunda
ciddi iflsizlik sorunu ortaya ç›kacakt›r.
Türkiye’de nüfustaki geliflmelere ba¤l› olarak genç nüfusun ba¤›ml›l›k oran› düflerken
yafll› nüfusun ba¤›ml›l›k oran› yükselmektedir.22 ‹lkö¤retimdeki çocuk say›s›, y›ll›k
do¤um miktar›n›n 1.3 milyon civar›nda sabitleflme e¤ilimine girmesi nedeniyle büyük
ölçüde sabitleflmifltir ve 2050’ye kadar her y›l do¤acak çocuk say›s›n›n de¤iflmeyece¤i
hesaplanmaktad›r. Bu durum ilkö¤retim sonras› e¤itim kurumlar›ndaki ö¤renci say›lar›-
n›n da art›fl h›z›n›n giderek yavafllamas› ve say›lar›n›n sabitleflmesi anlam›na gelmektedir.
E¤itim alan›nda giderek niceliksel büyümenin yerine nitelik art›fl› sa¤layacak kaynak
tahsisi önem tafl›rken, sosyal güvenlik ve sa¤l›k sistemine hem niceliksel hem niteliksel
art›fllar› karfl›lamak üzere flimdikinden daha fazla ve artan oranda kaynak ayr›lmas›
gerekecektir.
Türkiye’de flimdiye kadar çal›flma ça¤›ndaki nüfusun art›fl h›z› istihdam›n art›fl h›-
z›ndan daha yüksek olmufltur. 2000-2005 aras›ndaki dönemde Türkiye’de çal›flma ça¤›
nüfusu y›ll›k ortalama %1.9 ve iflgücü %1.3 oran›nda artarken, GSY‹H y›ll›k ortalama
%4.4 büyümüfl ancak istihdam art›fl› sadece %0.4’de kalm›flt›r.23 Bu durumun iflsizlikte
büyük art›fllara yol açmamas› özellikle çal›flma ça¤›ndaki kad›nlar›n iflgücü d›fl›nda kalmas›
na ba¤l›d›r. ‹flgücü d›fl›nda kalanlar›n y›ll›k büyüme h›z› %2.7’dir. Nitekim afla¤›-
daki bölümlerde daha ayr›nt›l› incelenece¤i gibi Türkiye’deki sosyokültürel faktörler yani
toplumsal cinsiyete dayal› iflbölümü ve bu iflbölümü üzerinde flekillenen toplumsal
cinsiyet rolleri kad›nlar›n ev iflleri ve çocuk bak›m›ndan sorumlu görülmesi nedeniyle ifl-
––––––––––––––––––––
21. Behar C. vd. (1999) Türkiye’nin F›rsat Penceresi, Demografik Dönüflüm ve ‹zdüflümü. TÜS‹AD, ‹stanbul,
s.60
22. Ba¤›ml›l›k oran› 15-64 yafl grubundaki her 100 kifli için 0-14 yafl ve 65 ve daha yukar› yafl gruplar›ndaki
kifli say›s› olup 2000 y›l›nda 55.1’dir (D‹E a.g.y. s.48)
23. DPT, 2007 Y›l› Program›, s.181
14
gücü piyasas›na ç›kmas›n›, ifl aramas›n› büyük ölçüde engellemektedir.24 Özellikle düflük
e¤itimli ve vas›fl› kad›nlar›n ev d›fl›nda gelir getirici ifller yapmas›, erke¤in aileyi geçindiren
aile reisi konumuna ve aile içindeki egemenli¤ine karfl› bir tehdit olarak alg›-
land›¤›ndan kad›na veya genç k›za çal›flma izni verilmemektedir. Ancak kad›nlara sunulan
ifllerin s›n›rl›l›¤› ve koflullar›n›n a¤›rl›¤›, ücretlerinin azl›¤› çal›flmay› kad›nlar aç›s›ndan
da cazip olmaktan ç›karmaktad›r. Özellikle lise mezunu olan genç k›z ve kad›nlar›n
iflgücüne kat›l›m oranlar›n›n düflüklü¤ü çal›flmaya haz›r ancak ifl bulamad›¤› için eve geri
çekilmifl genifl bir kad›n iflgücü rezervinin varl›¤›na iflaret etmektedir.
Demografik geliflmeler ba¤lam›nda kentlerin nüfus yap›s›na bak›ld›¤›nda, 2006 y›-
l›nda toplam nüfusun %67,9’u kentlerde yaflamaktad›r.25 1990-2000 aras›nda flehir nüfusunun
y›ll›k art›fl h›z› iç göçlere ba¤l› olarak binde 26.8 iken köy nüfusunun y›ll›k art›
fl h›z› binde 4.2’dir.26 Kentsel nüfusun pay›n›n daha da artmas› süre giden iç göçlere
ba¤l› olarak kaç›n›lmaz görünmektedir. Ülke içindeki göç hareketleri Orta, Kuzey, Do-
¤u ve Güneydo¤u Anadolu’dan Bat› ve Güney Anadolu bölgelerine yöneliktir. Nüfus
kaybeden alanlar ile nüfus kazanan alanlar aras›nda ciddi bölgesel geliflmifllik farklar›
ortaya ç›kmakta veya mevcut farkl›l›klar pekiflmektedir. Böylece kentleflme sorunlar› sadece
göç alan yerlerde altyap› ve iflgücü piyasas› sorunlar›n›n a¤›rlaflmas› olarak de¤il,
ayn› zamanda göç vererek nüfus, genç iflgücü, beceri ve sermaye kaybeden kentler ve
köyler için de ortaya ç›kmaktad›r.
2.2. Nüfusun E¤itim Düzeyi
2006 Hanehalk› ‹flgücü ‹statistiklerine göre kurumsal olmayan çal›flma ça¤›ndaki
nüfus içerisinde kad›nlar›n %19.6’s›, erkeklerin %4’ü, okuma-yazma bilmemektedir.
Türkiye, kad›n okur yazarl›¤› ve k›z çocuklar›n›n okula devam› bak›m›ndan benzer geliflmifllik
düzeyindeki ülkelere göre çok daha gerilerdedir. Okullaflma oran› y›llar itibariyle
art›fl e¤ilimi içinde olsa da, hala düflüktür ve bu durum kad›nlar›n iflgücüne kat›lma
oranlar› ve iflgücü piyasas›na kat›l›m biçimlerini de belirlemektedir.
Türkiye’de 2006’da lise alt› e¤itim görmüfl olanlar›n oran› kad›nlarda %60.4, er-
––––––––––––––––––––
21. TÜ‹K taraf›ndan yap›lan 2006 Zaman Kullan›m Anketinin sonuçlar›na göre Türkiye genelinde 15 yafl ve
üzerindeki kad›nlar›n günlük olarak hanehalk› ve ev bak›m›na harcad›¤› zaman 5 saat 17 dakika iken, erkeklerinki
sadece 51 dakikad›r. Çal›flmayan erkeklerin bu amaçla harcad›¤› süre 1 saat 12 dakika, kad›nlar›
n ise 5 saat 43 dakikad›r. Kad›nlar aç›s›ndan çal›flt›klar› zaman da durum pek de¤iflmemektedir, günlük
harcad›klar› süre 4 saat 3 dakika iken erkeklerde sadece 43 dakikad›r. Bu durum özellikle gelir getirici bir
iflte çal›flan kad›nlar›n omuzlar›ndaki yükün a¤›rl›¤›n› ve ev kad›nl›¤›n› neden tercih ettiklerini göstermektedir.
(Haber Bülteni 119, Temmuz 2007)
25. TÜ‹K 2006, s.78
26. D‹E 2003, s.28
15
keklerde %64.4’dür. Kad›nlar›n %14.2’si ve erkeklerin %22.2’si lise ve dengi okul mezunudur.
Yüksek ö¤retim aç›s›ndan söz konusu oranlar kad›nlarda %5.8 ve erkeklerde
%9.3’dür.27 Kad›n nüfusun yaklafl›k %80’i ve erkek nüfusun yaklafl›k %70’inin lise alt›
e¤itim görmüfl veya hiç e¤itim görmemifl olmas› Türkiye’de genel nüfusun e¤itim düzeyinin
düflüklü¤ünün aç›k bir göstergesidir. Ancak nüfusun e¤itim düzeyi özellikle
okumaz yazmazl›k aç›s›ndan Türkiye’de bölgeler aras›nda büyük farkl›l›k göstermekte,
bu farkl›l›k ülkenin bat›s› ve do¤usu aras›nda özellikle kad›nlar aç›s›ndan çarp›c› bir hal
almaktad›r. Örne¤in 2005’de Marmara bölgesinde sanayileflmenin merkezindeki Kocaeli,
Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova illerini kapsayan bölgede 15 yafl üzeri kad›n nüfusun
içinde okuma yazma bilmeyenlerin oran› %13.1 iken Türkiye’nin en geri kalm›fl güneydo¤
u bölgesindeki Mardin, Batman, fi›rnak, Siirt illerindeki 15 yafl ve üzeri kad›n nüfusun
içinde okuma yazma bilmeyenlerin oran› %45.7’dir. Bu illerde okuma yazma bilmeyen
erkek oran› %9.5’le ülke ortalamas›n›n üzerinde olsa bile çarp›c› olan kad›nlar aras›
nda okumaz yazmazl›k oran›n›n yüksekli¤idir.28 Bölgenin geri kalm›fll›¤› kendini kad›
nlar için e¤itim ve istihdam f›rsatlar›n›n yoklu¤unda somutlamaktad›r.
Okullaflma oranlar›na bak›ld›¤›nda zorunlu olan ilkö¤retimde bile önemli bir ça¤
nüfusunun d›flar›da kald›¤› ve oranlar›n ilkö¤retim sonras›nda daha da yükseldi¤i görülmektedir.
Ancak buna geçmeden önce Türkiye’de okul öncesi e¤itimin yetersizli¤i üzerinde
durmak gerekmektedir. 2004-2005 y›l›nda okul öncesi e¤itiminden yararlanan çocuk
say›s› 435 bin olup okullaflma oran› %15.2’dir. Okul öncesi e¤itimde Sekizinci Befl
Y›ll›k Kalk›nma Plan›n›n hedefi olan %25 seviyesine 640 849 çocukla 2006-2007’de
ulafl›lm›flt›r.29 Çocu¤un geliflimi bak›m›ndan oldu¤u kadar kad›n istihdam› aç›s›ndan da
büyük önem tafl›yan okul öncesi e¤itimin kamusal bir hizmet olarak yayg›nlaflmas› zorunluluktur
ve bunun için MEB bütçesinin ve bu bütçe içinde okul öncesi e¤itime ayr›-
lan pay›n artmas› gerekir. 0-3 yafl aras›ndaki çocuklar›n bak›m hizmetlerine yönelik
krefl, çocuk yuvas›, gündüz bak›mevi gibi tesisler ise son derece s›n›rl› say›dad›r.
––––––––––––––––––––
27. TÜ‹K, Hanehalk› ‹flgücü ‹statistikleri 2006, s.36
28. TÜ‹K, Hanehalk› ‹flgücü ‹statistikleri 2005, s.142, 151
29. DPT, 2006 Y›l› Program›, s.137.
16
Türkiye ilkö¤retim düzeyinde bile tam okullaflmay› sa¤layamam›flt›r. 2006’da okul
ça¤›ndaki k›z çocuklar›n %12.1’i, erkek çocuklar›n %7.7’si ilkö¤retim d›fl›ndad›r. E¤itim-
ö¤retimin en temel kademesine kat›lamayan yüz binlerce çocu¤un varl›¤› çok ciddi
bir sorundur. Okullaflma oranlar› orta ve yüksek ö¤retim düzeyinde iyice düflmekte ve
her kademedeki e¤itim-ö¤retim kurumlar›nda k›z ö¤rencilerin okullaflma oran› erkek ö¤-
rencilerin gerisinde kalmaktad›r. 2002 Hanehalk› Bütçe Anketine göre hiç okula gitmeyen
çocuklar›n %72.2’si k›z çocuklar›d›r.30 ‹lkö¤retimde neden baz› çocuklar›n okul d›-
fl› kald›klar›n›n cevaplar›n› D‹E’nin 1999 Çocuk ‹flgücü Anketi Sonuçlar›ndan görmek
mümkündür. Buna göre okul d›fl› kalmada k›r ve kent aras›nda ve k›z ile erkek çocuklar
aras›nda önemli farklar vard›r. 1999’da ilkö¤retim ça¤›ndaki k›z çocuklar›n k›rda
%17.3’ü ve kentte %13.0’ü okul d›fl›ndad›r. Bu oranlar erkek çocuklar için s›ras›yla
%10.7 ve %8.1’dir. Yafl gruplar›na göre ayr›flt›r›ld›¤›nda 6-11 yafl›ndaki k›z çocuklar›n
kentte %9.6’s› , k›rda %9.3’ü okula gidemezken, 12-14 yafl aras›ndaki k›zlarda bu oran
kentte %20.2 ve k›rda %32.7’ye ç›kmaktad›r. Ataerkil zihniyet ve toplumsal cinsiyet rolleri
ergenlik ça¤›na gelen k›z çocuklar›n okul d›fl› kalmas›nda belirleyicidir.
‹lkö¤retim
K›z
Erkek
Ortaö¤retim
K›z
Erkek
Yüksek ö¤retim
K›z
Erkek
2005/2006
87.1
92.3
51.9
61.1
17.4
20.2
2006/2007
87.9
92.3
52.2
60.7
Tablo 2.2: Net Okullaflma Oran› *
* Net okullaflma oran› teorik yafl grubundaki ö¤renci say›s›n›n teorik yafl grubundaki toplam nüfusa bölünmesiyle
bulunur. Söz konusu yafl gruplar› ilkö¤retim için 6-13, ortaö¤retim için 14-16 ve yüksek ö¤-
retim için 17-21’dir. Kaynak TÜ‹K, Türkiye ‹statistik Y›ll›¤› 2006, s.106
––––––––––––––––––––
30. DPT, 2006 Y›l› Program›, s.137
17
K›z ve erkek çocuklar için öncelikle dile gelen üç neden okul masraflar›n›n yüksekli¤
i, okula ilgi duyulmamas› ve uygun okulun olmamas›d›r. Bunlar› izleyen nedenler
aras›nda geleneksel cinsiyetçi iflbölümü ve zihniyet çerçevesinde ailesine ev ifllerinde
yard›m etmek, kardefllerine bakmak ve ailenin izin vermemesi kentte k›z çocuklar›n›n
%18.5’inin ve k›rda %20.8’inin okul d›fl› kalmas›nda etkili olmaktad›r. Oysa söz konusu
nedenler erkek çocuklar için kentte %3.9, k›rda %8.7’yle oldukça önemsizdir. Okul
masraflar›n›n yüksekli¤i k›z çocuklar aç›s›ndan hem kent hem k›rda erkek çocuklara k›-
yasla daha yüksek oranda dile getirilmifl bir nedendir. En alt sosyoekonomik statüdeki
hanelerde erkek çocuklar›n okula devam etmeme oran› %14.4’ken, k›z çocuklarda
%23.5’dir. Oysa en üst sosyoekonomik düzeye sahip ailelere k›z ve erkek çocuklar›n
okula devam etme oranlar› eflit düzeydedir. Aile geliri düfltükçe k›z çocuklar daha dezavantajl›
konuma gelmekte ve k›t kaynaklar erkek çocuktan yana kullan›lmaktad›r.31
2006’da ILO deste¤iyle yap›lan çocuk iflgücü araflt›rmas›n›n bulgular›na göre
6-17 yafl aras›ndaki çocuklar›n %43.1’i ev ifllerinde yard›mc› olmaktad›r ve ev ifli yapan
7 004 bin çocu¤un %61.2’si k›z çocuklar›d›r (4 289 bin). K›zlar›n e¤itim-ö¤retim haklar›
ndan yararlanmas›n› engelleyen cinsiyete dayal› iflbölümünün k›z çocuklar›n yaflam›ndaki
belirleyici etkisi bir kez daha ortaya ç›kmaktad›r.32
Okula devam etmeme nedeni
Uygun okulun olmamas›
Okula ilgi duymamas›
Okul masraflar›n›n yüksek olmas›
Ailesine ev ifllerinde yard›m etmek zorunda olmas›
Ailesinin izin vermemesi
Kardefllerine bakmak zorunda olmas›
Hanehalk›n›n ekon. faaliyetlerine yard›m etmek zorunda
Ücretli çal›flmak zorunda olmas›
K›z
10.0
17.8
30.2
6.5
9.8
2.2
0.6
0.4
Kent K›r
Erkek
18.4
19.0
25.3
0.3
2.5
0.9
0.9
2.5
K›z
11.5
25.4
21.9
10.2
5.9
4.7
0.2
0.
Erkek
14.9
28.0
12.8
2.8
8.0
0.0
0.7
2.8
Tablo 2.3: Çocuklar›n Okula Devam Etmeme Nedenleri 1999 (%)
Kaynak: fiahabettino¤lu vd. 2002
––––––––––––––––––––
31. fiahabettino¤lu M., vd. (2002) “Çocuklar›n Temel E¤itime Kat›lmas›n› Sosyoekonomik Engelleri ve Destekleri”,
Türkiye’de Çal›flan Çocuklar Semineri, 29-31 May›s 2001, D‹E Yay›n›, Ankara.
32. TÜ‹K Haber Bülteni, Çocuk ‹flgücü Araflt›rmas› 2006, Say› 61, 20.4.2007.
18
Burada her e¤itim kademesinde k›zlar›n oran›n›n erkeklerinkinden düflük oldu¤u
görülmektedir. Ancak dikkat çekici olan ilkö¤retimde k›z mezunlar›n oran›n›n k›z ö¤-
rencilerin oran›ndan hafifçe düflükken, di¤er düzeylerde k›z mezunlar›n oran›n›n k›z ö¤-
rencilerin oran›ndan biraz yüksek olmas›d›r. ‹lkö¤retimde sekiz y›l› tamamlamadan, 6.-
7.s›n›fta aileleri taraf›ndan okuldan al›nan k›z ö¤rencilerin bulunmas› muhtemelen bu
farka yol açarken, daha üst düzey e¤itim kurumlar›nda k›z ö¤rencilerin erkeklerden daha
baflar›l› olmas› mezunlar aras›ndaki oranlar›n› yükseltmektedir.
2.3. Nüfusun Ekonomik Nitelikleri
Türkiye’de kad›nlar›n düflmekte olan iflgücüne kat›l›m oranlar› ve mutlak olarak
gerileyen istihdam say›lar› istihdams›z büyümenin esas yükünü kad›nlar›n tafl›d›¤›n› ortaya
koymaktad›r. Dolay›s›yla kad›n istihdam›ndan söz edildi¤i vakit ayn› zamanda bak›
lmas› gereken iflgücü d›fl›nda kalan kad›nlar›n durumudur. Türkiye genelinde iflgücündeki
her dört kifliden biri, kentlerde her befl kifliden biri ve k›rda her üç kifliden biri kad›
nd›r.
2.3.1. ‹flgücüne Kat›lma Oran›
2006’da 15 ve daha yukar› yafltaki toplam iflgücü 24 776 bin kifli olup, genel iflgücüne
kat›lma oran› %46.8’dir. Toplam iflgücünün ise 6 480 bini kad›n, 18 297 bini erkektir,
iflgücündeki her dört kifliden biri kad›nd›r (%26.1). ‹flgücüne kat›lma oran› kad›nlarda
%24.9 ve erkeklerde %71.5’dir. Arada büyük fark vard›r ve erkeklerin iflgücüne
kat›lma oranlar› y›llar itibariyle çok s›n›rl› biçimde azal›rken, kad›nlar›nki sürekli düflmektedir.
Afla¤›daki tablodan görülece¤i üzere 1995-2006 aras›ndaki on bir y›ll›k dönemde
kad›nlar›n iflgücüne kat›l›m oran› k›rda %49.3’den 2006’da %33’e düflmüfltür. Bu
düflüfl tar›mda azalan istihdamla yak›ndan ba¤lant›l›d›r. Çünkü esas olarak tar›mda yo-
‹lkö¤retim
Ortaö¤retim
Genel lise
Mesleki/teknik lise
Yüksek ö¤retim
Toplam
Ö¤renci
10 673 935
3 258 254
2 075 617
1 182 637
2 181 217
K›z ö¤rencilerin
oran› (%)
47.4
43.0
45.9
38.1
42.4
Mezun
1 108 986
645 328
410 109
235 219
316 128
K›z mezunlar›n
oran› (%)
46.0
45.4
48.6
39.7
43.5
Tablo 2.4: Okullardaki ö¤rencilerin ve mezunlar›n cinsiyete göre
da¤›l›m› (2005/06)
Kaynak: TÜ‹K, Türkiye ‹statistik Y›ll›¤› 2006, s.107-109
19
¤unlaflan kad›n eme¤i, tar›mdaki istihdam daralmas›na ba¤l› olarak iflgücü d›fl›na ç›kmaktad›
r. Kentlerde kad›n iflgücündeki art›fl bu azalmay› telafi edici boyutlarda de¤ildir.
Nitekim on bir y›ll›k dönemde kentlerde kad›nlar›n iflgücüne kat›l›m oran› %17.1’den
sadece %19.9’a ç›km›flt›r. Asl›nda erkeklerin iflgücüne kat›l›m oranlar› da k›rsal yerleflimlerde
tar›msal istihdam›n gerilemesine ba¤l› olarak düflmüfltür, ancak bu düflüfl kad›nlar›
nkine k›yasla daha s›n›rl›d›r. Kentlerde gözlenen düflüfl ise oransal olarak çok daha
küçüktür.
Özetle Tablo 2.5’e göre 2006’da kentlerde iflgücüne dahil olan her befl kifliden biri
(%21.8) kad›nd›r, buna karfl›l›k iflgücüne dahil olmayan her dört kifliden üçü (%73.0) kad›
nd›r. Yine her befl kad›ndan sadece biri (%19.9) iflgücündedir. Kad›nlar›n durumu beflte
birli¤in ötesine geçememektedir. Oysa erkeklerde iflgücüne kat›l›m oran› %70.8’dir.
K›rda ise iflgücüne dahil olan her üç kifliden biri (%32.7) kad›nd›r. ‹flgücüne dahil
olmayanlar›n da kentte oldu¤u gibi dörtte üçü (%72.4) kad›nd›r. Her üç kad›ndan biri
(%33) iflgücündedir. K›rda kad›nlar›n iflgücüne kat›l›m oran›nda gözlenen h›zl› düflüflün
gerisinde son 10-15 y›ld›r uygulanan tar›m politikalar›n›n k›rsal istihdama etkisinin büyük
rolü vard›r. 2006 itibariyle k›rda ve kentte iflgücündeki kad›n say›s› birbirine çok
yaklaflm›flt›r. Toplam kad›n iflgücünün yar›s› k›rda yar›s› kentte iken, erkek iflgücünün
üçte birinden biraz fazlas› (%36.4) k›rda, yaklafl›k üçte ikisi kenttedir.
1995-2006 döneminde iflgücüne dahil olmayan kad›n say›s› k›rsal yerleflimlerde
yaklafl›k 2 milyon kifli artarken, erkeklerde 1 milyon kifli artm›flt›r. Kentlerde ise iflgücüne
dahil olmayan kad›n say›s› 3 milyon kifliden fazla artarken, erkeklerde bu art›fl yaklafl›
k 1.8 milyon kiflidir. K›rda erkeklerin iki kat›, kentte erkeklerin 1.7 kat› kad›n iflgücü
d›fl›na ç›km›flt›r.
Kentlerde kad›nlar›n yaklafl›k üçte ikisi ev iflleriyle meflgul oldu¤u için iflgücüne
dahil de¤ildir. Onu çok daha geriden e¤itim-ö¤retime devam etme, özürlü, yafll› veya
hasta olma, emeklilik ve di¤er nedenler takip etmektedir. Bu gruplar›n d›fl›nda 1 105 bin
kad›n (%5.6) ifl aramay›p çal›flmaya haz›r konumda olarak iflgücü d›fl›ndad›r. Bu konu
20
Kad›nlar ve erkeklerin iflgücü d›fl›nda kalma nedenleri afla¤›daki tabloda ele al›nmaktad›
r.
Toplam iflgücü
Kad›n iflgücü
Erkek iflgücü
Toplam iflgücüne kat›l›m oran› (%)
Kad›n iflgücüne kat›l›m oran› (%)
Erkek iflgücüne kat›l›m oran› (%)
‹flgücüne dahil olmayan nüfus
‹flgücüne dahil olmayan kad›n
‹flgücüne dahil olmayan erkek
K›r
11 853
4 446
7 407
66.2
49.3
83.3
6 053
4 567
1 486
1995 2000 2005 2006
Kent
10 714
2 043
8 672
45.5
17.1
74.5
12 835
9 871
2 964
K›r
10 902
3 809
7 093
58.7
40.2
77.9
7 679
5 669
2 011
Kent
12 176
2 379
9 797
44.1
17.2
70.9
15 454
11 439
4 015
K›r
10 167
3 310
6 857
53.1
33.7
73.5
8 981
6 506
2 476
Kent
14 398
3 043
11 356
45.5
19.3
71.5
17 279
12 759
4 520
K›r
9 894
3 237
6 657
52.2
33.0
72.2
9 057
6 560
2 497
Kent
14 882
3 243
11 640
45.5
19.9
70.8
17 835
13 028
4 807
Tablo 2.5: 1995-2006 döneminde iflgücünün durumu
Kaynak: D‹E, H‹A Sonuçlar›, Ekim 1995, TÜ‹K, H‹‹ 2005:12-13, HII 2006, www.tuik.gov.tr
Türkiye
‹flgücüne dahil olmayan nüfus
‹fl aramay›p çal›flmaya haz›r olan
Mevsimlik çal›flan
Ev iflleriyle meflgul
E¤itim/ö¤retime devam ediyor
Emekli
Özürlü, yafll› veya hasta
Di¤er
Yüzde
100
5.6
1.6
64.8
7.9
2.9
10.4
6.3
Kad›n (Bin)
19 588
1 105
310
12 780
1 560
575
2 035
1 225
Erkek (Bin)
7 304
984
101

2 030
2 456
1 258
475
Yüzde
100
13.5
1.4

27.8
33.6
17.2
6.5
Tablo 2.6: Nedene göre iflgücüne dahil olmayanlar 2006
Kaynak: TÜ‹K Hanehalk› ‹flgücü Anketi Dönemsel Sonuçlar›, www.tuik.gov.tr
21
kad›n iflsizli¤iyle birlikte tekrar ele al›nacakt›r. Erkekler aras›nda ev iflleriyle meflgul hiç
kimsenin olmamas› cinsiyete dayal› iflbölümünün gücünü göstermektedir. Bunun bir di-
¤er yans›mas› sosyal güvenlik kapsam›nda gelir getirici bir iflte çal›flarak emekli olan kad›
nlar›n son derece düflük olan oran› karfl›s›nda erkeklerin üçte birinin emeklilik nedeniyle
iflgücü d›fl›nda bulunmas›d›r. Bir ömür boyu evde gündelik hayat›n yeniden üretimi
için çal›flan kad›nlar›n karfl›l›ks›z emekleri sonucunda emeklilik hakk›na kavuflmalar›
söz konusu de¤ildir. Bir di¤er çarp›c› fark e¤itim-ö¤retim nedeniyle iflgücü d›fl›nda kalan
1 560 bin kad›na k›yasla ayn› nedenle iflgücü d›fl›nda kalan erkek say›s›n›n 470 bin
kifli fazla olmas›d›r. Bu durum k›z ve erkeklerin ilk, orta, yüksek ö¤retim düzeyindeki
okullaflma oranlar› aras›ndaki a盤›n sonucudur.
Da¤›l›m k›r ve kent ayr›m› temelinde 2006 y›l› için ele al›nd›¤›nda, geçmiflte kendi
hesab›na çal›flan çiftçi hanelerindeki kad›nlar›n ücretsiz aile iflçisi olarak kay›tlara
geçti¤i dönemlerin geride kald›¤› görülür. 2006’da k›rda 3 237 bin kifli olan kad›n iflgücünün
iki kat› miktarda kad›n (6 560 bin) iflgücü d›fl›ndad›r ve bunun üçte ikisine yak›n
kesimi ev kad›n› konumundad›r. K›rda e¤itim/ö¤retime devam etti¤i için iflgücü d›fl›nda
kalan kad›nlar kente göre daha düflük orandad›r. Kentte emeklilik nedeniyle iflgücü d›-
fl›nda olanlar›n yaklafl›k %4’le zaten düflük olan oran› ise k›rda %1’in de alt›na inmektedir.
K›rda özürlülük, yafll›l›k, hastal›k nedeniyle iflgücü d›fl›nda olanlar›n oran› kentte bu
nedenle iflgücü d›fl›nda olanlar›n oran›n›n iki kat›ndan fazlad›r. Bütün bunlar kad›nlar
aç›s›ndan k›rdaki koflullar›n a¤›rl›¤›na iflaret etmektedir.
‹flgücüne kat›lma oran› yafl da¤›l›m›na ve e¤itim düzeyine göre kad›nlar ve erkekler
aç›s›ndan farkl›l›k göstermektedir.
‹flgücüne dahil olmayan nüfus
‹fl aramay›p çal›flmaya haz›r olan
Mevsimlik çal›flan
Ev iflleriyle meflgul
E¤itim/ö¤retime devam ediyor
Emekli
Özürlü, yafll› veya hasta
Ailevi ve kiflisel nedenler
Di¤er
Yüzde
100
5.2
0.5
67.4
9.0
3.9
7.1
5.0
1.7
Kent (Bin)
13 028
683
66
8 783
1 174
511
930
656
225
K›r (Bin)
6 560
420
243
3 997
386
64
1 105
254
89
Yüzde
100
6.4
3.7
60.9
5.9
0.9
16.8
3.9
1.3
Tablo 2.7: Nedene göre iflgücüne dahil olmayan kad›nlar 2006
Kaynak: TÜ‹K H‹‹ 2006, s.40-41
22
Kad›nlarda Türkiye genelinde en yüksek iflgücüne kat›l›m oran› %31.4 ile 20-24 yafl
grubundad›r. Kentlerde bu oran söz konusu yafl grubunda %29.6 ile en yüksek düzeyindedir
ve iflgücüne kat›l›m oran› 20-24 yafl grubunda zirveye ulaflt›ktan sonra azalma e¤ilimine
girmektedir. Kentlerde yaflayan 25-49 yafl aras›ndaki kad›nlar›n ortanca ilk do¤um
yafl› 22.1’dir ancak lise ve üzeri e¤itim alm›fl kad›nlar›n ortanca ilk do¤um yafl›n›n 25’ten
Kad›n
15-19
20-24
25-34
35-54
55+
Erkek
15-19
20-24
25-34
35-54
55+
Türkiye
24.9
17.7
31.4
31.0
27.5
11.7
71.5
35.5
72.1
93.1
85.3
35.1
Kent
19.9
13.8
29.6
28.2
19.3
3.4
70.8
33.0
70.6
94.3
84.3
24.4
K›r
33.0
23.5
34.9
36.8
41.9
21.0
72.7
40.6
75.3
90.3
87.0
47.2
Tablo 2.8:Genifl yafl grubuna göre iflgücüne kat›l›m oran› (2006)
Kaynak: TÜ‹K, H‹‹ 2006, s.33-35
100
90
80
70
60
50
40
30
20
10
0
15-19
‹flgücüne kat›l›m oran› – Türkiye
20-24 25-34
KADIN
ERKEK
35-54 55+
23
yüksek olmas›33 ve bu gruptaki kad›nlar›n iflgücüne kat›l›m oranlar›n›n göreli yüksekli¤i
iflgücüne kat›l›mda zirveye 20-24 yafl grubunda ulafl›lmas›n› aç›klamaktad›r. Çocuk sahibi
olan kad›nlar›n bir k›sm› ilerleyen yafl gruplar›nda iflgücünden ayr›lmaktad›r. Kad›nlar›
n evlenmesine ve çocuk sahibi olmas›na ba¤l› olarak iflgücü piyasas›ndan çekildikleri ve
çocuklar›n okul yafl›na gelmesiyle birlikte iflgücü piyasas›na k›smen geri döndükleri iki
zirveli e¤riden farkl› olarak tek zirveli e¤ri karfl›m›za ç›kmaktad›r.
K›rda iflgücüne kat›l›m oran› kad›nlar için yaflla birlikte artma e¤ilimi göstermekte,
15-19 yafl grubunda %23.5 olan oran en yüksek düzeyine 35-54 yafllar› aras›nda %41.9
ile ulaflmakta ve 55 yafl›ndan sonra azalmaktad›r. K›rda yaflayan 25-49 yafl›ndaki kad›nlarda
ortanca ilk do¤um yafl› 21.1’dir ve e¤itimi olmayan veya ilkokul mezunu kad›nlarda
20.1’e düflmektedir.34 K›rda kad›nlar çocuk sahibi olmalar›ndan ba¤›ms›z olarak üretime
kat›ld›klar› için iflgücüne kat›l›m oranlar› 20-34 yafl grubunda %36.1 olup, 35-54
yafl aras›nda %42’ye ulaflmaktad›r. Kad›n›n do¤urganl›k ifllevinin giderek azald›¤› bu
dönem üretime en yüksek düzeyde kat›ld›¤› dönem olmaktad›r.
Erkeklerde iflgücüne kat›l›m oran› 20-24 yafl grubunda h›zl› bir art›fl göstermekte,
hem k›rda hem kentte zirveye 25-34 yafl grubunda ulaflmaktad›r. Erkekler aç›s›ndan k›-
r›n kentten fark›, 15-19 yafl grubu ile 55 üstü yafl grubunda k›rda erkeklerin kente göre
oldukça yüksek olan iflgücüne kat›l›m oranlar›d›r. Bu durum k›rda gençlerin e¤itim ve
yafll›lar›n emeklilik imkanlar›ndan yararlanmalar›n›n k›s›tl›l›¤›na ba¤l›d›r. Kentsel yerleflimlerde
15-19 yafl aras›ndaki erkeklerin iflgücüne kat›lma oran›n›n 1989-2006 aras›nda
%53.1’den %33’e düflmesi okullaflmaya (lise e¤itimi) ba¤lanabilir. 20-24 yafl grubundakilerin
iflgücüne kat›lma oranlar›n›n %83.5’den %70.6’ya düflmesi de ayn› flekilde
üniversiteye devam eden erkeklerin say›s›n›n artmas›na ba¤lanabilir.
E¤itim durumu itibariyle iflgücüne kat›lma oranlar›na bak›ld›¤›nda bilinen ve s›k tekrarlanan
bir gerçek bir kez daha a盤a ç›kmaktad›r: kad›nlar›n e¤itim durumu ile iflgücüne
kat›l›m oranlar› aras›nda paralel bir iliflki vard›r. Bu durum k›rda daha az belirgin olsa da,
kentte e¤itim düzeyi artt›kça kad›nlar›n iflgücüne kat›l›m oranlar›n›n art›fl› çok belirgin görünmektedir.
E¤itim sadece iflgücünün üretkenli¤ini art›rarak ücret düzeylerinin yükselmesine
imkan tan›mamakta, ataerkil zihniyet yap›lar›n› zay›flatarak kad›nlar›n iflgücüne kat›lmas›
na toplum nezdinde meflruiyet sa¤lamaktad›r. Dikkat çekici olan, lise alt› e¤itimliler
ile lise ve dengi meslek okulu mezunlar›n›n iflgücüne kat›l›m oranlar›n›n düflüklü¤üdür.
Önce Türkiye’de ilk ve orta ö¤retimin genç k›z ve kad›nlar› iflgücü piyasas›nda de¤erlendirebilecekleri
becerilerle donatmad›¤› gerçe¤inin alt›n› çizmek gerekir. Yeni yarat›lan ifllerin
say›ca s›n›rl›l›¤›n›n yan› s›ra geleneksel ataerkil kültürel de¤erler çerçevesinde kad›n-
––––––––––––––––––––
33. HÜNEE 2004, s.58
34 HÜNEE 2004, s.58
Tablo 2.9: E¤itim durumu itibariyle iflgücüne kat›l›m 2006
Kaynak: TÜ‹K H‹‹ 2006, s.36-38
24
lara uygun görülmeyen ifllerde çal›flmalar›na izin verilmemesi özellikle küçük yerleflim
yerlerinde kad›nlar›n istihdam imkanlar›n› iyice k›s›tlamaktad›r.
Cinsiyete dayal› iflbölümü e¤itim düzeyi düflük kad›nlar›n kentlerde iflgücü piyasas›
na kat›l›m›n› kad›nlar›n bireysel kararlar›n›n ötesinde büyük ölçüde ailenin erkek bireylerinin
ald›¤› kararlara ba¤l› k›lmaktad›r.35 ‹flgücüne kat›l›m bak›m›ndan evlili¤in
çok belirleyici bir etkiye sahip oldu¤u görülmektedir. Evli olmayan kad›nlar›n iflgücüne
kat›lma oranlar› evli olanlar›nkinden daha yüksektir. 2006’da iflgücüne kat›l›m oranlar›
evli kad›nlar için %23.1, bekar kad›nlar için %34.3 ve boflanm›fl kad›nlarda %42.1’dir.36
Kocan›n gelir düzeyi ve kar›s›n›n çal›flmas› karfl›s›ndaki negatif tutumu oranlar›n düflüklü¤
ünde etkili olmaktad›r. Düflük e¤itim düzeyine sahip kad›nlar›n iflgücüne kat›l›mlar›-
n›n s›n›rl› kalmas›n›n bir di¤er önemli nedeni ise bu kesimin istihdam edildi¤i düflük vas›
fl› ve a¤›r çal›flma koflullar›na sahip ifllerin düflük ücret düzeyleridir. Evli ve çocuk sahibi
kad›nlar aç›s›ndan özellikle çocuk bak›m› için kamusal hizmet kurumlar›n›n yoklu-
¤u, sorunu bireysel düzeyde aile büyüklerinin yard›m›n› alarak çözebilenlerin d›fl›ndakilerin
özel hizmetlerden fiyatlar›n›n yüksekli¤i nedeniyle yararlanamamas›na dolay›s›yla,
çocuklar›na bakmak üzere evde kalmas›na yol açmaktad›r.37
––––––––––––––––––––
35. Eyübo¤lu A. vd. (2000), Kentlerde Kad›nlar›n ‹fl Yaflam›na Kat›l›m Sorunlar›n›n Sosyo-ekonomik ve Kültürel
Boyutlar›, KSSGM, Ankara.
Demirel A. vd.(1999) Çal›flmaya Haz›r ‹flgücü Olarak Kentli Kad›n ve De¤iflimi, KSSGM, Ankara.
36. TÜ‹K Hanehalk› ‹flgücü ‹statistikleri 2006, s.36
37. Ansal H. vd. (2000) Türkiye Emek Piyasas›n›n Yap›s› ve ‹flsizlik, Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih
Vakf›, ‹stanbul, s.57-58
Kad›n
Okuma yazma bilmeyen
Bir okul bitirmeyen
‹lkokul mezunu
Ortaokul vd. okul mezunu
Genel Lise mezunu
Lise dengi meslek okul mezunu
Yüksek ö¤retim
Erkek
Okuma yazma bilmeyen
Bir okul bitirmeyen
‹lkokul mezunu
Ortaokul vd. okul mezunu
Genel Lise mezunu
Lise dengi meslek okul mezunu
Yüksek ö¤retim
Türkiye
24.9
16.2
19.5
23.1
23.9
28.2
37.0
69.8
71.5
40.4
50.6
77.3
83.0
67.9
81.1
84.1
K›r
33.0
25.6
30.3
38.2
33.7
30.3
43.0
69.8
72.7
43.7
51.2
79.3
84.0
73.7
83.6
87.9
Kent
19.9
5.6
10.1
13.3
20.4
27.6
35.6
69.8
70.8
36.4
50.1
75.9
82.4
65.9
80.2
83.3
25
Erkekler aç›s›ndan okuma yazma bilmeyenler hariç tutulacak olursa, e¤itim düzeyiyle
iflgücüne kat›lma oran› aras›nda çok büyük fark yoktur. Kuflkusuz oran yüksek ö¤-
retim görmüfllerde en yüksek düzeye ç›kmaktad›r ama di¤er e¤itim düzeylerinde de yüksektir.
Kad›nlar aç›s›ndan e¤itim düzeyi artt›kça iflgücüne kat›l›m artmaktad›r. Ancak lise
ve dengi meslek okulu bitirmifl kad›nlar›n iflgücüne kat›l›m oran›n›n sadece %30’lar
civar›nda olmas› gerek genel gerekse mesleki liselerde verilen e¤itimin istihdama haz›rlama
potansiyelinin k›s›tl›l›¤›n›n ifadesidir.
‹flgücünün e¤itim düzeyine göre da¤›l›m› ele al›nd›¤›nda, 2006’da k›rda kad›n iflgücünün
%21.4’ü okuma yazma bilmemekte, %66.5’i da lise alt› e¤itim görmüfl bulunmaktad›
r, iki grubun toplam› %87.9’dur. Lise ve üstü e¤itim görmüfllerin oran› ise
%12.1’dir. Kentsel kad›n iflgücünün e¤itim düzeyine göre da¤›l›m›na bak›ld›¤›nda,
%4’ünün okuma yazma bilmedi¤i, %39.6’s›n›n lise alt› e¤itim, %27.8’inin lise ve dengi
e¤itim, %28.5’inin yüksek e¤itim sahibi oldu¤u görülür. Yani iflgücündeki kentli kad›
nlar›n %56.3’ünün e¤itim düzeyi lise ve üzeridir. Buna karfl›l›k lise ve üzeri e¤itim
görmüfl kentli erkek iflgücünün oran› %38’dir. Kentli kad›n iflgücünün e¤itim düzeyi erkeklerinkinden
yüksektir. K›rsal kesimde yayg›n olan küçük aile iflletmelerinde kad›nlar
e¤itim düzeyinden ba¤›ms›z olarak üretime kat›lmakta, gerek hane içindeki gerekse tar›
msal üretimdeki yükümlülükleri, maddi imkans›zl›klar, aile içindeki ataerkil iliflkiler
90
80
70
60
50
40
30
20
10
0
Okuma yazma bilmeyen
Okul bitirmemifl
‹lkokul
Ortaokul vd.
Genel Lise
Meslek Lisesi
Yüksek Ö¤retim
E¤itime Göre ‹flgücüne Kat›l›m 2
KADIN
ERKEK
26
ile zihniyet yap›lar› onlar› ilkokul/ilkö¤retim sonras› e¤itim kurumlar›na devam etmekten
al›koyan bafll›ca engeller olmaktad›r. Kentlerde ise kad›nlar›n iflgücü piyasas›n›n ihtiyaçlar›
n› karfl›layabilecek düzeyde e¤itim sahibi olmas› onlar›n iflgücüne kat›l›m›n› kolaylaflt›
rmakta, böylece lise ve üstü e¤itim alan kad›nlar›n say›s› ve toplam içindeki pay›
sürekli artmaktad›r.
Türkiye’de cinsiyet eflitli¤ini sa¤lamak için kad›nlar›n iflgücüne kat›l›m› önündeki
engelleri aflmak üzere flimdiye kadar oldu¤undan çok daha ciddi politikalar gelifltirilmesi
gerekmektedir. Kentlerde kad›nlar›n e¤itim düzeylerinin yükselmesine ba¤l› olarak
daha fazla ifl arayaca¤› ve kad›nlar›n iflsizlik oranlar›n›n önümüzdeki dönemde yükselece¤
i gerçe¤i karfl›s›nda kad›n iflsizli¤iyle mücadelenin kamusal politikalarda öne ç›kmas›
bir zorunluluktur.
2.3.2. ‹stihdam›n Geliflimi ve Ekonomik Faaliyet Alanlar›na
Göre Da¤›l›m›
Türkiye’de istihdam›n y›ll›k art›fl h›z› çal›flma ça¤›ndaki nüfusun y›ll›k art›fl h›z›n›n
gerisinde kald›¤›ndan istihdam›n çal›flabilir nüfusa oran› sürekli düflmektedir. 2006’da
15 yafl ve üzeri nüfus 51 668 bin kifli iken istihdam 22 330 bin kifli olup, istihdam oran›
%43’dür. Oysa bu oran 1963’de %65’dir. Söz konusu düflüfl bir yandan iflsizlik sorununu,
di¤er yandan iflgücüne kat›lma oran›ndaki düflmeyi yans›tan bir di¤er önemli soruna
iflaret etmektedir. Bu da ekonominin istihdam yaratma potansiyelinin s›n›rl›l›¤›d›r. Türkiye’de
1974-95 aras›nda ekonomik büyüme %4.3 gibi göreli yüksek bir oranda olmas›-
na ra¤men istihdamdaki büyüme çok daha s›n›rl› kalm›flt›r. Özellikle imalat sanayiinde
ihracata yönelik büyüme stratejileri, düflen reel ücretlere ve sanayinin emek yo¤un yap›-
s›na ra¤men önemli bir istihdam art›fl› sa¤lamam›flt›r. Bu durum tar›mdaki istihdam›n
azalmas›na ba¤l› olarak tar›m d›fl›na ç›kan iflgücünün kendi hesab›na çal›flan veya küçük
aile iflletmesi olarak enformel sektöre ve enformel istihdam biçimlerine kaymas›na neden
olmaktad›r.38
Bu durum izleyen dönemde daha da belirgin hale gelmifltir. 1995-2006 aras› dönemde
tar›m sektöründeki istihdam h›zla azal›rken sanayi istihdam› art›fl› s›n›rl› kalm›fl,
art›fl daha ziyade hizmet sektöründe ortaya ç›km›fl, enformel istihdam biçimleri yayg›nlaflm›
flt›r.
––––––––––––––––––––
38. Ansal vd. a.g.y. s.127-129
Tablo 2.10: 1995-2006 döneminde istihdam›n sektörel da¤›l›m›ndaki
geliflmeler (Bin)
Kaynak: TÜ‹K H‹‹ Ekim 1995, 2000, 2006
27
Toplam ‹stihdam Kad›n Erkek
Toplam
Tar›m
Yüzde
Sanayi
Yüzde
Hizmet
Yüzde
1995
20 912
9 205
%44.0
4 600
%22.0
7 106
%34.0
2000
21 580
7 769
%36.0
5 174
%24.0
8 637
%40.0
2006
22 330
6 088
27.3
5 674
25.4
10 569
47.3
1995
5 976
4 255
%71.2
572
%9.6
1 148
%19.2
2000
5 800
3 508
%60.5
763
%13.2
1 529
%26.4
2006
5 810
2 816
48.5
872
15.0
2 122
36.5
1995
14 935
4 950
%33.1
4 027
%27.0
5 958
%39.9
2000
15 780
4 261
%27.0
4 411
%27.9
7 108
%45.0
2006
16 520
3 272
19.8
4 802
29.1
8 446
51.1
80.00%
70.00%
60.00%
50.00%
40.00%
30.00%
20.00%
10.00%
0.00%
1995
Kad›n ‹stihdam›n›n›n Sektörel Da¤›l›m›
2000 2006
Tar›m
Sanayi
Hizmetler
60.00%
50.00%
40.00%
30.00%
20.00%
10.00%
0.00%
1995
Erkek ‹stihdam›n›n›n Sektörel Da¤›l›m›
2000 2006
Tar›m
Sanayi
Hizmetler
28
Tabloya göre on bir y›ll›k dönemde toplam istihdam sadece 1.418 bin kifli artm›flt›
r. Oysa ayn› dönemde 15 yafl ve üzeri çal›flma ça¤›ndaki nüfus 41.455 bin kifliden
51.668 bin kifliye ç›karak 10.213 bin kifli artm›flt›r. Kad›nlar için istihdam 166 bin kifli
gerilerken, erkeklerde art›fl 1.585 bin kiflidir. Kad›nlar aç›s›ndan tar›mdaki istihdam azalmas›
1.439 bin kifliye denk düflmektedir, bunun sonucunda tar›m›n toplam kad›n istihdam›
ndaki pay› %71.2’den %48.5’e inmifltir. Buna karfl›l›k sanayide 300 bin kiflilik, hizmetlerde
974 bin kiflilik, toplam 1.274 bin kiflilik art›fl vard›r ve bu art›fl tar›mdaki azalmay›
telafi etmemektedir. Hizmetlerin pay› %19.2’den %36.5’e, sanayinin pay›
%9.6’dan %15’e ç›km›flt›r. Erkekler için de tar›mdaki istihdam 1.678 bin kifli azalm›flt›
r. Tar›m›n toplam erkek istihdam›ndaki pay› %33.1’den %19.8’e inmifltir. Erkek istihdam›
sanayide 775 bin kifli, hizmetlerde 2.488 bin kifli artm›flt›r ve toplam art›fl tar›mdaki
azalmayla birlikte 1.585 bin kifli olmufltur. Hizmetlerin pay› %39.9’dan %51.1’e ç›-
karken, sanayinin pay›ndaki art›fl ise %27’den %29.1’e çok s›n›rl›d›r.
Ancak bu de¤erlendirmeler sektörel istihdam›n kendi iç da¤›l›m›ndaki de¤iflmeler
üzerinde durmaktad›r. Söz konusu dönemde çal›flma ça¤›ndaki nüfus da ciddi biçimde
artm›flt›r. ‹stihdam art›fl› tar›mdaki azalmay› bile karfl›layacak düzeyde olmad›¤›ndan iflgücüne
yeni girecek olanlar aç›s›ndan bunun ciddi bir cayd›r›c› etkisi bulunmaktad›r.
Dolay›s›yla kad›nlar için iflgücüne dahil olmayan nüfustaki art›fl bu on bir y›l içinde
14.438 binden 19.588 bine ç›karak %35.7 olmufltur. Yine iflgücüne dahil olmayan kad›nlar
içinde ifl aramay›p çal›flmaya haz›r olanlar 1995’de 107 bin kifli iken 2006’da 1.105
bin kifliye ç›km›flt›r. Bu art›fl çal›flmak isteyen ama ifl bulamayaca¤› düflüncesiyle ifl aramayan
kad›n kitlesindeki h›zl› büyümeyi ve 2006’da yedek kad›n iflgücünün Türkiye’de
iflsiz olan 670 bin kad›ndan bir buçuk kattan fazla oldu¤unu gösterir.
Tar›msal istihdamdaki azalman›n gerisinde Türkiye’de uygulanan tar›m politikalar›
bulunmaktad›r. 8. Befl Y›ll›k Kalk›nma Plan›nda ulusal tar›m politikalar›n›n DB, AB
ve DTÖ’nün politikalar›na uyumlu olarak düzenlenmesi öngörülmüfl ve öncelikli hedefler
tar›mda çal›flan nüfusu azaltmak ve verimlili¤i ve rekabeti art›rmak olarak belirlenmifltir.
Bu do¤rultuda devlet iç ürünlere deste¤i azaltm›fl, çiftçiye verilen ucuz girdi ve
krediler kald›r›lm›fl, ekim alanlar› daralt›lm›fl, fiyat destekleme uygulamalar› sona erdirilmifltir.
Örne¤in fleker pancar›nda taban fiyat›n›n son iki y›l ayn› miktarda belirlenmesi,
pamuk ithalat›na kolayl›k sa¤lanmas› üreticilerin ekimden vazgeçmesinde, ekim alanlar›
n›n daralmas›nda etkilidir. Halen çiftçilere do¤rudan gelir deste¤i uygulanmaktad›r
ancak onun da nihai bir tarih telaffuz edilmese bile belirli bir süre sonra sona ermesi öngörülmektedir.
Bu politikalar etkisini özellikle fleker pancar› ve tütün üreticileri aç›s›ndan
ortaya koymufltur. 2001’de ç›kart›lan fieker ve Tütün Yasalar›na ba¤l› olarak hem
29
üretim alan›nda hem ürün miktar›nda hem de istihdamda önemli azalmalar olmufltur.39
fieker pancar›, tütün, çay, pamuk, f›nd›k gibi ürünler emek yo¤un ürünler olup, üretimde
kad›n eme¤i yayg›n biçimde kullan›lmaktad›r. Bunlar›n üretiminde kota ve/veya budama
uygulamas›na geçilmesi, ayr›ca pamukta makineli toplamaya geçilmesi de kad›n
iflgücü kullan›m›n›n azalmas›nda önemli etkenlerdir. 2000 y›l›nda uygulanmas›na bafllanan
ve geçici bir uygulama olaca¤› belirtilen do¤rudan gelir deste¤i sisteminde ise kiflilere
üretim miktar›, girdi kullan›m› ve gelir düzeyinden ba¤›ms›z olarak sahip olunan
toprak büyüklü¤üne göre dekar bafl›na ödeme yap›lmaktad›r. Bu ödemenin topra¤› iflleyene
de¤il, toprak sahibine yap›lmas›n›n gelir da¤›l›m›ndaki adaletsizli¤i art›rd›¤› ve uygulama
sona erdi¤inde üretimde ciddi gerilemeye ve faaliyetine son veren iflletmelerde
iflsizli¤in ortaya ç›kmas›na yol açaca¤› belirtilmektedir.40 Ayr›ca kad›nlar›n tar›mdaki
son derece s›n›rl› toprak mülkiyeti göz önüne al›nd›¤›nda bu uygulaman›n mevcut toplumsal
cinsiyet eflitsizliklerinin sürmesine katk›s› aç›kt›r.
Tar›mda kad›nlar›n çal›flma koflullar› son derece a¤›rd›r, istatistiklere ücretsiz aile
iflçisi olarak girseler de, kad›nlar›n eme¤i köylülerin gözünde de¤er atfedilmeyen ve karfl›
l›¤› olmayan bir çal›flma biçimdir. Genelde tar›msal üretimde kad›n ve erkek aras›nda
güçlü bir iflbölümü vard›r, erkekler makine kullan›m›n›n oldu¤u ifllerde uzmanlafl›rken,
kad›nlar emek yo¤un tohumlama, yabani otlar› ay›klama, çapalama ve hasat gibi iflleri
üstlenmektedir. Dolay›s›yla özellikle ifllerin artt›¤› dönemlerde erkeklerden daha uzun
ve daha a¤›r koflullarda çal›flmaktad›rlar.41 Dolay›s›yla bu koflullar alt›nda kad›nlar›n
üretimden ç›kmas› kad›nlar aç›s›ndan olumsuz de¤erlendirilmeyebilir. Ancak istihdam›n
daralmas› ile k›rsal yoksulluk aras›nda iliflki vard›r ve bu süreçte kad›nlar yoksulluktan
daha çok etkilenmektedir. TÜ‹K 2005 Yoksulluk Çal›flmas› Sonuçlar›na göre Türkiye
genelinde yoksulluk oran› %20.5’dir, bu oran kentlerde %12.8’ken, k›rsal yerlerde
%32.9’dur. Kentteki yoksulluk oran› 2002’de %21.9’dan 2005’de %12.8’e inmiflken,
k›rdaki gerileme %34.5’den %32.9’a olup çok daha s›n›rl› kalm›flt›r. Türkiye genelinde
yoksulluk oran› erkeklerde %19.8, kad›nlarda %21’dir.42 Yoksulluk oranlar›na hanehalk›
fertlerinin iflteki durumlar›na göre bak›ld›¤›nda k›rda üretim d›fl›nda kalan ve ekono-
––––––––––––––––––––
39. 2000’de 423 393 hektar olan fleker pancar› ekim alan› 2003’de 359 000 hektara, üretici say›s› 500 binden
410 bine, tütünde 216 090 ton olan tütün üretimi 149 846 tona ve üretici say›s› 586 616 dan 333 176’ya
düflmüfltür (Gülçubuk B. vd. “Tar›mda ‹stihdam, Sosyal Güvenlik Uygulamalar› ve K›rsal Yoksulluk”, Ziraat
Mühendisli¤i VI. Teknik Kongresi, ZMO,3-7 Ocak 2005, Ankara, s:1173-1197, 2.Cilt.
40. Bor Ö. DGD Sistemi Sonras›na Bir Bak›fl, Akdeniz ‹‹BF Dergisi (9) 2005, s.33-51
41. Akder H. (2003) “Bridging the Gender Gap in Turkey” World Bank.
42. 2005’de g›da ve g›da d›fl› ayl›k yoksulluk s›n›r› 487 YTL’dir. Nüfusun yoksulluk s›n›r› alt›nda yaflayan
%20.5’i 14 681 bin kifli olup bunun 5 687 bini (%38.7) kentsel yerlerde, 8 994 bini (%61.3) k›rsal yerlerde
bulunmaktad›r. (TÜ‹K Haber Bülteni, Aral›k 2006, www.tuik.gov.tr/VeriBilgi.do)
Tablo 2.11: Hanehalk› fertlerinin iflteki durumuna göre yoksullar
aras›ndaki oran› 2005
Kaynak: TÜ‹K Haber Bülteni Aral›k 2006
30
K›r göç verip, gençler gittikçe köylerde daha çok yafll›lar kalmaktad›r. Kad›nlar›n
ortalama yaflam süresinin erkeklerden daha uzun oldu¤u ve k›rsal kesimde her yüz kad›
ndan 99’unun sosyal güvencesinin olmad›¤› göz önüne al›nd›¤›nda, k›rda kendi bafl›-
na yaflamak zorunda kalan yafll› kad›nlarda yoksullu¤un ciddi flekilde artmas› söz konusu
olacakt›r.43
Türkiye’de tar›msal istihdam azal›r, tar›m d›fl› istihdam›n toplam istihdam içindeki
pay› artarken, imalat sanayiinin pay› s›n›rl› de¤iflmekte, as›l art›fl hizmetler sektöründe
olmaktad›r. Sanayi beklendi¤i gibi istihdam yaratmamaktad›r. ‹malat sanayiinde istihdam
edilen iflgücünün cinsiyete göre da¤›l›m› ve kad›nlar›n hangi iflkollar›nda yo¤unlaflt›
klar›na dair TÜ‹K’in imalat sanayi anketlerinde bilgi yoktur. Bilginin bir kayna¤› olarak
sigortal› çal›flanlar›n faaliyete göre da¤›l›m›n› gösteren SSK istatistikleri al›nabilir.
Her ne kadar kay›t d›fl› çal›flanlara dair bilgi olmasa da, kay›tl› çal›flan kad›nlar›n yo¤un
olduklar› sanayi kollar›n›n ayn› zamanda kay›ts›zlar›n da yo¤unlaflt›¤› sanayi kollar› oldu¤
u kabul edilebilir. Buna göre Aral›k 2006’da en fazla kad›n istihdam eden iflkollar›
s›ras›yla giyim ve deri eflya, dokuma, metal, madeni eflya ve makine, g›da, içki ve tütün
iflkollar›d›r. Bu iflkollar› sanayide çal›flan sigortal› kad›n iflçilerin %78.5’ini oluflturmaktad›
r. Erkekler aç›s›ndan söz konusu iflkollar› önemli istihdam alanlar› olsalar da, çok daha
dengeli bir da¤›l›m söz konusudur.
mik olarak aktif olmayanlar yani esas olarak kad›nlar ile a¤›rl›kla kad›nlardan oluflan ücretsiz
aile iflçilerinin yoksullu¤u en yo¤un yaflayan gruplar oldu¤u görülür. K›rda ve
kentte çocuklar ile iflsizler yoksullu¤u yo¤un yaflayan di¤er gruplard›r.
Ekonomik aç›dan aktif olmayanlar
15 yafl›ndan küçük fertler
Ücretli, maafll›
Yevmiyeli
Kendi hesab›na
‹flveren
Ücretsiz aile iflçisi
‹flsiz
Kent (%)
11.1
19.5
4.9
27.1
11.0
2.1
10.8
20.9
K›r (%)
27.7
40.6
12.8
38.6
33.0
12.6
37.5
43.4
––––––––––––––––––––
43. Akder H. (2003) “Bridging the Gender Gap in Turkey” World Bank.
31
Hizmet sektöründe kad›nlar en çok toplum hizmetleri, sosyal ve kiflisel hizmetlerde
bulunurken, erkekler için ilk s›rada toptan ve perakende ticaret, lokanta ve oteller gelmektedir.
Son on bir y›ll›k dönemde kad›nlar için istihdam art›fl› toplum hizmetleri, sosyal
ve kiflisel hizmetler ile ticaret, otel ve lokantalarda ayn› miktarda olup onlar› bankac›
l›k ve sigortac›l›k hizmetleri izlemektedir. Erkekler için en fazla istihdam art›fl› ticaret,
otel, lokantalarda, daha sonra bankac›l›k-sigortac›l›k ile toplum, sosyal ve kiflisel hizmetlerde
gerçekleflmifltir.
Türkiye’de kiflisel hizmetler alan›nda istatistiklere yans›mayan bir istihdam türü
yabanc› kad›n iflçiler taraf›ndan yerine getirilen ev ve bak›m hizmetleridir. Kamusal bak›
m hizmetlerinin yoklu¤u özellikle kad›nlar›n uzman mesleklerde çal›flt›¤› üst gelir
gruplar›ndan ailelerde hizmetlerin piyasadan sat›n al›nmas›na yol açmaktad›r. Ancak
a¤›r çal›flma koflullar›n›n yan› s›ra evde tam zamanl› kalma gere¤i, kendi aile yükümlülükleri
ve gelenekler nedeniyle pek az say›da yerli kad›n›n bu tür iflleri yapmas›na ve daha
yüksek ücretler talep etmesine yol açmaktad›r. Boflluk eski do¤u bloku ülkelerinden
ve Türki Cumhuriyetlerden gelen göçmen kad›nlar, özellikle Moldoval›lar taraf›ndan
doldurulmaktad›r. Genelde kaçak olarak çal›flan göçmen kad›nlar evlerde sürekli kald›klar›
ve kimi zaman sa¤l›k alan›nda e¤itim gördükleri, ciddi ve disiplinli çal›flt›klar› için
özellikle hasta bak›m›nda tercih edilmektedir.44
––––––––––––––––––––
44. Kaflka Selmin (2007) “Ev ‹çi Hizmetlerinin Küreselleflmesi ve Türkiye’de Göçmen Kad›nlar”, A. Ar›
(Der.) Türkiye’de Yabanc› ‹flçiler içinde, ‹stanbul:Derin Yay›nlar›
Tablo 2.12: ‹malat sanayinde sigortal› çal›flan kad›nlar›n da¤›l›m› (Aral›k 2006)
Kaynak: SSK istatistiklerinden hesaplanm›flt›r.
Faaliyet
Konfeksiyon ve deri eflya
Metal, madeni eflya, makine
Dokuma
G›da, içki, tütün
Di¤er
Toplam
Kad›n ‹flçi Say›s›
202 636
90 611
105 053
69 050
127 808
595 158
Yüzde
34.0
15.2
17.6
11.8
21.5
100.0
Tablo 2.13: Hizmet sektöründe istihdam›n iflkollar›na göre da¤›l›m› -2006 (Bin)
Kaynak: TÜ‹K Hanehalk› ‹flgücü Anketi Sonuçlar›, www.tuik.gov.tr
Tablo 2.14: ‹flyeri durumuna göre istihdam 2000-2006 (Bin)
Kaynak: TÜ‹K Hanehalk› ‹flgücü Anketi Sonuçlar›, www.tuik.gov.tr
32
Turizm sektörünün büyümesi ölçüsünde turizmle ba¤lant›l› ticaret, otel, lokanta iflkollar›
kad›n istihdam› aç›s›ndan potansiyel tafl›maktad›r. Türkiye’de hizmet sektöründeki
istihdam art›fl› çal›flabilir yafltaki nüfus art›fl oran›n›n üzerindedir. Önümüzdeki dönemde
hizmet sektörünün toplam ekonomideki pay› artaca¤›ndan bu sektör iflgücündeki
art›fl›n önemli bir k›sm›n› emecektir. Geriye kalan k›s›m, tar›msal istihdamdaki azalma
sanayi sektöründeki istihdam art›fl› taraf›ndan karfl›lanmad›¤› sürece ciddi bir iflsizlik riski
sunacak ve iflgücünden çekilmelere ba¤l› olarak iflgücüne kat›lma oranlar›ndaki düflme
devam edecektir.
‹stihdamdakilerin iflyeri durumuna göre da¤›l›m›na bak›ld›¤›nda 2000-2006
aras›nda kamuda istihdam›n hemen hiç de¤iflmeden kald›¤›, esas olarak art›fl›n özel iflyerlerinde
gerçekleflti¤i görülmektedir. Özel iflyerleri içinde, tarlada çal›flan kad›n ve erkeklerin
say›lar› ve oranlar› azal›rken düzenli iflyerlerinde çal›flanlar›nki artmaktad›r.
1995
2000
2006
Art›fl
Kad›n
272
388
678
406
Erkek
2 480
3 429
4 052
1 572
Kad›n
34
68
77
43
Erkek
864
999
1 086
222
Kad›n
157
221
276
119
Erkek
359
488
735
376
Kad›n
685
852
1 091
406
Erkek
2 255
2 192
2 573
318
5 801
705
5 096
3 497
1 329
70
200
100.0
12.1
87.8
68.6
26.1
1.3
3.9
15 780
2 404
13 375
4 170
7 059
2 087
59
100.0
15.2
84.8
31.2
52.8
15.6
0.4
5 810
713
5 097
2 803
1 973
72
249
100.0
12.3
87.7
55.0
38.7
1.4
4.9
16 520
2 306
14 214
3 184
9 452
1 555
22
100.0
13.9
86.1
22.4
66.5
10.9
0.1
Kad›n
2000
Erkek Kad›n
2006
Erkek
Toplam
Kamu
Özel istihdam
-Tarla
-Düzenli iflyeri
-Sabit olmayan
-Evde
Toptan ve
perakende ticaret,
lokanta ve oteller
Ulaflt›rma,
haberleflme,
depolama
Mali kurumlar,
sigorta, tafl›nmaz
mallara ait ifller
Toplum hizmetleri,
sosyal ve
kiflisel hizmetler
33
‹flyeri durumu ev olan kad›nlar›n say›s› bu dönemde 200 binden 249 bine ç›karak
dörtte bir oran›nda artm›flt›r. Bunu imalat sanayiindeki fason üretim kapsam›nda parça
bafl› çal›flan kad›n say›s›n›n art›fl› olarak yorumlayabilece¤imiz gibi kad›n giriflimcili¤inin
desteklenmesi ba¤lam›nda evde kendi hesab›na çal›flanlar›n artmas› olarak da yorumlayabiliriz.
Ancak Türkiye’de ev eksenli olarak çal›flan kad›nlar›n gerçek say›lar›n›n
istatistiklere yans›yanlardan daha yüksek olabilece¤i bu alandaki saha çal›flmalar›n›n
bulgular›nda ortaya ç›kmaktad›r.45 Özellikle parça bafl› çal›flan ev eksenli kad›nlar›n son
derece düflük ücretlerle çal›flt›r›lmas› karfl›s›nda örgütlenme faaliyetleri yürütülmekte ve
daha çok kooperatif tarz› örgütlenme yoluna gidilmektedir.
2.3.3. ‹stihdam›n ‹flteki Duruma ve Kay›tl›l›k Durumuna Göre Da¤›l›m›
‹stihdamdakilerin iflteki durumlar›na göre da¤›l›mlar›nda kad›nlar aç›s›ndan hala
ücretsiz aile iflçili¤i büyük paya (%39) sahip olsa da, ücretli çal›flma (%41.1) onun önüne
geçmifltir. ‹flveren kad›nlar›n pay› %1.2’ye son derece düflüktür. Kendi hesab›na çal›
flman›n pay› %13.1’dir ancak kendi hesab›na çal›flan kad›nlar›n say›s› sürekli inifl ç›k›fllar
gösterdi¤inden bir art›fl e¤iliminden söz etmek zordur. Erkekler aç›s›ndan çal›flanlar›
n yar›dan fazlas› ücretlidir, yevmiyelilerle birlikte oranlar› %60’› bulmaktad›r. Kendi
hesab›na çal›flanlar›n oran› %27’dir.
––––––––––––––––––––
45. Erayd›n A. vd. (2000) Yeni Üretim Süreçleri ve Kad›n Eme¤i, KSSGM, Ankara.
Ç›nar M. (1994)”Unskilled Urban Migrant Women and Disguised Employment:Home-working in ‹stanbul,
Turkey, World Development, 22:3.
Hattato¤lu D. (2002) Yoksulluk, Kad›n Yoksullu¤u ve Bir Bafla Ç›kma Stratejisi Olarak Ev Eksenli Çal›flma”,
Özdek Y. (der) Yoksulluk, fiiddet ve ‹nsan Haklar›, TODA‹E, Ankara.
Ev Eksenli Çal›flan Kad›nlar Çal›flma Grubu atölye raporlar› ve di¤er yay›nlar›
Tablo 2.15: ‹flteki duruma göre istihdam 2006 (Bin)
Kaynak: Hanehalk› ‹flgücü Anketi Dönemsel Sonuçlar›, www.tuik.gov.tr
5 810
100
16 520
100
2 388
41.1
8 629
52.2
326
5.6
1 274
7.7
69
1.2
1 132
6.8
761
13.1
4 485
27.1
2 267
39.0
999
6.0
Toplam Ücretli Yevmiyeli ‹flveren Kendi
hesab›na
Ücretsiz
aile iflçisi
Kad›n
Yüzde
Erkek
Yüzde
34
Tar›mda kad›nlar›n dörtte üçü ücretsiz aile iflçisi olarak çal›flmaktad›r. ‹kinci grup
%18.7’yle kendi hesab›na çal›flanlard›r. Bu tarz bir çal›flma genellikle kocan›n ölümünden
sonra kad›nlar›n tar›msal faaliyetleri çocuklar›yla sürdürmeleri durumunda ortaya
ç›kmaktad›r. Tar›mda kendi hesab›na çal›flan kad›n say›s› 1995’de 318 bin, 2000’de 511
bin ve 2006’da 527 bindir. Say› inifl ç›k›fllarla birlikte art›fl e¤ilimindedir. Kentlerde kendi
hesab›na çal›flan kad›nlar›n say›s› 1995’de 189 bin, 2000’de 176 bin, 2002’de ekonomik
krizin etkisiyle 135 bin olup izleyen dönemde bir art›fl e¤ilimine girmifl ve 2006’da
234 bine ulaflm›flt›r. Kad›n istihdam›n› art›rmak üzere en çok destek verilen uygulama
olan kad›n giriflimcili¤indeki art›fl pek de önemli boyutlarda görünmemektedir.
Türkiye’de çal›flma yaflam›n›n en önemli sorunlar›n›n bafl›nda milyonlarca kiflinin
enformel istihdamda bulunmas› yani yasal ve kurumsal koruyucu düzenlemelerin d›fl›nda
ve sosyal güvenlik imkan›ndan yoksun olarak çal›flmas› gelmektedir. 2006’da sosyal
güvenlik kurumlar›na kay›tl›l›k durumuna bak›ld›¤›nda 11.503 bin kiflinin kay›tl› ve
10.827 bin kiflinin kay›ts›z çal›flt›¤› görülür. Buna göre toplam istihdam›n %48.5’i ve istihdamdaki
kad›nlar›n %66’s›, erkeklerin %42.3’ü sosyal koruma kapsam› d›fl›nda çal›flmaktad›
r.
2006’da sosyal güvenlik kurumlar›na kay›tl› olarak çal›flanlar›n 7.818.642 kiflisi
SSK, 2.420.897’si Emekli Sand›¤› üyesidir. Tar›m d›fl› faaliyetlerde kendi hesab›na çal›
flan BA⁄-KUR’lu üye say›s› 2.312.256, tar›mda kendi hesab›na çal›flan BA⁄-KUR’lu
üye say›s› 1.063.168’dir.46 Sosyal güvenlik kurumlar›ndaki aktif sigortal›lar›n cinsiyete
göre da¤›l›m› afla¤›daki tabloda görülmektedir:
Tablo 2.16: Kad›nlar›n tar›mda ve tar›m d›fl› faaliyetlerde iflteki durumuna
göre istihdam› 2006 (Bin)
Kaynak: Hanehalk› ‹flgücü Anketi Dönemsel Sonuçlar›, www.tuik.gov.tr
2 816
100
2 994
100
10
0.4
2 378
79.4
173
6.1
153
5.1
11
0.4
58
1.9
527
18.7
234
7.8
2 094
74.4
172
5.7
Toplam Ücretli Yevmiyeli ‹flveren Kendi
hesab›na
Ücretsiz
aile iflçisi
Tar›mda
Yüzde
Tar›m d›fl›nda
Yüzde
––––––––––––––––––––
46. TÜ‹K H‹‹ 2006’ya göre kay›tl› çal›flan kifli say›s› 11.503 bindir. Oysa ayn› y›l itibariyle sosyal güvenlik kurumlar›
n›n web sayfalar›nda yer alan üyelik bilgilerine göre üye olanlar›n toplam say›s› 13.615.168’i bulmaktad›
r. Arada 2.112 bin kiflilik fark vard›r. Farka dair herhangi bir aç›klama yap›lmam›flt›r. BA⁄KUR’a
üye olmufl ancak sonras›nda primlerini ödeyemeyerek kurumun hizmetlerinden yararlanmam›fl kiflilerin
kendilerini sosyal güvenlik kapsam›nda addetmedikleri için bir kuruma ba¤l› olmad›klar›n› söyledikleri ve
fark›n bu nedenden ileri geldi¤i düflünülebilir. Bu duruma özellikle tar›mda rastlama ihtimali yüksektir.
35
Hem kad›nlarda hem erkeklerde aktif sigortal›lar›n yar›dan fazlas› SSK üyesidir.
Kad›nlar için ikinci s›rada Emekli Sand›¤› gelirken, erkekler için ikinci s›rada BA⁄KUR
gelmektedir. Kurum üyelerinin kendi içindeki kad›n erkek da¤›l›mlar› ise flöyledir:
Emekli Sand›¤› üyelerinin %32.9’u, SSK üyelerinin %20.8’i, 1475 say›l› BA⁄KUR
üyelerinin %16.8’i, 2926 say›l› BA⁄KUR üyelerinin %4’ü kad›nd›r.
Kay›t d›fl› çal›flma a¤›rl›kla tar›mda mevcuttur, kad›nlar›n neredeyse tamam›n›n, erkeklerin
beflte dördünün herhangi bir sosyal güvencesi yoktur. Sanayide kad›nlar›n
%46.6’s›, erkeklerin %36.5’i, ticarette kad›nlar›n %47.8’i, erkeklerin %43.2’si, hizmetlerde
kad›nlar›n %24.1’i ve erkeklerin %22.1’i sosyal güvencesiz çal›flmaktad›r. Kad›n
ve erkek aras›ndaki en büyük fark tar›mda olmakta birlikte di¤er sektörlerde de kay›ts›z
çal›flma kad›nlarda daha yayg›nd›r. 2006’da sanayi, ticaret ve hizmetleri bir arada veren
tar›m d›fl› faaliyetlerde kad›nlar›n %35.2’si, erkeklerin 33.6’s› sosyal güvenceden yoksun
olarak istihdamdad›r.47
Tablo 2.17: Sigortal› olarak çal›flanlar›n kurumlara ve cinsiyete göre da¤›l›m› 2006
Kaynak: www.bagkur.gov.tr, www.emekli.gov.tr, www.ssk.gov.tr
Toplam
7 818 642
2 420 897
2 312 256
1 063 373
13 615 168
Yüzde
53.3
16.5
15.7
7.2
100.0
Kad›n
1 627 333
797 702
387 424
42 758
2 855 217
Yüzde
56.1
27.5
13.4
1.5
100.0
Erkek
6 191 309
1 623 195
1 924 832
1 020 615
10 759 951
Yüzde
52.5
13.8
16.3
8.7
100.0
SSK
Emekli Sand›¤›
BA⁄KUR (1475 say›l› yasa)
BA⁄KUR (2926 say›l› yasa)
Toplam
Tablo 2.18: Kay›tl›l›k durumu ve sektörlere göre istihdam 2005 (Bin)
Kaynak: TÜ‹K H‹‹ 2005, s.121-122
Toplam
%
Kad›n
%
Erkek
%
Kay›tl›
10 996
49.9
1 805
31.7
9 191
56.2
Kay›tl›
De¤il
11 050
50.1
3 895
68.3
7 155
43.8
Kay›tl›
767
11.8
44
1.5
723
20.4
Kay›tl›
De¤il
5 726
88.2
2 899
98.5
2 827
79.6
Kay›tl›
3 378
61.9
458
53.4
2 920
63.5
Kay›tl›
De¤il
2 078
38.1
400
46.6
1 678
36.5
Kay›tl›
2 563
56.2
305
52.2
2 259
56.8
Kay›tl›
De¤il
1 997
43.8
279
47.8
1 718
43.2
Kay›tl›
4 288
77.4
999
75.9
3 289
77.9
Kay›tl›
De¤il
1 249
22.6
318
24.1
931
22.1
––––––––––––––––––––
47. Hanehalk› ‹flgücü ‹statistikleri 2006’da sektörlere göre istihdamda sosyal güvenlik kurumuna kay›tl›l›k durumuna
dair bilgi mevcut de¤ildir. TÜ‹K web sayfas›ndaki Hanehalk› ‹flgücü Anketi Dönemsel Sonuçlar›
2006’da sadece tar›m ve tar›m d›fl› olarak ayr›flt›r›lm›fl bilgiye eriflilmektedir.
Toplam Tar›m Sanayi Ticaret Hizmet
36
Burada dikkat çekici olan nokta, 2000-2006 aras›ndaki dönemde tar›m d›fl›ndaki
kay›td›fl› ifllerin art›fl h›z›n›n tar›m d›fl› istihdam›n art›fl h›z›n›n iki kat› olmas›d›r. Tar›m
d›fl› istihdam söz konusu dönemde erkekler için 11.519 binden 13.248 bine ç›karak
%15.0 oran›nda artm›flt›r. Ayn› zaman aral›¤›nda kay›t d›fl› tar›m d›fl› istihdam erkekler
için 3.399 binden 4.454 bine ç›karak 1.005 bin kifliyle %31 oran›nda artm›flt›r. Bunun
sonucunda yeni yarat›lan 1.729 bin iflin %61’i enformel nitelikte ifllerdir. Ayn› durum
kad›nlar aç›s›ndan ele al›nd›¤›nda tar›m d›fl› istihdam›n 2.293 binden 2.994 bine ç›karak
701 bin kifliyle %30.6 artt›¤› koflullarda, kay›td›fl› tar›m d›fl› istihdam 639 binden 1.054
bine ç›karak 415 bin kifliyle %64.9 oran›nda artm›flt›r. ‹stihdam art›fl›n›n %59.2’si enformel
ifllerdedir. Bu durum genelde istihdam› özelde kad›n istihdam›n› art›rmaya yönelik
çabalar›n, sosyal güvenlik kapsam›ndaki düzgün ifller yarat›lmas›na yönelik olmas› gere¤
inin alt›n› bir kez daha çizmektedir.
Sosyal güvence yoksunlu¤unun yayg›nl›¤› iflteki durum aç›s›ndan ele al›nd›¤›nda
ilk s›ralar› kad›nlarda ücretsiz aile iflçileri, erkeklerde kendi hesab›na çal›flanlar almaktad›
r. Ücretsiz aile iflçili¤i, yevmiyeli çal›flma, kendi hesab›na çal›flma gelir yoklu¤u veya
düzensiz gelir nedeniyle çok yüksek oranda sosyal koruma yoksunlu¤u anlam›na gelmektedir.
Kay›ts›z çal›flan ücretlilerin say›s› yüksek olsa da oranlar› düflüktür. Kendi hesab›
na çal›flan kad›nlar›n %90.3’ü, erkeklerin %60.6’s› bir sosyal güvenlik kurumuna
kay›tl› de¤ilken bu oran ücretli olarak çal›flan kad›nlarda %24.5, erkeklerde %22.6’d›r.
Her türlü çal›flma statüsünde kad›nlar aç›s›ndan kay›td›fl›l›k erkeklere göre çok daha
yüksek oranlarda ortaya ç›kmaktad›r. Özellikle kendi hesab›na çal›flan kad›nlarda sosyal
korumas›zl›¤›n yüksek oran›, kad›n giriflimcili¤ini her derde deva olarak sunanlar taraf›
ndan özellikle göz önüne al›nmas› gereken bir husustur.
Tablo 2.19: Kay›ts›z çal›flanlar›n iflteki duruma göre da¤›l›m› 2006 (Bin)
Kaynak: Hanehalk› ‹flgücü Anketi Dönemsel Sonuçlar›, www.tuik.gov.tr
Kad›n
585
312
24
687
2 226
3 834
Erkek
1 953
1 144
298
2 719
880
6 994
Kad›n
3
172
11
514
2 080
2 780
Erkek
52
236
65
1 572
614
2 539
Kad›n
582
140
13
173
146
1 054
Erkek
1 901
908
233
1 147
265
4 454
Toplam Tar›m Tar›m D›fl›
Ücretli
Yevmiyeli
‹flveren
Kendi hesab›na
Ücretsiz aile iflçisi
Toplam
37
Türkiye’de tar›mda ve tar›m d›fl›nda kendi hesab›na çal›flma çok yayg›nd›r. Kendi
hesab›na çal›flanlar›n gelirlerinin düflüklü¤ü ve düzensizli¤i primlerini düzenli ödeme
noktas›nda sorun yaratmakta, sisteme üye olanlar borçlar›ndan ötürü sunulan hizmetlerden
yararlanamamaktad›r. Yürürlü¤e girifli ertelenen ve baz› maddeleri Anayasa Mahkemesi
taraf›ndan iptal edilen yeni Sosyal Güvenlik Yasas› kural olarak ba¤›ms›z çal›flanlar›
n zorunlu sigortal›l›k esas›na göre sosyal güvenceye kavuflturulmalar›n› öngörmekte,
ancak geliri belirli bir düzeyin alt›nda kalan ba¤›ms›z çal›flanlar bak›m›ndan ise iste¤e
ba¤l› sigortal›l›k esas› getirilmektedir. Belirli bir süre prim ödememe sigortal›l›¤› sona
erdirmektedir. Bu düzenleme tar›mda ve tar›m d›fl›ndaki çok küçük iflletmelerde sosyal
güvencesizlik sorununu çözmemekte, onun yerine bu kesimi yasal olarak kapsam d›fl› b›-
rakmaktad›r. Sosyal güvenlik kurumunun sigortal›l›k ilkeleri aç›s›ndan sorun çözülmekte
ancak bu iflgücü gruplar›n›n sosyal korumadan yoksun istihdam durumlar› de¤iflmemektedir.
48
Ekonomik faaliyete göre istihdamda olanlar›n fiili çal›flma sürelerine bak›ld›¤›nda
2006’da kad›nlar›n %33.8’inin ve erkeklerin %58’inin haftal›k çal›flma süresinin 50 saat
ve üzerinde oldu¤u görülmektedir. Kad›n ve erkeklerin yaklafl›k beflte biri (%19.3 ve
%19.5) haftada 41-49 saat aras› çal›flmaktad›r. K›smi zamanl› çal›flma olarak tan›mlanabilecek
17-35 saat aras› çal›flma kad›nlar›n %23.6’s›, erkeklerde %7.8’i için söz konusudur.
Bu tarz çal›flma esas olarak tar›mda mevcuttur. Sanayi sektörü haftal›k çal›flma sürelerinin
50 saat ve üzerinde olmas› durumunun en yayg›n görüldü¤ü faaliyet alan›d›r.
Buna göre kad›nlar›n %47.1’i ve erkeklerin %60.8’i bu flekilde çal›flmaktad›r.49 ‹flverenler
yüksek maliyetleri gerekçesiyle yeni iflçi istihdam› yerine mevcut iflgücünü uzun süreli
çal›flt›rmay› tercih etmektedir. Bu nedenle imalat sanayindeki üretim art›fllar›na ra¤-
men istihdam art›fl› çok s›n›rl› kalmaktad›r.
2.3.4. Aç›k ve Gizli ‹flsizlik
Tar›mda hemen herkes aile iflletmelerinde bir kaç saat için olsa bile iflletmenin çal›
flmas›na katk›da bulundu¤u, üretime kat›ld›¤› için insanlar çok düflük üretkenlikle çal›
flsalar bile aç›k iflsizlik fazla ortaya ç›kmamaktad›r. Bu nedenle iflsizlik tar›m d›fl› sektörlerde
ortaya ç›kan bir sorundur ve gerek tar›m d›fl› gerekse kentsel iflsizlik oranlar› iflsizli¤
in gerçek boyutlar›n› görmek aç›s›ndan önemlidir. Son on bir y›ll›k döneme bak›-
l›rsa, 1995’de genel iflsizlik oran› %7.3, tar›m d›fl› iflsizlik oran› %11’dir. Bu oranlar
2000’de s›ras›yla %6.5 ve %9.3’dür. Düflme e¤ilimine giren iflsizlik oran› 2001 ekono-
––––––––––––––––––––
48. Özfluca fi., Toksöz G. (2006) Small Enterprises, Informal Employment and the Current Social Security
Reform in Turkey, unpublished article.
49. TÜ‹K ‹statistik Y›ll›¤› 2006, s.168
38
mik krizinin etkisiyle artm›fl ve tar›m d›fl› iflsizlik 2002’de %14.5’e ç›km›fl ve izleyen y›llarda
kriz öncesindeki düzeyine inememifltir. Genel iflsizlik oranlar› kad›n ve erkek aç›-
s›ndan pek fark göstermese de, tar›m d›fl› iflsizlik oranlar›nda y›llar itibariyle ciddi farklar
vard›r. 2006’da erkekler için %11.3 olan bu oran kad›nlar için %17.9’dur. Bu durum
kad›nlar›n erkeklere göre ifl bulmadaki güçlüklerine iflaret etmektedir. 2006’da toplam
iflsiz say›s› 2 447 bin kiflidir. Y›llar itibariyle iflsiz say›lar› ve aç›k iflsizlik oranlar› afla¤›-
daki tabloda görülmektedir.
Tablodaki verilere göre 2006’da toplam iflsizler içinde kad›nlar›n oran› %27.4’dür,
bu oran toplam istihdam içindeki kad›n oran› olan %26.0’yla uyumludur. Ancak iflsizli-
¤in gerçek boyutlar›n› kavrayabilmek için çal›flmaya haz›r olan ancak ifl aramayanlar ile
bir iflte çal›flsa bile ifl aramaya devam eden eksik istihdamdakileri de hesaba katmak gerekir.
2006’da eksik istihdamda olan kad›n say›s› 119 bin, ifl aramay›p çal›flmaya haz›r
olanlar 1 105 bin kiflidir. Bu gruplar da dahil edilerek iflgücü fazlas› (gizli iflsizlik)
oran› yeniden hesaplanacak olsa kad›nlar için ortaya %24.5 gibi yüksek bir oran
ç›kmaktad›r. Ayn› hesap erkekler için yap›ld›¤›nda, eksik istihdamdaki 770 bin kifli,
ifl aramay›p çal›flmaya haz›r olan 984 bin kifli aç›k iflsizlere kat›ld›¤›nda bulunan
oran %17.6’d›r. ‹flsizlik sorunu resmi istatistiklerde verilen aç›k iflsizlik oranlar›n›n çok
daha ötesindedir.
Türkiye genelinde e¤itim durumuna göre iflsizlik oranlar› de¤erlendirildi¤inde, kad›
nlar aç›s›ndan en yüksek aç›k iflsizlik lise ve dengi okul mezunlar›ndad›r. Erkekler aç›-
s›ndan yüksek ö¤retim görmüfl olanlar d›fl›ndaki gruplarda aç›k iflsizlik oranlar› itibariyle
pek fark yoktur.
Tablo 2.20:1995-2006 döneminde aç›k iflsizlik
Kaynak: D‹E, H‹A Sonuçlar›, Ekim 1995, TÜ‹K, H‹‹ 2005:12-13, HII 2006, www.tuik.gov.tr
Kad›n
512
387
670
Erkek
1 143
1 111
1 777
Kad›n
7.9
6.3
10.3
Erkek
7.1
6.6
9.7
Kad›n
21.1
13.5
17.9
Erkek
9.0
8.4
11.3
‹flsiz (Bin) ‹flsizlik Oran› (%) Tar›m D›fl› ‹flsizlik Oran›
1995(Ekim)
2000
2006
Bunun nedeni genel lise e¤itiminin kifliye bir vas›f kazand›rmamas›, meslek liselerinde
verilen e¤itimin de iflyerlerinin ihtiyaçlar›na karfl›l›k vermemesinden ötürü lise mezunu
erkeklerin bulabildikleri her türlü ifli yapmas›, buna karfl›l›k genç k›z ve kad›nlar›n
ifl seçiminde s›n›rlanmas›, kad›nlara “uygun” görülen ifllerin say›ca azl›¤›n›n onlar›n ifl
bulma imkanlar›n› iyice daraltmas›d›r. Aileleri ve sosyal çevreleri genç k›zlar›n onay
vermedikleri bir iflte çal›flmas› yerine evde oturup “k›smet” beklemesini önerirken, genç
erke¤in ne pahas›na olursa olun bir ifle girmesi gerekmektedir.
Türkiye’de önemli bir k›sm›n› lise mezunlar›n›n oluflturdu¤u, genç nüfus olarak tan›
mlanan 15-24 yafl grubunun 2006 y›l›ndaki tar›m d›fl› aç›k iflsizlik oranlar› Hanehalk›
‹flgücü Anketi Dönemsel Sonuçlar›na göre %22.8’le genel tar›m d›fl› aç›k iflsizlik oran›-
n›n (%12.6) iki kat›na yak›nd›r ve bu oran genç kad›nlarda %28.3’le, %20.6 olan erkeklerin
oran›n›n oldukça üzerindedir. Kad›nlar›n daha uzun süre iflsiz kald›¤›n› gösteren istatistikler
mevcuttur ve buna göre 670 bin iflsiz kad›n›n %44.3’ü bir y›l ve daha uzun süre
iflsizdir. Oysa erkeklerde uzun süreli iflsiz olanlar›n oran› %32.6’yla yüksek olmakla
birlikte kad›nlar›nkinden düflüktür.50 Özellikle genç kad›nlar›n yüksek iflsizlik oranlar›
ve uzun süreli iflsizlikleri, geleneksel de¤er yarg›lar›n›n ifl arama süreçlerini ve çal›flabilecekleri
iflleri k›s›tlamas›na ba¤l›d›r ve onlar için bu durumu göz önüne alan özel aktif
iflgücü politikalar›n›n gelifltirilmesi ve uygulanmas› gerekmektedir.
39
Okur yazar olmayan
Lise alt› e¤itimli
Lise ve dengi okul mezunu
Yüksek ö¤retim mezunu
Toplam
‹flsiz kad›n
(Bin)
12
264
257
137
670
‹flsizlik
oran›
1.4
7.7
22.1
13.0
10.3
‹flsiz erkek
(Bin)
43
1 147
431
156
1 777
‹flsizlik
oran›
10.4
9.8
10.3
7.8
9.7
Tablo 2.21: E¤itim durumuna göre aç›k iflsizlik oranlar› 2006
Kaynak: TÜ‹K, Hanehalk› ‹flgücü Anketi Dönemsel Sonuçlar›, www.tuik.gov.tr
––––––––––––––––––––
50. TÜ‹K, H‹‹ 2006, s.90
40
‹flsiz kad›nlar›n kendi iç da¤›l›mlar›nda en büyük pay 20-24 ve 25-34 yafl gruplar›
ndad›r. Buna karfl›l›k erkeklerde 20-24 yafl grubunun pay› daha düflük, 35-54 yafl grubunun
pay› yüksektir. Bu durum kad›nlar›n iflgücü piyasas›na kat›l›m örüntüleriyle
uyumludur, 20-24 yafl grubu iflgücüne kat›l›m›n en yüksek oldu¤u dönemdir, ard›ndan
azalma e¤ilimine girmektedir. 35 ve daha büyük yafllardaki kad›nlar giderek daha az ifl
aramaktad›r. Erkekler ise 25-34 ve 35-54 yafl gruplar›nda ifl arama konusunda benzer tav›
r sergilemektedir.
Önümüzdeki dönemde gerek kad›nlar›n yükselen e¤itim düzeylerine ba¤l› olarak
iflgücüne artan kat›l›mlar›, gerekse tar›msal üretimden kopufl sonucu kentlere y›¤›lmalar
ve üretken ça¤daki nüfusun art›fl e¤ilimi içinde oldu¤u demografik geçifl döneminde bulunulmas›
iflgücü arz›n› ço¤altan faktörler olacakt›r. Türkiye ekonomisinin istikrars›z yap›
s› ve s›k yaflanan ekonomik krizlerden ötürü geçmiflte yeterli istihdam yaratacak yüksek
büyüme oranlar›na eriflilememifltir. Kald› ki 2001 ekonomik krizini izleyen dönemde
yüksek büyüme oranlar›na ulafl›lm›fl olmas›na ra¤men istihdamda ciddi bir art›fl gerçekleflmemifltir.
Bu nedenle ulusal istihdam stratejisinin bir an önce belirlenmesi ve bu
stratejinin toplumsal cinsiyet eflitli¤ini gözetecek flekilde iflsizlikle mücadele hedefini
önüne koymas›, ayn› zamanda yeni yarat›lacak istihdam›n insan onuruna yak›fl›r ifller olmas›
için azami çaban›n gösterilmesi bir zorunluluktur.
E¤er istihdam imkanlar› genifllerse iflsizlik azalacak, ülkenin insan kaynaklar›ndan
daha fazla yararlan›lacak, toplumsal cinsiyet eflitsizliklerinin önüne geçilebilecek ve vergi
taban›n›n genifllemesiyle kamu gelirleri artacakt›r. Kamu gelirlerinin artmas› e¤itime
yap›lan harcamalar›n artmas› ve e¤itimin niteli¤inin yükseltilmesi f›rsat›n› sunacakt›r.
‹stihdam art›fl› ve yetiflkinlerin ifl sahibi olmas›, ekonomik zorunluluklar nedeniyle çal›flmak
zorunda olan çocuklar›n e¤itime yönelmesine imkan tan›yacakt›r. Ayn› zamanda
çal›flan say›s›n›n artmas› ve enformel istihdam›n önlenmesi ölçüsünde sosyal güvenlik
sistemi yeni kaynaklara kavuflacak ve yafll› nüfusa daha iyi emeklilik ve sa¤l›k hizmetleri
sa¤layacakt›r.
Tablo 2.22: ‹flsizlerin yafl grubuna göre da¤›l›m›-2006
Kaynak: Kaynak TÜ‹K, H‹‹ 2006:84
Yafl grubu
15-19
20-24
25-34
35-54
55+
Toplam
Kad›n (Bin)
93
210
244
120
4
670
Yüzde
13.9
31.3
36.4
17.9
0.05
100.0
Erkek (Bin)
194
362
625
541
55
1 777
Yüzde
10.9
20.4
35.2
30.4
3.1
100.0
41
2.4. Ücretler ve Çal›flma Koflullar›
Türkiye’de yasal düzenlemeler bak›m›ndan kad›n erkek eflitli¤i sa¤lanm›flt›r. Ancak
uygulamada kad›nlar erkeklere k›yasla dezavantajl› konumdad›r ve kad›nlar aç›s›ndan
bir çok alanda ayr›mc›l›k mevcuttur. ‹fle alma aflamas›ndan bafllayarak, ücretlendirmede,
iflte yükseltmede ve iflten ç›kartmada farkl› uygulamalar yap›lmaktad›r.51 Her ne
kadar 4857 say›l› ‹fl Yasas›n›n 5. maddesi “ifl iliflkisinde dil, ›rk, cinsiyet, siyasal düflünce,
felsefi inanç, din ve mezhep vb. sebeplere dayal› ayr›m yap›lamaz” dese de, bu madde
ifle al›m sürecini kapsamad›¤›ndan, kamu veya özel sektör iflverenleri ifle eleman al›-
m›nda iflin objektif gereklerinden ba¤›ms›z olarak cinsiyet tercihi belirttikleri ilanlar yay›
nlayabilmektedir. Baflbakanl›¤›n 22.1.2004 tarihli 2004/7 say›l› “Personel Temininde
Eflitlik ‹lkesine Uygun Hareket Edilmesi” konulu genelgesi kamuda ifle eleman al›m›nda
hizmet gerekleri d›fl›nda cinsiyet tercihi belirtilemeyece¤ini ifade etmektedir. Türkiye
‹fl Kurumu Genel Müdürlü¤ünün 11/04/2006 tarihinde ve 26136 say›l› Resmi Gazete’de
yay›mlanan “Kamu Kurum Ve Kurulufllar›n›n Daimi Kadrolar›na ‹lk Defa ‹flçi
Olarak Al›nacaklar ‹çin Yap›lacak Merkezi S›nava Girecekler ‹le E¤itim Düzeyleri ‹tibar›
yla Merkezi S›nav D›fl›nda Kalanlar ve Bunlar›n ‹fle Yerlefltirilmelerine ‹liflkin Usul
ve Esaslar Hakk›nda Tebli¤”inde kamu iflyerleri taraf›ndan al›nan taleplerde ayr›mc›l›k
yap›lmamas› amac›yla, “‹flgücü taleplerinde cinsiyet ayr›m›na yer verilmemesi” hükmü
yer alm›flt›r. Bu tebli¤ Türkiye ‹fl Kurumu Genel Müdürlü¤ü’nün tüm taflra teflkilat›na
gönderilmifltir. Ancak kamu kurumlar›n›n eleman tercihinde cinsiyet belirtme uygulamalar›
son bulmam›flt›r.52 Ayr›ca mülakat benzeri sübjektif kriterlerin etkili oldu¤u ifle
al›m süreçlerinde bu uygulamalar üstü örtük biçimde devam etmekte, önlemek mümkün
olamamaktad›r.
Özel sektörde de iflverenler aç›s›ndan belirleyici faktör maliyet oldu¤undan, kad›nlar›
n hamile kalmas›, çocuk do¤urmas› ve izne ayr›lmas›n› ek maliyet yaratan unsurlar
olarak gördüklerinden ifle eleman al›m›nda erkekleri tercih etmektedirler.53 Oysa kad›nlar›
n çocuk do¤urmas› bir toplumun varl›¤›n› sürdürmesi ve geliflmesi aç›s›ndan zaruret-
––––––––––––––––––––
51. Kardam F., Toksöz G. (2004) “Gender Based Discrimination at Work in Turkey: A Cross-sectoral Overview,
A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi, say›:4
52. 2004 y›l›nda KPSS ek yerlefltirme tercih k›lavuzunda Maden Tetkik ve Araflt›rma Genel Müdürlü¤ü’ne al›-
nacak 80 mühendislik kadrosunun 75’i için erkek olma flart› getirilip, sadece 5 jeoloji mühendisi kadrosu
için kad›n olma koflulu konunca TMMOB’nin bafllatt›¤› hukuki süreç TMMOB lehine sonuçlanm›fl ancak
ilgili kurum mahkeme karar› do¤rultusunda ifllem yapmam›flt›r (TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odas›, Mesleksel
Alanlarda Cinsiyet Ayr›mc›l›¤›na Karfl› Çal›flmalar Raporu, www.kadinmuhendisler.org). Bunun bir
di¤er örne¤i Devlet Bakan› Nimet Çubukçu’nun, 29.1.2007’de ‘erkek evrak memuru ve teknisyen al›nacakt›
r’ ilan› veren Merkez Bankas› ‹dare Merkezi ile Banknot Matbaas› Genel Müdürlü¤ü’ne bir yaz› göndererek,
ifle al›mlarda cinsiyet ayr›mc›l›¤› yap›lmamas›n› istemesidir. (www.ucansupurge.org)
53. T‹SK (2006) Kad›n ‹stihdam› Zirvesi, s.106
42
tir. Dolay›s›yla kad›nlar›n ifl yaflam›nda bundan ötürü ma¤dur olmamalar› için ortaya ç›-
kan yükü tüm topluma paylaflt›ran kamusal politikalar gereklidir. Bu politikalar ayr›mc›
l›¤›n yasaklanmas› yönünde olabilece¤i gibi, iflverenlerin kad›n istihdam›n› teflvik yönünde
olabilir. Türkiye’de ‹fl Yasas›nda ayr›mc›l›¤›n yasaklanm›fl olmas›na ra¤men do¤-
rudan ve dolay› ayr›mc›l›¤›n tan›mlanmam›fl olmas› ayr›mc›l›¤a u¤rayanlar aç›s›ndan
hak arama sürecini zorlaflt›rmaktad›r.
‹stihdam edilenlerin meslek gruplar›na göre da¤›l›m›n› veren tablo iflgücü piyasas›
n›n ayr›flm›fl yap›s›n›n da bir göstergesidir. Buna göre kad›nlar›n tahmin edilebilece¤i
gibi en fazla tar›m, hayvanc›l›k vb. ifllerde çal›flt›¤› ortaya ç›kmaktad›r. ‹kinci s›rada gelen
nitelik gerektirmeyen ifller imalat sanayinde ve hizmetlerdeki niteliksiz iflleri kapsamaktad›
r. Kad›nlar aç›s›ndan dikkat çekici olan profesyonel ve yard›mc› profesyonel
mesleklerdeki oranlar›n›n erkeklerinkinden yüksek olmas›, buna karfl›l›k üst yöneticilik
konumundaki oranlar›n›n düflüklü¤üdür. Erkekler aç›s›ndan tar›msal meslekler ile sanatkarl›
k oransal olarak bafla bafl gitmekte, di¤er meslek gruplar› ise birbirine yak›n oranlarda
bulunmaktad›r.
Üst düzey yöneticiler aras›nda kad›nlar›n çok düflük oran› ifle al›m süreçleri kadar
iflte yükseltme süreçlerinin de kad›nlara yönelik ayr›mc›l›k içerdi¤inin aç›k bir göstergesidir.
Tablo verilerine göre tüm üst düzey yöneticiler aras›nda kad›nlar›n oran›n›n sadece
%7.7 olmas›, yani her on yöneticiden birinin bile kad›n olmamas›, kad›nlar›n üst pozisyonlara
gelmesinin önünde ciddi engeller bulundu¤unu göstermektedir. Literatüre
Kanun yap›c›, üst düzey yönetici ve müdürler
Profesyonel meslek gruplar›
Yard›mc› profesyonel meslek gruplar›
Büro ve müflteri hizmetlerinde çal›flan elemanlar
Hizmet ve sat›fl elemanlar›
Nitelikli tar›m, hayvanc›l›k, avc›l›k, ormanc›l›k, su
ürünleri çal›flanlar›
Sanatkarlar ile ilgili ifllerde çal›flanlar
Tesis ve makine operatörleri, montajc›lar
Nitelik gerektirmeyen ifllerde çal›flanlar
Toplam
Kad›n
157
511
409
500
483
2 258
334
224
935
5 811
Yüzde
2.7
8.8
7.0
8.6
8.3
38.9
5.7
3.9
16.1
100.0
Erkek
1 869
959
915
823
2 055
2 854
2 845
2 112
2 088
16 520
Yüzde
11.3
5.8
5.5
5.0
12.4
17.3
17.2
12.8
12.6
100.0
Tablo 2.23: ‹stihdam edilenlerin meslek gruplar›na göre da¤›l›m› 2006 (Bin)
Kaynak: TÜ‹K Türkiye ‹statistik Y›ll›¤› 2006, s.166
43
cam tavan kavram›yla girmifl bulunan olgu, kad›nlar›n e¤itim, beceri, deneyim gibi niteliklerinden
ba¤›ms›z olarak erkeklerin lehine iflleyen yükseltme kriterlerinin varl›¤›na
iflaret etmektedir. Yükseltme kararlar›n›n al›nmas›nda erkek yöneticilerin kad›nlar aleyhine
önyarg›lar› etkili olmakta ve kad›nlar genellikle orta kademe yöneticiliklerin ötesine
geçememektedir.54 Bu durum sadece kamu veya özel sektör iflyerlerinde de¤il, çal›-
flanlar›n örgütlendi¤i meslek kurulufllar› ve sendikalarda da geçerlidir.
Profesyonel ve yard›mc› profesyonel mesleklerde kad›nlar›n oran› %31-35 aras›nda
de¤iflmekte, büro çal›flanlar›nda %38’e kadar ç›kmaktad›r. Uzman mesleklerde kad›nlar›
n göreli yüksek oranlar› ülkemiz aç›s›ndan olumlu bir durumdur. Ancak uzman mesleklerde
kad›n oran›n›n yükselmesi, o mesleklerin kendi alt dallar›nda cinsiyete dayal›
ayr›flmalar yaflanmad›¤› ve kad›nlar›n yükselme aç›s›ndan erkeklerle eflit f›rsatlara sahip
oldu¤u anlam›na gelmemektedir. ‹zleyen bölümde görülece¤i üzere mühendislik alanlar›
nda e¤itim gören k›z ö¤rencilerin %23.7 olan oran›, AB-25’de mühendisler aras›ndaki
kad›nlar›n %14.4 olan ortalamas›ndan oldukça yüksek olsa bile, mühendislik dallar›nda
geleneksel iflbölümüne uygun flekilde bir ayr›flman›n varl›¤› dikkat çekicidir.55 Kad›nlar›
n piflirme, dikme, temizleme gibi ifllerine uygun biçimde, kad›n mühendisler g›da, kimya,
tekstil, çevre gibi dallarda yo¤unlaflmakta, elektrik/elektronik, inflaat, makine gibi
dallarda ise çok s›n›rl› yer almaktad›r. Elimizde ne yaz›k ki bu mühendislik dallar›n›n
ücret düzeylerine iliflkin bir karfl›laflt›rma yapmam›z› sa¤layacak veriler yoktur. Ancak
sa¤l›k bilimlerindeki ayr›flmay› bu aç›dan de¤erlendirmek mümkündür. T›p bilimlerinde
k›z ö¤rencilerin oran› %41.4’le oldukça yüksektir ve y›llar içinde art›fl göstermektedir.
Bu olumlu geliflmeye karfl›n hekimlikteki ihtisas alanlar›nda ayn› mühendisliklerde oldu¤
u gibi bir ayr›flma mevcuttur. 2006’da tüm hekimlerin %36’s› kad›nken, bu oran cerrahi
dallarda çok düflmekte, kardiyoloji ve kulak, burun, bo¤az dallar›nda %17, genel
––––––––––––––––––––
54. Kamu sektöründe kad›n yöneticilere iliflkin 88 kamu kurumundan bilgi toplanan bir araflt›rman›n bulgular›
na göre 2006’da üst düzey yöneticiler (müsteflar, müsteflar yard›mc›s›, genel müdür, genel müdür yard›mc›
s›, baflkan, baflkan yard›mc›s›, daire baflkan›, daire baflkan› yard›mc›s› kadrolar›) aras›nda kad›nlar›n oran›
%11.8’dir. Bu oran sadece müsteflarlar ve genel müdürler ile yard›mc›lar› söz konusu oldu¤unda %7.5’e
inmektedir (‹ris Eflitlik Gözlem Grubu, Kamu Sektöründe Yönetici Kad›nlar, 2007, Ankara). Özel sektöre
iliflkin istatistikler mevcut de¤ildir ancak özel sektörde de kad›nlar›n üst düzey pozisyonlara gelebilmelerin
hiç de kolay olmad›¤›n› T‹SK YK üyesi, Türkiye A¤aç ‹flverenleri Sendikas› YK baflkan› Solmaz Coflkun’un
T‹SK’in 5.12.2003’de düzenledi¤i ‹stihdam, Kad›n ‹flgücü ve Yeni ‹fl Kanunu Sempozyumunda
yapt›¤› konuflma ortaya koymaktad›r: “Özel kesim eflit koflullar alt›nda kariyer planlamay› erkek elemanlar
lehine kullanmaktad›r. Toplum kad›n› önce efl ve anne olarak görmekte, yönetici erkekler de kad›n çal›flanlara
bu gözle bakmakta, erkek çal›flanlar lehine oyunu kullanmaktad›r. (…) Erkek yöneticiler kad›nlar› rakip
olarak görmemekte ve genelde uyumlu çal›flmaktad›r. Ama kariyerde yükselme kad›n lehine olursa önce
çok flafl›rmakta, sonra da çok sert tepki vermektedir. (…) Onlar›n kendilerini afl›p tepe noktalar›na ç›kmalar›
na asla tahammül edememektedir.” www.tisk.org.tr/yayinlar
55. Statistics in Focus, Science and Technology, 18/2006, epp.eurostat.ec.europa.eu
44
cerrahide %7, beyin cerrahide %5, ortopedide %2, ürolojide %0.7 düzeyine inmektedir.
Genelde cerrahi dallar hekimlik mesle¤inin prestiji en yüksek ve maddi getirisi en fazla
olan dallar›d›r. Her ne kadar TUS s›nav› uzmanl›k alan› seçimini bilimsel ölçütlere ba¤-
lam›fl olsa da, söz konusu uzmanl›k alanlar›ndaki a¤›r çal›flma koflullar› ve oralarda görevli
hekimlerin kad›nlara yönelik ayr›mc›, olumsuz ve cayd›r›c› tutumlar› kad›n hekimlerin
uzmanl›k alan› seçimlerinde etkili olmaktad›r. Her koflul alt›nda, ailevi sorumluluklar›
na ra¤men bu alanda çal›flmay› seçen kad›n hekimler ise ço¤u kez do¤um öncesi ve
sonras› yasal do¤um iznini kullanamama, kendini kabul ettirmek için erkeklerden daha
çok çal›flma gibi durumlarla yüz yüze kalmaktad›r.56
Çal›flma yaflam›nda ayr›mc›l›¤›n kendisini en belirgin ortaya koydu¤u alanlar›n bafl›
nda kad›nlar ve erkekler aras›ndaki kazanç farkl›l›klar› gelmektedir. Eflit de¤erde ifle
eflit ücret ödenmemesi bunun bir nedeni olabildi¤i gibi, cinsiyete dayal› mesleki ayr›flma
sonucu kad›nlar›n düflük ücretli ifllerde yo¤unlaflmas› da bir di¤er nedenidir. Kad›nlar›n
aileye ek gelir sa¤lad›¤›, erke¤in aileyi as›l geçindiren oldu¤u fleklindeki ataerkil zihniyetler
kad›nlara daha düflük ücret ödenmesini toplum nezdinde meflrulaflt›rmaktad›r.
1994-98 y›llar› aras›nda KSSGM bünyesinde yürütülen Kad›n ‹stihdam›n› Gelifltirme
Projesi kapsam›nda yap›lan çeflitli saha araflt›rmalar› iflverenler aç›s›ndan bu bak›fl aç›s›-
n›n yayg›nl›¤›n›n ve di¤er ayr›mc› uygulamalar›n örneklerini ortaya koymaktad›r.57
Türkiye’de çeflitli iflkollar› ve mesleklerde çal›flan kad›nlar ve erkekler aras›ndaki
kazanç düzeylerini karfl›laflt›rmaya elverecek düzenli istatistikler yoktur. Her ne kadar
Sosyal Sigortalar Kurumuna ba¤l› olarak çal›flan kad›n ve erkeklerin iflkollar›na göre ortalama
günlük kazanç istatistikleri mevcutsa da, bunlar karfl›laflt›rma aç›s›ndan pek uygun
de¤ildir. Bunun bir nedeni iflletmelerin önemli bir k›sm›n›n sigorta primlerini düflük
ödeyebilmek için çal›flt›rd›klar› personel için gerçek ücretleri de¤il asgari ücreti bildirmeleridir.
Söz konusu istatistiklere göre tüm sigortal›lar›n Aral›k 2006 itibariyle ortalama
günlük kazanc› 29.44 TL olup, bu tutar kad›nlarda 29.13 TL ve erkeklerde 29.53
TL’dir. Aradaki fark çok önemsizdir. Ancak baz› alanlarda erkeklerin kazançlar› kad›n-
––––––––––––––––––––
56. ‹lknur Genç Kuzuca, Türkiye’de T›pta Uzmanl›k ve Akademisyenlik Aflamalar›nda Cinsiyetçi Yaklafl›mlar,
A.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kad›n Çal›flmalar› Anabilim Dal›, yay›nlanmam›fl yüksek lisans tezi,
2007, Ankara. Araflt›rmada görüflülen cerrah bir kad›n hekimin sözleri kad›nlar›n ikili ifl yükünü çok aç›k
yans›tmaktad›r. “Her ikisi de ayn› nöbeti tutuyor, ayn› hastalara bak›yor, ayn› bilimsel performans› sergiliyordu
ve kad›n olan› evlenir evlenmez eflinin bak›m ifllerinden sorumlu tutuluyordu. Bir yandan kad›n oldu¤
un ve sana yüklenen toplumsal rollerden sorumlu oldu¤un sürekli vurgulan›rken, di¤er yandan erkeklerle
efl çal›flma performans›n› göstermeniz bekleniyor. Aç›kças› pek ço¤umuz da gerile yorula bu rollerin
alt›ndan baflar›yla kalk›yoruz. Yine de en ufak bir aksamada kad›nl›¤›m›z sorumlu tutulup elefltiriliyor”.
57. Eyübo¤lu D. vd. (2000) “Bankac›l›k Sektöründe Cinsiyete Dayal› Ayr›mc›l›k”, KSSGM Ankara.
Tulun A.M. vd. (2000) “Sa¤l›k Sektöründe Kad›n”, KSSGM, Ankara.
Acar F. vd. (1999) “Cinsiyete Dayal› Ayr›mc›l›k:Türkiye’de E¤itim Sektörü Örne¤i”, KSSGM, Ankara.
45
lar›nkinden ciddi biçimde yüksektir; bu fark %40’la kauçuk ve %39’la elektrik, gaz ve
buharl› ›s›nma faaliyetlerinde en yüksektir. Kad›nlar›n kazançlar› ka¤›t ve ka¤›t eflya
imalat›nda %29, ecza ve kimyevi madde sanayinde %14, g›da, içki ve tütün sanayiinde
%7-21 aras›, metal ve madeni eflya imalat›nda %5-13 aras› ve dokumada %6 oran›nda
daha düflüktür. Bunlar›n d›fl›nda kalan faaliyet alanlar›nda önemli bir fark görülmemektedir.
58
Mevsimlik ve sürekli tar›m iflçisi olarak çal›flan kad›nlar ve erkekler aras›nda ücret
farklar› vard›r. 2006’da mevsimlik kad›n tar›m iflçilerinin günlük ücretleri 16,04 YTL
iken erkek iflçilerin günlük ücretleri 22,12 YTL’dir. Sürekli tar›m iflçilerine ödenen ortalama
ayl›k ücret ise kad›n iflçiler için 377,14 YTL ve erkek iflçiler için 511,06
YTL’dir. Mevsimlik kad›n iflçilerin günlük ücreti erkeklerinkinden %37.9 ve sürekli kad›
n iflçilerin ayl›k ücreti erkeklerinkinden %35.5 düflüktür.59
D‹E’nin 1987 Hanehalk› Gelir ve Tüketim Harcamalar› Anketi ile 1994 Gelir Da-
¤›l›m› Araflt›rmas› kad›n ve erkek çal›flanlar›n kazançlar› aras›ndaki fark› hesaplamada
önemli bir yere sahiptir. Çeflitli sosyal bilimciler bu veri tabanlar›n› kullanarak hesaplamalar
yapm›fllard›r.
––––––––––––––––––––
58. www.ssk.gov.tr/istatistikler
59. TÜ‹K “Tar›msal ‹flletmelerde Ücret Yap›s›” Haber Bülteni (13.9.2007)
Tablo hem kamu sektöründe hem özel sektörde e¤itim durumu, meslek grubu, iktisadi
faaliyet kolundan ba¤›ms›z olarak erkeklerin ayl›k kazançlar›n›n kad›nlar›n ayl›k
kazançlar›ndan daha fazla oldu¤unu ve bu fark›n özel sektörde artt›¤›n› göstermektedir.
Üniversite düzeyinde e¤itim görmüfl olanlar aras›nda kamuda çal›flan erkekler kad›nla-
46
E¤itim durumu
Okur-yazar de¤il
‹lkokul terk ve ilkokul mezunu
Genel ortaokul ve genel lise
Meslek ortaokulu ve meslek lisesi
Üniversite ve üzeri
Meslek grubu
‹lmi / teknik elemanlar, serbest meslek sahipleri
ve bunlarla ilgili meslekler
Müteflebbisler, direktörler ve üst kademe
yöneticileri
‹dari personel vb.
Ticaret ve sat›fl personeli
Hizmet ifllerinde çal›flanlar
Tar›mc›, hayvanc›, ormanc›, bal›kç›
Tar›m d›fl› üretim faaliyeti
‹ktisadi faaliyet kolu
Tar›m
Madencilik ve taflocakç›l›¤›
‹malat sanayi
Elektrik, gaz, su
‹nflaat
Toptan/perakende ticaret, otel/lokanta
Ulaflt›rma/haberleflme/depolama
Mali kurumlar/sigorta/tafl›nmaz mallar
Toplum hizmetleri/sosyal ve kiflisel hizmetler
Kamu
1.2
1.4
1.4
1.6
1.3
1.2
1.0
1.3
2.4
1.5
4.3
1.3
2.5
1.2
1.4
1.6
1.1
1.2
1.5
1.2
1.2
Özel
2.5
2.1
1.7
1.3
1.5
1.5
1.2
1.5
1.7
1.5
2.5
1.9
2.6
1.8
2.0

1.4
1.4
0.8
1.3
1.6
Tablo 2.24: Temel özelliklere göre erkeklerin ortalama ayl›k kazanc›n›n
kad›nlar›nkine oran›, 1994
[12 ve üzeri yaflta esas iflinde maafll›, ücretli, yevmiyeli çal›flanlar]
Toplumsal Yap› ve Cinsiyet ‹statistikleri fiubesi (D‹E) taraf›ndan 1994 Gelir Da¤›l›m›
Araflt›rmas› (D‹E) ham verisinden yap›lan hesaplamalard›r. www.die.gov.tr/tkba/t206.xls
47
r›n 1.3 kat›, özel sektörde çal›flan erkekler 1.5 kat› fazla kazanmaktad›r. Sektör baz›nda
bak›ld›¤›nda en büyük fark kamuda çal›flan tar›m iflçilerindedir. Erkekler kad›nlar›n ald›¤›
n›n dört kat›ndan fazlas›n› almaktad›r. ‹malat sanayiinde özel iflyerlerinde bu fark iki
kat olup, kad›nlar›n ayl›k kazanc› erkeklerinkinin ancak yar›s›d›r.
Hanehalk› Gelir ve Tüketim Harcamalar› Anketine göre 1987’de kad›n ve erkek saat
ücretleri aras›ndaki fark %40’d›r, kad›nlar erkeklerin ald›¤›n›n ancak %60’›n› alabilmektedir.
‹lkokul mezunu kad›nlar ayn› e¤itim düzeyindeki erkeklerin saat ücretinin
%42’sini al›rken, bu oran üniversite mezunu kad›nlarda %59 olmaktad›r. E¤itim düzeyinin
artmas›yla birlikte oran artsa bile arada büyük bir aç›k kalmaktad›r.60
Kad›n ve erkek ücret eflitsizli¤inin nedenlerini oraya ç›karmak için e¤itim, deneyim,
meslek ve iflteki durumlar›n neden oldu¤u farkl›l›klar› analize katan bir çal›flma
1987 Hanehalk› Gelir ve Tüketim Harcamalar› Anketini veri alm›flt›r. Buna göre iflçi,
kendi hesab›na, iflveren gibi çeflitli kategorilerde çal›flan kad›nlar›n ayl›k ortalama kazanc›
erkeklerinkinin %48’idir. Kad›n erkek kazançlar› aras›ndaki fark›n %36’s› e¤itim, deneyim,
meslek vb. de¤iflkenlere ba¤l› olarak aç›klanabilirken, %64’ü araflt›rmac›lar›n piyasa
ayr›mc›l›¤› olarak nitelendirdi¤i cinsiyete dayal› ayr›mc›l›ktan ileri gelmektedir.61
1994 ‹malat Sanayi ve Ücret Anketi verilerini kullanarak imalat sanayiinde üç iflkolu,
elektrik, gaz ve su ile maden ve toprak iflkollar›nda kad›n ve erkek çal›flanlar›n ücretlerini
karfl›laflt›ran bir araflt›rmaya göre ise kad›nlar erkeklerin kazand›¤›n›n %70.6’s›-
n› almaktad›r. E¤itim, ifl tecrübesi, k›dem, meslek, iflkolu, iflletme büyüklü¤ü ve toplu ifl
sözleflmesi kapsam›nda olmak gibi de¤iflkenler kontrol alt›na al›nd›¤›nda kad›n ve erkek
aras›ndaki sadece cinsiyete ba¤l› olan ücret farklar›n›n %10’a indi¤i bulunmufltur. Dolay›
s›yla cinsiyete ba¤l› ücret a盤›n›n kad›nlar›n daha çok düflük ücretli, toplu sözleflme
kapsam›nda olmayan özel sektör ifllerinde yo¤unlaflmas›na ba¤l› oldu¤u sonucuna ulafl›
lm›flt›r.62
2002 Hanehalk› Bütçe Anketi verilerini kullanan bir baflka araflt›rma kad›nlar›n y›ll›
k ortalama kazanc›n› erkeklerinkinin %53’ü olarak bulmufl ve gelir farkl›l›¤›n›n
%85’inin piyasadaki ayr›mc›l›¤a ba¤l› oldu¤unu saptam›flt›r.63
––––––––––––––––––––
60. Ecevit Y. (2000) Kad›n-Erkek Eflitli¤ine Do¤ru Yürüyüfl: E¤itim, Çal›flma Yaflam› ve Siyaset, TÜS‹AD, ‹stanbul,
s.167
61. Day›o¤lu M., Kasnako¤lu Z., (1997) “Kentsel Kesimde Kad›n ve Erkeklerin ‹flgücüne Kat›l›mlar› ve Kazanç
Farkl›l›klar›”, ODTÜ Geliflme Dergisi 24 (3).
62. ‹lkkaracan ‹, Selim R. (2007) “The Gender Wage Gap in the Turkish Labour Market”, Labour 21 (3), s.563-
593.
63. Kiren Gürler Ö. “Türkiye’de Cinsiyete Göre Gelir Farkl›l›¤›n›n Ayr›flt›rma Yöntemiyle Uygulanmas›”,
http://joy.yasar.edu.tr/makale/6.sayi/ozlemkirensenay.pdf
48
Dünya Bankas›n›n Türkiye ‹flgücü Piyasas› raporunda da 1988-2002 aras›nda ücretli
ve maafll› çal›flan erkeklerin ortalama kazançlar›n›n %22, kad›nlar›nkinin ise %12
artt›¤› ve kad›nlar›n erkeklerin kazand›¤›n›n %78-83’ünü kazand›¤› hesaplanm›flt›r.64
Yap›lan hesaplamalar farkl› veri tabanlar›na dayand›klar› için farkl› oranlar bulsa
da, hepsi aç›s›ndan ortak olan kad›n ve erkeklerin kazançlar› aras›nda önemli farklar olmas›
d›r. Ancak bu konuda tüm sektörleri ve iflkollar›n› içerecek biçimde sistemli veri
toplanmas› ve kapsaml› araflt›rmalar yap›lmas› gerekti¤i aç›kt›r.
Sigortal› olarak çal›flan iflçilerin geçirdikleri ifl kazalar›n›n dökümüne bak›ld›¤›nda
2005 y›l›nda yaflanan 73 293 ifl kazas›nda 3 334 (%4.5) kad›n yaralanm›flt›r. Kad›n iflçiler
aç›s›ndan en fazla kaza yaflanan imalat sanayi iflkollar› s›ras›yla en fazla istihdam
edildikleri dokuma (835 kaza), giyecek ve haz›r dokuma (493 kaza), g›da (335 kaza), ile
flahsi hizmetlerdir (245 Kaza). Kad›nlar›n söz konusu iflkollar›nda kaza geçirenler aras›
ndaki oranlar› bu iflkollar›ndaki toplam çal›flanlar içindeki oranlar›ndan daha düflük
olup, daha az kazaya u¤rad›klar› sonucu ç›kar›labilir. Örne¤in dokuma iflkolundaki iflçiler
aras›ndaki paylar› %17.8 iken, bu iflkolundaki ifl kazalar›n›n %14.2’sini kad›nlar yaflam›
flt›r.65
––––––––––––––––––––
64. WB 2006, s.54
65. SSK, 2005 Y›l› ‹statistikleri, www.ssk.gov.tr
49
3. KADIN ‹ST‹HDAMINI ETK‹LEYEN POL‹T‹KA
VE PROGRAMLARIN DE⁄ERLEND‹R‹LMES‹
Türkiye 1985’de Birleflmifl Milletlerin Kad›nlara Karfl› Her Türlü Ayr›mc›l›¤›n Önlenmesi
Sözleflmesine taraf olmufl, ard›ndan Pekin Dördüncü Dünya Kad›n Konferans›
sonucunda kabul edilen Pekin Deklarasyonu ve Eylem Platformunu imzalayarak bu ve
izleyen Birleflmifl Milletler toplant›lar›n›n belgelerinde toplumsal cinsiyet eflitli¤ini sa¤-
lamay› taahhüt etmifltir.66 Pekin Deklarasyonunu imzalayan hükümetler ayn› zamanda
cinsiyete dayal› bak›fl aç›s›n› bütün politika ve programlara yans›tmay› kabul ve taahhüt
etmifltir. Böylece toplumsal cinsiyet eflitli¤inin ana ak›m politikalara dahil edilmesi politika
yapmakla görevli aktörlerin her düzey ve aflamada toplumsal cinsiyet eflitli¤i perspektifini
katmak için politik süreçleri organize etmesi, ilerletmesi , gelifltirmesi ve de¤erlendirmesi
anlam›na gelmektedir.
Türkiye Uluslararas› Çal›flma Örgütünün (ILO) çal›flma hayat›nda kad›n-erkek eflitli¤
ine iliflkin 100 Say›l› Eflit De¤erde ‹fl ‹çin Ücret Sözleflmesi, 111 Say›l› ‹fl ve Meslek
Bak›m›ndan Ayr›m Hakk›nda Sözleflme (‹stihdam ve Meslekte Ayr›mc›l›k), 122 Say›l›
‹stihdam Politikas›yla ‹lgili Sözleflme, 142 Say›l› ‹nsan Kaynaklar›n›n Gelifltirilmesi
Sözleflmesi, 182 Say›l› Çocuk ‹flçili¤inin En Kötü Halinin Ortadan Kald›r›lmas›na ‹liflkin
Sözleflmelerine de taraft›r.
Türkiye’nin üyelik müzakerelerinin sürdü¤ü Avrupa Birli¤inde 1999’da yürürlü¤e
giren Amsterdam Antlaflmas› ile toplumsal cinsiyetin ana ak›mlaflt›r›lmas› sosyal ve
ekonomik politikalar›n temel ilkeleri aras›na girmifltir. Birlik dolayl› ve dolays›z politikalar›
nda toplumsal cinsiyet eflitli¤inin dikkate al›nmas›n› amaçlarken, bunun yan› s›ra
kad›nlar için özel önlemlerin al›nmas›n› öngörmektedir. AB müktesebat› içinde kad›n erkek
eflitli¤ini sa¤lamaya yönelik çok say›da düzenleme vard›r. Bütün bunlar›n ›fl›¤›nda
Türkiye’de toplumsal cinsiyet eflitli¤inin tüm kamusal politikalar›n oda¤›nda yer almas›;
hem anaak›mlaflt›rma hem de özel önlem politikalar› uluslararas› taahhütlerinin ve de
demokratik, sosyal bir hukuk devleti olmas›n›n gere¤idir. Nitekim Anayasan›n 10. Maddesi
“Kad›nlar ve erkekler eflit haklara sahiptir. Devlet, bu eflitli¤in yaflama geçmesini
––––––––––––––––––––
66. KSSGM (2001) “Pekin+5 Siyasi deklarasyonu ve Sonuç Belgesi, Pekin Deklarasyonu ve Eylem Platformu”,
Ankara.
KSSGM (2000) “Kad›n 2000: 21.Yüzy›l ‹çin Toplumsal Cinsiyet Eflitli¤i, Kalk›nma ve Bar›fl (Pekin+5),
Ankara.
50
sa¤lamakla yükümlüdür.” demektedir. Bu nedenle gelifltirilen makro ekonomik ve sosyal
politikalar›n toplumsal cinsiyet eflitli¤ini gözetebilmesi için ilgili kad›n örgütlerinin
tam ve eflit kat›l›m›yla düzenlenmesi, kad›n istihdam›n› art›rmak ve istihdamdakilerin
durumunu iyilefltirmenin istihdam politikalar›n›n ana bilefleni haline gelmesi, kad›nlar›n
üzerindeki çocuk, hasta, yafll› bak›m› gibi hizmetlerin, erkeklerin de eflit flekilde üstlenmeleri
gereken toplumsal bir sorumluluk olarak kabul edilmesi gerekir. Ancak Türkiye’de
ilgili yasalarda kad›n erkek eflitli¤i sa¤lanm›fl olsa da, kad›n istihdam›na yönelik
belirgin bir kamu politikas› gündeminden söz etmek mümkün de¤ildir. Daha aç›k bir ifade
ile kad›n istihdam› alan›nda mevcut durumun analizi, sorun alanlar›n›n tespiti, çözüm
alternatiflerinin gelifltirilmesi, benimsenen çözüm yollar› do¤rultusunda amaç ve hedeflerin
(niceliksel) belirlenmesi, uygulaman›n örgütlenmesi, izleme ve denetim süreçlerinin
oluflturulmas›, sonuçlar›n-gerçekleflmelerin hesap verme sorumlulu¤u içinde denetimi
ve de¤erlendirilmesi aflamalar›n› içeren kendi içinde tan›ml› bir politika çerçevesinin
varl›¤›ndan söz edilemez. Onun yerine kamu politikalar›n›n belirlendi¤i plan ve programlarda
çeflitli politika bafll›klar› alt›nda serpifltirilmifl ifadelerle karfl›lafl›lmaktad›r.
Kuflkusuz bu ifadelerin bile izinin sürülmesi, yer yer vurgulanan politika taahhütlerinin
kamuoyu denetimine tabi tutulmas› önemlidir.
Genelde kamu kurumlar› ve uluslararas› kurulufllar taraf›ndan haz›rlanan veya haz›
rlat›lan raporlara damgas›n› vuran yaklafl›m flöylece özetlenebilir: kad›n istihdam›n›n
düflük düzeyinin çok ciddi bir sorun oldu¤unun alt› çizilmekte ancak sorunun çözümü istihdamla
ilgili ana bafll›klar yerine sosyal içerme ve yoksullukla mücadele bafll›klar› alt›
nda ele al›narak esas olarak iki önlem paketi üzerinde odaklan›lmaktad›r. Bunlar›n ilki
esnek çal›flma biçimlerinin yayg›nlaflt›r›lmas› ve kad›nlar›n bu tarz çal›flmaya teflvik
edilmesi, di¤eri kad›n giriflimcili¤inin desteklenmesidir.67 Esnek çal›flma e¤er insanlar›
n e¤itim gereksinimleri, aile gereksinimleri veya emeklilik dönemlerine iliflkin tercihlerinin
farkl› istihdam biçimlerine yol açmas› ve böylece iflgücü piyasas›ndan k›sa süreli
geri çekilmeler veya k›sa süreli çal›flma fleklinde alg›lanacak olursa bunun sadece kad›
nlarla s›n›rl› tutulmamas›, her yafl grubundaki her iki cins için de geçerli olmas› gerekir.
Aksi takdirde esnek çal›flma bat›daki ülkelerde oldu¤u gibi kad›nlar›n k›smi zamanl›
olarak veya geçici temelde düflük ücretli vas›fs›z ifllerde yo¤unlaflmas› ve iflgücü piyasas›
ndaki cinsiyet temelli eflitsizlik ve ayr›flman›n muhafazas› anlam›na gelir. Esnek çal›
flman›n kad›n istihdam›yla özdefl hale sokulmas›, Türkiye’de iflgücü piyasas›na zaten
çok s›n›rl› kat›lan kad›nlara erkeklerle eflit f›rsatlar›n sunulmas› de¤il, kad›nlardan ancak
––––––––––––––––––––
67. Bak›n›z DPT’nin Dokuzuncu Kalk›nma Plan›, Orta Vadeli Program (2006-2008), 2006 ve 2007 Y›l› Programlar›
ve Dünya Bankas›’n›n, Türkiye ‹flgücü Piyasas› Araflt›rmas› (2006).
51
yetersiz kat›l›m biçimlerine raz› olmalar›n› istemek demektir. ‹flgücü piyasas›nda tam zamanl›,
sosyal güvenlik ve örgütlenme haklar›na sahip olan düzgün ifllerin yayg›nlaflmas›
ve kad›nlar›n erkekler gibi bu tarz istihdama eflit koflullarda kat›lmas› toplumsal hedefinin
benimsenmemesi, kad›nlar›n önümüzdeki dönemde belli tür ifllerde yo¤unlaflmas›-
na yol açarak iflgücü piyasas›nda zaten mevcut eflitsizli¤in pekiflmesi potansiyelini tafl›-
maktad›r.
Ayn› durum kad›n giriflimcili¤ini teflvik için de söz konusudur. Gerek kamuda gerek
özel sektörde ücretli istihdam yaratma ve bu istihdam›n kad›nlar ve erkekler aras›nda
eflit da¤›l›m›n› sa¤lama toplumsal görevinden kaç›nman›n yolu, kad›nlar›n kendi hesab›
na çal›flmas›n›n teflvikinde görülmektedir. Kendi hesab›na çal›flma istihdam biçimlerinden
sadece birisidir ve günümüz Türkiye’sinde sosyal korumadan en yoksun, gelir
düzeyi en düflük ve istikrars›z çal›flma biçimlerindendir. Kuflkusuz sanayi ve hizmetlerde
yeni iflyerlerinin yarat›lamad›¤› koflullarda kad›nlara tavsiye edilebilir ama kad›n istihdam›
n› art›rmak görevi bununla s›n›rl› tutulamaz. Kamu kurum ve kurulufllar›n›n belgelerinde
kad›n istihdam›n› art›rmak görevi genel biçimde formüle edildi¤i, zamana ba¤-
l› somut hedefler belirlenmedi¤i, bu hedeflerin gerçeklefltirilmesinden sorumlu kurum ve
kurulufllar tarif edilse bile hedeflerin gerçeklefltirilmesi sürecinin ne flekilde izlenece¤i
a盤a kavuflturulmad›¤› sürece kad›n istihdam›n› art›rmak çabalar› bir niyet beyan›ndan
öteye gitmeyecektir.
3.1. Avrupa ‹stihdam Stratejisi ve Kad›n ‹stihdam›
Türkiye Avrupa Birli¤ine üyelik sürecinde oldukça gerilimli ve sanc›l› bir süreçten
geçmektedir. Ancak iflbafl›ndaki hükümet ve di¤er kamusal otoriteler üyelik hedefinden
vazgeçilmedi¤ini çeflitli ortamlarda dile getirmektedir. Dolay›s›yla istihdam ve iflsizlikle
ilgili konularda Avrupa ‹stihdam Stratejisine uyum sa¤lanmas› gerekti¤i, buna yönelik
çal›flmalar yap›ld›¤› belirtilmektedir. Bu amaçla Ulusal ‹stihdam Stratejisinin hükümetin
ve sosyal taraflar›n iflbirli¤i ile haz›rlanmas› öngörülmüfltür. Bunun için önce
2003’de ‹fiKUR taraf›ndan bir “‹stihdam Durum Raporu” haz›rlat›lm›fl, daha sonra AB
Komisyonu uzmanlar›yla ülkenin istihdam konusundaki önceliklerinin ve politikalar›n›n
belirlendi¤i “Ortak De¤erlendirme Raporu”nun haz›rlanmas› çal›flmalar›na bafllanm›flt›r.
Sosyal ‹çerme Belgesi ve Ortak De¤erlendirme Belgesinin haz›rl›klar› tamamlanm›fl
olup halen de¤erlendirilmek üzere AB komisyonunda bulunmaktad›r.
Avrupa Birli¤inde iktisadi büyümenin yan› s›ra istihdam art›fl›na önem verilmesi, iflsizlikle
mücadele etmek için daha çok ve daha iyi ifller yarat›lmas› için çal›fl›lmas› 1990’l›
y›llarda sosyal Avrupa vurgusunun öne ç›kmas›na ba¤l›d›r. 1997 Amsterdam zirvesinde
somutlaflan Avrupa ‹stihdam Stratejisi (A‹S) üye ülkelerin istihdam politikalar›n› dört te52
mel bafll›k alt›nda, belirlenmifl hedefler ve amaçlar do¤rultusunda koordine etmelerini öngörmektedir.
Böylece istihdam›n art›r›lmas› Birlik politikalar›n›n bütünü aç›s›ndan önem
kazanm›fl ve yüksek düzeyde istihdam›n sa¤lanmas› tüm politikalarda amaç olarak kabul
edilmifltir. Bu do¤rultuda her üye devletin y›ll›k bir ulusal eylem plan› haz›rlamas›, uygulamalar›
y›ll›k raporlarla Avrupa Konseyi ve Komisyonuna sunmas›, onlar›n de¤erlendirmeleri
ve tavsiyeleri ›fl›¤›nda yeni çal›flmalar yapmas› gerekmektedir.
A‹S’nin iflleyiflinde dayanak noktas›n› istihdam k›lavuzlar› oluflturmaktad›r ve bu k›-
lavuzlar dört temel yap› tafl›n› esas almaktad›r: “‹stihdam Edilebilirlik”, “Giriflimcilik”,
“Uyum” ve “Eflit F›rsatlar”. ‹stihdam edilebilirlik uzun dönemli iflsizlik ve genç iflsizli¤i
ile mücadeleyi, okuldan ifle geçifli kolaylaflt›rmay› ve pasif iflgücü piyasas› önlemlerinden
aktif iflgücü piyasas› önlemlerine geçmeyi içermektedir. Giriflimcilik bafll›¤› alt›nda giriflimcili¤
i özendirmek için ifl kurman›n kolaylaflt›r›lmas›, risk sermayesinin sa¤lanmas›,
vergi kolayl›klar›n›n sa¤lanmas› yer almaktad›r. Uyum kapasitesini güçlendirmek iflletmelerin
uyum mekanizmalar›n› güçlendirmek için ifl organizasyonunun modernlefltirilmesini,
insan kayna¤›n›n teknolojik geliflme sürecine sürekli uyumunun sa¤lanmas›n› öngörmektedir.
‹stihdam Stratejisinin dördüncü yap› tafl› tüm politikalar ba¤lam›nda cinsiyetler
aras›nda eflit f›rsatlar yaratmak ve özellikle kad›n istihdam›n›n art›r›lmas›na yönelik
olarak aile ve çal›flma yaflam› aras›nda uyum sa¤lamak hedefine vurgu yapmaktad›r.
Bu anlamda esnek çal›flma biçimlerini etkin k›lmak, erkeklerin yo¤un olarak istihdam
edildikleri meslek ve ifl alanlar›na kad›nlar›n daha kolay girmelerini sa¤lamak, kad›nlar›n
kariyer geliflimlerini kesintiye u¤ratan çocuk ve yafll› bak›m› gibi sosyal yükümlülüklerini
hafifleten düzenlemeleri gelifltirmek, ücret ve vas›f düzeyi aç›s›ndan süre gelen eflitsizlikleri
ve dengesizlikleri gideren uygulamalara yer vermek önemli politikalard›r. K›saca,
A‹S’nin yüksek istihdam hedefinin gerçeklefltirilmesinde özellikle kad›nlar›n iflgücü piyasas›
na kat›l›mlar›n›n art›r›lmas›n›n büyük katk› sa¤layaca¤› aç›kça ortaya konulmaktad›
r. Dolay›s›yla cinsiyetler aras›nda eflit f›rsatlar sa¤lanmas›, ‹stihdam Stratejisinin etkinli¤
ini art›racak temel politikalar içerisinde kabul edilmektedir68.
Bu yap›tafllar› çerçevesinde 2000’de yap›lan Lizbon zirvesinde 2010’a kadar genel
istihdam oran›n›n %70’e ve kad›n istihdam oran›n›n %60’a kadar artt›r›lmas› gibi somut
hedefler ortaya konmufltur. 2001 Stockholm zirvesinde ise AB istihdam oran›n›n 2005’e
kadar %67’ye ve kad›n istihdam›n›n da %57’ye kadar yükseltilmesi ve yafll› çal›flanlar›n
istihdam oran›n›n 2010’a kadar %50’ye ulaflt›r›lmas› hedefleri benimsenmifltir. Avrupa
Komisyonu ‹stihdam ve Sosyal Politika genel müdür yard›mc›s› Lenia Samuel’in aç›k-
––––––––––––––––––––
68. Ahmet Selamo¤lu ve Kuvvet Lordo¤lu, Kat›l›m Sürecinde Avrupa Birli¤i ve Türkiye’de ‹flgücü ve ‹stihdam›
n Görünümü, Belediye-‹fl Yay›nlar›, Ankara, 2006, s.104- 105.
53
lamas›na göre 2005’de kad›nlar için %56’ya ulafl›lm›fl ve bu durum son 5 y›lda oluflturulan
ifllerin 3/4’ünü kad›nlar›n almas›yla mümkün olmufltur.69
Avrupa ‹stihdam Stratejisinin aile ve çal›flma yaflam› aras›nda uyum sa¤lamak hedefi
esnek çal›flma biçimlerinin etkin k›l›nmas›n› öngörmektedir. Ancak kad›n istihdam›
n› art›rmak için dile gelen di¤er hedefler kad›n ve erkek eflitli¤ini sa¤lamaya yöneliktir.
Kad›n ve erkeklere eflit f›rsatlar sa¤lanmas› için erkeklerin yo¤un olarak istihdam
edildikleri meslek ve ifl alanlar›na kad›nlar›n daha kolay girmesini, ücret ve vas›f düzeyi
aç›s›ndan kad›n ve erkek aras›ndaki eflitsizlik ve dengesizliklerin ortadan kald›r›lmas›
n› sa¤layacak uygulamalar bunlar aras›nda say›labilir. Stratejinin di¤er hedefi kad›nlar›
n kariyer geliflimlerini kesintiye u¤ratan çocuk ve yafll› bak›m›na iliflkin düzenlemelerin
gelifltirilmesi olup, cinsiyete dayal› iflbölümünün kad›n istihdam› üzerindeki olumsuz
etkilerini azaltmak bak›m›ndan büyük önem tafl›maktad›r. Türkiye’de gelifltirilen istihdam
stratejilerinin burada say›lan hedefleri bir bütün olarak almas›, sadece kad›n giriflimcili¤
i ve esneklik üzerinde yo¤unlaflmamas› gerekir.
3.2. Kamu Kurum ve Kurulufllar›n›n Kad›n ‹stihdam›na
‹liflkin Politikalar›70
3.2.1. Dokuzuncu Kalk›nma Plan› (2007-2013)
Türkiye’nin ekonomik ve sosyal alanda gelece¤e yönelik temel tercihleri Kalk›nma
Planlar›nda belirlenir. Devlet Planlama Teflkilat› 2007-2013 dönemini kapsayan Dokuzuncu
Kalk›nma Plan›nda vizyonunu “‹stikrar içinde büyüyen, gelirini daha adil paylaflan,
küresel ölçekte rekabet gücüne sahip, bilgi toplumuna dönüflen ve AB’ye üyelik
için uyum sürecini tamamlam›fl bir Türkiye” olarak tan›mlam›flt›r. Bu vizyonun dayand›¤›
ekonomik ve sosyal geliflme eksenleri içinde istihdam›n art›r›lmas›, befleri geliflme
ve sosyal dayan›flman›n güçlendirilmesi, bölgesel geliflmenin sa¤lanmas› da yer almaktad›
r. Gerek Türkiye vizyonunda gerekse geliflme eksenleri ve sektörel politikalar bütününü
kesen temel ilkeler bildiriminde kad›n-erkek eflitli¤i (veya toplumsal cinsiyet eflitli¤
i) vurgusunun yer almad›¤› görülmektedir.71
––––––––––––––––––––
69. T‹SK, Kad›n ‹stihdam› Zirvesi, T‹SK Yay›nlar›, ‹stanbul, 2006, s.51-54.
70. Bu alt bölümün haz›rlanmas›nda ö¤rencim, TBMM Plan Bütçe Komisyonu uzman› Mustafa fiahin’e katk›-
lar›ndan ötürü teflekkür ederim.
71. Dokuzuncu Kalk›nma Plan›n›n (2007-2013) onayland›¤›na iliflkin karar, Karar No: 877, Karar Tarihi:
28.6.2006, s. 3-4
Buradaki de¤erlendirmede Kalk›nma Plan› sadece kad›n istihdam› perspektifinden s›n›rl› ele al›nm›flt›r. Tabiat›
yla kalk›nma stratejisi, büyüme modeli, devlet bütçesi gibi geliflme eksenleri ve sektörel politikalar bölümlerinde
belirlenmifl tercihlerin kad›n istihdam› ile makro-mezo-mikro düzeylerdeki etkilefliminin daha
kapsaml› bir de¤erlendirme çerçevesinde ele al›nmas›n›n önemi unutulmamal›d›r.
54
Vizyon ve temel ilkeler bildiriminin önemi aç›kt›r. Kamunun, hatta özendirici olmas›
bak›m›ndan özel kesimin yürütece¤i faaliyetlere egemen olmas› beklenen de¤erler
dizisini yans›t›r. Bu nedenle Kalk›nma Plan›’n›n Türkiye vizyonu ve temel ilkeler bildiriminde
toplumsal cinsiyet eflitli¤i bütün ilkeleri kesen bir içerikle yer almal›d›r.
Plan sistemati¤i içinde vizyon ve temel ilkelerin ard›ndan Sekizinci Plan Dönemi’nin
de¤erlendirmesi yap›lmaktad›r. Bu dönemde, AB ortalamas›na göre düflük seviyede
olan iflgücüne kat›lma ve istihdam oranlar›nda ilerleme kaydedilemedi¤i ve bu
oranlar›n düflük olmas›n›n kad›nlar›n iflgücüne ve istihdama yeterince kat›lamamas›ndan
kaynakland›¤› belirtilmektedir.72 Keza, Sekizinci Plan döneminde istihdam›n art›r›lmas›
nda etkin bir araç olarak aktif iflgücü politikalar›na, bu kapsamda iflsizler, özürlüler, kad›
nlar ve gençler gibi dezavantajl› gruplara ifl bulma, giriflimcilik e¤itimi ve istihdam garantili
e¤itim programlar›n›n verildi¤ine de¤inilmektedir. Bu çerçevede, AB ve Türkiye’nin
ortak finansman›yla ‹fiKUR taraf›ndan Aktif ‹flgücü Piyasas› Programlar› Projesi
kapsam›nda 50.059 kiflinin e¤itildi¤i, bu kiflilerden toplam 7.463 kiflinin istihdam edildi¤
i aç›klanmaktad›r. Bununla birlikte, aktif iflgücü politikalar› kapsam›nda yap›lan harcamalar›
n GSY‹H’ya oran›n›n AB ortalamas› olan yüzde 0,7’nin çok alt›nda oldu¤unun
alt› çizilmektedir.73 Bu faaliyetler sonucu elde edilen gerçekleflmelerin gereksinimlerin
karfl›lanmas› noktas›ndaki s›n›rl›l›¤› aç›kt›r. Kad›n istihdam› aç›s›ndan, ne kadar iflsiz,
özürlü veya genç kad›n›n istihdam edildi¤inin bilgisi de verilmemektedir.
Burada, aktif iflgücü politikalar› kapsam›ndaki programlardan iflsizler, özürlüler,
kad›nlar ve gençler gibi dezavantajl› gruplar›n yararlanmas› gerekti¤i söylenirken kad›nlara
yap›lan vurgu olumlu ve önemlidir. Ancak gözden kaçan nokta gençlerin de zaten
yar›s›n›n kad›n oldu¤u, özürlüler ve iflsizlerin de önemli bir k›sm›n›n kad›n oldu¤u gerçe¤
idir. Burada ciddi bir yaklafl›m sorunu vard›r ve bu da toplumun ve sözü edilen di¤er
kategorilerin yar›s›n› veya önemli bir k›sm›n› oluflturan kad›nlar› dezavantajl› gruplarla
birlikte sayarak bir az›nl›k olarak görme e¤ilimidir.74 Bunun için ele al›nan her kategoride
toplumsal cinsiyet eflitli¤inin gözetilece¤i, iflsizlerin de, gençlerin de, özürlülerin de
istihdama kavuflturulmas›nda kad›n ve erkeklerin f›rsatlardan eflit yararlanmas›na dikkat
edilece¤i belirtilmelidir. Aksi takdirde kad›nlara yönelik bir tak›m s›n›rl› özel önlemler
alman›n ve buralara az say›da kad›n›n kat›lmas›n›n ötesine geçilememektedir.
––––––––––––––––––––
72. a.g.k., s.37
73. a.g.k., s. 39
74. Anayasan›n 50 nci maddesi ikinci f›kras›nda yer alan “Küçükler ve kad›nlar ile bedeni ve ruhi yetersizli¤i
olanlar çal›flma flartlar› bak›m›ndan özel olarak korunurlar” hükmü bu yaklafl›m›n baflka bir versiyonu olarak
hat›rlanmal›d›r.
55
Plan›n Gelir Da¤›l›m›n›n ‹yilefltirilmesi, Sosyal ‹çerme ve Yoksullukla Mücadele
bafll›¤› alt›nda kad›nlar›n yoksulluk ve sosyal d›fllanmayla yüz yüze olduklar›na dair saptamalar
yap›lmakta ancak bu saptamalar kendi içinde bir bütünlük ve tutarl›l›k tafl›mamaktad›
r. 2002-2004 döneminde k›rsal alanda yoksullu¤un baz› göstergelerde artm›fl oldu¤
u belirtilerek k›rda ücretsiz aile iflçilerinin iflteki durum itibariyle 2004’de en yoksul
grubu oluflturdu¤u dile getirilmektedir.75 Ancak ilginç olan ücretsiz aile iflçilerinin esas
itibariyle kad›n olmas›na ra¤men bu de¤erlendirmenin cinsiyetten yoksun biçimde yap›
lmas›d›r. Ard›ndan k›rsal alanda ücretsiz aile iflçisi olarak istihdam edilen kad›nlar›n,
kente göç sonucunda kentsel alandaki ifllere göre niteliklerinin yetersiz kalmas› ve farkl›
bir ortam›n getirdi¤i sosyal bask›lardan dolay› iflgücünden ç›kmakta oldu¤u ve ekonomik
yaflam›n d›fl›nda kalarak yoksulluk ve sosyal d›fllanma risklerine aç›k hale geldikleri
belirtilmektedir.76 Bu tespitten örtük olarak ücretsiz aile iflçisi statüsünün yoksulluk
ve sosyal d›fllanma riskleri ile karfl› karfl›ya olmad›¤› gibi bir sonuç ç›kmaktad›r. Oysa
k›rsal yoksullu¤a iliflkin bir önceki saptama tam tersi yöndedir. Kad›nlar›n yoksullu¤u
bütünsellik arz etmektedir, yoksulluk kad›nlar›n sadece üretime kat›lmamalar›ndan de-
¤il, tersine üretime düflük statülerde kat›lmalar›ndan ileri gelmekte, k›rda ve kentte yoksullu¤
un üstesinden gelmek için düzgün ifllerde istihdamlar›n›n sa¤lanmas› gerekti¤i
aç›kça görülmektedir.77 Bu nedenle planda yoksulluk riskiyle karfl› karfl›ya olan kad›nlar,
çocuklar, yafll›lar, özürlüler ve kente göç edenlere yönelik e¤itim, kültür ve sa¤l›k
gibi hizmetlerin art›r›lmas› ihtiyac›n›n alt› hakl› biçimde çizilse de, bunlar›n yan› s›ra kad›
nlar için düzgün ifllerde istihdam ihtiyac›n›n alt›n›n çizilmesi de gerekmektedir.
Sekizinci Plan dönemi de¤erlendirmesinin ard›ndan Dokuzuncu Kalk›nma
Plan dönemi sonunda ulafl›lmak istenen hedef ve tahminlere yer verilmifltir. Kad›n istihdam›
na özgü somut bir hedefin bulundu¤unu söylemek güçtür. Sadece, hedef veya tahmin
olup olmad›¤› da anlafl›lamayan, 2013 y›l› için bir oran verilmektedir. ‹stihdam Göstergeleri
tablosunda kad›nlar›n 2006’da %25.4 olan iflgücüne kat›l›m oranlar›n›n
2013’de %29.6 olaca¤› tahmin edilmektedir.78 Bu tahmine göre sekiz y›lda %4.2 puan
olan bu art›fl y›llar itibariyle %0.5’lik bir art›fl›n sa¤lanmas› demektir. Ancak bu art›fl›n
––––––––––––––––––––
75. a.g.k. s.42
76. a.g.k. s.43
77. Burada F. Özbay’›n çok yerinde bir saptamas›n› aktarmakta yarar vard›r:”Türkiye’de kad›nlar›n üretime kat›
lmad›klar› için egemenlik iliflkileri içinde ezilen taraf olduklar› tezi yerine ezildikleri için üretime son derece
düflük statülerde kat›ld›klar› ve dolay›s›yla ço¤unlu¤un üretime kat›ld›¤› halde u¤rafllar›n›n ekonomik
faaliyet olarak de¤erlendirilmedi¤i tezini savunmak daha anlaml› olmaktad›r”. (Kad›nlar›n Eviçi ve Evd›fl›
U¤rafllar›ndaki De¤iflme, Tekeli fi. (der) Kad›n Bak›fl Aç›s›ndan 1980’ler Türkiye’sinde Kad›n, ‹letiflim Yay›
nlar›, ‹stanbul, 1990, s.124)
78. a.g.k., s.62
56
ne kadar›n›n istihdama ne kadar›n›n iflsizli¤e denk düfltü¤ü konusunda bir de¤erlendirme
yoktur. Ayn› tabloda tar›m›n pay›n›n 2006 y›l›ndaki yüzde 28 seviyesinden 2013 y›-
l› için yüzde 18,9 oran›na düflece¤i tahmin edilmektedir. Bu fliddetli düflmenin tipik sonucu
büyük bir göç dalgas›n›n yan› s›ra kad›n istihdam›n›n daha da azalmas›d›r. Bu azalman›
n ne tür önlemlerle durdurulaca¤› ve bir art›fla dönüfltürülece¤i konusunda bir fley
söylenmemektedir.
Dokuzuncu Kalk›nma Plan› okul öncesi e¤itimde ciddi art›fllar sa¤lama hedefine
sahiptir. 2005/2006’da 4-5 yafl grubu çocuklar› için %19.5 olan okullaflma oran›n›n
2012/2013’de %50’ye ç›kaca¤› tahmin edilmektedir.79 Okul öncesi e¤itimin yayg›nlaflt›
r›lmas›nda vurgu erken çocukluk dönemindeki geliflimin önemine yap›lmaktad›r. Kad›
nlar›n iflgücüne ve istihdama kat›l›mlar›n›n art›r›lmas› amac›yla da çocuk ve di¤er bak›
m hizmetlerine eriflimlerinin kolaylaflt›r›lmas› yönünde bir irade olmakla birlikte, sadece
4-5 yafl çocuklar› için de¤il 0-3 yafl çocuklar› için de bak›m hizmetlerinin sunulmas›
gerekti¤i aç›kt›r. Bu noktada kamu hizmeti olarak krefllerin say›s›n›n m› artaca¤›, dolay›
s›yla günümüze de¤in sorumlu kamu idarelerinin yok denecek kadar düflük olan yat›
r›m ödeneklerinde bir art›fl m› öngörülece¤i, özel krefllere fiyat düzeyi aç›s›ndan sübvansiyon
mu yap›laca¤›, do¤rudan kad›n çal›flanlara bir transfer ödemesinde mi bulunulaca¤›
konusunu a盤a kavuflturulmam›flt›r.
Planda ‹stihdam›n Art›r›lmas› bafll›¤› alt›ndaki iflgücü piyasas›n›n gelifltirilmesi,
e¤itimin iflgücü talebine duyarl›l›¤›n›n art›r›lmas›, aktif iflgücü politikalar›n›n gelifltirilmesi
gibi alt bafll›klar›n hepsi, aç›k biçimde toplumsal cinsiyet eflitli¤ini hedeflemedi¤i
zaman, Türkiye’de mevcut olumsuz tablonun tersine çevrilmesi ve kad›nlar›n baflta iflgücü
piyasalar› olmak üzere yaflam›n her alan›ndaki durumlar›n›n iyilefltirilmesi mümkün
de¤ildir. Plan›n etkili bir flekilde uygulanmas› amac›yla, geçmifl Kalk›nma Planlar›
ndan farkl› olarak Dokuzuncu Plan›n uygulanmas›n›n izlenmesi ve de¤erlendirilmesi
amac›yla bir Plan ‹zleme ve Yönlendirme Komitesi oluflturulmufltur. Bu Komite, DPT
Müsteflar› baflkanl›¤›nda ilgili Bakanl›klar›n üst düzey yöneticilerinden oluflmaktad›r.
Programlama ve bütçeleme çal›flmalar›yla da uyumlu olarak y›lda en az bir defa toplanacak
olan Komite; Plan uygulamalar›n› de¤erlendirmek, hedeflere iliflkin geliflmeleri
izlemek, programlama ve bütçeleme çal›flmalar›na yön vermek ve Y›ll›k Plan ‹lerleme
Raporlar›n› haz›rlayarak Bakanlar Kuruluna sunmakla ve üç y›ll›k dönemler itibariyle
Plan De¤erlendirme Raporlar›n› haz›rlamakla sorumlu olacakt›r. Plan ‹zleme ve Yönlendirme
Komitesi’nin kad›n istihdam› konusunda vizyon ve ilkeler-geliflme eksenleri ve
bu eksenler alt›nda tan›ml› politika tercihlerini eflitlik perspektifiyle bir bütün olarak ye-
––––––––––––––––––––
79. a.g.k s.63
57
niden gözden geçirmesi ve gelecek 6 y›l için gerekli olan ekonomik ve sosyal öncelikleri
alternatifleri ile birlikte Hükümete sunmas›nda yarar vard›r.
3.2.2 Orta Vadeli Program ve Y›ll›k Programlar
Kalk›nma Plan›nda kamu kurum ve kurulufllar›n›n Plan ana geliflme eksenlerini ve
önceliklerini çal›flmalar›nda temel referans olarak almas›n›n alt› çizilmektedir. Kamu politikas›
süreci içinde Orta Vadeli Programlar›n, Planda belirlenen geliflme eksenleri ve
öncelikleri esas alarak ve bunlar› destekler mahiyette haz›rlanaca¤› belirtilmektedir. Kamu
kurulufllar›n›n yapaca¤› yat›r›mlar›n, kurumsal ve hukuki düzenlemelerin Plan›n
hangi geliflme eksenine ve önceli¤ine hizmet edece¤inin net bir biçimde ortaya konulmas›
ve bunlar›n bütçe ödenek tahsislerine de temel teflkil etmesi öngörülmektedir.80
Kalk›nma Plan›nda toplumsal cinsiyet eflitli¤ini hedefleyen bir yaklafl›m yoklu¤unun
etkilerini DPT taraf›ndan haz›rlanan ve kurumlar›n sorumluluklar› ve yapacaklar› iflleri
tan›mlayan 2006-2008 Orta Vadeli Program ile Y›ll›k Programlarda81 görmek
mümkündür. Orta Vadeli Programda 2006-2008 dönemi kamu politikalar›n›n hedefleri
belirlenirken iflgücüyle ilgili konular genel olarak ele al›nm›fl, iflgücü piyasalar›nda toplumsal
cinsiyet eflitli¤inin sa¤lanmas› bir amaç olarak konmam›flt›r. Programda “‹nsan
kaynaklar›n›n gelifltirilmesi ve istihdam edilebilirli¤in art›r›lmas›” bafll›¤› alt›nda kad›n
istihdam› metnin içinde ifade olarak dahi yer almamaktad›r. ‹kinci geliflme ekseni do¤-
rultusunda “Sosyal içerme ve yoksullukla mücadele” bafll›¤› alt›nda “Kad›nlar›n ekonomik
ve sosyal hayata etkin kat›l›mlar› sa¤lanacak, baflta e¤itim olmak üzere dezavantajl›
durumlar›n› giderici tedbirler al›nacakt›r. Ayr›ca, kad›na yönelik fliddet konular›nda
duyarl›l›k ve bilgilendirme faaliyetleri art›r›lacakt›r.” ifadesine yer verilmifltir. Orta Vadeli
Program 2007-2009 da bir önceki y›l için öngörülen çerçeve aynen muhafaza edilmifltir.
Kad›n istihdam› konusunun istihdamla ilgili bafll›klardan ziyade yoksulluk ve sosyal
içermeyle ilgili bafll›klar alt›nda ele al›nmas› Orta Vadeli Programlar›n yan› s›ra Y›ll›
k Programlar için de söz konusudur. 2006 Y›l› Program›nda “‹nsan Kaynaklar›n›n Gelifltirilmesi
ve ‹stihdam Edilebilirli¤in Art›r›lmas›” alt bafll›¤› alt›nda aktif iflgücü politikalar›
kapsam›nda ‹fiKUR’un özellikle genç ve kad›n iflsizlerin giriflimcili¤e yöneltilmesi
için mesleki bilgi, e¤itim ve dan›flmanl›k verece¤i, ifl deneyi kazand›rma programlar›
kapsam›nda iflgücü piyasas›na girifli kolaylaflt›rma amac›yla gençlerin ve kad›nlar›n anlaflmal›
iflyerlerinde geçici süreyle çal›flmalar›n› sa¤layaca¤› ifade edilmektedir.82
––––––––––––––––––––
80. a.g.k. s.100
81. www.dpt.gov.tr
82. DPT, 2006 Y›l› Program›, s.89
58
2006 program›nda “Sosyal ‹çerme ve Yoksullukla Mücadele” bafll›¤› alt›nda kad›nlar
di¤er dezavantajl› gruplarla birlikte say›larak baz› tedbirlerin hedef kitlesi olmufltur.
Öncelik 7: “Kad›nlar›n ekonomik ve sosyal hayata etkin kat›l›mlar› sa¤lanacak, baflta
e¤itim olmak üzere dezavantajl› konumlar›n› giderici tedbirler al›nacakt›r. Özellikle kad›
na yönelik fliddetin önlenmesine dönük çabalar art›r›lacakt›r” demektedir. Bunun alt›nda
ilk tedbir tam zamanl› ifllerde çal›flamayan kad›nlar ile esnek istihdam talep eden ifllerin
buluflturulmas›n› sa¤layan mekanizmalar›n gelifltirilmesidir. ‹kinci tedbir “özellikle
k›rdan kente göç eden kad›nlar›n iflgücüne kat›lma oranlar›n› art›rmak için evde bakmak
zorunda olduklar› çocuk ve yafll›lara yönelik çocuk kreflleri ve yafll› bak›m evlerinin
say›s›n›n art›r›lmas›d›r”. Burada 2006-2008 y›llar› aras›nda bu ifllerin yap›lmas› için
sorumlu kurulufllar olarak ‹fiKUR, KSGM, SHÇEK vb. tan›mlanmakta ancak somut bir
hedef konmad›¤› için 2006’da tedbirlerin ne kadar›n›n yerine getirildi¤ini takip etmek
mümkün olmamaktad›r.
2007 Y›l› Program›nda baz› s›n›fland›rma de¤ifliklikleri yap›lm›flt›r. Bu çerçevede
ikinci geliflme ekseni “‹stihdam›n art›r›lmas›” bafll›¤› alt›nda düzenlenmifltir. ‹stihdam›n
art›r›lmas› ise kendi içinde üç alt bafll›k alt›nda toplanm›flt›r. Bu çerçevede; iflgücü piyasas›
n›n gelifltirilmesi, e¤itimin iflgücü talebine duyarl›l›¤›n›n art›r›lmas›, aktif iflgücü politikalar›
n›n gelifltirilmesi, öngörülmektedir. ‹flgücü piyasas›n›n gelifltirilmesi do¤rultusunda
öngörülen politika öncelikleri ve tedbirler aras›nda giriflimcilikle ilgili tedbir aynen
muhafaza edilmiflken, ifl deneyimi kazand›rma programlar›nda sadece gençlerin yer
alaca¤› belirtilerek, kad›nlar ç›kart›lm›flt›r. Kad›nlar için iflgücü piyasas›na girifllerinin
kolaylaflt›r›lmas› amac›yla esnek çal›flma biçimlerinin yayg›nlaflt›r›laca¤› belirtilmektedir.
2007 Program›nda bu flöyle dile gelmifltir:”‹stihdam›n art›r›lmas›, iflsizli¤in ve kay›td›
fl› çal›flman›n azalt›lmas›, sosyal içerme kapsam›nda kad›nlar›n ve dezavantajl› kesimlerin
istihdam›n›n art›r›lmas› amac›yla esnek çal›flma biçimlerinin yayg›nlaflt›r›lmas›
özel öneme sahiptir. ‹flgücü piyasas›nda esnek çal›flma biçimlerinin yayg›nlaflt›r›lmas›-
n›n önündeki mevcut yasal engellerin kald›r›lmas›, bu çal›flma biçimlerinin teflvik edilmesi
ve sosyal güvenlik iliflkilerinin kurulmas› gerekmektedir”83 Böylece kad›nlarla ilgili
tedbirler henüz koflullar›n›n neler oldu¤u belli olmayan esnek çal›flma biçimlerine
indirgenmektedir.
Üçüncü geliflme ekseni olarak belirlenen “Befleri Geliflme ve Sosyal Dayan›flman›n
Güçlendirilmesi” do¤rultusunda “Gelir Da¤›l›m›n›n ‹yilefltirilmesi, Sosyal ‹çerme ve
Yoksullukla Mücadele” alt bafll›¤› alt›nda kad›n istihdam› ile ilgili olarak flu düzenlemeler
mevcuttur: kad›nlar›n aktif iflgücüne kat›l›mlar›n› art›rmak için mesleki niteliklerini
––––––––––––––––––––
83. DPT 2007 Y›l› Program›, s.183
59
mesleki e¤itim programlar›yla gelifltirmek, kad›nlar›n toplumsal yaflam›n her alan›na ve
karar mekanizmalar›n kat›lmalar›n› art›rmak için toplumu bilinçlendirici çal›flmalar yapmak,
kad›na yönelik fliddet konusunda çal›flmalar yapan kurulufllar aras›nda iflbirli¤i ve
iletiflimi desteklemek. ‹lginç olan, 2006 program›nda SHÇEK taraf›ndan krefllerin ve
yafll› bak›m evlerinin say›s›n›n art›r›lmas›na iliflkin tedbirin 2007 program›nda ç›kart›lm›
fl olmas›d›r. 2007 program› 2006 program›na göre daha geri bir noktadad›r.
3.2.3. Orta Vadeli Mali Plan84
Orta vadeli mali plan, kalk›nma plan› ve orta vadeli program ile uyumlu bir flekilde
gelecek üç y›la iliflkin toplam gelir ve gider tahminleri ile birlikte hedef aç›k ve borçlanma
durumu ile kamu idarelerinin ödenek teklif tavanlar›n› içeren bir belgedir. Bu belgede
dikkate al›nmas› gereken husus kad›n istihdam› konusunda sorumluluk yüklenen
kamu idarelerinin bütçe ödenek tavanlar›n›n yeterli düzeyde belirlenip belirlenmedi¤idir.
Ancak, yukar›da aktarmaya çal›flt›¤›m›z politika taahhütlerinin önemli bir kaynak art›
fl›na gereksinim do¤urup do¤urmad›¤› tart›flmal›d›r. Herhangi bir vergisel avantaj, prim
kolayl›¤›, sübvanse edilmifl faiz oranlar›ndan yat›r›m kredisi, veya iflgücü piyasas›na eriflimi
sa¤lamak amac›yla kad›nlara yap›lan do¤rudan bir transfer, yeni bir bina, atölye,
personel gereksinimini do¤uracak üretim merkezi gibi bir politika belirlemesi bulunmad›¤›
için kaynak yetersizli¤inden söz etmek de çok gerçekçi bir tespit olmaz.
fiu aç›dan genel bir de¤erlendirme yapmak mümkündür. Orta Vadeli Malî Plan
(2007-2009) belgesine bak›ld›¤›nda merkezi yönetim bütçe giderlerinin GSY‹H’ye oran›
n›n 2007, 2008, 2009 y›llar›nda s›ras›yla %30,5, %28,6 ve %26,7 olarak gerçekleflmesi
planlanmaktad›r. Dolay›s›yla, bütçe hacminin ekonomi içindeki yerinin azalt›lmas› temel
bir yönelifl olarak benimsenmektedir. Kamu hizmetlerinin genifllemesi ve nitelikli
olmas› gereksiniminin bu kadar aç›k oldu¤u koflullarda bütçe hacminin azalt›lmas› tercihiyle
bu gereksinimin nas›l ba¤daflaca¤› soru iflaretidir.
Orta Vadeli Program ve Orta Vadeli Mali Plan›n yay›mlanmas›ndan sonra Maliye
Bakan› taraf›ndan bütçe ça¤r›s› yap›l›r. Bu ça¤r›da Bütçe Haz›rlama Rehberi ile Yat›r›m
Program› Haz›rlama Rehberi anahtar öneme sahip iki belgedir. Bütçe tekliflerinin haz›rlanmas›
na esas olmak üzere, kamu idarelerince uyulmas› gereken genel ilkeleri, nesnel
ve ölçülebilir standartlar›, hesaplama yöntemlerini, bunlara iliflkin olarak kullan›lacak
cetvel ve tablo örneklerini ve di¤er bilgileri içerir. 2007-2009 Dönemi Yat›r›m Program›
Haz›rlama Rehberinde yer alan hükme göre: “2007 y›l›nda güvenlik nedeni ve iflin
––––––––––––––––––––
84. 5018 say›l› Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 16 nc› maddesine göre Yüksek Planlama Kurulunca
kararlaflt›r›l›r.
60
yürütülmesi aç›s›ndan mutlak zorunluluk bulunmas› hali d›fl›nda lojman, memur evi,
kamp, krefl, misafirhane ve benzer sosyal tesis yat›r›m› bafllat›lmayacakt›r. Çok zorunlu
haller d›fl›nda mevcut tesislerin bak›m ve onar›mlar› için ödenek tahsis edilmeyecektir.”
Ücretli kad›n istihdam›nda en büyük iflveren olan devlet krefl açma yükümlülü¤ünden
böylece kurtulmaktad›r.
3.3. Giriflimcili¤in Desteklenmesi85
Türkiye’de kad›nlar›n istihdama düflük kat›l›m oranlar›n›n ve yüksek iflsizlik oranlar›
n›n üstesinden gelebilmek için son zamanlarda en çok telaffuz edilen fley kad›n giriflimcili¤
inin desteklenmesi olmufltur. ‹stihdamdan sorumlu kurumlar Avrupa ‹stihdam
Stratejisine uyum için çal›flmalar sürdürürken Stratejinin giriflimcili¤in desteklenmesiyle
ilgili yap› tafl›n›n Türkiye’de tümüyle benimsendi¤i ve kad›n istihdam›n› destekleme
faaliyetlerinin büyük ölçüde kad›n giriflimcili¤ini destekleme faaliyetine dönüfltü¤ü görülmektedir.
Kad›nlar›n iflsizlikten ve yoksulluktan kendi ifl giriflimleri yoluyla kurtulabilecekleri
düflünülmektedir. Ancak Türkiye’nin istikrars›z iktisadi ve politik yap›s›nda
baflar›l› bir ifl kurmak ve yürütmek hiç kolay olmad›¤› gibi kad›nlar ataerkil sosyo-kültürel
yap›dan kaynaklanan ek engellerle karfl› karfl›yad›r. Ayn› zamanda kendi hesab›na
çal›flman›n sosyal güvenlik kapsam› d›fl›nda çal›flma biçimlerinin yayg›nlaflmas› riskini
art›rd›¤› gözden kaç›r›lmaktad›r. Kad›n giriflimcili¤ini destekleme politikalar›n›n bu süreçte
ortaya ç›kabilecek tüm sorunlar› de¤erlendiren, çözüm yollar› gelifltiren merkezi,
koordineli bir flekilde yürütülmesini sa¤layacak kurumsal altyap› ve düzenlemeler de
mevcut de¤ildir.
Giriflimcilik konusunda çal›flmalar› olan Ecevit ve Özar’›n de¤erlendirmelerine göre
Türkiye’de giriflimcilik kabaca iki farkl› politika çerçevesi içine yerlefltirilmekte, tercih
edilen çerçeve ve bak›fl aç›s› programlar›n ve projelerin tasar›m ve uygulanma süreçlerini
etkilemektedir. Bunlardan ilki kad›nlar›n düflük istihdam oran› karfl›s›nda kad›nlar›
n kendi hesab›na çal›flmas›n› destekleyerek ve giderek iflverenli¤e yönelmesini hedefleyerek
ücretlilik d›fl›ndaki gelir getirici çal›flma biçimlerinin kad›nlar aras›nda yayg›nlaflt›
r›lmas› yaklafl›m› olup, daha çok kentli, e¤itimli, orta gelir grubundan kad›nlar›n giriflimcilik
e¤itimi yoluyla kendi ifllerini kurmalar›n› öngörmektedir. Kimi kamu kurumlar›
n›n, meslek örgütlerinin ve kad›n derneklerinin faaliyetleri bu yaklafl›m› somutlamaktad›
r. Burada sürdürülebilirli¤i olan, karl› iflletmelerin yarat›lmas› yaklafl›m› öne
ç›kmakta, kad›n-erkek eflitli¤inin sa¤lanmas›na yönelik bak›fl aç›s› projeyi yürüten örgüt
––––––––––––––––––––
85. Giriflimcili¤i destekleyen, bu do¤rultuda e¤itim ve dan›flmanl›k hizmetleri sunan kamu, özel sektör, sivil
toplum kuruluflu, meslek örgütlerinin faaliyetleri bir sonraki bölümde ele al›nm›flt›r.
61
veya kuruluflun amaçlar›na, motivasyonlar›na ba¤l› olmakta ancak bu tip projelerin toplumsal
cinsiyet eflitli¤i perspektifi genellikle zay›f kalmaktad›r.
Di¤er yaklafl›m ise giriflimcili¤i esas olarak yoksullukla mücadelede, hane refah›n›
art›racak bir araç olarak görmekte, kad›nlar›n gelir getirici beceriler kazanmas› ve hane
temelli küçük ölçekli imalat veya ticari faaliyetler arac›l›¤›yla biraz para kazanmas›n›
öngörmektedir. Bu yaklafl›mda sosyal korumadan yoksun çal›flma biçimlerinin yayg›nlaflmas›
riski daha çok bulunmakta, bu sorunun üstesinden gelmek için projenin bafltan
buna göre tasarlanmas› önem kazanmaktad›r. Ayn› flekilde bu tür destek projeleri de yürütücü
kuruluflun amaç ve motivasyonuna ba¤l› olarak kad›n›n güçlendirilmesi, insan
haklar›n›n bilincine varmas› ve kullanabilir hale gelmesi gibi hususlarda farkl›l›k göstermektedir.
Gönüllü kad›n örgütleri konuya daha çok güçlenme sürecinin bir parças› olarak
bakmaktad›r. Kad›nlar›n insan haklar› temelinde faaliyet gösteren bu örgütler tabandaki
kad›nlardan gelen talepler sonucu gelir getirici etkinlikler ve kad›n giriflimcili¤i konusunda
projeler gelifltirmifller ancak bunu kad›nlar› güçlendirme stratejilerinin bir parças›
haline getirmifllerdir. Görevi yoksullukla mücadele olan kurulufllar ise e¤itim ve nitelik
düzeyi düflük, baflka istihdam imkan› olmayan kad›nlar›n daha çok hane içinden yürütülece¤
i gelir getirici etkinlikleri giriflimcilik olarak görmekte ve özellikle mikro kredi
uygulamas›yla kad›nlar› desteklemeyi öngörmektedir. Kad›nlar› gelir getirici etkinliklere
yönelten küçük ölçekli giriflimcilikte ifl gelifltirme perspektifi genellikle zay›f kalmakta,
bafllat›lan ifllerin nas›l sürdürülece¤i bilinmemektedir. Planlama ve pazar araflt›rmas›
yap›lmadan bafllanan benzer alanlardaki faaliyetlerde üretilen ürünler elde kalmakta,
ço¤u üretim faaliyetleri projenin bitimiyle sona ermektedir.86
Bu süreçte giderek yayg›nlaflma potansiyeli tafl›yan mikro kredi uygulamas› ise
kredi alanlar›n önemli bir k›sm›n›n gelirlerinde art›fl sa¤lamakla birlikte geri ödemelerde
sorun yaflanmas›na da yol açmaktad›r. Çünkü kredi sadece ifl kurmak için de¤il, di¤er
baz› acil ihtiyaçlar için de kullan›labilmekte, dolay›s›yla farkl› kullan›m alanlar›na yönelik
kredilerin de verilmesi gere¤ini göstermektedir. Bu nedenle mikro kredinin baflar›s›-
n› sadece yüksek geri dönüfl oranlar›yla de¤il, kredi kullananlar›n kredi yönetme ve uygulama
mekanizmalar›na demokratik kat›l›mlar›n›n sa¤lanmas›yla birlikte de¤erlendirmek
gerekir. Kredi alan kad›nlar›n kad›n›n insan haklar› temelinde güçlendirilmesi noktas›
n›n zay›f kalmas› ise uygulamay› s›radan bir finansman mekanizmas›na dönüfltürme
riskini tafl›maktad›r.87
––––––––––––––––––––
86. Ecevit Y. (2007) ,Türkiye’de Kad›n Giriflimcili¤ine Elefltirel Bir Yaklafl›m, ILO Ankara, s.47-50.
Özar fi. (2005) , GAP Bölgesinde Kad›n Giriflimcili¤i, GAP-G‹DEM Yay›nlar›, Ankara.
87. Adaman Fikret, Bulut Tu¤çe, Diyarbak›r’da Uygulanan Mikro Kredi Projesinin De¤erlendirilmesi,
http://home.ku.edu.tr/~dyukseker/adaman-mikrokredi.htm
62
Yürütülen tüm projelere bafllat›lan iktisadi faaliyetin sürdürülebilirli¤i kadar toplumsal
cinsiyet perspektifinin ve kad›n› güçlendirme hedefinin kat›lmas› da gerekmektedir.
Dolay›s›yla kad›n giriflimcili¤ini desteklemek kad›n›n insan haklar›n› temel alan
kapsaml›, koordineli ve bütüncül bir program çerçevesinde yürütülmelidir.
3.4. K›z Çocuklar› ve Kad›nlara Yönelik E¤itim
3.4.1. Örgün E¤itim
Türkiye’de bir önceki bölümde belirtildi¤i gibi okul d›fl›nda kalan çocuklar›n büyük
ço¤unlu¤unu k›zlar oluflturmaktad›r. Milli E¤itim Bakanl›¤›n›n UNICEF’le 2003’de
bafllatt›¤› “Haydi K›zlar Okula, K›z Çocuklar›n›n Okullaflmas›na Destek Kampanyas›”
kapsam›nda önce do¤u ve güneydo¤udaki illerde çal›flma yürütülmüfl, sonra kampanya
tüm Türkiye’ye yay›lm›flt›r. 2003’de 40 999, 2004’de 73 200, 2005’de 62 251 ve
2006’da 47 349 olmak üzere toplam 222 800 k›z çocu¤u okullaflt›r›lm›flt›r. Okullaflt›r›-
lamayan çocuk say›s› 50 467 olup, çal›flmalar sürdürülmektedir.88
Sosyal Yard›mlaflma ve Dayan›flmay› Teflvik Fonu, yoksul ailelerin çocuklar›n›
okula göndermelerini teflvik için fiartl› Nakit Transferi sistemini uygulamaktad›r. Bu
destekte ekonomik güçlükler nedeniyle çocuklar›n› okula gönderemeyen ve düzenli sa¤-
l›k kontrollerini yapt›ramayan, nüfusun en yoksul %6’l›k kesimine dahil olan aileler hedef
kitleyi oluflturmaktad›r. Sosyal güvencesi olmayan ve bebek bekleyen ve/veya 0-6
yafl grubu ve/veya okul ça¤›nda çocu¤u olan aileler, destekten faydalanmak üzere baflvuru
yapt›klar›nda ödemeler anne ad›na bankada aç›lan bir hesaba yap›lmaktad›r.89
Ödemenin do¤rudan annelere yap›lmas›n›n yan› s›ra k›z çocuklar için daha fazla ödeme
yap›lmas› olumlu ay›r›mc›l›k temelinde yerinde bir uygulamad›r. fiNT E¤itim Yard›mlar›
kapsam›nda verilen destekler, k›z ve erkek ö¤rencilerin ortaö¤retime geçifl oranlar›
nda gözle görülür bir art›fla neden olmufltur. 2003-2004 ö¤retim y›l›nda 8.s›n›fa devam
eden çocuklar›n ortaö¤retime geçifl oran› Türkiye genelinde %47 civar›nda iken fiNT
fayda sahipleri aras›nda bu oran %74 olmufltur. Ayn› dönemde 8.s›n›fa devam eden k›z
çocuklar›n›n ortaö¤retime geçifl oran› Türkiye genelinde %38.7 civar›nda iken fiNT fayda
sahipleri aras›nda bu oran %75.4’dür.90
––––––––––––––––––––
88. www.haydikizlarokula.org Bu say› de¤iflik kaynaklar aç›s›ndan önemli farkl›l›k göstermektedir. E¤itimde
Reform Giriflimine göre okula gidemeyen 700 bin k›z çocu¤u bulunmaktad›r.
89. ‹lkö¤retime devam eden k›z çocuk için aileye ayda 22, erkek çocuk için 18 YTL ödenmektedir. Bu tutar
ortaö¤retime devam eden k›z çocuk için 39, erkek çocuk için 28 YTL’dir. 2006 y›l› Ekim ay›nda 1 554 797
ö¤renci için 469 milyon YTL kaynak aktar›lm›flt›r.
90. www.sydgm.gov.tr
63
Milli E¤itim Bakanl›¤› Devlet Paras›z Yat›l›l›k ve Bursluluk s›nav›n› kazanan yoksul
ö¤rencilere burs vermektedir. Bursluluk hizmetlerinden ilkö¤retim kurumlar›n›n 6, 7
ve 8. s›n›flar› ile genel ve meslekî teknik orta ö¤retim kurumlar› yararlanmaktad›r. Afla-
¤›da 2004-2005 ö¤retim y›l›nda burs alan ö¤rencilerin da¤›l›m› verilmifltir. K›z ö¤rencilerin
burs alanlar aras›ndaki oran› %43.3’dür.
Kuflkusuz ülke çap›nda ortaö¤retime geçifl oranlar›n› yükseltmek için daha çok çaba
harcanmas› gerekti¤i aç›kt›r. Türkiye’de 2006-7 e¤itim-ö¤retim y›l›nda ortaö¤retimde
bulunan toplam ö¤renci say›s› 3 032 821 olup, okullaflma oran› k›zlarda %52.2, erkeklerde
%60.7’dir. Ortaö¤retimdeki ö¤renciler aras›nda k›zlar›n oran› %43.6’d›r. K›z
ö¤rencilerin oran› genel orta ö¤retim ö¤rencileri aras›nda %46.8 iken, mesleki teknik
ö¤retim ö¤rencileri aras›nda %38.4’e düflmektedir.
Ortaö¤retimdeki tüm ö¤rencilerin %38.6’s› mesleki teknik ortaö¤retimdedir. Y›llard›
r mesleki teknik ortaö¤retimdeki ö¤renci oranlar›n› yükseltme çabalar› bu e¤itimö¤
retim sisteminin sorunlar› nedeniyle baflar›l› olamamaktad›r. Mesleki ve teknik ortaö¤
retimin kendi iç da¤›l›m›nda erkek teknik ve k›z teknik ö¤retim okullar›na her iki cinsten
ö¤renci al›nsa da, cinsiyet temelli ayr›flma önemini korumakta ve k›z ö¤renciler k›z
teknik e¤itimine ba¤l› k›z meslek liselerinde ve sa¤l›k e¤itimi veren okullarda yo¤unlaflmaktad›
r.
Ö¤retim Daireleri
‹lkö¤retim Genel Müdürlü¤ü
Ortaö¤retim Genel Müdürlü¤ü
Erkek Teknik Ö¤retim Genel Müdürlü¤ü
K›z Teknik Ö¤retim Genel Müdürlü¤ü
Ticaret Ve Turizm Ö¤retimi Genel Müdürlü¤ü
Ö¤retmen Yetifltirme Ve E¤itimi Genel Müd.
Din Ö¤retimi Genel Müdürlü¤ü
Özel E¤itim Rehber.Dan›flma Hiz. Genel Müd.
Sa¤l›k ‹flleri Dairesi Baflkanl›¤›
GENEL TOPLAM
Burslu Ö¤renci Say›s›
Toplam
43.780
28.385
1.782
1.231
1.239
3.022
891
12
117
80.459
K›z
18.937
12.369
266
885
389
1.441
416
6
101
34.810
Erkek
24.843
16.016
1.516
346
850
1.581
475
6
16
45.649
Tablo 3.1: 2004-2005 Ö¤retim Y›l›nda Burslu Ö¤rencilerin Da¤›l›m›
Kaynak: CEDAW Taslak Raporu, 2007 KSGM.
64
Türkiye’de mesleki teknik e¤itime olan ilginin düflüklü¤ünü anlamak için e¤itimö¤
retim sisteminin niteliksel sorunlar›na, kendi içindeki çok parçal› ve eflitsiz yap›s›na
bakmak gerekmektedir. Özellikle meslek liseleri daha düflük nitelikte e¤itim veren kurumlar
olarak görülmekte ve mesleki teknik ö¤retimi bitirenlerin ifl bulma imkanlar›n›n
k›s›tl›l›¤›na ba¤l› olarak bu okullar gençler ve aileleri taraf›ndan tercih edilmemektedir.
Öte yandan Türkiye’de iflverenler nitelikli ara eleman temininde ciddi s›k›nt›lar yaflad›klar›
n› belirtmektedir. Bunun gerisinde meslek liselerinde iflgücü piyasas›nda talep edilen
becerilerin kazand›r›lamamas›, buradaki e¤itimin sanayiden kopuk ve okullarla iflletmeler
aras›ndaki iliflkilerin zay›f olmas›, teknolojik geliflmelerin izlenememesi, ö¤rencilerin
fen ve matematik gibi alanlardaki yetersizli¤i ve bu durumun s›navs›z geçilen Meslek
Yüksek Okullar›na da tafl›nmas› gibi nedenler say›lmaktad›r.91 Meslek lisesini bitiren
gençlerin ifle girme olas›l›klar› genel lise mezunlar›na k›yasla pek fark göstermemektedir.
Yani bütün lise mezunlar›n›n karfl›laflt›klar› iflsizlik riski ayn› olmaktad›r.92 Bu nedenle
meslek lisesi mezunu olanlar da ÖSS s›navlar›na girmekte, ancak baflar› düzeyleri
çok düflük kalmaktad›r.
‹lkö¤retimi takiben okumaya devam edecek olanlar›n özellikle Ortaö¤retim Kurumlar›
Seçme (OKS) s›navlar›nda somutland›¤› üzere tercihleri fen ve Anadolu liselerine
yönelmifl ve öncelikli hedef üniversite s›navlar›nda baflar›l› olma haline gelmifltir.
Ancak 2007’de yap›lan OKS s›nav sonuçlar›na göre s›nava giren 818 359 ö¤renciden 59
007’si Türkçe matematik, 47 265’i matematik fen baraj›n› aflamam›flt›r. Çok say›da
okulda verilen e¤itimin yetersizli¤ini gösteren bu durum ancak dershaneye gidebilen veya
özel ders alabilen ö¤rencilerin s›navlarda baflar›l› olabilmesi anlam›na gelmektedir.
Toplam
Din Ö¤retimi
Erkek Teknik Ö¤retim
K›z Teknik Ö¤retim
Ticaret ve Turizm Ö¤retim
Sa¤l›k Ö¤retimi
K›z
449 965
62 168
60 933
177 981
118 883
28 352
Erkek
722 065
58 500
437 336
44 806
169 779
7 175
K›z ö¤renci oran› (%)
38.4
51.5
12.2
79.9
41.2
79.8
Tablo 3.2: Mesleki ve teknik ortaö¤retimde ö¤rencilerin say›s› ve
k›z ö¤rencilerin oran› (2006-7)
Kaynak: MEB ‹statistikleri Örgün E¤itim 2006-7 Detay Ek Dosya,www.meb.gov.tr
––––––––––––––––––––
91. TÜRKONFED, ERG (2006) “Beceriler, Yeterlilikler ve Meslek E¤itimi:Politika Analizi ve Öneriler, ‹stanbul.
92. Tunal› (2004) “‹stihdam Durum Raporu”, ‹fiKUR, s.79
65
Ayn› zamanda ö¤rencinin üniversiteye girifl s›navlar›ndaki baflar›s›n› da do¤rudan etkilemektedir.
Nitekim 2005 y›l›nda 30 ilde 207 de¤iflik türde orta ö¤retim okulunda yap›-
lan bir araflt›rman›n sonuçlar›na göre bu illerdeki liselerde okuyan ö¤renci velilerinin
(babalar›n›n) yaklafl›k %75’i ayl›k 750 YTL gelir s›n›r›n›n alt›nda kalmaktad›r. 750 milyon
TL ve daha fazla ayl›k gelire sahip baba oran› ise Anadolu Lisesinde %54’e ulaflmakta,
bu oran Normal Lise’de %28, Ticaret Lisesi için %20, di¤er meslek liseleri için
%13-15 aras›nda de¤iflmektedir. Okulun sosyo-ekonomik konumu ile velilerin sosyoekonomik
konumu aras›nda büyük bir benzeflme vard›r; “kötü-alt” koflullardan gelen çocuklar,
‹mam Hatip ve Meslek Liselerinde okurken, üst konumlardaki ailelerin sadece
%3-10’unun çocuklar› meslek liselerine gitmektedir. Aileleri orta ve üst sosyo-ekonomik
gruba mensup çocuklar›n Anadolu Lisesi’ndeki oran› %66’d›r.93
Bu tablo bize çocu¤un kaderinin ilkokul öncesi e¤itim aflamas›ndan itibaren çizilmeye
bafllad›¤›n›, daha nitelikli e¤itim veren özel ve devlet okullar›na gidebilen, dershane
ve özel ders deste¤i alan ö¤rencilerin OKS ve ÖSS gibi s›navlarda baflar›l› olabildi¤i
bir k›s›r döngüyü ortaya koymaktad›r. Nitekim sözü geçen araflt›rmaya göre lise son s›-
n›f ö¤rencilerinin %41’i dershaneye gitmekte olup, bu oran normal liselerde %63, Anadolu
liselerinde %89’dur. Dolay›s›yla Anadolu lisesi mezunlar›n›n %54,6’s› Fakültelere,
%3.9’u yüksek okullara giderken, bu oranlar normal liselerde %12.5 ve %4.1’dir.
Normal lise mezunlar›n›n %83’ü d›flar›da kalmaktad›r. Meslek okulu mezunlar› a¤›rl›kla
meslek yüksek okullar›na yönelmekte, Fakülte kazanma oran› %1-5 aras›nda de¤iflmektedir.
Genel olarak fakülte kazanma oran› %5.8 ile en düflük Güneydo¤u Anadolu’dad›
r.94
Ortaö¤retimden mezun olduktan sonra çal›flma hayat›na girme konusunda genç
k›zlar›n f›rsatlar› çok s›n›rl›d›r. Söz konusu araflt›rman›n sonuçlar›na göre 2005 mezunlar›
n›n mezuniyetten sonra yapt›klar› ilk üç iflin ne oldu¤u sorulmufl, %35’inin okumaya
devam etti¤i, %20’sinin çal›flma hayat›na girdi¤i, %45’inin evde oturdu¤u veya boflta
gezdi¤i a盤a ç›km›flt›r. K›z ve erkek olarak ayr›flt›r›ld›¤›nda okumaya yönelenlerin oran›
erkeklerde %34.9 ve k›zlarda %33.9 ile birbirine yak›nken, çal›flma hayat›na yönelme
erkeklerde %23.1, k›zlarda %15.5, boflta gezme erkeklerde %41.7 ve k›zlarda %49.7
olarak ç›km›flt›r. K›zlar›n boflta kalma durumlar› ‹mam Hatipler (%77), K›z Meslek Liseleri
(%63) ve normal lise mezunlar› (%63) aras›nda çok yüksek düzeyde iken %20 ile
Anadolu Lisesi mezunlar› aras›nda en düflük düzeydedir. Bölgeler aras›nda da k›zlar›n
boflta kalmas›/evde oturmas› aç›s›ndan önemli farklar vard›r: K›z mezunlar en çok Do-
––––––––––––––––––––
93. Gümüfl A. (2006) “Ortaö¤retim Okullar› ‹l Merkezleri Türkiye Taramas› (2005-2006 E¤itim Ö¤retim Y›-
l›), E¤itim-Sen, Ankara.
94. a.g.y. s.98-102
66
¤u (%62) ve Güneydo¤u’da (%63) boflta kal›rken, bu oranlar üç büyük il ile Marmara ve
Ege’de %40’lar, Karadeniz ve Akdeniz’de %50’ler düzeyindedir.
K›zlar›n durumu e¤itim-ö¤retime devam ve çal›flma hayat›na bafllama aç›s›ndan de-
¤erlendirildi¤inde bulgular flöylece özetlenebilir:
– K›zlar içinde Anadolu Liselerinden mezun olanlar üniversiteye gitmektedir
(%72). Ticaret Lisesi mezunu k›zlar da büyük oranda MYO okumaya devam
etmektedir (%46). Di¤er lise mezunlar› ise boflta gezmektedir (%37-%77).
Özellikle ‹mam Hatip Liselerine giden k›zlar hiç bir mesleki gelece¤e sahip bulunmamaktad›
r (%77).
– Ortaö¤retimden mezun k›zlar›n %16’s› çal›flma hayat›na bafllamaktad›r. Çal›flma
hayat›na bafllama oran› K›z Meslek (%23) ve Endüstri Meslek (%19) lisesi
mezunlar› aras›nda biraz daha yüksektir.
– K›zlarda çal›flma hayat›na bafllama durumu %11 ile Do¤u ve %12 ile ‹ç Anadolu’da
en düflük, %30 ile ‹stanbul ve %24 ile ‹zmir’de en yüksek düzeydedir.
K›zlar›n çal›flma hayat›na bafllama oranlar›, en geliflmemifl illerde %10’lara kadar
düflmektedir.95 Ortaya ç›kan tablo, daha çok düflük gelirli ailelerin k›zlar›-
n› gönderdikleri meslek liselerinde ve genel liselerde al›nan e¤itimin daha sonra
genç k›zlara ifle girme imkan›n› sunmamas› ve ev kad›nl›¤›n›n adeta kader olmas›
d›r.
Türkiye’de mevcut e¤itim ö¤retim sisteminde yukar›da sözü edilen koflullar alt›nda
yüksek ö¤retime girmek neredeyse tek amaç haline gelmifltir. Yüksek ö¤retime girme
f›rsat› bulmufl ö¤rencilerin durumuna bak›ld›¤›nda 2004-2005’de örgün ö¤retim kurumlar›
olan fakültelerde ve yüksek okullarda 1 247 404 ö¤renci oldu¤u, aç›k ö¤retimde
695 591 ö¤renci bulundu¤u ve genel toplam›n 1 969 086’ya ulaflt›¤› görülmektedir.96
Yüksek ö¤retimdeki ö¤rencilerin alanlar›na göre da¤›l›m› ve ö¤renciler aras›nda k›z ö¤-
rencilerin oran› afla¤›daki tabloda verilmifltir. Buna göre ö¤retim alanlar› içinde en yüksek
paya sosyal bilimler, ifl yönetimi ve hukuk sahiptir. Bu alanda k›z ö¤rencilerin oran›
%45’dir. K›z ö¤rencilerin oran›n›n en yüksek oldu¤u alan %63.3’le sa¤l›k ve sosyal
hizmetlerdir. Bu oran›n yüksekli¤ine hemflirelik e¤itiminde esas olarak k›z ö¤rencilerin
bulunmas› yol açmaktad›r. K›z ö¤renci oran›n›n en düflük oldu¤u alan %17.8’le mühendislik,
üretim ve yap› alan›d›r. Bu alan d›fl›nda genel olarak ö¤rencilerin cinsiyete göre
da¤›l›m›nda büyük dengesizlikler söz konusu de¤ildir ve y›llar itibariyle toplam ö¤renciler
aras›nda k›z ö¤renci oranlar›n›n yükseliyor olmas› olumlu bir geliflmedir.
––––––––––––––––––––
95. a.g.y. s.108-110
96. YÖK Türk Yüksek Ö¤retiminin Bugünkü Durumu, Kas›m 2005, s.44.
67
‹zleyen tabloda lisans ö¤rencilerinin özellikle teknik bilimler içindeki alt da¤›l›m›-
n› görmek mümkündür. Mühendislik dallar›nda daha önceki bölümde belirtildi¤i gibi
cinsiyete dayal› bir ayr›flma vard›r ve k›z ö¤renciler cinsiyetçi ifl paylafl›m›nda kad›nlara
düflen piflirme, dikme, düzenleme gibi görevlerle uyumlu g›da, tekstil, kimya, çevre
gibi dallarda yo¤unlaflmaktad›r.
Ö¤retim alan›
Toplam
Befleri Bilimler ve Sanat
Sosyal Bilimler, ‹fl Yönetimi ve Hukuk
Müspet ve Do¤a Bilimleri
Mühendislik, Üretim ve Yap›
Ziraat, Orman, Su Ürünleri ve Veterinerlik
Sa¤l›k ve Sosyal Hizmetler
Hizmetler
Ö¤renci say›s›
2 181 217
128 275
1 072 878
159 944
290 046
79 879
107 408
88 118
K›z ö¤rencilerin oran› (%)
42.4
47.9
45.0
39.2
17.8
44.1
63.3
32.0
Tablo 3.3: Ö¤retim Alanlar›na Göre Lisans ve Önlisans Düzeyinde Ö¤renci
Say›lar› ve K›z Ö¤rencilerin Oran› 2005/06
Kaynak: YÖK 2005
68
Lisans ve lisansüstü düzeyde ö¤renim görenlerin say›lar› toplumun ihtiyaçlar› ve
iflgücü piyasas›ndaki talebe göre belirlenmekten ziyade üniversitelerde var olan bölümlerin
kontenjanlar›n›n nesnel kriterler gözetilmeden art›r›lmas›na ba¤l›d›r. ‹htiyaç duyulan
insan gücünün saptanmas› ve yetifltirilmesi do¤rultusunda araflt›rmalar yap›lmad›¤›
ve politikalar saptanmad›¤› için çok say›da üniversite mezunu iflsizlik sorunuyla yüz yüze
kalmaktad›r. Nitekim 2006’da HH‹ istatistiklerine göre e¤itim düzeyine göre iflsizlik
oranlar›na bak›ld›¤›nda yüksek ö¤retim mezunlar›n›n iflsizlik oranlar› erkeklerde
%9.5’le Türkiye ortalamas› olan %9.7’yle uyumludur. Buna karfl›l›k kad›nlar›n genel iflsizlik
oran› %10.3 iken, yüksek ö¤retim görmüfl olanlarda %13’le bu ortalamadan yüksektir.
Dil ve Edebiyat
Matematik ve Fen bilimleri
Sa¤l›k Bilimleri
-T›p
-Hemflirelik
Sosyal Bilimler
E¤itim
Teknik Bilimler
– G›da Mühendisli¤i
– Kimya Mühendisli¤i
– Tekstil Mühendisli¤i
– Çevre Mühendisli¤i
– Endüstri Mühedisli¤i
– Jeoloji Mühendisli¤i
– Bilgisayar Mühendisli¤i
– Elektrik/Elektronik Müh.
– ‹nflaat Mühendisli¤i
– Makine Mühendisli¤i
Ziraat ve Ormanc›l›k
Sanat
Aç›k Ö¤retim
Toplam
937 317
40 772
95 144
82 221
32 781
24 158
89 741
229 209
166 413
4 524
7 971
3 967
6 895
11 878
7 352
16 180
20 953
19 239
25 164
27 661
22 430
629 336
K›z
414 922
27 114
42 415
46 930
13 562
24 131
43 620
112 447
39 418
2 607
4 028
1 882
2 785
2 064
4 327
3 452
2 133
1 787
1 560
9 046
11 518
265 639
Yüzde
44.3
66.5
44.6
57.1
41.4
99.9
48.6
49.1
23.7
57.6
50.5
47.4
40.4
28.1
36.4
21.3
10.2
9.3
6.2
32.7
51.4
42.2
Erkek
522 395
13658
52 729
35 291
19 219
27
46 121
116 792
126 995
1 917
3 943
2085
4 110
7 551
5 288
12 728
18 820
17 452
23 604
18 615
10 912
363 697
Yüzde
55.7
33.5
55.4
42.9
58.6
0.1
51.4
50.9
76.3
42.4
49.5
52.6
59.6
71.9
63.6
78.7
89.8
90.7
93.8
67.3
48.6
57.8
Tablo 3.4: Ö¤retim Alanlar›na Göre Lisans Düzeyindeki Ö¤renci Say›lar›
(Üniversiteler ve Di¤er E¤itim Kurumlar›) 2006-2007
Kaynak: ÖSYM 2006-2007 Ö¤retim Y›l› Yüksek Ö¤retim ‹statistikleri, Tablo 13’den özetlenmifltir.
69
Türkiye’de üniversite kap›lar› önündeki y›¤›lmay› önlemek için mesleki teknik e¤itimin
iflgücü piyasas›n›n ihtiyaçlar›n› göz önünde tutarak, yeni geliflen teknolojilerin gerektirdi¤
i insan gücünü yetifltirecek flekilde kapsaml› bir reform sürecine girmesi gerekmektedir.
Bu süreçte k›z ve erkek ö¤renciler aç›s›ndan geleneksel cinsiyet kal›plar›n›n
ötesine geçen ve mezunlar›n›n istihdam edilebilirliklerini art›ran bir e¤itim-ö¤retim anlay›
fl›n› temel al›nmal›d›r.
3.4.2. Yayg›n E¤itim
Türkiye’de yayg›n e¤itim programlar› kapsam›nda mesleki e¤itim ve ö¤retimin durumuna
bak›ld›¤›nda, yayg›n e¤itim kurumlar› içinde MEB’e ba¤l› Halk E¤itim Merkezlerinin
açt›¤› kurslara kat›lanlar›n say› itibariyle en büyük paya sahip oldu¤u görülür. Bu
kurslar›n kat›l›mc›lar›n›n yar›dan fazlas› (%56) genç k›z ve kad›nlard›r. Ancak kurslar›n
bir k›sm›nda mesleki e¤itim verilse de, ço¤unlu¤u ev kad›nlar›n›n bofl zamanlar›n› de-
¤erlendirecekleri beceriler kazand›ran nitelikte kurslard›r. Dolay›s›yla kad›nlar›n istihdama
geçifllerini sa¤lamada yeterli olduklar› söylenemez. Ayn› de¤erlendirme K›z Teknik
Genel Müdürlü¤üne ba¤l› pratik k›z sanat okullar› için de yap›labilir. Mesleki E¤itim
Merkezine ba¤l› olarak verilen ç›rakl›k e¤itiminden yararlananlar›n ise sadece %15’i
k›zlard›r. 3308 say›l› Ç›rakl›k ve Mesleki E¤itim yasas›na göre aç›lan kurslara kat›lanlar›
n ise üçte biri kad›nd›r. Genç k›z ve kad›nlar MEB’e ba¤l› mesleki e¤itim programlar›
ndan düflük düzeyde yararlanmaktad›r. Özel yayg›n e¤itimde a¤›rl›kl› olarak sürücü
kurslar› ve özel dershaneler yer almaktad›r. Sürücü kurslar›nda kat›l›mc›lar›n dörtte üçü
erkek iken, özel dershanelerde k›z ve erkek ö¤rencilerin say›s› birbirine yak›nd›r.
Yayg›n e¤itim toplam›
Resmi yayg›n e¤itim
– Halk E¤itim Merkezleri
– Pratik k›z sanat okullar›
– Mesleki E¤itim Merkezi
– Meslek Kurslar›
Özel yayg›n e¤itim
Kad›n
1 670 557
879 948
737 681
68 162
47 357
20 852
790 609
Yüzde
43.0
49.7
56.2
93.5
15.3
33.7
37.4
Erkek
2 216 081
890 140
574 937
4 751
262 605
40 990
1325 941
Yüzde
57.0
50.3
43.8
6.5
84.7
66.3
62.6
Tablo 3.5:Yayg›n E¤itim Kurumlar› (2004/2005 ö¤retim y›l› sonu)
Kaynak: TÜ‹K, Türkiye ‹statistik Y›ll›¤› 2006, s.115
70
Mevcut örgün ve yayg›n e¤itim sisteminin yetersizlikleri karfl›s›nda kamu ve özel
sektör iflbirli¤i içinde yürütülen çok say›da mesleki teknik e¤itim program› oldu¤unu belirtmek
gerekir. Ancak TÜRKONFED ve ERG raporunda97 yer alan ve kuflkusuz bu
alandaki giriflimlerin tümünü kapsamayan etkinliklerin genel ortak özelli¤inin erkek iflgücü
e¤itmek oldu¤u söylenebilir. Daha çok imalat sanayiinin çeflitli iflkollar›n›n iflgücü
ihtiyac›n› karfl›lamak üzere düzenlenen kurslar›n makine, elektronik, montaj gibi alanlarda
yo¤unlaflmas› buna iflaret etmektedir. Kurs mezunlar›n›n cinsiyetine dair bilgi olmad›¤›
ndan ne kadar iflsiz genç k›z ve kad›n›n bu kurslardan yararland›¤›n› bilebilmek
mümkün de¤ildir. Özel sektör veya sivil toplum kurulufllar› veya meslek örgütleri taraf›
ndan bafllat›lan mesleki teknik e¤itim projelerinin cinsiyet duyarl›l›¤› tafl›mas›, kat›l›mc›
lar aras›nda genç k›z veya kad›nlar›n da bulunmas›na özen göstermesi gerekir.98
3.5. Aktif ‹flgücü Piyasas› Önlemleri
Aktif iflgücü piyasas› politikalar› yüksek iflsizlik oranlar› karfl›s›nda iflsizleri ve iflgücü
d›fl›nda bulunanlar› istihdama yöneltmek amac›n› tafl›r. Bu politikalar beceri kazand›
rma e¤itimleri, ifl arama yard›m programlar›, ifl arama sürecinde yönlendirme ve yapt›
r›mlar ile istihdam sübvansiyonlar› biçiminde önlemler içerebilir. ‹stihdam sübvansiyonlar›:
i) kamu ve kar amaçl› olmayan sektörlerde do¤rudan ifl yaratma flemalar›,
ii) özel sektör iflverenlerine bir iflsizi ifle almalar› durumunda sunulan sübvansiyonlar,
iii) kendi iflini kuran iflsizlere bafllang›ç yard›mlar› fleklini alan geçici süreli uygulamalard›
r. Çeflitli Avrupa ülkelerinde aktif iflgücü piyasas› önlemlerinin etkilerini toplumsal
cinsiyet aç›s›ndan ele alan araflt›rmalar›n bir de¤erlendirmesi flu sonuçlar› ortaya koymaktad›
r. Genellikle bu tür politika ve önlemler istihdama yöneltme aç›s›ndan kad›nlarda
erkeklerde göre daha olumlu sonuç vermektedir. Bu olumlu etki kad›nlar›n iflgücüne
kat›l›m oran›n›n göreli düflük oldu¤u ülkelerde daha da belirgin olmaktad›r. Etkiler beceri
kazand›rma e¤itimlerinde en yüksek düzeyde gözlenmekle birlikte ifl arama yard›m
programlar›, ifle al›m sübvansiyonlar› ve bafllang›ç yard›mlar› için de durum ayn›d›r.
Özel sektörde istihdam sübvansiyonlar› iflverenlerin kad›nlara yönelik önyarg›lar›n›n k›-
r›lmas›nda ve istatistiki ayr›mc›l›¤›n azalt›lmas›nda etkili oldu¤u için kad›nlar için erkeklere
k›yasla daha olumlu etkiler yaratmaktad›r.99
––––––––––––––––––––
97. TÜRKONFED, ERG (2006) Beceriler, Yeterlilikler ve Meslek E¤itimi:Politika Analizi ve Öneriler, s.37-
41
98. Cinsiyet duyarl›l›¤› gösteren bir proje 2006-2007 y›l›nda Koç Toplulu¤u ile MEB aras›nda iflbirli¤i içinde
bafllat›lan “Mesleki Teknik E¤itim Özendirme Program›”d›r. Bu program staj destekli meslek lisesi burslar›
n›n her y›l iki bin ö¤renciye verilmesini öngörmekte ve kriterleri yerine getirme durumunda k›z ö¤rencilere
öncelik vermektedir. Ö¤rencilerin Koç Toplulu¤u flirketlerinde staj imkan› da bulaca¤› projede ö¤renim
süresi boyunca ayl›k 50 YTL ödenmektedir.
99. Bergemann A., van der Berg G.J: (2006) “Active Labor Market Policy Effects for Women in Europe: A
Survey”, IZA Discussion Paper No.2365
71
Türkiye’de aktif ve pasif iflgücü piyasas› önlemlerinden öncelikle sorumlu olan kurum
Türkiye ‹fl Kurumudur (‹fiKUR). 4904 say›l› Türkiye ‹fl Kurumu Kanununda Kurumun
görevleri aras›nda spesifik olarak kad›n istihdam›na iliflkin bir hüküm yer almamaktad›
r. Bununla birlikte Kanunun 3. maddesinin (f) bendinde “Avrupa Birli¤i ve uluslararas›
kurulufllar›n iflgücü, istihdam ve çal›flma hayat›na iliflkin olarak ald›klar› kararlar› izlemek,
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin taraf oldu¤u Kurumun görev alan›na giren
ikili ve çok tarafl› anlaflma, sözleflme ve tavsiye kararlar›n› uygulamak” görevi bulunmaktad›
r. Bununla birlikte, Kurumun ana hizmet birimleri aras›nda yer alan ‹stihdam Dairesi
Baflkanl›¤›n›n görevleri aras›nda “… istihdam›nda güçlük çekilen uzun süreli iflsizler, kad›
nlar, gençler, özürlüler, eski hükümlüler ve benzeri gruplar›n istihdamlar›na yard›mc›
olmak, …” düzenlemesi yer almaktad›r. Kurumun temel görevleri aras›nda kad›n istihdam›
ile ilgili bir düzenleme aç›k olarak yer almal›, ‹stihdam Dairesi Baflkanl›¤›na ilave olarak
kad›n istihdam›n›n çeflitli boyutlar› ihtisaslar› do¤rultusunda ‹flgücü Piyasas› Bilgi
Hizmetleri Dairesi Baflkanl›¤›, ‹flgücü Uyum Dairesi Baflkanl›¤›, ‹flsizlik Sigortas› Dairesi
Baflkanl›¤› ve D›fl ‹liflkiler Dairesi Baflkanl›¤› görevleri aras›na dâhil edilmelidir.
Son y›llarda ciddi kapasite art›r›m›na giden ‹fiKUR’un misyonu “Etkin bir iflgücü
piyasas› bilgi sistemi oluflturmak, iflgücünün istihdam edilebilirli¤ini art›rmak ve aç›k ifllerin
uygun iflgücü ile karfl›lanmas›n› sa¤lamak” olarak tan›mlanm›flt›r.100 Kurum stratejik
hedefleri kapsam›nda gerçeklefltirece¤i faaliyet ve projeleri de Dokuzuncu Kalk›nma
Plan›, 2006 Orta Vadeli Program ve 2007 Y›ll›k Program çerçevesinde tan›mlam›flt›
r. Ne misyon, ne de stratejik hedefler sözü edilen belgelerde oldu¤u gibi toplumsal cinsiyet
eflitli¤ini temel ilke olarak tan›mlamamaktad›r. Kuflkusuz bu durum kad›n istihdam›
n› art›rmak ve eflitlik hedefine ulaflmak bak›m›ndan ciddi bir eksikliktir.
Stratejik hedefler kapsam›nda 2006 y›l›nda gerçeklefltirilecek faaliyetler ve projeler
aras›nda say›lanlardan baz›lar› flunlard›r:
– Veri taban›n› oluflturmak için iflgücü piyasas›nda arz ve talep durumuna iliflkin
araflt›rmalar yap›lmas›,
– ‹flsizlere dan›flmanl›k, rehberlik, ifl arama hizmetleri ile iflgücü yetifltirme kurslar›
verilmesi, iflletmelerde e¤itim seminerleri düzenlenmesi; %20’si dezavantajl›
gruplar aras›ndan olmak üzere her y›l kuruma kay›tl› iflsizlerin en az
%20’sinin e¤itim ve istihdam programlar›ndan yararland›r›lmas›,
– Meslek Dan›flma Merkezlerinin say›s›n›n 60’a ç›kart›lmas› ve 112 bin kifliye
mesleki rehberlik hizmetlerinin sunulmas›,
– ‹l ‹stihdam Kurumlar›n›n etkinlefltirilmesi ve sosyal taraflar aras›ndaki diyalogun
gelifltirilmesi, bunun 81 ilde uygulamaya konulmas›,
––––––––––––––––––––
100. ‹fiKUR 2006 Y›l› Faaliyet Raporu, s.10, www.iskur.gov.tr
72
– ‹l ‹stihdam Kurullar›nda belirlenen mesleklerde iflgücü yetifltirme kurslar›n›n
verilmesi,
– Aç›k ifl ve ifle yerlefltirme say›lar›n›n art›r›lmas›, ve 2006’da özel kesimden 30
bin aç›k ifl al›nmas› ve 25 bin kiflinin ifle yerlefltirilmesi.101
Raporun performans sonuçlar›n›n de¤erlendirilmesine iliflkin k›sm›nda konulan
hedeflerin gerçekleflme düzeyine bak›lmaktad›r. Burada cinsiyet temelinde ayr›flm›fl
hedefler olmad›¤› ve veriler buna göre toplanmad›¤› için hedefe ulafl›lan bir çok durumda
kad›nlar›n bunlardan ne ölçüde yararland›¤› a盤a ç›kmamaktad›r.
‹fiKUR iflgücü yetifltirme kurslar› ile iflsizlikten en fazla etkilenen ve bu nedenle iflgücü
piyasas›nda dezavantajl› gruplar olarak görülen gençlerin, kad›nlar›n, özürlülerin,
eski hükümlülerin, uzun süreli iflsizlerin ve iflsizlik sigortas› kapsam›ndaki iflsizlerin iflgücü
piyasas›nda ihtiyaç duyulan mesleklerde yetifltirilmeleri ve istihdam edilebilirliklerinin
art›r›lmas› için iflgücü yetifltirme kurslar› düzenlemektedir. Burada sözü edilen
gruplar›n içinde kad›nlar›n da yer ald›¤› göz önünde tutuldu¤unda toplumsal cinsiyet
eflitli¤inin sa¤lanmas› bak›m›ndan kat›l›mc›lar aras›nda kad›nlar›n oran›n›n yüksek olmas›
gerekir. 2005 y›l›nda çeflitli mesleklerde düzenlenen 278 iflgücü yetifltirme kursuna
4.143’ü erkek, 1.375’i kad›n olmak üzere toplam 5.528 kifli kat›lm›flt›r. 2006 y›l›nda,
622 iflgücü yetifltirme kursuna 8.603’ü erkek, 3.823’ü kad›n olmak üzere toplam 12.426
kifli kat›lm›flt›r. Kat›l›mc›lar aras›nda kad›nlar›n oran› 2005’de %25, 2006’da
%31’dir.102 Say›lar ve oranlarda görülen art›fl olumlu bir geliflme olsa da, yeterli olmaktan
çok uzakt›r. 2005’de kurslara kat›lan kad›n say›s› kuruma kay›tl› iflsiz kad›n say›s›yla
karfl›laflt›r›ld›¤›nda ortaya ç›kan oran binde alt›d›r.
Kurslar
‹stihdam garantili
Kendi iflini kuracaklara
yönelik
Hükümlülere yönelik
Özürlülere yönelik
‹flsizlik sigortas›
kapsam›nda aç›lan
Toplam
Kat›lan
kad›n-2005
398
297
78
312
290
1 375
Kad›nlar›n
oran› (%)
69
66
6
18
21
25
Kat›lan
kad›n-2006
1 664
478
53
1 148
480
3 823
Kad›nlar›n
oran› (%)
23
74
3
38
28
31
Tablo 3.7: ‹flgücü Yetifltirme Kurslar›na Kat›lan Kad›nlar›n
Kurs Türlerine Göre Da¤›l›m›
Kaynak: ‹fiKUR 2005 ve 2006 Y›llar› Faaliyet Raporlar›
––––––––––––––––––––
101. ‹fiKUR 2006 Y›l› Faaliyet Raporu, s.62-67
102. ‹fiKUR 2006 Y›l› Faaliyet Raporu, s.25
73
Özellikle istihdam garantili kurslara kad›nlar›n kat›l›m›n›n art›r›lmas› önemlidir.
Öte yandan kurslarda ö¤retilen meslekler de son derece cinsiyetlendirilmifl olup 2005 y›-
l›ndaki istihdam garantili kurslarda kad›nlar›n %63’ü dikifl makinesi operatörü olarak,
kendi iflini kuracaklara yönelik kurslarda kad›nlar›n %46’s› hal›, kilim, kumafl dokuma
ve dikifl konular›nda e¤itilmifltir.103 Kad›nlara yönelik mesleklerin ço¤alt›lmas› gerekir.
2006’da Meslek Dan›flma Merkezlerinin kapsam›nda kuruma baflvuran 21 350 bin
ö¤renciye dan›flmanl›k hizmeti verilmifltir ancak ö¤rencilerin cinsiyet da¤›l›m›na iliflkin
bilgi yoktur.104
Kurum 2003-2006 tarihleri aras›nda A‹S’e uygun istihdam tedbirlerinin ve hizmetlerin
planlanmas› ve uygulanmas› için Avrupa E¤itim Vakf› ile iflbirli¤i içinde 50 milyon
Euroluk bütçeli bir proje yürütmüfltür. Proje ile kurumsal kapasitenin gelifltirilmesi
sa¤lanm›fl, yerel iflgücü piyasas›n›n ihtiyaçlar›n› belirlemek için araflt›rmalar yapt›r›lm›fl,
iflsizlerin istihdam edilebilirli¤ini art›rmak, giriflimcili¤i gelifltirmek üzere sivil toplum
örgütleri üzerinden desteklenen 245 projeye 32 milyon Euro para verilmifl ve projelere
50 059 kifli kat›lm›flt›r. Bu projelerin 30 tanesi do¤rudan kad›nlara yönelik olup kad›nlar›
n süs bitkileri yetifltiricili¤i, çocuk bak›c›l›¤›, kuyumculuk-tak› tasar›m›, el sanatlar›,
kilimcilik, el hal›c›l›¤›, el örgüsü, kent tar›m›, tar›msal istihdam, meyve üretimi, ar›c›l›k,
dokuma, tar›m ürünleri, hasta- yafll› bak›m›, hal› dokumac›l›¤› gibi alanlarda e¤itilmesiyle
istihdam edilmesine yöneliktir. Bu çal›flma alanlar›n›n da ne denli cinsiyetlendirilmifl
oldu¤u dikkat çekicidir. 30 projenin 5 tanesi dokumac›l›k ve kilimcilik üzerinedir.
Ayr›ca kad›n giriflimcili¤ini art›rmaya yönelik projeler bulunmaktad›r. Örne¤in 2003-
2006 aras›nda Kocaeli’nde uygulanan pilot projede Kocaeli Belediyesi ve Kocaeli Üniversitesinin
iflbirli¤iyle 1000 kad›na giriflimcilik e¤itimi verilmifltir.105
2004-2006 y›llar› aras›nda uygulanan Biliflim Ç›raklar› Projesinde 1006 lise ve
meslek lisesi mezunu genç ihracatç› ve potansiyel ihracatç› firmalarda ara eleman olarak
yetifltirilmek üzere bilgi teknolojileri konusunda e¤itilmifltir. E¤itim sonras›nda gençlerin
KOB‹’lerde istihdam› durumunda KOB‹’ye 6 ay boyunca asgari ücret tutar›nda destek
verilmesi öngörülmüfltür. Kursiyerlerin ve e¤itim sonras›nda ifle yerlefltirilen 124
gencin cinsiyet da¤›l›m›na iliflkin bilgi yoktur.106
Do¤rudan genç k›zlara yönelik bir proje Avrupa E¤itim Vakf›, SHÇEK ve ‹fiKUR
iflbirli¤i ile Haziran 2005-Aral›k 2005 tarihleri aras›nda uygulanan Cinsiyet Sorunlar›
Üzerine Özel Bir Odaklanma ‹le Sosyal Kat›l›m ve Bütünleflmeye Yönelik Pilot Aktif
––––––––––––––––––––
103. ‹fiKUR 2005 Y›l› Faaliyet Raporu, s.22-24
104. 2005 Y›l› Faaliyet Raporu, s.23
105. 2005 Y›l› Faaliyet Raporu, s.52, 2006 Faaliyet Raporu, s.42
106. 2006 Y›l› Faaliyet Raporu, s.44-45
74
‹stihdam Tedbirleri Projesidir. Proje ile istihdama giriflte dezavantajl› bir grubun; sosyal,
psikolojik, kültürel ve mesleki yönden bir bütünlük içinde alg›lanarak tan›nmas› ve gerekli
e¤itim programlar› verilerek istihdam edilmesi ya da istihdam edilme flans›n›n art›
r›lmas› ve bu konuda bir model oluflturulmas› amaçlanm›flt›r. Tamam› Hibe 89.000 Euro
bütçeli olan Projenin hedef grubu, SHÇEK taraf›ndan yetifltirilmifl, 18 yafl›n› doldurmufl
ve lise ve dengi okul mezunu genç k›zlar olup 3 dönem halinde toplam 72 kifliye
mesleki e¤itim ve güçlendirme e¤itimi verilmifltir.107
Türkiye’de aktif iflgücü piyasas› önlemleri aras›da kad›nlar aç›s›ndan ifllevsel
olabilecek do¤rudan ifl yaratma flemalar› ve istihdam sübvansiyonlar› yoktur. Burada aktif
iflgücü piyasas› politikalar› aras›nda görülebilecek bir baflka yönelimden söz etmekte
de yarar vard›r. ‹stihdam garantili programlar son zamanlarda Arjantin ve Hindistan gibi
iki geliflmekte olan ülkede baflar›yla uygulanan programlar olup hedefi toplumun yoksul
ve korumas›z kesimlerine istihdam f›rsat› sunmakt›r. Arjantin’de yaflanan ekonomik
kriz sonucu yoksullu¤un çok artt›¤› koflullarda 2002’de bafllat›lan “Hane Reisi Program›-
Jefes” 18 yafl›ndan küçük çocu¤u olan, özürlü veya hamile bir kad›n›n bulundu¤u hanelerin
reislerine günde 4 saatlik çal›flma karfl›l›¤› ayda 150 peso ödenmesini öngörmektedir.
Jefes iflçileri topluluk hizmetleri, tar›msal iflletmeler veya inflaat ifllerinde çal›flmakta
ya da e¤itim programlar›na kat›lmaktad›rlar. 2005’de hükümetin toplam Jefes
harcamalar› GSY‹H’n›n %1’inden az olmufl, 2 milyon kifliye ifl yarat›lm›fl ve kat›lan haneler
için yoksulluk %25 oran›nda azalm›flt›r. Dikkat çekici olan kad›nlar›n program›n
kat›l›mc›lar›n›n %60’›ndan fazlas›n› oluflturmas› ve iflgücüne dahil olmayan çok say›da
kad›n›n program sayesinde çal›flmaya bafllamas›d›r. Benzer bir program 2005’de Hindistan’da
ç›kart›lan Ulusal K›rsal ‹stihdam Garanti Yasas›d›r. Yasa Hindistan’›n 600 bölgesinden
200’nde her hanenin bir bireyine y›lda 100 gün k›rsal bir kamu ifli projesinde istihdam
imkan› vererek yoksullu¤u azaltmay› öngörmektedir. Özellikle çevreyi koruyucu
ifllerin yap›laca¤› program›n maliyetinin GSY‹H’nin %1.3’ü olaca¤› hesaplanmaktad›
r. Son olarak Fransa’da pilot proje olarak bafllat›lan benzer bir uygulama 300’den az
çal›flan› olan iflletmelerde iflten ç›kart›lan iflçilerin eski ücretini alarak kamu veya isteyen
özel sektör firmalar›nda çal›flabilmesini ve program›n iflsizlik sigortas›ndan finanse edilmesini
düzenlemektedir.108
Bütün bu programlar ve uygulamalar Türkiye’de k›rsal ve kentsel yoksullukla mücadele
etmek, bireyleri, özellikle kad›nlar› pasif yard›m al›c›s› konumdan ç›kartmak ve
––––––––––––––––––––
107. 2005 Y›l› Faaliyet Raporu, s.54
108. Kaboub F. (2007) “Employment Guaranteed Programs: A Survey of Theories and Policy Experiences”,
The Levy Economics Institute of Bard College, Working Paper No.498
75
çal›flma hakk›ndan yararlanmalar›n› sa¤lamak için yarat›c› bir yaklafl›mla dünya deneyimlerini
incelemekte yarar oldu¤unu göstermektedir.
3.5.1. ‹fle Yerlefltirme Faaliyetleri
2006 y›l› sonunda Hanehalk› ‹flgücü Anketlerine göre 2 447 bin kifli olan iflsizlerden
1.061.853’ü ‹fiKUR’a kay›tl›d›r (%43.4). Kay›tl› iflsizlerin %26.2’si kad›nd›r ve bu
oran toplam iflsizler aras›ndaki kad›n oran›yla uyumludur. 2006’da kuruma baflvuru yapanlar›
n %15.2’si bir ifle yerlefltirilebilmifltir. Kad›nlar›n ifle yerlefltirilme oranlar› erkeklerinkinin
yar›s› kadard›r.
Baflvuru
‹fle yerlefltirme
Yüzde
Kay›tl› iflsiz
Kad›n
136 341
12 743
9.3
225 043
Erkek
380 272
68 942
18.1
656 218
Kad›n
147 890
16 424
11.1
279 201
Erkek
416 498
85 882
20.6
782 652
2005 2006
Tablo 3.8: ‹fiKUR’a Kay›tl› ‹flsizlerden ‹fle Yerlefltirilenler
Kaynak:‹fiKUR Ayl›k ‹statistik Bülteni Aral›k 2006
Kay›tl› iflsiz
7 214
13 879
61 781
281 063
20 073
100 665
64 726
117 103
26 122
85 836
20 665
25 180
24 160
32 198
302
294
225 043
656 218
‹fle yerlefltirme
236
1 410
3 904
33 155
1 097
9 443
3 059
10 129
1 305
9 122
1 217
2 458
1 909
3 194
16
31
12 743
68 942
Yüzde
3.3
10.2
6.3
11.8
5.5
9.4
4.7
8.6
5.0
10.6
5.9
9.8
7.9
9.9
5.3
10.5
5.7
10.5
Okur yazar olan ve olmayan (K)
Okur yazar olan ve olmayan (E)
‹lkokul mezunu (K)
‹lkokul mezunu (E)
Ortaokul ve dengi mezunu (K)
Ortaokul ve dengi mezunu (E)
Lise mezunu (K)
Lise mezunu (E)
Meslek lisesi vb. mezunu (K)
Meslek lisesi vb. mezunu (E)
Meslek yüksek okulu mezunu (K)
Meslek yüksek okulu mezunu (E)
Üniversite mezunu (K)
Üniversite mezunu (E)
YL /Doktoral› (K)
YL/Doktoral› (E)
Toplam kad›n
Toplam erkek
Tablo 3.9: ‹flsizlerin ve ‹fle Yerlefltirilenlerin E¤itim Düzeylerine
Göre Da¤›l›m›-2005
Kaynak:‹fiKUR ‹statistik Y›ll›¤› 2005, Tablo 21 ve 25’den hesaplanm›flt›r.
76
‹fle yerlefltirme oranlar› kuruma kay›tl› iflsizler üzerinden hesapland›¤›nda kad›nlar
için %5.7 ve erkekler için %10.5’le, 2005 y›l›ndaki baflvurulara göre yerlefltirme oranlar›
ndan daha düflük ç›kmaktad›r (Tablo 26). Ancak yine erkeklerin ifle yerlefltirilme oranlar›
kad›nlar›nkinin iki kat›d›r ve bu durum üniversite mezunlar› hariç tutulacak olursa
tüm e¤itim düzeyleri için geçerlidir. Bu durum iflveren taleplerinin erkek iflgücünden yana
oldu¤unu ve ifle al›m süreçlerinin kad›na yönelik ayr›mc›l›k içerdi¤ini ortaya koymaktad›
r.
Türkiye’de 2006 y›l›nda faaliyette bulunan 207 özel istihdam bürosu vard›r. Bir kiflinin
birden fazla yere kay›t yapt›rabildi¤i bu bürolarda kay›tl› erkek say›s› 1.533.881 ve
kad›n say›s› 1.238.909’dur. Buna karfl›l›k 2006’da ifle yerlefltirilenlerin say›s› erkeklerde
12.081 ve kad›nlarda 7.219’dur. ‹fle yerlefltirme oranlar› son derece düflüktür.109
3.6. Pasif ‹flgücü Piyasas› Önlemleri
Türkiye’de yürürlükte olan 4447 say›l› ‹flsizlik Sigortas› Kanununa göre kendi istek
ve kusuru d›fl›nda iflsiz kalan kifliler 30 gün içinde ‹fiKUR’a baflvurmalar› halinde iflsizlik
ödene¤inden, sa¤l›k sigortas›, dan›flmanl›k ve ifle yerlefltirme ve mesleki e¤itim
hizmetlerinden yararlanabilmektedir. Sigorta uygulamas› Mart 2002’de bafllam›fl olup
2006 y›l› sonuna kadar 740.874 kifli iflsizlik ödene¤i alm›flt›r.110 Ancak ödenekten yararlananlar›
n ne kadar›n›n kad›n oldu¤una dair cinsiyet temelinde ayr›flm›fl bilgi yoktur.
‹fiKUR’un faaliyetlerinden oluflturulan veri taban› her konuda cinsiyet baz›nda ayr›
flt›r›lm›fl bilgi içermelidir. ‹fiKUR’un aktif iflgücü piyasas› önlemleri iflgücü piyasas›
analizlerinden, iflgücü yetifltirme kurslar›na ve dan›flmanl›k hizmetlerine kadar her aflamada
toplumsal cinsiyet duyarl›l›¤› tafl›mal› ve kad›nlar için geleneksel mesleklerin d›-
fl›nda e¤itme ve ifle yerlefltirme çabalar› art›r›lmal›d›r.
Etkinlefltirilmesi hedeflenen ve sosyal taraflar aras›ndaki diyalogun önemli bir platformu
olan ‹l ‹stihdam Kurumlar›n›n il düzeyinde istihdam› koruyucu, gelifltirici ve iflsizli¤
i önleyici tedbirleri saptamak, iflgücü yetifltirme etkinliklerini yönlendirmek için ilke
ve politikalar belirleme ifllevi vard›r. ‹l ‹stihdam Kurullar›na o il de bulunan ve kad›n
eme¤i üzerine çal›flan kad›n örgütlerinin kat›l›m›n› sa¤lanmas› ve kurulun faaliyetlerinde
toplumsal cinsiyet eflitli¤ini gözetmesi, yerel iflgücü piyasalar›nda kad›n istihdam›n›
art›racak somut ad›mlar›n at›lmas› bak›m›ndan çok önemlidir.
––––––––––––––––––––
109. ‹fiKUR 2006 Y›l› Faaliyet Raporu
110. ‹fiKUR 2006 Y›l› Faaliyet Raporu, s.35
77
3.7. ‹fl Yasas› ve ‹lgili Mevzuat
Türkiye AB’ne uyum sürecinde çal›flma yaflam›nda kad›n erkek eflitli¤ini sa¤lamaya
yönelik taahhütlerini ulusal program›nda beyan etmifltir. 4857 say›l› ‹fl Kanunu bu sürecin
bir ürünüdür. Kanunun “Eflit davranma ilkesi” bafll›¤› alt›ndaki 5.maddesinin birinci
f›kras› “‹fl iliflkisinde dil, din, ›rk, cinsiyet, siyasal düflünce, felsefi inanç, din ve mezhep
ve benzeri sebeplere dayal› ayr›m yap›lamaz.” demektedir. ‹kinci f›kra iflverenin
esasl› sebep olmad›kça tam süreli çal›flan iflçi karfl›s›nda k›smi süreli iflçiye, belirsiz süreli
çal›flan iflçi karfl›s›nda belirli süreli çal›flan iflçiye farkl› ifllem yapamayaca¤›na iliflkindir.
Üçüncü f›kraya göre iflveren biyolojik veya iflin niteli¤ine iliflkin sebepler zorunlu
k›lmad›kça bir iflçiye ifl sözleflmesinin yap›lmas›nda, flartlar›n oluflturulmas›nda, uygulanmas›
nda ve sona ermesinde, cinsiyet veya gebelik nedeniyle do¤rudan veya dolayl›
farkl› ifllem yapamaz. Dördüncü f›kra ayn› veya eflit de¤erde bir ifl için cinsiyet nedeniyle
daha düflük ücret kararlaflt›r›lamayaca¤›n› belirtmektedir. Beflinci f›kra “‹flçinin
cinsiyeti nedeniyle özel koruyucu hükümlerin uygulanmas› daha düflük bir ücretin uygulanmas›
n› hakl› k›lmaz” demektedir. Ayr›ca 25540 say›l› Asgari Ücret Yönetmeli¤inde
de asgari ücretin saptanmas›nda cinsiyet fark› gözetilemeyece¤i belirtilmektedir. Eflit
davranma ilkesine iliflkin 5. maddeye göre cinsiyet dahil herhangi bir nedenle ayr›mc›-
l›k yap›ld›¤›nda iflçi dört aya kadar ücreti tutar›ndaki uygun bir tazminattan baflka yoksun
b›rak›ld›¤› haklar›n› da talep edebilir.
Söz konusu madde do¤rudan ve dolay› ayr›mc›l›¤› yasaklamakta ancak yasada ayr›
mc›l›¤›n bir tan›m› yap›lmamaktad›r. Ayr›nt›l› yasal tan›mlamaya ihtiyaç vard›r. Birinci
f›krada sözü edilen “ifl iliflkisi” kavram› “ifl sözleflmesinin yap›lmas›n›” bafllang›ç noktas›
ald›¤›ndan “ifle al›nma” konusunda bir düzenleme getirmemektedir. Dolay›s›yla ifle
al›m aflamas›ndaki ayr›mc› uygulamalar›n yasaya ayk›r›l›¤›n› öne sürmek ve hak aramak
zordur. Bu nedenle ifle al›nma aflamas›n› da kapsayacak bir düzenleme gereklidir.
Ayr›ca ‹fl Kanununa göre cinsiyeti nedeniyle ayr›mc›l›¤a u¤rad›¤›n› iddia eden iflçilerin
yasal yollardan haklar›n› arayabilmeleri için Kanunun 18. maddesinde tan›mlanan
koflullar› tafl›yor olmas› gerekmektedir. Feshin geçerli sebebe dayand›r›lmas› bafll›-
¤›n› tafl›yan ve ifl güvencesine iliflkin olan 18. maddenin (d) ve (e) f›kralar› iflten ç›karmada
ayr›mc›l›¤› önleyen f›kralard›r. (d) f›kras› ›rk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri,
hamilelik, do¤um, din, siyasi görüfl ve benzeri nedenlerin (e) f›kras› da kad›
n iflçilerin çal›flt›r›lmas›n›n yasak oldu¤u sürelerde ifle gelmemelerinin fesih için geçerli
bir sebep oluflturamayaca¤›n› belirtmektedir. Ancak ifl güvencesinden yararlanabilmek
için otuz veya daha fazla iflçi çal›flt›ran iflyerlerinde en az alt› ayl›k k›demle çal›fl›yor olmak
ve belirsiz süreli ifl sözleflmesine sahip bulunmak gerekmektedir. Bu düzenleme ifl
78
güvencesinden yararlanabilen ve ayr›mc›l›¤a karfl› korunabilen iflçi say›s›n› çok azaltmaktad›
r.111
4857 Say›l› ‹fl Kanununun 74. maddesi anal›k halinde çal›flma ve süt iznini düzenlemektedir.
Buna göre kad›n iflçilerin do¤umdan önce sekiz ve do¤umdan sonra sekiz
hafta olmak üzere toplam on alt› haftal›k süre için çal›flt›r›lmamalar› esast›r. AB ülkelerinde
geçerli olan toplam 14 haftal›k do¤um öncesi ve sonras› ücretli iznin Türkiye’de
16 hafta olarak düzenlenmesi olumludur. Kanunun 88. maddesi uyar›nca ç›kar›lan
25548 say›l› Kad›n ‹flçilerin Gece Postalar›nda Çal›flt›r›lma Koflullar› Hakk›nda Yönetmelik
ve 25522 say›l› Gebe veya Emziren Kad›nlar›n Çal›flt›r›lma fiartlar›yla Emzirme
Odalar› ve Çocuk Bak›m Yurtlar›na Dair Yönetmelik, gebe ve emzikli kad›nlar›n korunmas›
n› ayr›nt›l› flekilde düzenlemektedir. ‹lk yönetmeli¤e göre kad›n iflçilerin gece çal›flmas›
7,5 saatle s›n›rlanm›flt›r. Gebe kad›nlar›n gebeli¤i süresince, emzikli kad›nlar›n do-
¤um tarihinden itibaren alt› ay içerisinde gece postalar›nda çal›flt›r›lmalar› yasakt›r. ‹kinci
yönetmelik emzirme odas› açma yükümlülü¤ünü yüz ile yüz elli aras›nda kad›n iflçi,
bak›m yurdu açma yükümlülü¤ünü ise yüz elliden fazla kad›n iflçi çal›flt›rma koflullar›na
ba¤lam›flt›r. Türkiye’de bu yükümlülü¤ü yerine getiren çok az say›da iflletme olup, iflverenler
kad›n iflçi say›s›n› yönetmeli¤in öngördü¤ü say›n›n alt›nda tutarak bu yükümlülükten
kaç›nmakta veya ceza ödemeyi tercih etmektedir.112
Oda ve yurtlar›n sadece kad›n iflçi k›stas›na ba¤lanmas›, çocuk bak›m›n› kad›nlara
ait bir yükümlülük olarak gören geleneksel ataerkil bak›fl›n ifadesidir. Bu noktada çocuk
bak›m›n› toplumsal bir sorumluluk olarak ele alan çeflitli düzenlemeler söz konusu olabilir.
Bu do¤rultuda kad›n örgütleri taraf›ndan dile getirilen bir talep oda ve yurtlar›n
aç›lmas›n› kad›n ve erkek toplam iflçi say›s›yla ba¤lant›land›rmak ama ayn› zamanda iflçi
say›s›n›n düflük oldu¤u iflletmeleri bar›nd›ran organize sanayi sitelerinde iflletmelerin
bir araya gelerek ortak krefl ve yurt açmalar›n› sa¤lamakt›r. Nitekim Yönetmeli¤in 15.
maddesine göre “‹flverenler, ortaklafla oda ve yurt kurabilecekleri gibi, oda ve yurt açma
yükümlülü¤ünü, bu Yönetmelikte öngörülen nitelikleri tafl›yan yurtlarla yapacaklar› anlaflmalarla
da yerine getirebilirler.” Bu noktada kuflkusuz çocuk bak›m hizmeti sunan iflletmelere
vergi indirimi gibi teflviklerin sunulmas› anlaml› olacakt›r.
––––––––––––––––––––
111. Türkiye’de 2006 Hanehalk› ‹flgücü Anketine göre istihdamda bulunan kad›nlar›n sadece %25.8’i yirmi befl
ve daha fazla iflçi çal›flt›ran iflyerlerinde çal›flmaktad›r. Dolay›s›yla kad›nlar aras›nda 30 ve daha üzeri iflçi
çal›flt›ran iflyerlerinde istihdam edilenlerin oransal olarak düflüklü¤ü kanunun koruyuculuk kapsam›n›n darl›¤›
n› hakk›nda fikir vermektedir.
112. Çal›flma ve Sosyal Güvenlik Bakan› Faruk Çelik’in ifadesine göre Türkiye’de 150 ve üzerinde kad›n iflçi
çal›flt›ran ve krefl açma zorunlulu¤u bulunan 883 iflyerinin %50-60’› bu sorumlulu¤unu yerine getirmektedir.
400 bin iflletme ise s›rf krefl açmamak için kad›n iflçi çal›flt›rmamakta veya say›y› 150’nin alt›nda tutmaktad›
r. (Radikal, 27.1.2008)
79
Çocuk bak›m hizmetlerinin sadece iflverenlerden beklenmesinin kad›n iflçi say›lar›-
n›n düflük tutulmas›na yol açmas›, kad›nlar›n büyük k›sm›n›n zaten küçük ölçekli iflletmelerde
veya kay›td›fl› çal›flt›r›lmas› gerçekleri karfl›s›nda bir di¤er düzenleme bak›m sorumlulu¤
unun devlet, iflveren ve iflçi aras›nda ortak paylafl›lmas› olabilir. E¤itim-ö¤retimin
kamunun asli bir görevi olmas›ndan ötürü okul öncesi e¤itimi ve bak›m› da kapsayan
erkek çocukluk e¤itimi de kamunun asli görevi olarak Milli E¤itim Bakanl›¤›,
SHÇEK ve yerel yönetimler eliyle yerine getirilebilir. Milli E¤itim Bakanl›¤›n›n 4-5 yafl
çocuklar› için okul öncesi e¤itimi yayg›nlaflt›rmas› daha önce belirtildi¤i gibi Dokuzuncu
Kalk›nma Plan›nda da öngörülmüfl ve okullaflma oran›n›n 2013’te %50’ye ç›kart›lmas›
hedeflenmifltir. Ancak daha çok çocu¤u kapsayabilmek için ikili ö¤retim öngörülmektedir
ve tam gün çal›flan ebeveynler aç›s›ndan bak›m sorunu çözülmemektedir. Kald› ki
0-3 yafl çocuklar›n›n bak›m› ve e¤itimi için bir çözüm getirilmemifltir. 2828 say›l›
SHÇEK Yasas› krefl ve gündüz bak›mevlerini bir kamu hizmeti olarak sunmas› için
SHÇEK’i görevlendirmifltir. Krefl hizmetleri SHÇEK ve belediyeler taraf›ndan yerine
getirilmesi gereken hizmetler olup çocuk bak›m›na yönelik hizmetler sadece çal›flan ebeveynlerin
de¤il, henüz çal›flma hayat›na girmemifl ancak girmek isteyen kad›nlar›n da
desteklenmesi için son derece önemlidir. Bu yüzden belediyelerin devreye girmesi ve
SHÇEK’le iflbirli¤i içinde çocuk bak›m yuvas› ve krefl açmada esas sorumlulu¤u tafl›mas›
gerekir. ‹flverenler ve çal›flanlar da ortak sorumluluk tafl›yarak bu iflleyifle kat›lmal›d›r;
çal›flanlar›n gelir düzeyleriyle ba¤lant›l› olarak çocuk bak›m masraflar›na kat›lmalar› söz
konusu olabilir.113
5393 say›l› Belediyeler Kanununun 14. maddesi belediyelerin görev ve sorumlulu-
¤unu düzenlemektedir. Maddenin 1.f›kras›n›n (b) bendine göre belediyeler okul öncesi
e¤itim kurumlar› açabilir. Ancak Anayasa Mahkemesi 22.9.2005 tarihinde söz konusu
bölümün Anayasa’ya ayk›r›l›¤› konusunda güçlü belirtiler bulundu¤u ve uygulanmalar›
halinde sonradan giderilmesi güç veya olanaks›z durum ve zararlar›n do¤abilece¤ini gözeterek
esas hakk›nda karar verilinceye kadar yürürlü¤ünü durdurmaya karar vermifltir.
Bu noktada ortaya ciddi bir hukuki boflluk ç›km›flt›r.
2828 say›l› Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununun 3 üncü maddesinin
birinci f›kras›n›n (f) bendinin (3) numaral› alt bendinde “Krefl ve Gündüz Bak›-
mevleri”; 0 – 6 yafl grubundaki çocuklar›n bak›mlar›n› gerçeklefltirmek, bedensel ve ruhsal
sa¤l›klar›n› korumak ve gelifltirmek ve bu çocuklara temel de¤er ve al›flkanl›klar› ka-
––––––––––––––––––––
113. Örne¤in iflsizlik sigortas› prim oranlar›nda yap›lmas› düflünülen azaltma yerine bu azaltma kadar prim tutar›
n›n çocuk bak›m hizmetlerinde kullan›lmak üzere kesilmesi ve çocuk bak›m tesisleri açan belediyelere
sadece bu amaçla kullan›lmak üzere tahsis edilmesi sorumlulu¤un iflveren, iflçi ve devlet aras›nda paylafl›-
m›na imkan sa¤layacak bir düzenleme olarak tart›fl›labilir.
80
zand›rmak amac›yla kurulan ve yat›l› olmayan sosyal hizmet kurulufllar›n›, … ifade
eder.” denmektedir. Bu tan›ma göre krefl ve gündüz bak›mevleri do¤rudan bir sosyal hizmet
fonksiyonunu yerine getirmektedir. Belediyeler Kanununun 14. maddesinin 1. f›kras›
n›n (a) bendi belediyelerin sosyal hizmet ve yard›m görevine at›fta bulunmaktad›r.
Krefl veya çocuk bak›m yuvalar› (b) bendinde yer alan okul öncesi e¤itim kurumlar› yerine
(a) bendinde say›lan “sosyal hizmet” görev ve sorumlulu¤u içinde görülerek yerine
getirilebilir. Burada önem tafl›yan hizmeti yerine getirmek konusunda istek ve kararl›l›kt›
r. Bu noktada SHÇEK’e ait krefl ve gündüz bak›mevlerinin kapat›lmas› ve özel krefller
ile gündüz bak›mevlerinin gözetim ve denetiminin SHÇEK’den al›narak, 0-36 ay aras›ndaki
çocuklar›n bak›m›nda bir uzmanl›k sahibi olmayan Milli E¤itim Bakanl›¤›na devredilmesi
için TBMM Milli E¤itim Komisyonunda yürütülen çal›flmalar›n›n ciddi sorunlar
yaratabilece¤i ve kapsaml› bir tart›flma gerektirdi¤i belirtilmelidir.114 Hükümetin çal›
flan annelere yönelik olarak oluflturmay› düflündü¤ü Annelik Fonundan115 çocuk bak›-
m› için para ödemesi ise bak›m ve e¤itim hizmetlerini kamusal bir hizmet olarak sunmak
yerine piyasadan temin etmeyi öngörmekte ve sunulan hizmetin niteli¤i, kalitesi hakk›nda
ciddi sorunlar içerme riskini tafl›maktad›r.
Çocuk bak›m hizmetlerinin yayg›nlaflt›r›labilmesi için AB ülkelerindeki uygulamalar›
n da ›fl›¤›nda Türkiye aç›s›ndan uygun bir modelin ilgili taraflar›n kat›l›m›yla bir an
önce bulunmas› ve sorunun çözümlenmesi gerekmektedir. Nitekim ÇSGB bünyesinde
yürütülen ve AB taraf›ndan finanse edilen Yenileflme Ve De¤iflim ‹çin Türkiye’de Sosyal
Diyalo¤un Güçlendirilmesi Projesi kapsam›ndaki Kad›n-Erkek Eflitli¤i Çal›flma Grubunun
haz›rlad›¤› raporda Türkiye’de çal›flma ve aile yaflam›n› uyumlulaflt›rmak amac›
yla çocuk ve yafll› bak›m hizmetlerine iliflkin öneriler gelifltirilmifltir. Bak›m hizmetlerinin
kamu öncelikli sosyal politika alan›nda olmas› gerekti¤i belirtilerek belediyelerin
bu alanda aktif sorumluluk üstlenmesinin önemine vurgu yap›lm›flt›r.116
Çal›flan anne ve babalar›n çocuk bak›m›n› ortak üstlenmesine imkan vermek için
mevcut sosyal güvenlik sistemindeki ebeveyn izni hükümlerini düzenleyecek ve eflitlikçi
hale getirecek bir yasa tasar›s› KSGM taraf›ndan haz›rlanm›flt›r. Tasar›, do¤um sonras›
‹fl Kanununa göre çal›flan anne babaya 6 flar ay, Devlet Memurlar› Kanuna göre çal›-
flan anne babaya, birbirini izleyen iki dönem halinde 12 aya kadar 6 ay ücretsiz çocuk
bak›m› izninin ebeveyn izni olarak kullanabilmesini öngörmektedir. Ayn› hak, evlat edi-
––––––––––––––––––––
114. Radikal, 31.1.2008
115. Radikal, 27.1.2008
116. Yenileflme Ve De¤iflim ‹çin Türkiye’de Sosyal Diyalo¤un Güçlendirilmesi Projesi, 2. Çal›flma Grubu, Kad›
n-Erkek Eflitli¤i Çal›flma Grubu Taslak Rapor (12.7.2007), Ankara
81
nen ebeveynlere de verilmifltir. Ancak yasa tasar›s› y›llardan beri TBMM Genel Kurul
gündeminde beklemektedir.117
657 say›l› Devlet Memurlar› Kanunu genel olarak cinsiyet eflitli¤i ilkesine uygun
düzenlenmifltir. Kanunun 4.maddesi istihdam flekillerini tan›mlamaktad›r ve bu çerçevede
belirlenen ücret sisteminde cinsiyete dayal› bir s›n›flama ve ayr›m söz konusu de¤ildir.
Ayn› flekilde ifle al›m, iflte yükseltme, iflten ç›kartma düzenlemelerinin cinsiyet ayr›
mc›l›¤› içerdi¤i söylenemez. Ancak hem ‹fl Kanununun ayr›mc›l›¤› yasaklayan hükümleri
hem de Devlet Memurlar› Kanununun tarafs›z hükümleri uygulamada ayr›mc›l›¤›
önleyememektedir.
––––––––––––––––––––
117. KSGM; CEDAW Taslak Rapor 2007
82
4. KADIN ‹ST‹HDAMINA ‹L‹fiK‹N
KURUMSAL ÇERÇEVE VE KOORD‹NASYON118
Türkiye’de istihdamdan sorumlu kurulufl olan Çal›flma ve Sosyal Güvenlik Bakanl›¤›
ve ba¤l› kurulufllar kad›n istihdam›ndan da sorumludur. Bunun yan›nda Baflbakanl›-
¤a ba¤l› Kad›n›n Statüsü Genel Müdürlü¤ü de istihdam dahil kad›nlarla ilgili her konu
üzerinde çal›flmaktad›r. Bunlar›n d›fl›nda da kad›n istihdam› konular›yla ilgilenen çeflitli
kamu kurum ve kurulufllar›, meslek örgütleri ve kad›n örgütleri bulunmakta olup faaliyetlerine
afla¤›da yer verilmifltir.
4.1. Kamu Kurum ve Kurulufllar›
4.1.1. Çal›flma ve Sosyal Güvenlik Bakanl›¤› (ÇSGB)
ÇSGB esas olarak Avrupa ‹stihdam Stratejisinde kad›n istihdam›na önem verilmesinden
ötürü toplumsal cinsiyet konular›yla ilgilenmeye bafllam›flt›r. Topluluk Cinsiyet
Eflitli¤i Program›119, Topluluk Ayr›mc›l›k Karfl›tl›¤› Program›120 ve Topluluk Sosyal
D›fllanmaya Karfl› Mücadele Program›121 baflta olmak üzere AB’nin topluluk programlar›
dolay›s›yla Bakanl›k da toplumsal cinsiyetle ilgili konulardaki çal›flmalar›n› art›rm›
flt›r.
Bakanl›k, hükümet program› ve acil eylem plan› çerçevesinde çal›flma yaflam›yla
iliflkili politika önceliklerini flöyle belirlemifltir:
(1) mevzuat›n esnek istihdam ve ifl uygulamalar› ile uyumlu olmas›n› sa¤layacak
yasal de¤iflikliklerin tamamlanmas›;
(2) insan kaynaklar›n›n kalitesini art›rmak üzere k›sa vadeli e¤itim ve dan›flmanl›k
hizmetlerinin sürdürülmesi;
––––––––––––––––––––
118. Bu bölümün yaz›lmas›nda yazar›n 24.2.2007 tarihinde ‹stanbul’da yap›lan “Kad›n Eme¤i ve ‹stihdam›”
toplant›s›nda sunmufl oldu¤u “Kamu, özel sektör, sendikalar, ulusal ve uluslararas› sivil toplum kurulufllar›
n›n kad›n eme¤i ve istihdam› alan›ndaki uygulamalar›n›n de¤erlendirilmesi” bafll›kl› bildiriden yararlan›lm›
flt›r. Bildirinin haz›rlanmas›nda çok say›da kiflinin katk›s›n›n yan› s›ra Y›ld›z Ecevit’in “Türkiye’de Kad›
n Giriflimcili¤ine Elefltirel Bir Yaklafl›m” bafll›kl› çal›flmas› çok faydal› olmufltur.
119. http://europa.eu.int/comm/employment_social/gender_equality/index_en.html
120. http://europa.eu.int/comm/employment_social/fundamental_rights/index_en.htm
121. http://europa.eu.int/comm/employment_social/social_protection/index_en.htm
83
(3) etkili bir insan kaynaklar› planlamas›;
(4) kay›t d›fl› istihdam ve kaçak iflçi çal›flt›r›lmas›n›n önlenmesi;
(5) çocuk iflçili¤inin önlenmesine yönelik gerekli önlemlerin al›nmas›122.
Bakanl›k, genel olarak istihdam› bu politika öncelikleri çerçevesinde de¤erlendirmekte
ve kad›n istihdam›na iliflkin stratejisini de gene buna göre belirlemektedir. Ancak
kad›n istihdam›n› art›rmak, çocuk iflçili¤in önlenmesinde oldu¤u gibi bir politika önceli¤
i olarak dile gelmedi¤i gibi bütün politikalar› kesen temel bir ilke olarak da aç›kça ifade
edilmemektedir.
Bakanl›¤›n kendi personelinin toplumsal cinsiyet eflitli¤ine iliflkin fark›ndal›¤›n› art›
rmak için yürüttü¤ü bir çal›flma 2005-2006 tarihlerinde Hollanda ‹stihdam ve Sosyal
‹fller Bakanl›¤› ile iki tarafl› bir antlaflma kapsam›nda yürüttü¤ü “‹stihdamda Kad›n-Erkek
Eflitli¤inin Güçlendirilmesi Projesi”dir. Belli alanlardaki uzman ve sigorta müfettifl
yard›mc›lar›na cinsiyet eflitli¤i ve kay›td›fl› istihdama iliflkin neler yap›labilece¤i konusunda
e¤itim seminerleri verilmifltir.
Önümüzdeki dönemde Bakanl›¤›n kad›n istihdam›na yönelik çal›flmalar›n› art›racak
faktör AB’nin 2007-2013 y›llar› aras›ndaki kat›l›m öncesi mali yard›m mekanizmas›
d›r (IPA). IPA befl bileflenden oluflmakta, bunlardan insan kaynaklar›n›n gelifltirilmesi
bilefleni 158.7 milyon Euro’luk bir bütçeye sahip bulunmaktad›r. Bu bileflenin dört ana
ekseni vard›r: istihdam›n art›r›lmas›, e¤itim ve iflgücü piyasas› iliflkisinin güçlendirilmesi,
iflletmelerin ve iflbafl›ndaki iflçilerin mesleki e¤itim ve yaflam boyu ö¤renimini teflvik,
dezavantajl› gruplar›n iflgücüne kat›l›m›n› teflvik yoluyla sosyal içerme. Bu bileflen içinde
yedi y›ll›k süre sonunda gerçeklefltirilmesi beklenen sonuçlar aras›nda kad›nlar›n iflgücüne
kat›l›m oranlar›n›n ve özellikle orta ö¤retimdeki k›zlar için okullaflma oran›n›n
art›r›lmas› yer almaktad›r. Halen projenin iflleyifline ve hedeflerine somutluk kazand›racak
olan ‹nsan Kaynaklar›n›n Kalk›nmas› Operasyonel Plan› haz›rlanma aflamas›nda
olup, ciddi maddi kayna¤a sahip bu projede kad›n istihdam›n›n ve k›zlar›n okullaflma
oranlar›n›n art›r›lmas›n›n özellikle amaçlanmas› çok olumludur. Ancak Dokuzuncu
Planda son derece mütevazi bir hedef olarak öngörülmüfl bulunan %29.6’l›k kad›n iflgücüne
kat›l›m oran›na eriflmek için nas›l bir y›ll›k art›fl hedeflendi¤inin ve bu hedefler için
at›lacak somut ad›mlar›n a盤a kavuflturulmas› gerekir. Aksi takdirde di¤er kamusal metinlerde
oldu¤u gibi burada da kad›n giriflimcili¤inin öne ç›kar›lmas›, ücretli kad›n istihdam›
n›n art›r›lmas› için sadece iflgücü yetifltirme kurslar›na yer verilmesi gibi önlemlerle
s›n›rl› kal›n›rsa projenin hedeflerine ulaflmadaki baflar›s› soru iflareti yaratacakt›r.
IPA’n›n bir di¤er bilefleni bölgesel kalk›nma olup, her iki bileflen aras›nda eflgüdüm sa¤-
––––––––––––––––––––
122. http://www.calisma.gov.tr/projeler/tekcati.htm
84
lamak amac›yla DPT koordinatörlü¤ünde Stratejik Uyum Çerçeve Belgesi haz›rl›k çal›
flmalar› yürütülmektedir.
Bakanl›k bünyesindeki Yenileflme ve De¤iflim ‹çin Türkiye’de Sosyal Diyalo¤un
Güçlendirilmesi Projesi kapsam›nda Kad›n-Erkek Eflitli¤i Çal›flma Grubu oluflturulmufltur.
Grup, Türkiye’de çocuk bak›m ve yafll› bak›m hizmetlerinin yetersizli¤inin kad›n istihdam›
üzerindeki olumsuz etkilerini a盤a ç›karmak ve tavsiyelerde bulunmak için bir
rapor üzerinde çal›flmalar›n› sürdürmektedir.
4.1.2.Kad›n›n Statüsü Genel Müdürlü¤ü
Baflbakanl›¤a ba¤l› Kad›n›n Statüsü Genel Müdürlü¤ü Türkiye’de toplumsal cinsiyet
eflitli¤inin sa¤layacak ulusal mekanizma olup, görevleri aras›nda
* Türkiye’de kad›nlar›n genel e¤itim düzeyinin yükseltilmesi,
* Kad›nlar›n tar›m, sanayi ve hizmetler alan›ndaki faaliyetlere kat›l›m›n›n art›r›lmas›,
* Kad›nlar›n sa¤l›k, sosyal güvenlik ve hukuk alanlar›ndaki güvenli¤inin sa¤lanmas›,
* Kad›nlar›n toplumsal, ekonomik, kültürel ve siyasal aç›lardan eflit statüye gelmelerine
yönelik çabalarda bulunulmas› yer almaktad›r.
Genel Müdürlü¤ün Ana Hizmet Birimlerinden olan Kad›n›n Ekonomik Statüsünü
Güçlendirme Daire Baflkanl›¤›n›n görevleri flunlard›r:
* Sürdürülebilir kalk›nma politika, plân ve programlar›n› Genel Müdürlü¤ün görevleri
çerçevesinde izlemek ve de¤erlendirmek.
* Kad›n›n istihdam›n› ve ekonomik kapasitesini art›r›c›, ticarî faaliyetlerini güçlendirici
ve kad›n giriflimcili¤ini özendirici çal›flmalar yapmak.
* Kad›n›n kaynaklara ulafl›m›n›, kalk›nma sürecine ve çal›flma hayat›na etkin kat›
l›m›n›, kalk›nman›n f›rsat ve imkânlar›ndan eflit biçimde yararlanmas›n› sa¤-
layacak, ekonomik aç›dan güçlendirecek çal›flmalar yapmak.
* Kad›n›n ekonomik potansiyelini ortaya ç›kar›c› çal›flmalar yapmak123.
1990’l› y›llarda istihdamla ilgili üç önemli projeyi bünyesinde yürüten Genel Müdürlük
daha sonra 2004’de teflkilat yasas›n›n ç›kmas›na kadar olan dönemde personel ve
kaynak yetersizli¤i nedeniyle daha çok politika düzeyinde gelifltirdi¤i önerilerini baflta
DPT, ÇSGB ve ‹fiKUR olmak üzere ilgili kamu kurumlar›n›n kad›n istihdam› konusundaki
çal›flmalar›na aktarmak üzerinde yo¤unlaflm›flt›r. 1994-1999 aras›nda yürütülen ve
––––––––––––––––––––
123. http://www.kssgm.gov.tr/5251.html#kesgdb
85
Dünya Bankas› taraf›ndan desteklenen “Kad›n ‹stihdam›n› Gelifltirme Projesi” bir veri
toplama, araflt›rma ve yayg›nlaflt›rma projesi olup, kad›n istihdam›n› teflvik eden politika
önerileri büyük ölçüde bu araflt›rmalar›n sonucunda ortaya ç›km›flt›r. Ayn› flekilde 1995-
96 y›llar›nda yürütülen küçük giriflimcilik projesi DB destekli bir araflt›rma projesi olup,
giriflimcili¤i destekleyecek çeflitli öneriler gelifltirilmifltir. 1992-98 aras›nda yürütülen
“Kad›nlar›n Kalk›nma Süreçlerine Kat›l›mlar›n› Sa¤lama Projesi” Birleflmifl Milletler
Kalk›nma Program› projesi olup, kad›n giriflimcili¤ini gelifltirmeyi hedefleyen 9 adet pilot
projeye maddi destek sa¤lanm›flt›r. 2000’li y›llarda ise istihdam konusunda yürütülen
çal›flmalar esas olarak konuyla ilgili kamu kurumlar›n›n faaliyetlerine kat›l›m fleklindedir.
Örne¤in, ‹fiKUR taraf›ndan yürütülen e¤itim programlar› ve projelere destek verilmesi,
haz›rlanan raporlara kad›n istihdam› alan›nda katk› sunulmas›, DPT’nin kalk›nma plan›
haz›rl›k çal›flmalar›na kat›l›nmas›, KOSGEB’le kad›n giriflimcili¤i, Tar›m ve Köy ‹flleri
Bakanl›¤›yla k›rsal kesim kad›n›na yönelik kalk›nma çal›flmalar›n›n planlanmas› ve önerilmesi
fleklindedir. Kad›n giriflimcili¤ini desteklemek için Halk Bankas› ve TESK gibi
kurulufllarla ve belediyelerle iflbirli¤i yap›lm›flt›r.124 ÇSGB’yla AB’nin sosyal politika
programlar›na kat›larak yasal düzenlemelerin cinsiyet eflitli¤ine uygun hale getirilmesi
için çal›flmalar yürütülmektedir. KSGM aç›s›ndan kad›n eme¤i ve istihdam›yla ilgili çal›
flmalarda öne ç›kan kad›n giriflimcili¤inin desteklenmesidir. Bu do¤rultuda ‹stihdam ve
Kad›n Giriflimcili¤i Komisyonu kurulmufl, 2007’de Van ve Mersin illerinde kad›nlara
mikro kredi verilmifl olup 2008’de il say›s›n›n art›r›lmas› hedeflenmektedir.
4.1.3. Kad›n ‹stihdam›na Yönelik Çal›flmalar Yapan
Di¤er Kamu Kurulufllar›
Baflbakanl›¤a ba¤l› Sosyal Yard›mlaflma ve Dayan›flma Genel Müdürlü¤ü muhtaç
durumdaki kiflilere yard›m etmek ve gelir da¤›l›m›n›n daha adil olmas›n› sa¤lamak amac›
yla e¤itim, sa¤l›k ve di¤er sosyal yard›mlar›n etkin flekilde yürütülmesi için sosyal politikalar
oluflturmay› ve bunlar› uygulayarak yoksullukla mücadele etmeyi amaçlamaktad›
r. Bu do¤rultuda yoksullara g›da, yakacak, bar›nma, sa¤l›k, e¤itim yard›mlar›n›n yan›
s›ra flartl› nakit transferleri yap›lmaktad›r.
Ayr›ca Genel Müdürlü¤ün, i) k›rsal alanda gelir ve istihdam› art›rmay› hedefleyen
“Sosyal Destek Projesi”, ii) yoksul birey veya hanelerin kendi geçimlerini sa¤layacak ifller
kurmalar›n› hedefleyen gelir getirici küçük ölçekli projeleri kad›n erkek fark› gözetmeden
herkese yöneliktir. Projelerden yararlananlar›n cinsiyet baz›nda dökümü mevcut
olmad›¤› için genç k›z ve kad›nlar›n ne ölçüde yararland›¤› konusunda bilgi yoktur.
––––––––––––––––––––
124. http://www.kssgm.gov.tr/
86
* ‹stihdama yönelik beceri kazand›rma e¤itiminde ise hedef kitlenin, yoksul kad›
nlar ve iflsiz gençler oldu¤u belirtilmifl ve k›sa süreli kurslarla kazand›r›lan
teknik ve sosyal beceriler yoluyla bu kiflilerin daha nitelikli ifl bulmalar›na katk›
sa¤lanmas›n›n amaçland›¤› belirtilmifltir. E¤itimlerde konu s›n›rlamas› olmay›
p, ahflap, tafl, toprak, metal iflleme, dokumac›l›k vb. el sanatlar› veya kentsel
alanlar için sekreterlik, ön muhasebe, tesisatç›l›k, bahç›vanl›k, bak›c›l›k vb. hizmet
sektöründe ifl bulma güvencesi olan her türlü konu bu kapsamda desteklenebilmektedir.
Haziran 2005 itibariyle bu kapsamda desteklenen proje say›s›
122, desteklenen yararlan›c› say›s› 5331 ve verilen destek toplam 2 Milyon dolard›
r, ancak burada da yararlananlar›n cinsiyet baz›nda da¤›l›m›na dair bilgi
yoktur.
* “Sosyal Alt Yap› ve Hizmet Merkezlerinin Kurulufl ve Gelifltirilmesi Projesi”
kapsam›nda sokakta çal›flan/yaflayan çocuklar, engelliler, yafll›lar, korunmas›z
kad›n ve erkekler, iflsiz gençler ve yoksullara sa¤lanan düflük maliyetli sosyal
hizmetlerin yayg›nlaflt›r›lmas› için toplum veya sosyal amaçl› merkezler kurulmas›
ya da mevcut merkezlerdeki programlar›n çeflitlendirilmesi amaçlanmaktad›
r. Bu merkezlerde hizmet verilen yoksul kad›n, iflsiz genç, çocuk ve yafll›-
lar›n üretici hale getirilmesi ve gelir getirici faaliyetlere yöneltilmesi hedeflenmektedir.
Haziran 2005 itibariyle bu kapsamda desteklenen proje say›s› 691,
desteklenen yararlan›c› say›s› 87.000 ve verilen destek toplam 13 Milyon dolard›
r. Bu projede de cinsiyet baz›nda ayr›flm›fl bilgi mevcut de¤ildir.125
* “Sosyal Riski Azaltma Projesi” kapsam›nda 11.3.2006 itibariyle 3 260 adet küçük
ölçekli gelir getirici proje desteklenmifl, bunlar›n içinde 1 246 projede
(%38), 3 676 kad›n (%9) yararlanm›flt›r. Bu projelerden kad›nlar›n çok s›n›rl›
oranda yararland›¤› görülmektedir.126
Sanayi ve Ticaret Bakanl›¤›’na ba¤l› Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi-i Gelifltirme
ve Destekleme ‹daresi Baflkanl›¤› (KOSGEB) ‹fl Gelifltirme Merkezlerinde (‹GEM) erkek
giriflimcilerle birlikte kad›n giriflimcilere destek sa¤lamaktad›r. Son y›llarda verileri
cinsiyet temelinde ayr›flt›rmaya bafllayan kurumun Tarsus, Van, Eskiflehir, Mersin, Adana,
Karadeniz Ere¤lisi’ndeki ‹GEM’lerinde yer alan 162 iflletmeden 39’u (%24) kad›nlara
aittir. Küçük ve Orta Boy ‹flletmeler Program› Dan›flmanl›k ve Destek Hizmetleri
çerçevesinde sa¤lanan hizmetlerden 2002-2005 tarihleri aras›nda yararlanan 414 kiflinin
%30’u kad›nd›r.127
––––––––––––––––––––
125. http://www.sydtf.gov.tr/sydtf_faaliyet.html
126. Ecevit Y. (2007) “Türkiye’de Kad›n Giriflimcili¤ine Elefltirel Bir Yaklafl›m”, ILO, Ankara, s.22-23
127. Ecevit Y. agy s.20
87
KOSGEB’in örnek projelerinden biri “Beykoz Cam Projesi”dir128. Beykoz Kaymakaml›¤›
ve Belediyesi ile birlikte yürütülen bu projeyi di¤erlerinden ay›rt eden, cinsiyet
ve f›rsat eflitli¤i sa¤lanmas›n›n projenin amaçlar› aras›nda yer almas› ve kat›l›mc› kad›
nlara ve gençlere cam eflya üretiminde beceri kazand›rma ve ifl kurma e¤itim verilmesinden
sonra belirli bir ifl kurma fikrine sahip olanlar›n seçilerek, kendilerine kredi ve dan›
flmanl›k verilmesi, iç ve d›fl pazar araflt›rmalar›n›n yap›lmas› ve giriflimcilerin bafllang›
çta KOSGEB taraf›ndan desteklenen bir inkübatörde yer almalar›d›r. Yani giriflimcilik
deste¤i e¤itimle s›n›rl› tutulmam›fl, giriflimcinin her aflamada desteklenmesi öngörülmüfltür.
Tar›m ve Köyiflleri Bakanl›¤› taraf›ndan k›rsal alandaki kad›nlara yönelik olarak,
kad›n çiftçiler için tar›msal üretim, e¤itim ve yay›m çal›flmalar›n›n yan› s›ra ev ekonomisi
e¤itim ve yay›n çal›flmalar› uygulanmaktad›r. Tar›msal üretim, e¤itim ve yay›m çal›
flmalar›n›n amac›, tar›m›n her aflamas›nda aktif rol oynayan kad›nlar›n tar›msal konularda
gelifltirilmifl yay›m yöntemleri ile e¤itilmesi, tar›msal üretimin art›r›lmas›, sürdürülebilir
tar›m faaliyetleri ile sahip olunan toprak, su gibi do¤al kaynaklar›n sürekli kullan›
labilir durumda tutularak tar›m›n yap›lmas›d›r. Bu e¤itimler 27 ilde uygulanmaktad›
r. 2005 y›l› ve 2006 y›l›n›n ilk yar›s› itibariyle gerçeklefltirilen e¤itim ve yay›m çal›flmalar›
na 36 594 çiftçi kad›n kat›lm›flt›r. 2000-2005 y›llar› aras›nda 19 ilde uygulanan
DPT kaynakl› Kad›n Çiftçiler Tar›msal Yay›m Projesi de 3 y›l daha uzat›lm›flt›r. Ev ekonomisi
e¤itim ve yay›m çal›flmalar›nda “aile kaynaklar›n›n yönetimi”, “çocuk geliflimi
ve e¤itimi”, “beslenme”, “köy el sanatlar›” konular› ele al›nmaktad›r. Bu çerçevede,
2005 y›l›nda yap›lan 5434 e¤itime, 62 491 kad›n, 2006 y›l›n›n ilk yar›s›nda gerçeklefltirilen
6 703 e¤itime 78 094 kad›n kat›lm›flt›r.129
fiu ana kadar ele al›nan kurulufllar›n faaliyetleri Türkiye ölçe¤inde yürütülmektedir.
Bunun d›fl›nda Türkiye’nin en az geliflmifl ve yoksul bölgesi olan güneydo¤u Anadolu’da
kalk›nma amaçl› faaliyetler yürüten kurum Baflbakanl›¤a ba¤l› GAP Bölge Kalk›
nma ‹daresidir. ‹dare taraf›ndan yürütülen “Güneydo¤u Anadolu Projesi” altyap› yat›
r›mlar› yap›lmas›n›n yan› s›ra tar›m ve sanayi, e¤itim ve sa¤l›k dahil olmak üzere tüm
sektörlerin gelifltirilmesini, yoksullu¤un giderilmesini, f›rsat eflitli¤inin sa¤lanmas›n›,
kad›nlar ve gençler gibi dezavantajl› gruplar›n güçlendirilmesini amaçlamaktad›r. Kad›
nlara yönelik faaliyetleri Çok Amaçl› Toplum Merkezleri (ÇATOM) ve Giriflimci
Destekleme Merkezleri (G‹DEM) yürütmektedir. Kad›nlar› güçlendirmeyi hedefleyen
ÇATOM’lar›n program ve etkinlikleri e¤itim ve ö¤retim, sa¤l›k, gelir yaratma, sosyal
––––––––––––––––––––
128. www.beykozcamprojesi.com
129. KSGM, CEDAW Taslak Rapor, 2007.
88
destek ve kültürel-sosyal etkinlikler olmak üzere temel olarak dört alanda gerçeklefltirilmektedir.
Kad›nlara yönelik çeflitli mesleki e¤itim kurslar› (kuaförlük, dikifl, kilim, hal›,
telkari, keçe, bilgisayar, tasar›m vb.) ve giriflimcilik e¤itimi verilmekte, çeflitli atölyeler
(bebek üretimi, kuru g›da, telkari, dikifl atölyeleri, restoran vb.) kurulmakta, baz› illerde
toplu sat›fl yerleri aç›lmaktad›r. ÇATOM’lar›n bir k›sm› çocuk bak›c›l›¤› ve temizlik iflleri
için de arac›l›k yapmaktad›r. Halen ÇATOM’lar›n 5’i dernekleflmifl veya kooperatifleflmifltir.
Etkinliklerden yararlanan kifli say›s› ço¤unlu¤u kad›n olmak üzere 100.000 kifliyi
aflm›flt›r.130
GAP-G‹DEM ofisleri bölgede mikro, küçük ve orta ölçekli iflletmelere yönelik e¤itim,
bilgilendirme ve dan›flmanl›k hizmetleri sunmakta olup, “F›rsat Penceresi” olarak
adland›r›lan küçük ölçekli proje alanlar›ndan biri kad›n giriflimcili¤inin desteklenmesine
ayr›lm›flt›r. Bölgede yap›lan, mevcut durumun ve ihtiyaçlar›n tespitine yönelik bir
araflt›rmadan sonra her il için giriflimcilik planlar› haz›rlanarak iflletmeler, e¤itim, dan›flmanl›
k ve finansman aç›s›ndan desteklenmifltir. 2005 sonunda destek alan iflletme say›-
s› 104’dür. Bölgesel kad›n örgütlerinin de kat›l›m›yla 2004’de Güneydo¤u Anadolu Kad›
n Giriflimcili¤i Dan›flma Kurulu oluflturulmufltur. Kurul bölgedeki kad›n kurulufllar›n›n
kapasite art›r›m› ve fon bulmak için çeflitli çal›flmalar yapmaktad›r.
4.2. Meslek Örgütleri
4.2.1. Odalar
Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i (TOBB) s›na-i ve ticari faaliyette bulunan
özel sektör iflletmelerini temsil etmektedir. TOBB ve yerel meslek odalar›n›n destekledi¤
i Gaziantep, Kocaeli, ‹zmir’de kurulu Avrupa Birli¤i ‹fl Gelifltirme Merkezlerinde
(AB‹GEM) kad›n giriflimcili¤i konusunda e¤itim faaliyetleri yürütülmektedir. 2004-
2005 döneminde uygulanan 397 e¤itim program›na kat›lan 9081 kiflinin 1643’ü kad›nd›
r (%18). Bu süreçte 27 kad›n kendi iflini kurmufltur.131 Halen bir Kad›n Giriflimcilik
Kurulu kurmaya çal›flmaktad›rlar.
Türkiye Ziraat Odalar› Birli¤i, Türkiye Serbest Muhasebeci, Mali Müflavirler ve
Yeminli Mali Müflavirler Odalar› Birli¤i, Türk Mühendis ve Mimar Odalar› Birli¤i gibi
meslek kurulufllar›n›n kad›n istihdam›na yönelik özel bir çal›flmalar› yoktur. Ancak
TMMOB üyesi kad›n mühendis ve mimarlar›n 2004’de kurmufl oldu¤u bir web sitesin-
––––––––––––––––––––
130. Fazl›o¤lu A. “Kad›n ‹stihdam› ve Giriflimcili¤i ‹çin GAP Bölgesinde Bir Model: Çok Amaçl› Toplum Merkezleri”,
Güneydo¤u Anadolu Bölgesi’nde Kad›nlar›n Ekonomik Güçlenmelerine Yönelik Yol Haritas›
(Der. Y. Ecevit), UNDP, Ankara, 2006.
131. Ecevit Y. agy s.32
89
de ifl yaflam›nda kad›n mimar ve mühendislere yönelik ayr›mc›l›k ele al›nmakta ve ayr›
mc›l›¤a karfl› çeflitli çal›flmalar yürütülmektedir132. Birlik yönetimine taleplerini ileten
grup TMMOB’nin cinsiyet ayr›mc›l›¤›na karfl› daha aktif olmas›n› ve odalar›n yönetiminde
kad›n üyelerin yeterli düzeyde temsili için giriflimde bulunmas›n› talep etmektedir.
Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) 2002-2004 aras›nda
Avrupa Komisyonu finansman›yla bir kad›n giriflimcili¤i projesi uygulam›flt›r. Projede
1630 kifliye e¤itim verilmifl ve bunlardan 359’u kendi iflini kurmufltur. Befl farkl› ilde kad›
n giriflimcilere hizmet sunmak üzere e¤itim ve dan›flma merkezleri kurulmufltur.133
2007 y›l› içinde TESK yine AB’nin “Türkiye için Üyelik Öncesi Mali Destek Program›”
ndan fonlanan daha genifl kapsaml› bir giriflimcilik projesi uygulayacakt›r. 18 ay
sürecek proje kapsam›nda 9 ilde kad›n giriflimcili¤i destekleme ve 15 ilde kad›n giriflimcili¤
i e¤itim merkezlerinin kurulmas› ve 4500 kad›na e¤itim, 1500 kad›na dan›flmanl›k
hizmeti verilmesi öngörülmektedir. TESK’in kurumsal kapasitesinin art›r›lmas› ve çeflitli
illerde kurulan merkezler aras›ndaki a¤›n güçlendirilmesi de projenin amaçlar› aras›ndad›
r.
4.2.2. Sendikalar ve Dernekler
Türkiye ‹flveren Sendikalar› Konfederasyonu (T‹SK) 1999’dan bu yana kad›n
iflgücünün sosyo-ekonomik analizine yönelik çeflitli araflt›rmalar yapt›rm›fl, kad›n iflgücüne
iliflkin seminerler ve paneller düzenlemifltir. 2006 fiubat ay›nda düzenlenen Kad›n
‹stihdam› Zirvesinde konu genifl bir kat›l›mla çeflitli yönleriyle tart›fl›lm›fl ve sonuç bildirisinde
politika önerileri gelifltirilmifltir. Gelifltirilen önerilerin bafl›nda “Ulusal ‹stihdam
Stratejisi”nin bir an önce sonuçland›r›larak bu strateji temelinde iflveren, iflçi kesimleri
ve di¤er tüm ilgili sivil toplum kurulufllar›n›n kat›l›m›yla uzun vadeli bir “Ulusal Kad›
n ‹stihdam› Politikas›” haz›rlanmas› ve y›ll›k eylem planlar› ile yürütülmesi yer almaktad›
r. T‹SK’e göre söz konusu politikan›n ana ekseni iflverenleri kad›n istihdam›na özendirmek
ve kad›n giriflimcili¤ini teflvik etmek olmal›d›r. ‹flyerleri bak›m›ndan teflvik edici
yöntemler hayata geçirilmelidir. Bunlar aras›nda ilk kez ifle girecek kad›nlar›n çal›flt›-
r›lmas› halinde SSK iflveren primlerinin bir bölümünün devletçe karfl›lanmas› olabilir.
‹flçi ve iflveren sendika ve konfederasyonlar› aras›ndaki sosyal diyalog, kad›n istihdam›
konusuna odakl› olarak gelifltirilmelidir.134 Kuflkusuz bütün bu öneriler ve T‹SK YK
––––––––––––––––––––
132. Ayr›nt›l› bilgi için bkz. http://kadin.muhendisler.googlepages.com/
133. Ecevit Y. agy s.33
134. T‹SK (2006) Kad›n ‹stihdam› Zirvesi, ‹stanbul, s.267-68.
90
Baflkan› Tu¤rul Kutadgobilik’in kapan›fl konuflmas›nda söyledi¤i gibi Ekonomik ve Sosyal
Konsey içinde bir kad›n biriminin oluflturulmas› son derece yerinde önerilerdir. Burada
T‹SK’in kendi üyelerine de ça¤r›da bulunarak, sosyal sorumluluk anlay›fl› çerçevesinde
ifle eleman al›m›nda kad›nlara yönelik pozitif ayr›mc›l›k uygulanmas›n› önermesi
yerinde olacakt›r.135
Ayr›ca Türkiye’de büyük ölçekli iflletme sahiplerinin üye oldu¤u T‹SK’in ve ba¤l›
sendikalar›n yönetimlerinde, üye iflletmelerin yönetiminde bulunan kad›nlar›n say›ca azl›¤›
na uygun olarak çok az kad›n yönetici vard›r. 48 sendika baflkan›n›n hiçbiri kad›n de-
¤ildir, 306 yönetim kurulu üyesinin sadece dördü kad›nd›r.136 T‹SK’in yönetim kurulunda
ise iki kad›n üye vard›r. T‹SK’in ve ba¤l› sendikalar›n kad›n istihdam›n› art›rmak yönündeki
giriflimleri yöneticiler aras›ndaki kad›nlar›n oran›n› yükseltmeyi de içermelidir.
Türkiye Giyim Sanayicileri Derne¤i kad›nlar›n el eme¤inin de¤erlendirilmesi ve
istihdama kat›lmas› konusunda, halen de¤ifliklik çal›flmalar› devam eden Gelir Vergisi
Kanunu’nda De¤ifliklik Teklifi’ni sunarak, evde yürütülen gelir getirici üretim faaliyetlerinin
gelir vergisinden muaf tutulmas›n› talep etmifltir. Söz konusu öneri Mart 2007’de
TBMM’nde kabul edilmifltir. Bu de¤iflikli¤in kad›n istihdam› üzerindeki etkileri konusunda
henüz bir veri mevcut de¤ildir.
4.2.2.1. ‹flçi Sendikalar› ve Konfederasyonlar›
Türkiye’de ÇSGB verilerine göre Ocak 2007’de 5 210 046 iflçinin 3 043 732’si
sendika üyesi olup, sendikalaflma oran› %58.4’dür. Sendika üyelerinin 463 332’si kad›nd›
r (%15.2).137 Bu say›lar›n gerçe¤i yans›tmad›¤› sosyal taraflarca bilinmekte ancak
sa¤l›kl› veri toplanmas› mevcut iflleyifl içinde mümkün olmamaktad›r. Toplu ifl sözleflmesinden
yararlanan iflçi say›lar›ndan yola ç›karak genel sendikalaflma oran›na iliflkin
bir tahminde bulunmak mümkündür. Buna göre sendikal› iflçi say›s› 892 bin kifli ve sendikalaflma
oran› %9 gibi son derece düflük bir orand›r.138 Bunun %10 kadar›n›n kad›n
üye oldu¤u söylenebilir.
––––––––––––––––––––
135. Nitekim Mercedes-Benz Türk’ün ‹nsan Kaynaklar› Müdürü Salih Ertör, iflletmelerinin kad›n istihdam›na
yaklafl›m›nda bu hususa dikkat çekmektedir: 1)Klasik erkek mesle¤i say›lan branfllarda kad›n istihdam›n›n
teflvik edilmesi (ör.oto boyac›l›¤›), 2)‹fle al›mda bayanlara kontenjan ayr›lmas›, 3)Teknik mesleki e¤itim
atölyelerine k›z ç›rak/ö¤renci al›nmas›, 4)Maddi imkanlar› k›s›tl› ama meslek ö¤renmeye istekli k›z ö¤rencilere
burs verilmesi. (Mercek, Temmuz 2007).
136. ÇSGB (2007) Çal›flma Hayat› ‹statistikleri 2006, Ankara, s.117, 122.
137. ÇSGB (2007) Çal›flma Hayat› ‹statistikleri 2006, Ankara, s.140
138. Buna göre 2005’de 587 456 ve 2006’da 304 392 iflçi ba¤›tlanan toplu ifl sözleflmeleri kapsam›ndad›r ve toplam›
891 848’dir (ÇSGB, s.35-36). Bu say› sendika üyesi iflçiler için temel al›nabilir. 2006’da H‹‹’ne göre
ücretli/maafll› olarak çal›flan 11 017 000 kifliden 1 568 000 memur ç›kar›ld›¤›nda geriye kalan 9 449 000
kifli teorik olarak sendika üyesi olabilecek kiflileri göstermektedir. Toplu ifl sözleflmesinden yararlananlar
buna oranland›¤›nda ortaya %9.4 ç›kmaktad›r.
91
Türkiye’deki iflçi sendikalar›n›n ve ba¤l› bulunduklar› Konfederasyonlar›n kad›n
üyelerine yönelik etkinliklerde bulunan çeflitli birimleri ve çal›flmalar› vard›r. Ancak genel
olarak bir güç ve üye kayb› içerisinde olan ve örgütlenme çabalar› ço¤u zaman çeflitli
bask›larla karfl›laflan sendikalar›n kad›n çal›flanlar›n sorunlar›n›n çözümünde ve sendikal
organlarda kad›nlar›n temsilinde yeterli oldu¤unu söylemek mümkün de¤ildir. Ancak
bu durumun sadece genel sorunlarla ba¤lant›l› oldu¤u öne sürülemez. Sendikalardaki
erkek egemen bak›fl aç›s› kad›n iflçilerin temsil yetersizli¤ini bir sorun olarak görmemekte,
kad›n iflçileri bu do¤rultuda teflvik etmemekte, toplu pazarl›k sürecinde ve toplu
ifl sözleflmelerinde kad›n iflçiler aç›s›ndan önem tafl›yan emzirme odas›, krefl vb. konulardaki
düzenlemeler geri planda kalmakta veya hiç ele al›nmamaktad›r. Kad›n iflçiler de
toplu ifl sözleflmelerinin sorunlar›n›n çözümünde etkin bir araç olabilece¤i konusunda
bilgi sahibi de¤ildir.139
Kad›n üyelerin sendikal organlarda yetersiz temsili kendini istatistiklerde çarp›c›
flekilde ortaya koymaktad›r. Buna göre 2006’da toplam 96 sendika baflkan›ndan sadece
üçü kad›nd›r. 489 yönetim kurulu üyesinin sadece 19’u kad›nd›r (%4). Denetim ve disiplin
kurullar› da buna dahil edildi¤inde sendika yöneticileri aras›nda kad›nlar›n oran›
ayn› kalmaktad›r. Her üç konfederasyonun yönetim, disiplin ve denetleme kurullar›nda
kad›n üye yoktur.140
Konfederasyon ve baz› sendikalar›n kad›n istihdam›na yönelik çal›flmalar› flöylece
özetlenebilir:
Türkiye ‹flçi Sendikalar› Konfederasyonu (TÜRK-‹fi) Kad›n ‹flçiler Bürosu taraf›
ndan 2005’de haz›rlanan “Kad›n Eme¤i Platformu” projesi ILO ve UNFPA taraf›ndan
desteklenmifltir. Platformda bir araya gelen çok say›da kad›n örgütü, sendika, meslek
örgütü ve kamu kurumu temsilcisinin ortak çal›flmalar› sonucu e¤itim, sa¤l›k, çal›flma
hayat›, sendika komisyonlar›n›n haz›rlad›¤› raporlar bir kitap olarak yay›nlanm›flt›r.
Komisyon raporlar› ilgili olduklar› alanlara iliflkin kapsaml› politika önerileri gelifltirmifllerdir.
Bu öneriler raporun sonuç bölümünde daha ayr›nt›l› yer alacakt›r.
TÜRK-‹fl üyesi olan Türkiye Petrol Kimya Lastik ‹flçileri Sendikas› (PETROL-
‹fi) az say›da kad›n üyeye sahip olmas›na karfl›n ayl›k kad›n dergisi yay›nlayan tek sendikad›
r ve dergide kad›n eme¤i ve istihdam›na dair çeflitli yaz›lar yer almaktad›r141.
Türkiye Tekstil Örme ve Giyim Sanayi ‹flçileri Sendikas› (TEKS‹F) TÜRK-‹fi
bünyesinde en fazla kad›n üyeye sahip sendikad›r. Haz›r giyimde kad›n istihdam›n›n yo-
¤un oldu¤unu, kad›nlar›n çok s›k›nt› çekti¤ini; ancak sektörün kay›td›fl› olmas›ndan do-
––––––––––––––––––––
139. Toksöz G., Erdo¤du S. (1998) Sendikac› Kad›n Kimli¤i, ‹mge Yay›nlar›, Ankara.
140. ÇSGB (2007) Çal›flma Hayat› ‹statistikleri 2006, Ankara, s.116, 122.
141. Ayr›nt›l› bilgi için bkz. http://www.petrol-is.org.tr/kadin/
92
lay› bu bilgileri somutlaflt›racak herhangi bir çal›flma yapamad›klar› belirtilmifltir. Kad›n
istihdam›na dair araflt›rma ve çal›flmalar›n›n olmamas›, sendikal hareketlerinin gelene¤i
ile iliflkilendirilmifltir.
Devrimci ‹flçi Sendikalar› Konfederasyonu’nun (D‹SK) kad›n istihdam›na dönük
özel bir çal›flmas›n›n olmad›¤› belirtilmifltir. Ancak “2000’li Y›llarda ‹flçi S›n›f›n›n Durumu”
(2003) ve “AB Sürecinde ‹flçi S›n›f›n›n Durumu” (2005) bafll›kl› araflt›rmalar›nda
kad›nlara iliflkin kapsaml› bilgiler yer almaktad›r. 2007 sonbahar›nda bu do¤rultuda
bir çal›flma bafllat›lmas› öngörülmüfltür.
HAK-‹fi Konfederasyonu bünyesinde kurulu bulunan Kad›n, Gençlik ve Çocuk
Platformu kad›n üyeler ile birlikte erkek üyelerin efl ve çocuklar›ndan oluflmaktad›r. Son
dönemlerde üye sendikalarda yönetim kurullar›na ba¤l› olarak çal›flacak kad›n komiteleri
kurulmas› çal›flmalar› vard›r ve kad›n komiteleri çal›flmalar›na kat›l›m için toplu ifl
sözleflmelerine hüküm koyulmas› yönünde haz›rl›klar yap›lmaktad›r.
Konfederasyon üyesi Öz-‹plik-‹fl sendikas›n›n 29 Kas›m 2006’da Kayseri’de Kocasinan
Belediyesi ile bafllatt›¤› AB destekli bir sosyal diyalog projesiyle Kayserinin önde
gelen üç tekstil iflyerinde kad›n konseyleri kurulmas›, kad›n ve erkek çal›flanlara, iflveren
temsilcilerine toplumsal cinsiyet eflitli¤i konusunda e¤itimler verilmesi, bu iflyerlerinde
çal›flan kad›nlar›n ortak kullanaca¤› bir kreflin aç›lmas› hedeflenmifltir.
4.2.2.2 Memur Sendikalar› ve Konfederasyonlar›
Türkiye’de 2006’da toplam 1 568 324 kamu görevlisinin 779 399’u sendika üyesi
olup, sendikalaflma oran› %49.7’dir. Üyelerin 218 660’› kad›nd›r (%28.1). Memurlar
aras›nda kad›nlar›n oran› %36,8 olup, kad›nlar›n sendikalara çal›flanlar aras›ndaki oranlar›
ndan daha düflük düzeyde üye olduklar› görülmektedir.142 2007’de memur sendikalar›
n›n 58 baflkan› aras›nda kad›nlar›n say›s› 4’dür (%7). 350 yönetim kurulu üyesinin
31’i kad›nd›r (%9). Bu oranlar iflçi sendikalar›na k›yasla yüksek olmakla birlikte gene de
çok düflüktür.
Türkiye’de memurlar› örgütleyen sendikalar›n üye oldu¤u bafll›ca üç Konfederasyon,
Türkiye Kamu-Sen, Memur-Sen ve KESK’tir. Üç Konfederasyon içinde sadece
KESK’te yedi yönetim kurulu üyesinin ikisi kad›nd›r. Türkiye Kamu-Sen ve Memur-
Sen’in yönetim kurullar›nda kad›n üye yoktur143 ve her iki konfederasyon ile ba¤l› sendikalar›
n üyeleri kad›nlara yönelik faaliyetlerinin olup olmad›¤› bilinmemektedir.
––––––––––––––––––––
142. ÇSGB (2007) Çal›flma Hayat› ‹statistikleri 2006, Ankara, s.221-225
143. ÇSGB (2007) Çal›flma Hayat› ‹statistikleri 2006, Ankara, s.121-122.
93
Buna karfl›l›k Kamu Emekçileri Sendikalar› Konfederasyonu (KESK) ve ba¤l›
sendikalar›n kad›n ve çal›flma yaflam›na dair yapt›¤› birçok çal›flma mevcuttur. Bu çal›flmalar;
konuyla ilgili bas›n aç›klamalar›, kad›n kurultaylar›, sempozyum, broflür ve afiflleri
kapsamaktad›r. 30 May›s 2006’da kamu emekçisi kad›nlar, kad›nlar›n ifl yaflam›ndan
d›fllanmas› ve kamusal yaflam içerisinde görünmez k›l›nmas›n› TBMM önünde protesto
etmifltir. Kamusal alanda kad›nlar›n sorunlar›n›n giderilmesi, taleplerinin karfl›lanmas›
için iflyerlerinde imza kampanyas› bafllatm›fllar ve toplanan imzalar› Çal›flma Bakanl›-
¤›’na sunmufllard›r. KESK’e ba¤l› en büyük sendika olan ve en fazla kad›n üyesi bulunan
E¤itim-Sen’in kad›nlar›n çal›flma yaflam›ndaki sorunlar›na iliflkin birçok bas›n aç›klamas›,
broflür ve kampanyas› mevcuttur. Kad›nlar›n her alanda eflit haklara sahip olmalar›
için çal›flmalar›n› sürdürmektedirler.
4.3. Kad›n Örgütleri
4.3.1. Dernekler, Kooperatifler vb.
Son y›llarda Türkiye’nin çeflitli illerinde kurulan giriflimci kad›nlar veya ifl kad›nlar›
dernekleri baflta ‹fiKUR olmak üzere çeflitli kurulufllara sunduklar› projelerle kad›nlara
çeflitli alanlarda beceri kazand›r›c› kurslar›n yan› s›ra giriflimcilik e¤itimi vermekte,
kad›nlar›n evde ürettikleri el ürünlerini sergileyip sat›fla sunduklar› tezgahlar, pazarlar
açmaktad›rlar. Farkl› etkinlik düzeylerine sahip olan bu dernekler aras›nda Adana’da ‹fl
Kad›nlar› Derne¤ini (‹fiKAD), Kad›n Giriflimciler Derne¤ini (KAG‹D), Ad›yaman’da
Anadolu Kad›nlar Derne¤ini (AKAD), Antalya’da ‹fl Kad›nlar› Derne¤ini (ANT‹KAD),
Bal›kesir ‹fl Kad›nlar› Derne¤ini (BA‹KAD), Çanakkale’de El Eme¤i Derne¤ini (ELDER),
Denizli’de Giriflimci Kad›nlar›n Desteklenmesi Derne¤ini (G‹KAD), Diyarbak›
r’da ‹fl Kad›nlar› Derne¤ini (D‹KAD) ve Güneydo¤u ‹flkad›nlar› Derne¤ini, Erzurum
Giriflimci Kad›nlar Derne¤ini (Er-Kad›n), ‹zmir Giriflimci Kad›nlar Derne¤ini (G‹RKADE),
Mersin Giriflimci ‹fl Kad›nlar› Derne¤ini (G‹fiKAD), Mufl ‹li Kad›n Giriflimciler
Derne¤ini, Siirt Kurtalan Kad›n Dayan›flma Derne¤ini, Van Kad›n Derne¤ini (VAKAD)
sayabiliriz. ‹stanbul’da 2002’de kurulan Kad›n Giriflimciler Derne¤i (KAG‹DER) kuflkusuz
bu dernekler aras›nda en güçlüsü ve en çok projeyi yürütenidir.144
Di¤er baz› illerde çeflitli kad›n derneklerinin bir araya gelerek belediyelerle iflbirli-
¤i içinde Kent Konseyi ve Yerel Gündem 21 bünyesindeki kad›n çal›flma gruplar› ile beraber
kad›n giriflimcili¤i faaliyetlerinin örgütlenmesinde aktif rol almalar› çal›flmalar›n›n
––––––––––––––––––––
144. Burada kad›nlara yönelik çal›flma yapan tüm derneklerin tam bir listesinin verilmesi iddias› tafl›nmamaktad›
r.
94
daha üst düzeye tafl›nmas›nda yararl› olmufltur. Bu yolla do¤rudan giriflimcili¤i destekleyen
ba¤›ms›z derneklerin veya Çanakkale örne¤inde oldu¤u gibi Kad›n Giriflimciler
Kooperatifinin kurulmas› gerçekleflmifltir. Belediyelerin sundu¤u özellikle sat›fl yeri tahsisi
fleklindeki katk› giriflimcilik faaliyetlerinin sürdürülebilirli¤i aç›s›ndan büyük önem
tafl›maktad›r. Özellikle Güneydo¤u Anadolu bölgesinde baz› belediyelere ba¤l› kad›n
merkezleri de kad›n e¤itimine ve istihdam›na yönelik çal›flmalar yürütmektedir; bunlar›
n aras›nda Diyarbak›r Büyükflehir belediyesine ba¤l› D‹KASUM, Ba¤lar Belediyesine
ba¤l› Kardelen, Viranflehir Belediyesine ba¤l› kad›n merkezi say›labilir. Batman Belediyesi
Batman-Selis Kad›n Dan›flma Merkezi üzerinden çal›flmalar›n› yürütmektedir. fianl›
urfa Belediyesi genç k›zlara yönelik tak› ve konfeksiyon kurslar› açm›flt›r. Tak› kursu
sonucu yap›lan tak›lar Belediyenin sergi salonunda sat›fla sunulmaktad›r. Genç k›zlara
yönelik olarak verilen konfeksiyon e¤itimi ise ildeki konfeksiyon fabrikalar›nda ifle yerlefltirmeyi
de kapsamaktad›r. fianl›urfa Belediyesi 2005 y›l›nda mikro-kredi da¤›t›m›na
bafllam›flt›r ve flu ana dek 106 kad›n mikro-krediden faydalanm›flt›r. Ancak maalesef kad›
nlar›n ço¤u biber salças› üretimi yapmakta, bu nedenle oluflan fazla üretimin ço¤u da
yine Belediye taraf›ndan gelen misafirlere hediye edilmek üzere sat›n al›nmaktad›r.
Güneydo¤u Anadolu ve Do¤u Anadolu bölgelerinde kad›n eme¤i ve istihdam› üzerine
çal›flan kad›n kurulufllar›na bak›ld›¤›nda kooperatif tarz› örgütlenmenin bu bölgede
çok daha yayg›n oldu¤u dikkat çekmektedir. Kooperatiflerin üretim yapan atölyeleri
mevcuttur ve derneklerden temel fark›n›n bu noktada ortaya ç›kt›¤› söylenebilir. Genelde
dernekler kad›nlara beceri kazand›ran veya giriflimcili¤i ö¤reten e¤itim faaliyetlerinde
bulunurken kooperatifler do¤rudan üretimde yer almaktad›r. Örne¤in Diyarbak›r’daki
Kibele Kad›n Kooperatifinin ipek pufli ve g›da, Umut Ifl›¤› Kad›n Kooperatifinin
mum ve do¤al sabun, Ba¤lar Kad›n Kooperatifinin g›da, Mardin’deki ‹pekyolu Kad›n
Kooperatifinin g›da ve sabun, Van’daki Bostaniçi Kad›n Destekleme, Çevre, Kültür Kooperatifinin
dikifl-nak›fl, Yaflam Kad›n, Çevre, Kültür Kooperatifinin triko ve kilim atölyeleri
mevcuttur. Kooperatifleflme sürecinde çeflitli kurulufllar›n deste¤i vard›r, bunlar›n
aras›nda GAP-G‹DEM, Sanayi ve Ticaret Odalar›, kad›n eme¤ine yönelik Türkiye çap›
nda çal›flma yürüten KEDV, KAG‹DER gibi kimi kad›n örgütleri say›labilir.
Kad›n›n ‹nsan Haklar›-Yeni Çözümler Derne¤i’nin145 öncelikli çal›flma alan›
kad›nlar›n insan haklar›n› gelifltirmek için yasa ve politika de¤ifliklikleri do¤rultusunda
lobicilik yapmak ve kad›nlar›n insan haklar› e¤itim programlar›n› uygulamakt›r. 1998’de
SHÇEK’le yap›lan iflbirli¤i protokolü çerçevesinde Toplum Merkezleri ve Aile Dan›flma
––––––––––––––––––––
145. http://www.kadinininsanhaklari.org/id_230
95
Merkezlerinde görevli sosyal hizmet uzmanlar› taraf›ndan yürütülen “Kad›n›n ‹nsan Haklar›
E¤itim Program›” 2007 bafl›nda Türkiye’de 36 ilde 5000’e yak›n kad›na ulaflm›flt›r.
Temel amac› kad›nlar› insan haklar› konusunda bilgilendirmek ve bilinçlendirmek olan
programda ekonomik haklar üzerinde de durulmaktad›r. Bu e¤itimin kad›nlar üzerindeki
önemli etkilerinden biri kendilerine ait bir gelir kazanma konusunda giriflimde bulunmak
ve iflgücüne kat›lmak olarak saptanm›flt›r. K‹HEP sonucunda ortaya ç›kan örgütlenmeler
içinde Çanakkale El Eme¤ini De¤erlendirme Derne¤i, Diyarbak›r Umut Ifl›¤› Mum Atölyesi,
Ümraniye Baflak Kad›n Kooperatifi, Van Kad›n Derne¤i say›labilir.
Ev Eksenli Çal›flan Kad›nlar Çal›flma Grubu 1999’da kurulmufl olup ev eksenli
çal›flmayla ilgilenen araflt›rmac›, eylemci kad›nlar›n oluflturdu¤u bir sivil inisiyatiftir,
herhangi bir tüzel kiflili¤i yoktur. Amaçlar›, Türkiye’de ev eksenli çal›flan kad›nlar›n görünürlü¤
ünün artmas›na katk›da bulunmak, ev eksenli çal›flma konusunda ILO’nun 177
say›l› Evde Çal›flma Sözleflmesi temelinde bir ülke politikas› oluflturulmas›n› sa¤lamak,
ev eksenli çal›flan kad›nlar›n kendi örgütlerini yaratmalar›na ve gelifltirmelerine destek
vermek, aralar›nda iletiflim ve dayan›flma a¤› oluflturmak ve ev eksenli çal›flanlar›n uluslararas›
örgütü HomeNet’le iletiflim kurmakt›r. Çal›flma grubu bu amaçlar do¤rultusunda
yerel atölyeler ve kamu politikalar› atölyeleri düzenlemifl, haritalama çal›flmalar›, tan›
t›m ve baflka kad›n örgütleri ve STK’larla bir araya gelme faaliyetleri yürütmüfl, çeflitli
yay›nlar ç›karm›flt›r. Kamu atölyeleri ilgili bakanl›klar, sendikalar ve di¤er resmi kurulufllar›
n konuya dikkatini çekmek, ortak bir kamusal politika oluflturmak ve iflçi say›lmas›
gereken ev eksenli çal›flanlarla ilgili pratik ve yasal çerçeveyi, özellikle sosyal güvenlik
haklar›n› tart›flmak amac›n› gütmüfltür. 2004’de yap›lan I.Ülke Konferans› tüm
Türkiye’den gelen ev eksenli çal›flan kad›nlar›n kat›l›m›yla gerçeklefltirilmifltir. Çal›flma
grubunun ev eksenli çal›flan kad›nlara önerdi¤i tek bir örgütlenme modeli olmamas›na
karfl›n a¤›rl›kla kooperatifleflme üzerinde durulmaktad›r. Burada belirleyici olan kad›nlar›
n kendi tercihleridir.
Kad›n eme¤i ve istihdam› üzerine çal›flmalar yürüten kad›n örgütleri, aktivistler ve
akademisyenlerin bir araya gelmesiyle kurulan Kad›n Eme¤i ve ‹stihdam› Giriflimi
(KE‹G) 24 fiubat 2007’de ‹stanbul’da bir toplant› düzenlemifltir. Toplant›ya tüm Türkiye’den
çok say›da kad›n örgüt ve girifliminden 200 kadar kad›n kat›lm›fl, çeflitli sorunlar
tart›fl›lm›fl, kad›n eme¤ini görünür k›lmak ve kad›n istihdam›n› art›rmak için ortak politikalar
üretmek üzere bir platform kurulmas›na karar verilmifltir.146
––––––––––––––––––––
146. http://www.keig.org
96
4.3.2. Vak›flar
1997’de ilk olarak Diyarbak›r’da faaliyetlerine bafllayan Kad›n Merkezi (KAMER)
147 halen Do¤u ve Güneydo¤u Anadolu bölgesinde 22 ilde örgütlüdür ve öncelikle
kad›na yönelik fliddetle mücadele etmektedir. “Her Kad›n ‹çin Bir F›rsat” projesi
kapsam›nda illerde Kad›n Merkezlerinin kurulmas›n› gerçeklefltirmifl ve bu merkezlerde
kad›nlardan gelen talep üzerine bafllatt›¤› kad›n giriflimcili¤i program›nda kad›nlar›n geleneksel
ürünleri üretebilecekleri atölyelerin kurulmas›, ürünlerin semt pazarlar›nda veya
belediyelerin tahsis edece¤i sat›fl yerlerinde sat›lmas› için çal›flmalar yürütmüfltür. ‹ki
y›ll›k çal›flma sürecinde kad›n merkezlerinin bünyesinde 10 üretim atölyesi kurulmufl
olup ayr›ca bölgedeki kad›n merkezlerinin ekonomik sürdürülebilirli¤ini sa¤lamak için
lokantalar ve çocuk evleri çal›flt›rmaktad›r.
Kad›n Eme¤ini De¤erlendirme Vakf› (KEDV)148 1986 y›l›nda kurulmufl olup
amac›n› yoksul kad›nlar› güçlendirmek olarak belirlemifl ve bu hedefler do¤rultusunda
erken dönem çocuk bak›m hizmetlerinin yoksul kad›nlara ulaflt›r›lmas›, ifl/ürün/üretim
becerilerinin gelifltirilmesi, pazarlama, finans hizmetleri (mikro kredi, tasarruf gruplar›)
gibi etkinlikler yürütmektedir. Halen 35 yerel kad›n grubuna fon deste¤i sa¤layan
KEDV’in giriflimcilik e¤itimlerinden 2600 kad›n yararlanm›flt›r. Vak›f ‹stanbul’da ülkenin
her taraf›ndan kad›nlar›n ürünlerini pazarlamalar›na yard›mc› olacak bir dükkan açm›
flt›r. Vakf›n bir di¤er önemli çal›flmas› kendi iflini kurmak veya gelifltirmek isteyen kad›
nlara mikro kredi vermesidir. MAYA Vakf›n ekonomik iflletmesi olarak 2002 y›l› Haziran
ay›nda kredi vermeye bafllam›fl, 2005 y›l› sonuna kadar ‹stanbul, Kocaeli, Adapazar›
ve Düzce’de 3.000 kadar kredi vermifltir. Kredi tutar› 600 $ olup, verilen kredilerin
toplam› 1.181.727 dolar› bulmaktad›r. MAYA’dan kredi alan kad›nlar›n sektörlere göre
da¤›l›m› flöyledir: üretim (%40), hizmetler (%4) ve ticaret (%56). ‹flyerlerine bak›ld›¤›nda
ise kad›nlar›n %3’ü ifllerini d›flar›daki pazarlarda, %72’si evlerinde, %25’i de dükkanlarda
yapmaktad›r.
Ça¤dafl Kad›n ve Gençlik Vakf› (ÇKGV) kad›nlarla gençlerin e¤itimi ve istihdam›
için çeflitli etkinlikler yürütmektedir. “Kad›n ‹çin Kad›n Projesi” Hollanda kökenli
MATRA Program› taraf›ndan desteklenmifl ve proje 2004-2006 y›llar› aras›nda uygulanm›
flt›r. Bafll›ca hedefi Ankara’n›n Mamak ilçesinde a¤›r iflsizlik durumu yaflayan kad›nlar›
n durumunu iyilefltirmek olan proje bir Kad›n ‹stihdam Merkezinin oluflturulmas›n›,
kad›nlar›n ifl arama ve bulma kapasitelerinin art›r›lmas›n›, iflverenler ve ifl arayanlar için
––––––––––––––––––––
147. http://www.kamer.org.tr/
148. http://www.kedv.org.tr/
97
referans merkezi olmay›, kad›nlar›n iflgücü piyasas›ndaki konumlar›na iliflkin bilinç ve
duyarl›l›k gelifltirmeyi öngörmüfltür. Bu do¤rultuda 500 kad›na yönelik özgüven oluflturma
ve mesleki e¤itim verilmifl ve bu kad›nlardan 203’ü bir ifle girmifltir. Giriflimcilik e¤itimine
kat›lan 160 kad›ndan 26’s› kendi iflini kurmufltur. Uygulanabilir ifl projeleri olan
kad›nlara bu Merkez taraf›ndan kredi deste¤i sa¤lanmas› planlanmaktad›r.
Kad›nlarla Dayan›flma Vakf› (KADAV) 1999 Marmara Depreminden zarar gören
kad›nlar› desteklemek üzere bir araya gelen bir grup kad›n taraf›ndan kurulmufltur.
Amac› kad›nlar› güçlendirecek araçlar ve f›rsatlar gelifltirmek ve aralar›nda dayan›flma
a¤lar› oluflturmakt›r. 2000 y›l›nda Gölcük-fiirinköy’deki prefabrike evlerde “iki mum iki
ev” tekstil atölyelerini oluflturmufltur. Bu atölyeler daha sonra kooperatiflere dönüflmüfl,
üretim faaliyetlerine 36 kad›n kat›lm›flt›r. KADAV’›n Kocaeli/Köseköy’de açt›¤› “‹lk
Ad›m Kad›n E¤itim ve Kültür Merkezi”nde 2005 y›l›nda Kocaeli’ndeki kad›n iflgücünün
durumunu de¤erlendirmek ve kad›nlar› ücretli istihdama haz›rlamak üzere bir çal›flma ve
istihdam birimi de kurulmufltur. Bu birimin amac›, mesleki e¤itim programlar›n›n, iflverenlerin
iflgücü talepleri do¤rultusunda haz›rlanmas› ve çeflitlendirilmesidir. Bu amaç
do¤rultusunda Kocaeli’nde iflverenlerin kad›n eme¤i taleplerini de¤erlendiren bir araflt›
rma gerçeklefltirilmifltir. Araflt›rma sonuçlar›, kad›nlar için mesleki e¤itimin hangi sektörler
ve alt sektörler için en fazla gerekli oldu¤unu ortaya koymaktad›r. Bu ba¤lamda,
bölgede kad›n istihdam›n› art›rmaya yönelik ortak bir proje (Kocaeli’nde ‹stihdam› Gelifltirme
Projesi) Kocaeli Belediyesi, Kocaeli Üniversitesi ve Kocaeli ‹fiKUR’la birlikte
bafllat›lm›flt›r. KADAV halen bir iflleri olan veya ifl kurmak isteyen kad›nlar için giriflimcilik
kurslar›n› da bafllatm›flt›r.
4.4. Sivil Toplum Kurulufllar›
Grameenbank-Diyarbak›r Projesi149: Bangladefl’te 1976 y›l›nda kurulan Grameen
Bankas›n›n hedefi, alternatif finansman yollar›yla yoksullu¤u azaltmak ve yoksullar›
n ekonomik faaliyetlerini desteklemektir. Çal›flmalar› Bangladefl’te çok etkili olan
banka farkl› ülkelerde de uygulamac› ve teknik uzmanl›k sa¤lay›c› bir kurum olarak bu
ülkelerin k›rsal kesimlerinde mikro kredi düzenlemelerine yönelmifltir. Grameen Türkiye’de
yap-ifllet-devret modeli üzerinden öncü bir mikro kredi projesi bafllatm›flt›r. Pilot
proje olarak bafllat›lan bu giriflim aradan üç y›l geçip projenin normal ömrü bitmesine
karfl›n sürmektedir. Projenin sponsor kuruluflu Türkiye ‹sraf› Önleme Vakf› ve Diyarbak›
r Valili¤i’dir. Kredi miktar› 500 YTL olup, Eylül 2005 sonu itibariyle 2244 kifliye top-
––––––––––––––––––––
149. Chowdhury S.S.A.K. “Grammeen Bank, Bangladefl:Dünyan›n En Büyük ve Öncü Mikrokredi Örgütü”,
Güneydo¤u Anadolu Bölgesi’nde Kad›nlar›n Ekonomik Güçlenmelerine Yönelik Yol Haritas› içinde (Der.
Y. Ecevit), UNDP, Ankara, 2006.
98
lam 1 381 664 $ kredi verilmifltir. Kredilerin %53’ü sat›fl ve ticarete, %16’s› üretime,
%10’u hizmetlere, %21’i tar›m ve hayvanc›l›k faaliyetlerine verilmifltir. Proje yaklafl›k
%35 oran›nda devlet desteklidir.
Türkiye Kalk›nma Vakf› (TKV) ILO’nun “Kendi ‹flini Kur” e¤itici e¤itimini
TESK’le iflbirli¤i içinde Güneydo¤u Anadolu’da çeflitli ÇATOM’larda, de¤iflik illerdeki
KAMER’lerde vermifltir. Ayr›ca bir k›s›m Grameen Bankas› kat›l›mc›lar› da e¤itimlere
dahil olmufltur. Toplam 332 kat›l›mc›n›n %86’s› kad›nd›r. TKV taraf›ndan sa¤lanan bir
baflka hizmet de Giriflimcili¤i Gelifltirme Fonu’dur. Bu fonun hedef grubu k›rsal kesimdeki
yoksul haneler, dezavantajl› gruplar ve kad›n giriflimcilerdir. Verilen kredi miktar›
bireysel baflvurularda 3000 dolar, grup baflvurular›nda ise 8-10 bin dolar aras›ndad›r. Yap›
lan ifle göre geri ödeme süresi bir ila iki y›l aras›nda de¤iflmektedir. Ancak krediler nakit
olarak de¤il yap›lan iflin girdileri olarak verilmektedir. Kredi geri dönüflleri ise ayl›k
olarak gerçekleflmektedir. Fonun oluflturulmas›ndan sonraki iki y›l içinde 51 iflletmeye
toplam 202.000 dolar kredi verilmifltir. Bu iflletmelerden 32’si ayakkab›c›l›k, dikifl, hindi
besleme ve hayvan yemi üretimi gibi alanlarda faaliyet göstermekteyken, 19’u da butik,
krefl ve çeyiz ifllerindedir. ‹flletmelerden 22’sinin sahibi kad›n, 29’unun da erkektir.150
4.5. Uluslararas› Kurulufllar
Birleflmifl Milletler Kalk›nma Program› (UNDP) BM’nin sosyo-ekonomik kalk›
nman›n çeflitli alanlar› ile ilgilenen kurulufludur. Kad›nlar›n güçlendirilmesine ve kalk›
nma süreçlerine dahil edilmesine özel önem vermektedir. Türkiye’de de kad›nlar›n
kalk›nma süreçlerine kat›lmalar›n› ve güçlendirilmelerini öngören program ve projeler
gelifltiren UNDP, KSGM bünyesinde 1990’l› y›llarda yürüttü¤ü projenin yan› s›ra GAPG‹
DEM’lerin kurulufl çal›flmalar›nda yer alm›fl ve Mardin’de kurulan ofisi arac›l›¤›yla
Bölge’de kad›n giriflimcili¤i konusunda yap›lan çal›flmalara destek vermeyi, bu çal›flmalar›
yapan kurulufllar›n altyap›lar›n› güçlendirmeyi ve bu çal›flmalar›n daha rantabl flekilde
yap›lmas›n› sa¤lamay› hedeflemifltir. Mardin merkezli projede bölgede kad›nlar taraf›
ndan yap›lan ürünlerin tan›t›ld›¤› bir web sayfas› haz›rlanm›fl, dergi ç›kar›lm›fl, kad›n
gruplar›na çeflitli giriflimcilik, tasar›m ve pazarlama e¤itimleri verilmifltir. Yine Proje
çerçevesinde adil ticaret ve konsinye sat›fl çal›flmalar› yap›lm›flt›r. Tüm bu çal›flmalar sonucu
Gaziantep, fianl›urfa ve Mardin’de kad›n ürünleri pazar› kurulmufl; Mardin, Batman,
Ad›yaman’da kooperatifler kurulmufl (daha çok mevcut ÇATOM’lar›n kooperatifleflmesi
fleklinde) ve mevcut ÇATOM’larla iflbirli¤i içinde Batman, Mardin ve Nusaybin’de
restoranlar aç›lm›flt›r.
––––––––––––––––––––
150. Ecevit Y. agy s.43
99
Uluslararas› Çal›flma Örgütü’nün (ILO) küçük iflleri desteklemeyi hedefleyen
“Kendi ‹flini Kur” isimli ticari beceri gelifltirmeyle ilgili e¤itim program› TKV ile iflbirli¤
i içinde 1999-2005 y›llar› aras› Güneydo¤u Anadolu Bölgesinde uygulanm›fl, e¤itimlerden
toplam 184 kad›n faydalanm›flt›r. Bu e¤itim paketi ayr›ca Sinop, Diyarbak›r ve
Mersin’de çal›flan çocuklar›n ailelerine yeni gelir imkanlar›n›n yarat›lmas› ve böylece
çocuklar›n çal›flma yaflam›ndan çekilmeleri için uygulanm›flt›r.
Avrupa Birli¤i (AB) kad›n erkek eflitli¤i konusunu “istihdam ve sosyal ifller” bafll›¤›
alt›nda ele almakta ve kad›n giriflimcili¤inin gelifltirilmesi bu politika alan›n›n hedefleri
aras›nda bulunmaktad›r. AB kad›n giriflimcili¤inin gelifltirilmesine yönelik bir çok
projeyi bu kapsamda desteklemektedir. Kad›n giriflimcilere özel destek veren GAP-G‹-
DEM de a¤›rl›kl› olarak AB finansman›yla bafllam›fl bir projedir.151 TESK’in yürüttü¤ü
projeler de AB taraf›ndan finanse edilmifltir.
Türkiye’de kad›n istihdam›n› art›rmaya yönelik faaliyetlerin neredeyse tümüyle kad›
n giriflimcili¤ini destekleme faaliyetlerine dönüfltü¤ü görülmektedir. Meslek örgütleri,
sivil toplum kurulufllar› veya kad›n örgütlerince yürütülen giriflimcilik faaliyetleri da¤›-
n›kt›r, sistematik de¤ildir ve ço¤u zaman etkinlikten uzakt›r. Sonuçlar› itibariyle kapsaml›
bir de¤erlendirmeye tabi tutulmamaktad›r. Bu faaliyetlere yönelik deste¤in giderek
artaca¤› göz önüne al›nd›¤›nda Türkiye çap›nda koordinasyon içinde yürütülmesine,
kurulufllar aras›nda haberleflme, deneyim aktar›m› ve iflbirli¤ine imkan sa¤layacak bir
örgütlenme modeline ihtiyaç vard›r.
––––––––––––––––––––
151. Ecevit Y. agy s.14
100
SONUÇ
Türkiye’de iflgücü piyasas› cinsiyetçi bir yap›ya sahiptir. Kad›nlar›n iflgücü piyasas›
na son derece yetersiz kat›l›mlar›, kat›lanlar›n a¤›rl›kla gelir getirmeyen veya son derece
düflük gelirli düzensiz çal›flma biçimlerinde yo¤unlaflmas›, yüksek iflsizlik oranlar›
ve kad›nlar›n onlara uygun görülen belirli ifl ve mesleklerin d›fl›na ç›kmakta zorlanmas›
bu cinsiyetçi ve ayr›mc› yap›n›n göstergeleridir. Türkiye’nin karfl› karfl›ya oldu¤u düflük
istihdam sorunu da esas olarak kad›n istihdam›n›n düflüklü¤ü sorunudur. Kad›nlar›n istihdam›
n› art›rmak üzere çeflitli mesleklerde tam zamanl›, ücretli, düzgün ifller yerine
a¤›rl›kla esnek çal›flma biçimlerinin ve kad›n giriflimcili¤inin önerilmesi bu ayr›mc›l›¤›n
yeni biçimlerde pekifltirilmesi tehlikesini tafl›maktad›r.
Kad›n istihdam›n›n niteliksel ve niceliksel olarak art›r›lmas› için hükümet toplumsal
cinsiyetin anaak›mlaflt›r›larak kalk›nma planlar›na, y›ll›k plan ve programlara dahil
edilmesi yaklafl›m›n› uygulamaya koymal›d›r. Merkezi ve yerel yönetimlerin bütçeleri
toplumsal cinsiyet bütçelemesi ilkesi çerçevesinde de¤erlendirilmeli, kad›nlar›n ve erkeklerin
kaynaklardan ve hizmetlerden hangi ölçüde yararlanabildi¤i a盤a ç›kar›lmal›-
d›r. Kad›nlar›n eflitsiz konumlar›n› gidermek için istihdamla ilgili kurumlar kad›n örgütleriyle
iflbirli¤i içinde kad›nlara yönelik pozitif eylemler gelifltirmeli ve bütçelerinde bu
eylemler için kaynak tahsis etmelidir.
Afla¤›daki öneriler kad›n eme¤i ve istihdam› üzerine çal›flan kad›n örgütlerinin,
akademisyenlerin, sendikalar›n, meslek örgütlerinin ve kamu kurum temsilcilerinin kat›
l›m›yla haz›rlanan önerilerden yararlanarak oluflturulmufltur.152
1- Ulusal Kad›n ‹stihdam› Stratejisi ÇSGB’nin öncülü¤ünde kad›n örgütlerini de
içerecek flekilde sosyal taraflar›n kat›l›m›yla derhal haz›rlanmal› ve 2008’den
bafllamak üzere y›ll›k eylem planlar›yla yap›lacak ifller somut hedefler çerçevesinde
tan›mlanarak, izlenmeli ve de¤erlendirilmelidir.
2- Bu Strateji, Avrupa ‹stihdam Stratejisinde oldu¤u gibi cinsiyetler aras›nda f›rsat
eflitli¤i yaratmak için erkeklerin yo¤un olarak istihdam edildikleri meslek ve
ifl alanlar›na kad›nlar›n daha kolay girmelerini sa¤lamak, çocuk ve yafll› bak›m›
gibi sosyal yükümlülükleri hafifleten düzenlemeler yapmak, ücret ve vas›f dü-
––––––––––––––––––––
152. ILO/TÜRK-‹fi/UNFPA (2005) “Kad›n Eme¤i Platformu” Komisyon Raporlar›, Ankara.
KE‹G, Kad›n Eme¤i ve ‹stihdam› Toplant›s› Program Metni, 24.2.2007, ‹stanbul
101
zeyi aç›s›ndan süre giden eflitsizlikleri gideren uygulamalar gelifltirmek hedeflerini
gözetmelidir.
3- Parlamentoda 2007-2008 yasama döneminde Kad›n Erkek Eflitli¤i Daimi Komisyonu
kurulmal› ve bu komisyon Meclise intikal eden tüm yasalar› cinsiyet
eflitli¤i perspektifinden de¤erlendirmelidir.
4- Baflta TÜ‹K olmak üzere kad›n eme¤iyle ilgili olabilecek tüm kamu kurum ve
kurulufllar› cinsiyet temelinde ayr›flm›fl düzenli ve sistemli istatistikler toplamal›,
istatistik oluflturan özel kurum ve kurulufllar›n da bu ilkeyi gözetmesi sa¤lanmal›
d›r.
5- Kad›n eme¤i ve çal›flma hayat›na iliflkin tüm projeler ve araflt›rmalara iliflkin
ÇSGB ve KSGM iflbirli¤inde envanter oluflturulmal›, projelerin izlenmesi, kay›
tlar›n›n tutulmas› ve etki de¤erlendirmelerinin yap›lmas› sa¤lanmal›d›r. Bilginin
yetersiz oldu¤u alanlarda KSGM öncülü¤ünde sistemli araflt›rmalar yapt›
r›lmal›d›r.
Kad›n istihdam›n› art›rmak için hükümetin afla¤›daki konularda çaba göstermesi
gereklidir:
6- Kad›nlar›n üzerindeki çocuk, hasta ve yafll› bak›m sorumluluklar›n›n erkeklerin
de eflit kat›l›m›n› gerektiren toplumsal sorumluluklar oldu¤u anlay›fl›yla kamusal
hizmetler yayg›nlaflt›r›lmal›d›r. Özellikle belediyelerin krefl ve çocuk bak›
m yuvalar› kurup iflletmede esas sorumlulu¤u tafl›mas› için belediyeler yasas›
nda ortaya ç›kan hukuki boflluk bir an önce giderilmelidir.
Belediyeler çocuk ve yafll› bak›m› konusunda sunacaklar› hizmetleri iliflkin eylem
planlar› haz›rlamal› ve planlar›n gerçekleflme düzeyi izlenmelidir. Ayn› flekilde MEB’e
ba¤l› olarak okullarda aç›lmas› öngörülen ana s›n›flar›na iliflkin plandaki hedeflerin gerçekleflme
düzeyi izlenmelidir.
7- ILO’nun 156 say›l› Aile Sorumluluklar› Olan Kad›n ve Erkek ‹flçilere F›rsat ve
Davran›fl Eflitli¤i Sa¤lanmas› Sözleflmesi ile 183 say›l› Anal›¤›n Korunmas›
Sözleflmesi Türkiye taraf›ndan en k›sa zamanda onaylanmal›d›r.
8- Do¤um sonras›na iliflkin Ebeveyn ‹zni Yasas› 2007-2008 yasama döneminde
yasalaflt›r›lmal›d›r.
9- Kad›n istihdam›n› art›rmak ve çal›flma hayat›nda kad›n erkek aras›nda dengeli
bir yap› oluflturmak için kad›nlara yönelik pozitif ayr›mc›l›k uygulanmal›d›r.
Bu do¤rultuda aktif iflgücü piyasas› politikalar›ndan olan istihdam sübvansiyonu
iflverenlerin yeni kad›n iflçileri ifle almas›n› teflvik için kullan›lmal›d›r. Bu
amaçla
– Yeni kad›n iflçilerin SSK primlerinin bir k›sm› devlet taraf›ndan üstlenilmeli102
dir. Burada 5804 say›l› Yat›r›mlar›n ve ‹stihdam›n Teflviki ile Baz› Kanunlarda
De¤ifliklik Yap›lmas› Hakk›nda Kanun örnek al›nabilir. Söz konusu kanun yeni
istihdam edilen iflçilerin sigorta primi iflveren hissesine devlet deste¤i sunmaktad›
r. Benzer düzenleme kad›nlar için yap›lmal›d›r.
– 193 say›l› Gelir Vergisi Kanununun 23.maddesindeki 15 bent halinde say›lan
gelir vergisinden istisna tutulan ücretler aras›na kad›n eme¤ine dayal› olan çeflitli
ücret tipleri dahil edilebilir. Ayn› flekilde 5520 say›l› Kurumlar Vergisi Kanununun
5.maddesinde istisna tutulan kazançlar aras›na kad›n istihdam› ile ilgili
hangi hususlar›n dahil edilebilece¤i konusunda çal›flma yürütülebilir. Keza,
10. maddedeki hesaplanan kurum kazanc›n›n tespitinde, mükelleflerin indirebilece¤
i giderler aras›na kad›n istihdam›n›n art›r›lmas›na katk› sunan sosyal hizmetlere
yap›lan destekler ve yard›mlar da dahil edilebilir. Burada önemli olan
mevzuat›n bu yaklafl›mla de¤erlendirilerek yarat›c› çözüm yollar›n›n gelifltirilmesidir.
– Kad›n giriflimcili¤inin gelifltirilmesi çerçevesinde kad›n giriflimcilerin piyasa
koflullar›na uyum sa¤lamas› için belirli bir süre gerek il düzeyindeki merkezin
uzant›s› taflra örgütlenmesi veya yerel yönetimler taraf›ndan al›m garantili uygulamalar
yap›lmal› veya ihalelerde kad›n giriflimcilere öncelik verilmelidir.
Kad›n giriflimcili¤i ülke çap›nda kad›n›n insan haklar›n› temel alan kapsaml›,
koordineli ve bütüncül bir program çerçevesinde yürütülmelidir.
10- Çal›flan kad›nlar›n çal›flma koflullar›n› iyilefltirmek, ayr›mc›l›kla mücadele etmek
için
– Kay›td›fl› çal›flan kad›nlar›n sosyal korumaya kavuflmas› için, kad›nlar›n esas
olarak küçük iflletmelerde çal›flt›klar›ndan hareketle bu iflletmelerin kay›t alt›na
al›nmas› teflvik edilmelidir.
– Kad›nlar›n tar›m iflçisi olarak en korumas›z biçimlerde çal›flt›klar› tar›m sektöründe
Tar›m ‹fl Yasas› ç›kart›lmal›, yasa mutlaka gezici tar›m iflçilerinin yaflad›
klar› bölgelerden çal›flacaklar› bölgelere nakilleri s›ras›nda yolculuklar›n trafik
kazalar›n› önleyecek güvenlik önlemleri alt›nda yap›lmas›n› düzenlemelidir.
– Geçici ve yevmiyeli olarak ev hizmetlerinde çal›flan kad›nlar ‹fl Kanunu kapsam›
na al›nmal› veya onlar için çal›flma koflullar›n› düzenleyen ayr› bir kanun ç›-
kar›lmal›d›r. Ev hizmetlerinde kaçak olarak çal›flan göçmen kad›nlar›n yasallaflmas›
sa¤lanmal›d›r.
– 4857 say›l› ‹fl Kanununda ayr›mc›l›¤›n ayr›nt›l› yasal tan›m› yap›lmal›, 5.maddenin
birinci f›kras›nda sözü edilen “ifl iliflkisi” kavram› “ifle al›nma” aflamas›-
n› düzenleyecek flekilde de¤ifltirilmelidir. Ayr›mc›l›¤›n kapsam› cinsel yönelimi
de içerecek flekilde geniflletilmelidir.
103
– Kad›nlar›n do¤um izninden döndükten sonra de¤iflen ifl koflullar›na uyumunu
sa¤layacak hizmet içi e¤itimlerin iflveren taraf›ndan verilmesini sa¤lamak için
‹fl Kanununda düzenleme yap›lmal›d›r.
– Eflde¤er ifle eflit ücret ilkesinin uygulanabilmesi için nesnel bir ifl de¤erlendirme
sistemi gelifltirilmelidir.
– Kamu ve özel sektör kurum ve kurulufllar›nda eflitli¤i sa¤lamak ve her türlü ayr›
mc›l›kla mücadele etmek için “Kad›n-Erkek Eflitli¤i Bürolar›” kurulmal›d›r.
Bürolar›n iflleyifl kurallar› bir yönetmelikle belirlenmelidir.
11- MEB k›z çocuklar›n okullaflma oranlar›n› art›rmak için k›z ö¤rencilere yönelik
destek uygulamalar›n› yayg›nlaflt›rmal›d›r.
– Türkiye’de mesleki teknik e¤itim için kapsaml› bir reform süreci bafllatmal›,
genç k›z ve kad›nlar›n cinsiyet kal›plar›n›n ötesine geçen ve mezunlar›n›n istihdam
edilebilirliklerini art›ran bir e¤itim-ö¤retim görmesi sa¤lanmal›d›r.
– Özel sektör veya sivil toplum kurulufllar› veya meslek örgütleri taraf›ndan bafllat›
lan mesleki teknik e¤itim projeler cinsiyet duyarl›l›¤› tafl›mal›, kat›l›mc›lar
aras›nda genç k›z veya kad›nlar›n da bulunmas›na özen gösterilmelidir.
12- Türkiye’de aktif ve pasif iflgücü piyasas› önlemlerinden sorumlu olan kurulufl
‹fiKUR’dur. Kad›n istihdam›n› art›rmak için 4904 say›l› Türkiye ‹fl Kurumu
Kanununda Kurumun temel görevleri aras›nda kad›n istihdam› ile ilgili bir düzenlemenin
aç›k olarak yer almas› sa¤lanmal›d›r.
– ‹fiKUR’un faaliyetlerinden oluflturulan veri taban› her konuda cinsiyet baz›nda
ayr›flt›r›lm›fl bilgi içermelidir. ‹fiKUR’un aktif iflgücü piyasas› önlemleri iflgücü
piyasas› analizlerinden, iflgücü yetifltirme kurslar›na ve dan›flmanl›k hizmetlerine
kadar her aflamada toplumsal cinsiyet duyarl›l›¤› tafl›mal› ve kad›nlar
için geleneksel mesleklerin d›fl›nda e¤itme ve ifle yerlefltirme çabalar› art›r›lmal›
d›r. ‹stihdam garantili kurslar›n ve bu kurslara kat›lan kad›nlar›n say›s› konulan
y›ll›k hedefler do¤rultusunda art›r›lmal›d›r.
– ‹flsizlik sigortas› fonunda biriken ve mesleki e¤itim için kullan›lacak kaynaklar›
n belirli bir k›sm› özellikle iflgücüne dahil olmayan genç k›z ve kad›nlar›n
e¤itilerek iflgücü piyasas›na girmelerinin teflviki için kullan›lmal›d›r.
– ‹fiKUR il müdürlükleri bulunduklar› il için kad›n iflgücü talebi analizi yapmal›
d›r. ‹l ‹stihdam Kurullar›na o ilde bulunan ve kad›n eme¤i üzerine çal›flan kad›
n örgütlerinin kat›l›m› ve kurulun faaliyetlerinde toplumsal cinsiyet eflitli¤ini
gözetmesi sa¤lanmal›d›r. Kurul o yörenin iflverenlerine ‹fiKUR’un ve MEB’in
mesleki ve vas›f art›c› kurslar›ndan sertifika alan kad›n elemanlar› tercih etmeleri
konusunda yönlendirme yapmal›d›r.
104
13- E¤itim ve çal›flma haklar›n›n kad›n›n temel insan haklar›ndan oldu¤u bilincini
kazand›rmak için KSGM di¤er ilgili kamu kurumlar›yla birlikte medya deste-
¤ini alarak kampanyalar yürütmelidir.
14- Tüm iflçi ve memur sendikalar› ve konfederasyonlar› bünyelerinde kad›n çal›-
flan bürolar› kurmal›, var olanlar›n kapasitesini art›rmal›d›r. Sendikal e¤itimlere
kad›n üyelerin kat›l›m› sa¤lanmal›, toplu ifl sözleflmelerinde kad›n üyelerin
kad›n olmaktan kaynaklanan sorunlar› tan›mlanmal› ve çözüm üretilmelidir.
105
KAYNAKÇA
– Acar F., Ayata A., Varo¤lu D.(1999) Cinsiyete Dayal› Ayr›mc›l›k:Türkiye’de E¤itim
Sektörü Örne¤i, KSSGM, Ankara.
– Adaman F., Tu¤çe B. “Diyarbak›r’da Uygulanan Mikro Kredi Projesinin De¤erlendirilmesi”,
http://home.ku.edu.tr/~dyukseker/adaman-mikrokredi.htm
– Akçar fi. (2006) “Kad›n Eme¤ini De¤erlendirme Vakf›”, Ecevit Y. (Der) Güneydo¤u
Anadolu Bölgesi’nde Kad›nlar›n Ekonomik Güçlenmelerine Yönelik Yol Haritas›,
UNDP, Ankara.
– Akder H. (2003) Bridging the Gender Gap in Turkey, World Bank,
www.worldbank.org
– Ansal H., Küçükçiftçi S., Onaran Ö., Orbay B.Z. (2000) Türkiye Emek Piyasas›n›n Yap›
s› ve ‹flsizlik, Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakf›, ‹stanbul
– Behar C., Ifl›k O., Güvenç M., Erder S., Ercan H. (1999) Türkiye’nin F›rsat Penceresi,
Demografik Dönüflüm ve ‹zdüflümü, TÜS‹AD, ‹stanbul.
– Bergemann A., van der Berg G.J: (2006) Active Labor Market Policy Effects for Women
in Europe: A Survey, IZA Discussion Paper No.2365
– Bor Ö. (2005) “DGD Sistemi Sonras›na Bir Bak›fl”, Akdeniz ‹‹BF Dergisi (9) 2005.
BSB (2007) 2007 ‹lk Yaz›nda Dünya ve Türkiye Ekonomisine Bak›fl, TMMOB,
Ankara.
– Chuwdury S.S.A.K. “Grammeen Bank, Bangladefl:Dünyan›n En Büyük ve Öncü Mikrokredi
Örgütü”, Güneydo¤u Anadolu Bölgesi’nde Kad›nlar›n Ekonomik Güçlenmelerine
Yönelik Yol Haritas› içinde (Der. Y. Ecevit), UNDP, Ankara, 2006.
– ÇSGB (2007) Çal›flma Hayat› ‹statistikleri 2006, Ankara
– Ç›nar M. (1994)”Unskilled Urban Migrant Women and Disguised Employment:Homeworking
in ‹stanbul, Turkey”, World Development, 22:3.
– Day›o¤lu M., Kasnako¤lu Z., (1997) “Kentsel Kesimde Kad›n ve Erkeklerin ‹flgücüne
Kat›l›mlar› ve Kazanç Farkl›l›klar›”, ODTÜ Geliflme Dergisi 24 (3).
– Demirel A., Bilgin Z. K., Kocaman M. vd. (1999) Çal›flmaya Haz›r ‹flgücü Olarak
Kentli Kad›n ve De¤iflimi, KSSGM, Ankara
– D‹E, H‹A Sonuçlar›, Nisan-Ekim 1995, Ankara.
– D‹E (2003) Genel Nüfus Say›m› 2000, Ankara.
– DPT Dokuzuncu Kalk›nma Plan› (2006-2013), www.dpt.gov
106
– DPT Orta Vadeli Program (2006-2008), www.dpt.gov
– DPT 2006 Y›l› Program›, www.dpt.gov
– DPT 2007 Y›l› Program›, www.dpt.gov
– Ecevit Y. (2000) “Çal›flma Yaflam›nda Kad›n Eme¤inin Kullan›m› ve Kad›n Erkek
Eflitli¤i”, Kad›n-Erkek Eflitli¤ine Do¤ru Yürüyüfl: E¤itim, Çal›flma Yaflam› ve Siyaset,
TÜS‹AD, ‹stanbul.
– Ecevit Y›ld›z (2007) Türkiye’de Kad›n Giriflimcili¤ine Elefltirel Bir Yaklafl›m, ILO Ankara.
– Erayd›n A., Türkün Erendil A. vd. (2000) Yeni Üretim Süreçleri ve Kad›n Eme¤i,
KSSGM, Ankara.
– Ercan H. (2007) Study on Youth Employment in Turkey, ILO.
– Ev Eksenli Çal›flan Kad›nlar Çal›flma Grubu atölye raporlar› ve di¤er yay›nlar›
– Eyübo¤lu A., Özar fi., Tanr›över H.T. (2000) Kentlerde Kad›nlar›n ‹fl Yaflam›na Kat›-
l›m Sorunlar›n›n Sosyo-ekonomik ve Kültürel Boyutlar›, KSSGM, Ankara.
– Eyübo¤lu D. vd. (2000) Bankac›l›k Sektöründe Cinsiyete Dayal› Ayr›mc›l›k, KSSGM
Ankara.
– Eurostat, Europe in figures, EurostatYearbook 2006-07
– Fazl›o¤lu A. (2006) “Kad›n ‹stihdam› ve Giriflimcili¤i ‹çin GAP Bölgesinde Bir Model:
Çok Amaçl› Toplum Merkezleri”, Ecevit Y. (Der) Güneydo¤u Anadolu Bölgesi’nde
Kad›nlar›n Ekonomik Güçlenmelerine Yönelik Yol Haritas›, UNDP,
Ankara, 2006.
– Gülçubuk B., fiengül H., Aluftekin N., K›z›laslan N., K›l›ç M. (2005) “Tar›mda ‹stihdam,
Sosyal Güvenlik Uygulamalar› ve K›rsal Yoksulluk”, Ziraat Mühendisli¤i
VI. Teknik Kongresi, ZMO,3-7 Ocak 2005, Ankara.
– Gümüfl A. (2006) Ortaö¤retim Okullar› ‹l Merkezleri Türkiye Taramas› (2005-2006
E¤itim Ö¤retim Y›l›), E¤itim-Sen, Ankara.
– Hattato¤lu D. (2002) “Yoksulluk, Kad›n Yoksullu¤u ve Bir Bafla Ç›kma Stratejisi Olarak
Ev Eksenli Çal›flma”, Özdek Y. (der) Yoksulluk, fiiddet ve ‹nsan Haklar›,
TODA‹E, Ankara.
– HÜNEE (2004) Türkiye Nüfus ve Sa¤l›k Araflt›rmas› 2003, Ankara.
– ‹lkkaracan ‹, Selim R. (2007) “The Gender Wage Gap in the Turkish Labour Market”,
Labour 21 (3).
– ILO (2007) Global Employment Trends, www.ilo.org
– ‹ris Eflitlik Gözlem Grubu (2007) Kamu Sektöründe Yönetici Kad›nlar, Ankara.
– ‹fiKUR 2005 Y›l› Faaliyet Raporu, www.iskur.gov.tr
– ‹fiKUR 2006 Y›l› Faaliyet Raporu, www.iskur.gov.tr
107
– ‹fiKUR ‹statistik Y›ll›¤› 2005, www.iskur.gov.tr
– Kaboub F. (2007) Employment Guaranteed Programs: A Survey of Theories and Policy
Experiences, The Levy Economics Institute of Bard College, Working Paper
No.498
– Kardam F., Toksöz G. (2004) “Gender Based Discrimination at Work in Turkey: A
Cross-sectoral Overview, A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi, say›:4.
– Kaflka S. (2007) “Ev ‹çi Hizmetlerinin Küreselleflmesi ve Türkiye’de Göçmen Kad›nlar”,
A. Ar› (Der.) Türkiye’de Yabanc› ‹flçiler içinde, ‹stanbul:Derin Yay›nlar›
– KE‹G, Kad›n Eme¤i ve ‹stihdam› Toplant›s› Program Metni, 24.2.2007, ‹stanbul
– Kiren Gürler Ö. “Türkiye’de Cinsiyete Göre Gelir Farkl›l›¤›n›n Ayr›flt›rma Yöntemiyle
Uygulanmas›”, http://joy.yasar.edu.tr/makale/6.sayi/ozlemkirensenay.pdf
– KSSGM (2001) Pekin+5 Siyasi Deklarasyonu ve Sonuç Belgesi, Pekin Deklarasyonu
ve Eylem Platformu, Ankara.
– KSSGM (2000) Kad›n 2000: 21.Yüzy›l ‹çin Toplumsal Cinsiyet Eflitli¤i, Kalk›nma ve
Bar›fl (Pekin+5), Ankara.
– KSGM (2007) CEDAW Taslak Raporu
– Kuzuca ‹.G. (2007) Türkiye’de T›pta Uzmanl›k ve Akademisyenlik Aflamalar›nda Cinsiyetçi
Yaklafl›mlar, A.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kad›n Çal›flmalar› Anabilim
Dal›, yay›nlanmam›fl yüksek lisans tezi, Ankara.
– Lim L.L. (1998) More & Better Jobs for Women, ILO, Geneva.
– MEB ‹statistikleri, Örgün E¤itim 2006-7, www.meb.gov.tr
– Selamo¤lu A. ve Lordo¤lu K. (2006) Kat›l›m Sürecinde Avrupa Birli¤i ve Türkiye’de
‹flgücü ve ‹stihdam›n Görünümü, Belediye-‹fl Yay›nlar›, Ankara.
– Özar fi. (2005) GAP Bölgesinde Kad›n Giriflimcili¤i, GAP-G‹DEM Yay›nlar›, Ankara.
– Özbay F. (1990) “Kad›nlar›n Eviçi ve Evd›fl› U¤rafllar›ndaki De¤iflme”, Tekeli fi. (der)
Kad›n Bak›fl Aç›s›ndan 1980’ler Türkiye’sinde Kad›n, ‹letiflim Yay›nlar›, ‹stanbul.
– Özfluca fi., Toksöz G. (2006) Small Enterprises, Informal Employment and the Current
Social Security Reform in Turkey, unpublished article
– SSK, 2005 Y›l› ‹statistikleri,www.ssk.gov.tr
– Statistics in Focus, Science and Technology, 18/2006, epp.eurostat.ec.europa.eu
– fiahabettino¤lu M., Uyan›k D., Ayhan N., Bak›r A., Ataöv A. (2002) “Çocuklar›n Temel
E¤itime Kat›lmas›n› Sosyoekonomik Engelleri ve Destekleri”, Türkiye’de
Çal›flan Çocuklar Semineri, 29-31 May›s 2001, D‹E Yay›n›, Ankara.
– fienol N., Say›n A., ‹flat C.(2004) Avrupa Birli¤ine Girifl Sürecini ‹zleme Program›,
Kad›nlar ve Erkekler ‹çin Eflit F›rsatlar: Türkiye, ‹PM, IPC, OSI, ‹stanbul.
108
– T‹SK (2006) Kad›n ‹stihdam› Zirvesi, T‹SK Yay›nlar›, ‹stanbul.
– Toksöz G., Erdo¤du S. (1998) Sendikac› Kad›n Kimli¤i, ‹mge Yay›nlar›, Ankara.
– Tulun A.M. vd. (2000) Sa¤l›k Sektöründe Kad›n, KSSGM, Ankara.
– Tunal› (2004) ‹stihdam Durum Raporu, ‹fiKUR, Ankara.
– TÜ‹K (2007) Hanehalk› ‹flgücü ‹statistikleri 2005, Ankara.
– TÜ‹K Hanehalk› ‹flgücü Anketi Dönemsel Sonuçlar› 2006, www.tuik.org
– TÜ‹K Türkiye ‹statistik Y›ll›¤›, 2006
– TÜ‹K Haber Bülteni, say› 208, 26.12.2006
– TÜ‹K Haber Bülteni say› 119, Temmuz 2007
– TÜRK-‹fi/ ILO/ /UNFPA (2005) “Kad›n Eme¤i Platformu” Komisyon Raporlar›, Ankara.
– TÜRKONFED, ERG (2006) Beceriler, Yeterlilikler ve Meslek E¤itimi:Politika Analizi
ve Öneriler, ‹stanbul.
– YÖK (2005) Türk Yüksek Ö¤retiminin Bugünkü Durumu, www.yok.gov.tr